<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/299 E. , 2025/653 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/299<br>Karar No : 2025/653 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına <br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı adına, 20/08/2019 ila 29/04/2020 tarihleri arasında tescilli 40 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "çiğ çekirdek kahve" ticari tanımlı eşyanın kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; referans kıymetin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24 ve devamı maddeleri uyarınca belirlenen eşyanın satış bedelini yansıtmadığı, davacının referans kıymet uygulaması nedeniyle yurt dışı gider olarak beyanda bulunmak zorunda kaldığı, faturadaki kıymetin gerçeği yansıtmadığına dair idarenin somut bir tespiti ve yurt dışı kıymet araştırmasının bulunmadığı, bu durumda, mülkiyet hakkı üzerindeki tasarruf yetkisinden yoksun kalınması nedeniyle uğranılan zararın tazmini yolunda emredici hüküm içeren Anayasa'nın 125. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca davacıdan haksız yere tahsil edilen tutarların ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesinin gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ile ihtilafa konu serbest dolaşıma giriş beyannamelerinden 07/11/2019 tarihinden sonra tescil edilenlere ilişkin olarak fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte davacıya iadesine dair hüküm fıkrasında hukuka aykırılık bulunmadığı; kararın 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere ilişkin kısmı yönünden ise, anılan beyannamelerin 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 7190 sayılı Kanun'la değişik 216. maddesinde yer alan ve haksız yere tahsil edilen tutarların ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre belirlenen tecil faiziyle iadesini öngören hükmün yürürlüğe girdiği 07/11/2019 tarihinden önce tescil edildiğinin görülmesi karşısında, iadesi gereken tutarlara 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da öngörülen yasal faizin tatbik edilmesinin gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile Mahkeme kararının 07/11/2019 tarihinden önce tescil edilen beyannamelere dair faize ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, kararın diğer beyannamelere ilişkin kısmı yönünden ise yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Vergi Dava Dairesince faize ilişkin hüküm fıkrası yönünden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br> Davacı adına, 20/08/2019 ila 29/04/2020 tarihleri arasında tescilli 40 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "çiğ çekirdek kahve" ticari tanımlı eşyanın kıymetinin referans kıymetine yükseltilmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. <br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. <br>4458 sayılı Kanun'un 61. maddesinin 2. fıkrasında, aksine hüküm bulunmadıkça, eşyanın beyan edildiği gümrük rejimine ilişkin tüm hükümlerin uygulanmasında esas alınacak tarihin, beyannamenin tescil edildiği tarih olduğu, 3. fıkrasında, beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı, 211. maddesinin 1. fıkrasında, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı, ancak, kanunen ödenmemesi veya tahakkuk ettirilmemesi gereken gümrük vergileri ilgili kişinin kasten yaptığı bir tahrifat veya ticaret politikası önlemlerine tabi eşyanın gümrük kıymetinin yükümlünün kendi beyanı ile artırılması sonucunda ödenmiş veya tahakkuk ettirilmiş olması halinde bu vergilerin geri verilmesine veya kaldırılmasına ilişkin taleplerin kabul edilmeyeceği hükümleri yer almaktadır.<br>Öte yandan, yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 tarih ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanun'un benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğünce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen genel yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir.<br>İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı idarece belirlenen gözetim kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır.<br>Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğlerle, önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmına karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır.<br>Olayda, davacı tarafından 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında yapmış olduğu iade başvurusuna konu beyannameler kapsamında ithal edilen eşyalarla ilgili olarak referans kıymet belirlendiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu kıymetler yalnızca emsal nitelikte olup, yükümlüler nezdinde ithalata konu eşyanın kıymetini referans kıymet üzerinden beyanda bulunmayı zorunlu kılan bir uygulama niteliğinde olmadığından, uyuşmazlığın çözümü için zorlayıcı nitelikte bulunmayan uygulamanın gerekçe gösterilerek davacının kendi iradesi ile ithale konu eşyanın kıymetini yükseltmesi suretiyle fazladan ödendiği iddia olunan gümrük vergilerinin 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iadeye konu edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir.<br> Her ne kadar temyize konu kararda; Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedelini aşan referans kıymet farkı için davacının yurtdışı gider beyanında bulunmak zorunda kaldığından bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; ithalata konu eşyanın kıymetini referans kıymet üzerinden beyana zorlayıcı yasal bir düzenleme veya münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen birim kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumu söz konusu olmadığı gibi tamamen yükümlünün kendi iradesiyle beyan edilen kıymetin esas alındığı ve yukarıda değinilen Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı uyarınca 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesine istinaden kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilmiş vergilerin iade istemine konu olabilmesi için aranan yanlışlıkla alındığı veya fuzulen tahsil olunduğu anlaşılan bir verginin bulunmadığı da açık olduğundan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 18/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY : <br> Dayandığı kanuni ve hukuki nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan karar, aynı nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddedilerek kararın onanması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
harç