<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/3133 E.  ,  2025/685 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/3133<br>Karar No : 2025/685 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına<br> ... Gümrük Müdürlüğü <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Teknoloji Ürünleri İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhlerine olan hüküm fıkralarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için gözetim kıymeti farkı üzerinden ihtirazi kayıtla yurt dışı gider olarak beyan edilerek tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 4458 sayılı Gümrük Kanunu'na göre eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceği, İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen birim kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, dava konusu gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair işlemin gözetim kıymete isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; ancak davacı tarafından ihtirazi kayıtla beyan edilerek ödenen ve itiraza konu edilen vergi tutarının Mahkemelerince verilen ara karar üzerine, gözetim kıymetinin üzerinde olduğunun anlaşılması karşısında, gözetim kıymetini aşan kısmının reddinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin gözetim kıymetine isabet eden kısmının iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, fazlaya ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine, 20.900,00 TL vekalet ücretinin taraflarca karşılıklı olarak ödenmesine, davacı tarafından yapılan giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına, yarısının ise davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın dava konusu işlemin gözetime isabet eden kısmının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; öte yandan, olayda, iade istemine konu vergilerin davacının beyanına göre tahsil edildiği tartışmasız olmakla birlikte, eşyaya ilişkin fatura kıymeti ile yurt dışı gider adı altında beyan olunan kıymet arasındaki farktan kaynaklandığı, verginin tahakkuk ve tahsilinde fatura bedelinin gerçeği yansıtmadığı yönünde herhangi bir veri veya tespit bulunmadığı gibi beyannamenin ihtirazi kayıtla verildiği hususları dikkate alındığında, beyan edilen kıymet ile fatura tutarı arasındaki farkın serbest iradeyle beyan edildiğinin kabulünün hayatın olağan akışı ve ticari hayatın gerçekleriyle bağdaşmayacağı, bu durumda yurt dışı gider olarak ihtirazi kayıtla beyan edilmek suretiyle tahakkuk ettirilerek ödenen vergilerin gözetim kıymetini aşan tutardan kaynaklanan kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı, faizin fer'i nitelikte bir alacak olması ve asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesinin icap ettiği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kısmen kabulü ile mahkeme kararının dava konusu işlemin gözetim kıymetini aşan tutardan kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin gözetim kıymetini aşan kısmının da iptaline, gözetim kıymetini aşan beyan nedeniyle fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine, ödenen tutarlar için talep edilen tecil faizinin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise reddine, davanın sonucu değiştiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, ilk derece mahkemesi kararında davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, yeniden vekalet ücreti hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı idare vekili lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının kendi beyanı doğrultusunda vergilerin tahakkuk ettirildiği, beyanın bağlayıcılığı ilkesi gereği dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan vergi dava dairesi kararının dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkraları aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, davalı idare tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek durumda bulunmamıştır.<br>Davalı idare vekili lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine yönelik temyiz istemine gelince; <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.<br> Öte yandan, 21/09/2023 tarih ve 32316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(b) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan ve konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmalı davalar için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir. <br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinin (1) numaralı fıkrasının 22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle değişik halinde ise, başvurma, karar ve ilam harçları, dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti, yargılama sırasında yapılan diğer giderler yargılama giderleri arasında sayılmış olup, aynı Kanun'un 326. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkralarında, yargılama giderlerinin, Kanun'la belirtilen haller dışında aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması durumunda, mahkemece, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı, 330. maddesinde ise, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği kurala bağlanmıştır. <br> Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece, davacının faiz isteminin yasal faizi aşan kısmı yönünden davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesine ve dolayısıyla davacının talebinin kısmen reddi suretiyle haklılık oranının değişmesine rağmen, davalı idare vekili lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı idare lehine duruşmalı işler için maktu vekalet ücreti olan 20.900,00TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve haklılık durumuna göre takdir edilen 50,00TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılması gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin reddine,<br>2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararından, yargılama giderlerinin tamamının davalı idare aleyhine hükmedilmesine ve davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak "karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine ve haklılık oranına göre takdir edilen 50,00 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan yargılama giderinin davalı idarece davacıya ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava konusu olayda, ithal edilen eşyanın kıymeti, ithalatçı tarafından ticaret politikası önlemi olan gözetim uygulamasından kaçınmak amacıyla mükellefin kendi iradesiyle arttırılmıştır. Dış ticaret önlemleriyle ilgili gözetim belgesi temin etme yükümlülüğünden kaçınmak ve buna dair yasal düzenlemeleri etkisiz kılmak yönündeki bu amacı hukuk düzeninin korumayacağı açıktır. <br>Yükümlünün kendisini beyanı artırmaya zorladığı öne sürülen husus dış ticaret mevzuatıyla ilgili yasal düzenlemelerden ibaret olup, faturada yazılı gümrük kıymetini beyan ederek gözetim belgesi temin etme yerine bu yasal yükümlülüğü bertaraf etme gayesiyle ihtirazi kayıtla beyan yükseltilmektedir. Bu suretle, dava sürecinde gözetim belgesi temin edilmeden malın ithali sağlanmakta ve sonuç olarak hem düşük kıymet üzerinden ithalat hem de gözetim belgesi alma külfetinden kurtulma gibi gözetimle ilgili yasal düzenlemelerin aşılması ve uygulanmadan devre dışı bırakılması sonucuna yol açılmaktadır.<br> Belirtilen bağlamda, mükellefin tamamen kendi özgür iradesiyle ve dış ticaret önlemleri kapsamında öngörülen yasal ödevleri yerine getirmeme gayesiyle faturada yazılı ve gözetim belgesi gerektiren kıymeti sanki belgeye tabi değilmiş gibi yükseltme davranışının, gümrük idaresine atfedilebilir bir yönü bulunmamakta ve bu husus mükellefin kendi seçim ve tercihinden ibaret kalmaktadır. Zira yüksek kıymet üzerinden beyanda bulunmak suretiyle gözetim belgesi ibrazı ödevinden kaçınma gibi bir seçenekten yararlanılmaktadır. Bu nedenle, davanın salt Gümrük Kanunundaki kıymetle ilgili hükümler üzerinden çözümlenmesi maddi ve hukuki gerçeklikle ilgili bütünlüğün göz ardı edilmesine ve dış ticaret mevzuatına ilişkin bir kısım hükümlerin fiilen uygulanamaz hale gelmesine sebebiyet verecektir.<br>Öte yandan yapılan itiraz başvurusu bir yönüyle 211. maddede öngörülen sürelerde yapıldığı gibi, maddede yer alan "tahakkukun kaldırılması" ve "ödenen verginin geri ödenmesi" taleplerini de içerdiğinden, taleplerin değerlendirilmesinde anılan maddede yer alan kısıtlamaların dikkate alınmaması gümrük idaresi açısından mümkün bulunmamaktadır. <br> Sonuç olarak, eşyanın kıymetinin, gözetim tebliğindeki kıymete eşitlenecek tutarda yurt dışı gider kalemine ihtirazi kayıtla beyanda bulunmak suretiyle artırılması nedeniyle tahakkuka yapılan itirazın reddi işleminin iptali ve gözetime isabet eden verginin faiziyle birlikte iadesine ilişkin açılan davada, yükümlünün kendi beyanı ile gümrük kıymetini artırmasının dış ticaret önlemlerine tabi eşya dolayısıyla yasal düzenlemelere göre ibraz etmek zorunda olduğu belgeleri temin etmeden ithalat yapmasının önünü açtığı, uyuşmazlığın salt kıymet ihtilafı gibi ele alınmasının söz konusu yasal düzenlemeleri işlevsiz bıraktığı, bu nedenle dünya piyasa fiyatlarından daha düşük fiyatlarla yapılan ithalatların izlenmesini sağlayan önlemlerin etkisizleştirilmesinin önüne geçilmesi amacıyla anılan maddede yapılan yasal değişikliğin dava konusu işlemi de kapsadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile, çoğunluk görüşüne katılmıyorum.<br><br></font></p></body></html>

harç