<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/2643 E. , 2025/267 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/2643<br>Karar No : 2025/267 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yağlama Ürünleri Sanayi ve Ticaret<br> Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2015 ilâ 2017 yılları ile 2018 yılının Ocak ve Şubat dönemlerine ait özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi talebinin reddine dair işlemin mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine iadesi hükmedilen tutarın, iade başvurusunun yapıldığı tarihi takip eden üç aylık sürenin bitiminden, düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar işleyecek tecil faizinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi talebinin reddi yolundaki işlemin iptaline ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla davalı idarece tesis edilen hukuka aykırı bir işlem nedeniyle süresinde iade edilmeyen bir meblağdan davacının bir süre mahrum kalması söz konusu olduğundan, mahsuben iade edilen tutarın, tecil faizi uygulanmak suretiyle iadesi gerektiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, mahsuben iadesine karar verilen tutarın iade başvurusunun yapıldığı tarihi takip eden üç aylık sürenin sonundan, düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının mahsuben iade talebinin reddine dair işlemin iptaline ilişkin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, faize ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediğinden, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının, mahsuben iade talebinde bulunduğu tarihten, bu başvurusunun mahkeme kararı üzerine kabul edildiği tarihe kadar, iade edilmeyen tutardan mahrum kaldığı, mahkeme kararı üzerine kabul edilen mahsuben iade başvurusunun, yeni tarihli bir borca ilişkin olduğu göz önüne alındığında, idarenin hukuka aykırı işleminden dolayı bu süreçte mahrum kalınan tutara faiz işletilmesi gerektiğinden, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Davacı tarafından ithal edilen ve 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığı belirtilerek 2015 ilâ 2017 yılları ile 2018 yılının Ocak ve Şubat dönemlerine ait özel tüketim vergisinin mahsuben iadesi talebinin reddine dair işlemin mahkeme kararıyla iptaline karar verilmesi üzerine iadesi hükmedilen tutarın, iade başvurusunun yapıldığı tarihi takip eden üç aylık sürenin bitiminden, düzeltme fişinin tebliğ edildiği tarihe kadar işleyecek tecil faizinin ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinin 1. fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. <br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112/5.maddesinde; vergi kanunları uyarınca iadesi gereken vergilerin, ilgili mevzuatı gereğince mükellef tarafından tamamlanması gereken bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihi takip eden üç ay içinde iade edilmemesi halinde, bu tutarlara üç aylık sürenin sonundan itibaren düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faizin, 120'nci madde hükümlerine göre red ve iadesi gereken vergi ile birlikte mükellefe ödeneceği kuralı getirilmiştir.<br> İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlanır. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz; kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu karşılık olup, ekonomik açıdan paranın fiyatıdır. İdarenin, kendisine ait olmayan parayı belirli süre kullanması, asıl para sahibinin bu ekonomik değerden mahrum bırakılması sonucunu doğuracağından, parası uhdesi dışında kalan ve mülkiyet hakkı ihlal edilen bu kişiye haksız kullanım karşılığında faiz ödenmesi gerekmektedir. Ancak, söz konusu faizin; parasal mahrumiyetin idarenin haksız bir işlem veya eylemine bağlı olarak meydana gelmesi ve ilgilinin talebinden kaynaklanan sebeplerle ortaya çıkmamış olması halinde ödenmesi gerektiği açıktır. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Mahsuben ödeme Türk Vergi Sisteminde ödeme usullerinden birisi olup, ödeme yazılı taleple belli bir vergi borcuna mahsup yoluyla sağlanmaktadır. Bu halde borcun ödendiği tarih, mahsup talebinin kabul edilmiş olması durumunda veya mahsup talebinin reddi işleminin yargı yerince iptali halinde mahsup talebinin yapıldığı tarihtir. Bu itibarla, mahsuben iade talepleri, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibariyle yerine getirilecek olup, idarece bunlara gecikme zammı da uygulanamayacaktır. İlgililerin talebi doğrultusunda mahsuben iadeye konu tutarların mahsubu sırasında mahsubu istenilen vergi borçlarının o zamanki değerleri üzerinden mahsup yapılacak, davacı ve davalı idare yönünden faiz veya gecikme zammı talebinde bulunulması mümkün olmayacaktır. Bu çerçevede, mahsup yolu ile iadesine hükmedilen vergilere faiz uygulanması düşünülemez. <br> Olayda da, davacı tarafından 15/10/2020 tarihinden mahsuben iade talebinde bulunulmuş, ancak iade alacağının hangi dönem borcuna mahsup edileceği hususu belirsiz bırakılmıştır. Söz konusu talebin reddi üzerine açılan davada işlemin iptaline karar verilmiş olup, davacının mahsuben iade talebini idareye ilettiği tarih itibarıyla alacağa hak kazandığı ve bu tarih itibarıyla mahsup yoluyla vergi borcunu ödeme imkanına kavuştuğu açıklık kazanmıştır. Ancak bu defa davacı tarafından iade alacağının mahsup talebinin yapıldığı tarihte doğan vergi borçlarına mahsup edilmesi talebinden vazgeçilerek bunun yerine yeni tarihli bir vergi borcu ödenmek istenmiş ve bu doğrultuda vergi idaresine talepte bulunulmuştur. Dolayısıyla ortada davacının idareye başvuru yaptığı ve iade alacağı ile ilgili belgeleri tamamladığı tarih itibarıyla idarece yerine getirilmediğinden söz edilebilecek bir mahsup istemi kalmamış, iade alacağı ile ilgili yapılan ve davaya konu olan ilk mahsup talep tarihi itibarıyla var olan vergi borçlarının ödenmesi imkanı veren iptal kararının sağladığı avantajdan rızaen vazgeçilerek yeni dönem ve vadeli vergi borcunun ödenmesi isteminde bulunulmuş ve bu yönde uygulama gerçekleştirilmiştir. Bu sebeple idareden kaynaklı nedenlerle davacının mahrum kaldığı bir meblağdan söz edilemeyeceği gibi, idarenin uhdesinde haksız yere bulunan bir varlıktan bahsetme imkanı kalmamış, davacının istemi doğrultusunda iade alacağı ile ilgili işlemler sonuçlandırılmıştır. <br> Bu durumda iadeye konu edilen vergilere ilişkin olarak davacının faiz isteminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, mahsup yoluyla iadesine hükmedilen vergilere ilişkin faiz istemini kabul eden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 29/01/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyu ile, Dairemiz kararına katılmıyoruz.<br><br></font></p></body></html>
harç