<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2024/2211 E.  ,  2025/240 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> YEDİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2024/2211<br>Karar No : 2025/240 <br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı <br> (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Kimya Dış Ticaret Sanayi Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava Konusu İstem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden üretimde kullanılacağı taahhüdü ile ithal edilen baz yağların, amacına aykırı olarak doğrudan piyasaya satıldığı ve özel tüketim vergisinin haksız olarak iade edildiğinden bahisle geri alınması amacıyla 2019 yılının Haziran dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının iş yerinde yapılan yoklamalarda; iş yerinde faal olduğu, emtiasının bulunduğu, davacının gerek icra ettiğini beyan ettiği iş ve gerekse de iş değişikliği talebinde geçen üretimiyle ilgili gerekli teçhizatları ile belge ve izinlerinin olduğu, 2019 yılında ortalama (18) adet işçi çalıştırdığını beyan ettiği, kurumlar, kurum geçici, katma değer ve özel tüketim vergisi beyanlarının muntazam verildiği, ticari ilişki içerisinde olduğu belirtilen şirketler nezdinde yapılan tespitlerde somut ve geçerli bir olumsuzluğa yer verilmediği, karşıt inceleme yapılan mükellefler tarafından da davacı şirket ile aralarındaki ticari ilişkinin kabul edildiği, davacı şirketin mal alış ve satışlarının nakliyesine yönelik ilgili firma nezdinde yapılan incelemede, söz konusu sevkiyatlarla ilgili bütün belgelerin ibraz edilebileceğinin beyan edildiği, davacı şirketin ürettiğini beyan ettiği 3403.19.10.00.00 GTİP nolu ürünün GTİP numarası belirlenmesi için Orta Akdeniz Bölge Müdürlüğünden bilgi istenilmesi üzerine anılan kurumca olumsuz görüş belirtildiği; ancak Bölge Müdürlüğü tarafından davacı şirketin iade tasdik raporlarında belirttiği veriler üzerinden incelemenin yapıldığı, söz konusu ürünlerin belirtilen GTİP nosuyla bir çok defa ihracata konu yapılmasının yanı sıra, şirketin ürettiğini ve sattığını beyan ettiği ürünler üzerinde herhangi bir kimyasal inceleme ve analiz yapılmadığı, ayrıca Bölge Müdürlüğünce verilen beyanda da ürünün numune bazında incelemesi üzerine daha kesin bilgilerin elde edileceğinin belirtildiği, davacının, dava konusu inceleme raporuyla aynı konudaki tespitler üzerine, şirketin sahte belge düzenlediğinden bahisle 2017 yılı için yapılan tarhiyatlara karşı açılan davada, ... Vergi Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kabul kararı verildiği, 2018 yılı için adına yapılan tarhiyatlar yönünden açılan davada ise Mahkeme tarafından verilen ... tarih ve E. ..., K:... sayılı karar ile kabul kararı verildiği, öte yandan davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu belirtilen şirketler yönünden 2019 yılı için sahte belge düzenleme yönünden incelemelerin devam ettiği belirtilmekte ise de, Mahkemenin UYAP sistemi üzerinden yaptığı araştırmada, inceleme döneminden önceki dönemler yönünden, davacının ticari ilişki içerisinde bulunduğu ... Petrol Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında yapılan inceleme üzerine düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca adına salınan tarhiyatların dava edilmesi üzerine dava konusun işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, ... Petrokimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında yapılan inceleme üzerine düzenlenen raporlar uyarınca salınan tarhiyatların dava edilmesi üzerine dava konusun işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile istinaf isteminin reddine karar verildiği, ... Enerji ve Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi hakkında yapılan inceleme üzerine düzenlenen raporlar uyarınca salınan tarhiyatların dava edilmesi üzerine dava konusun işlemin iptaline karar verildiği, ... Petrokimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında yapılan inceleme üzerine salınan tarhiyatların dava edilmesi üzerine dava konusun işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile istinaf isteminin reddine karar verildiği ve söz konusu kararın Danıştay 7. Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2022/3397, K:2022/3935 sayılı kararıyla onandığı, ... Madeni Yağ Limited Şirketi hakkında sahte belge düzenleme yönünden düzenlendiği vergi tekniği raporuna istinaden anılan şirket adına 2017 takvim yılının muhtelif dönemlerine ilişkin olarak salınan tarhiyatların dava edilmesi üzerine dava konusun işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, istinaf isteminin reddine yönelik kararın Danıştay Dokuzuncu Dairesince onandığı görüldüğünden, bütün hususlar bir arada değerlendirilerek, davacının gerçek bir üretiminin bulunmadığı ve dolayısıyla da ithal edilen baz yağların üretimde kullanılmayarak doğrudan satıldığı yönünde somut ve kesin tespitler bulunmadığından, vergi tekniği raporunda yer verilen, davacının üretim faaliyetinin gerçek olmadığı, bir kısım ticari mal alışlarının sahte olduğu, sahte belge düzenlediği ve kullandığı ayrıca ithal ettiği baz yağları ile üretime sevk ettiği ham maddeleri piyasaya belgesiz olarak sattığı iddialarının desteklenmediği sonucuna varılarak dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, davacı adına salınan cezalı verginin dayanağı ve matrahı durumunda olan 2019 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın kabulüne ilişkin ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf isteminin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği anlaşıldığından, bu haliyle istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığı, şirket hakkında yapılan incelemeler üzerine düzenlenen raporlarda yer verilen tespitlerin yerinde olduğu, bu tespitler uyarına davacının üretiminin gerçek olmadığı ortaya konulduğundan, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın ve davacının Dairemizde bulunan diğer dosyalarının UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; imalatlarda kullanılan hammaddelerin ve katkı maddelerinin niteliği ve oran itibarıyla ürünün mahiyeti ile uyumlu olup olmadığı, kapasite raporu ve üretim reçetesinde belirtilen kullanım miktarları ile oranları dikkate alınarak, teknik olarak mamül ürünlerin başka imalatlarda ham madde, yarı mamül veya katkı maddesi olarak kullanılıp kullanılamayacağı, üretimde kullanılan yağların birbirleri yerine kullanımının teknik olarak mümkün olup olmadığı hususlarının bu konuda uzman bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi sonucunda açıklığa kavuşturulmasından sonra tarafların iddiaları ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden üretimde kullanılacağı taahhüdü ile ithal edilen baz yağların, amacına aykırı olarak doğrudan piyasaya satıldığı ve özel tüketim vergisinin haksız olarak iade edildiğinden bahisle geri alınması amacıyla 2019 yılının Haziran dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır. <br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, ancak vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu; 134. maddesinde, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hükme bağlanmıştır.<br> 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin (a) bendinde, bu Kanun'a ekli (I) sayılı listedeki malların ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminin bir defaya mahsus olmak üzere özel tüketim vergisine tâbi olduğu, 4. fıkrasının 1. maddesinin (a) bendinde, özel tüketim vergisinin mükellefinin, bu Kanun'a ekli (I), (III) ve (IV) sayılı listelerdeki mallar ile (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olmayanları imal, inşa veya ithal edenler ile bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu; 8. maddesinin 1. bendinde, bu Kanun'a ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki malların; (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere mükellefler tarafından tesliminde tarh ve tahakkuk ettirilen özel tüketim vergisinin Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kısmının, teminat alınmak suretiyle tecil olunacağı, söz konusu malların tecil tarihini takip eden aybaşından itibaren oniki ay içinde (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması halinde tecil olunan verginin terkin edileceği, bu hükümlere uyulmaması halinde, bu malların tecil-terkin işlemi dışındaki amaçlarla tesliminde tarh edilmesi gereken vergi tutarından, daha önce tahsil edilen verginin mahsubundan sonra kalan tutarın, vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 51. maddesinde belirlenen gecikme zammı ile birlikte alıcıdan tahsil edileceği; 9. maddesinde, özel tüketim vergisine tâbi malların, yer aldığı listedeki başka bir malın imalinde kullanılması halinde ödenen verginin, Maliye Bakanlığınca belirlenen esaslara göre ödenecek vergiden indirileceği; 12. maddesinde, özel tüketim vergisinin, bu Kanun'a ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınacağı hükümlerine yer verilmiştir.<br> 4760 sayılı Kanun'un 8. ve 12. maddeleri ile verilen yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan 2012/3792 sayılı Kararla, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, imalatçılar tarafından imalatta kullanılmaları halinde vergi tutarlarının indirimli uygulanmasına yönelik düzenlemeler yapılarak, belirtilen Kararın 1. maddesinde, Kanuna ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki vergi tutarları uygulanarak teslim edilen malların, (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde imalatçılar tarafından kullanılması halinde, imalatta kullanılan mallar için bahse konu maddede GTİP numaraları itibariyle karşılarında gösterilen oran ile daha önce uygulanan vergi tutarının çarpılması suretiyle hesaplanan vergi tutarlarının uygulanacağı, 2. fıkrasında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 2. maddesinde yer alan madeni yağ tanımına giren mallar ile bu kapsamda kullanılan diğer malların imal edilmesi halinde, hükmün uygulanmayacağı düzenlemesi yapılmıştır.<br> Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeyi kendiliklerinden yapacağı, mahkemelerin lüzum gördükleri evrakın, belirlenen süre içerisinde gönderilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilecekleri hüküm altına alınmıştır.<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, re'sen araştırma yetkisine istinaden, idari yargı makamları, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirilmesini yapmak, uygulanacak hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme ulaşmak yönlerinden tam bir yetkiye sahip oldukları gibi olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı da kendiliklerinden yapabilir, tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araştırmaya yönelebilirler. İddia ve savunmalarda ortaya konulan maddi olayın gerçek niteliğinin saptanması için tarafların iddia ve savunmaları ile yetinmeyerek, gerçeğe uygun olup olmadığını serbestçe araştırmaya, maddi delil ve bulguların toplanması ve uyuşmazlığın çözümü için gerekli her türlü inceleme, bilgi edinme ve araştırma yollarını tüketmekle yükümlüdür. <br> Dosyanın ve davacının Dairemizde bulunan diğer dosyalarının UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporunda; bir kısım firmalarca imal edilen özel tüketim vergisine tabi mallar açısından kapalı bir organizasyon yapısı oluşturularak bu organizasyon içerisinde üç gruba bölündükleri, her grubun organizasyonun belirlediği belli işlevleri yürüttüğü, 1. grup firmalardan ithalatçı-imalatçı oldukları, bu firmaların organizasyonu kurdukları ve yönettikleri, 2. grup firmaların, organizasyon tarafından paravan olarak kurulduğu, misyonlarının ithalatçı- imalatçı firmalardan aldıkları madeni yağların gene belli formüllere göre belli bir kısmının yüksek özel tüketim vergisine tabi malların imalata sevk edilmesi ve ithalatçı- imalatçı firmaların ihtiyaç duydukları vergisi yüksek olan malların ilk olarak ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğu, 3. grup firmaların ise, organizasyonun kolay çözümlenmemesi için kuruldukları, grup firmaların iddia ettikleri imalat formüllerinin küçük ayrıntılarla aynı şekilde belirlendiği, söz konusu organizasyon içerisinde imal edilen mallar arasına dışarıdan sadece ithal yağlar, cüzi miktarlarda katkı maddelerinin girdiği, çok istisnai durumlar hariç olmak üzere organizasyon dışından girişler ve organizasyon dışına çıkışların bulunmadığı, organizasyon içerisindeki grup firmalarca çok sayıda fatura hareketi ile döngü halinde kurulan imalat zincirinde imal ettikleri malları birbirlerine satıp, yeniden imalata tabi tuttukları, imal edilen malların özel tüketim vergisine tabi olmayan mallara dönüştürülünceye kadar (çok düşük miktarlar hariç) organizasyon dışına çıkmadığı, malların vergiye tabi olmayan mala dönüştürülmesinden sonra fatura edildiği, bu şekilde organizasyondaki firmaların vergi yüklerinin kayden de ortadan kaldırıldığı, buna göre organizasyonda bulunan grup firmaların imalat iddialarının gerçeği yansıtmadığı, imal edildiği belirtilen malların imal edilmediği, imalatların bünyesindeki mallara ait faturaların ve imalat sonucunda imal edildiği belirtilen mallara ait faturaların tamamının sahte belge niteliğinde olduğunun saptandığı, davacının 2019 yılı hesaplarının incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi tekniği raporunda da, görüş ve öneri raporundaki tespit ve değerlendirmelerine atıf yapılarak, davacının ortaklık yapısı, mal alım satımında bulunduğu firmalar hakkında karşıt tespitler, şirket temsilcisinin beyanları, üretimde kullanıldığı beyan edilen baz yağ ithalat bilgileri, üretim tasdik raporları ile ürün isimleri ile miktarları, nakliye faturaları, elektrik sarfiyatı, iş yeri koşulları, işçi sayısı, yapılan yoklamalar, ham madde alışları, teminat mektupları ile ilgili bilgiler, teminat çözüm işlemleri ve mahsuben iade istenilen üretimler, banka hareketleri, EPDK ve Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Müdürlüğünden alınan bilgiler değerlendirilerek, üretimde kullanılacağı taahhüdü ile ithal edilen baz yağların, amacına aykırı olarak doğrudan piyasaya satıldığı ve özel tüketim vergisinin haksız olarak iade alınan verginin geri alınması gerektiği sonucuna ulaşılarak, dava konusu tarh ve ceza kesme işlemlerinin tesis edildiği görülmektedir. <br> 4760 sayılı Kanun'un 9. maddesine istinaden özel tüketim vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, özel tüketim vergisine tâbi malların, yer aldığı listedeki başka bir malın imalinde kullanılması ve imalat süreci ile ilgili olarak da faturalara yansıtılan eşyanın mahiyeti ve miktarlarını doğrulayan gerçek bir hammadde ve katık alışının bulunması gerekmekte olup, aksi halde özel tüketim vergisine tâbi mallar için ödenen vergi kanunda öngörülen indirim hesaplamasında dikkate alınamayacaktır.<br> Öte yandan, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesi ile, 4760 sayılı Kanun'un 8. maddesinde belirtilen tecil edilecek özel tüketim vergisi tutarı sıfıra indirilmek suretiyle tecil terkin uygulamasına son verilerek, bunun yerine önce normal tutarlarda özel tüketim vergisinin ödenmesi, daha sonra satın alınan (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan bazyağların 12 ay içinde (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığının tespiti üzerine Kararnamenin 1. maddesi ile belirlenen orandaki kısmının iade edilmesi öngörüldüğünden, ödenen verginin iade edilebilmesi için katkı maddeleriyle birlikte üretilen mamulün (I) sayılı listeye dahil olmayan mallardan olması gerekmektedir. Ayrıca (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalat sürecine katılarak o malın bünyesine girmesi zorunlu olup, imal edilen ürünün bünyesine girmeksizin yardımcı madde veya sarf malzemesi olarak kullanılmasının imalat olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. <br> Her ne kadar; Bölge İdare Mahkemesince, ilk derece mahkemesinin gerekçesine ek olarak davacı adına salınan cezalı verginin dayanağı ve matrahı durumunda olan 2019 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın kabulüne ilişkin ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf isteminin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmesine dayanılarak istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılarak karar verilmiş ise de; uyuşmazlığın çözümü, imalat süreci ve kullanılan ham madde, katık, yardımcı madde, vs gibi malların cinsi, nitelikleri, miktar ve oranları, üretimde etkili olup olmadıkları ile Kanunda geçen vergi indirimi ve tecil/terkin(iade) müessesesine uygun bir ürünün üretilip üretilemeyeceği hususlarının açıklığa kavuşturulmasına bağlı bulunmaktadır.<br>Bu bakımdan, davacı tarafından imalatlarda kullanılan hammaddelerin ve katkı maddelerinin niteliği ve oran itibarıyla ürünün mahiyeti ile uyumlu olup olmadığı, kapasite raporu ve üretim reçetesinde belirtilen kullanım miktarları ile oranları dikkate alınarak, teknik olarak mamül ürünlerin başka imalatlarda ham madde, yarı mamül veya katkı maddesi olarak kullanılıp kullanılamayacağı, üretimde kullanılan yağların birbirleri yerine kullanımının teknik olarak mümkün olup olmadığı hususlarının bu konuda uzman bilirkişi heyeti marifetiyle açıklığa kavuşturulmasından sonra mal alım ve satımını gerçekleştirdiği firmalar hakkında sahte fatura iddiasına dayalı olarak düzenlenen raporlar ile bu raporlar çerçevesinde tesis edilen tarh ve ceza kesme işlemlerine ilişkin olarak açılan davalarda verilen mahkeme kararları da gözetilerek tarafların iddiaları ile birlikte değerlendirilmesi suretiyle ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, yukarıda belirtilen gerekçeyle verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamıştır.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1.Temyiz isteminin kabulüne,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 28/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

harç