<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2023/2987 E.  ,  2025/806 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ÜÇÜNCÜ DAİRE <br>Esas No : 2023/2987<br>Karar No : 2025/806<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Kozmetik ve Gıda Takviyeleri Pazarlama Ticaret Anonim Şirketi <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Başkanlığı/... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, yurt dışında mukim şirketlerden alınan reklam hizmeti bedeli üzerinden kesilip sorumlu sıfatıyla ödenen 706.763,55-TL kurum (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikâyet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu uyuşmazlığın çözümünün kendilerinden reklam hizmeti alınan kurumların üzerinden vergi kesintisi yapılan kazancı Türkiye'de bulunan iş yerinde gerçekleştirilen faaliyetten elde edip etmediklerinin ortaya konulmasına bağlı bulunduğu, mükelleflerin ticari, sınai, zirai veya mesleki faaliyetlerini sürdürdükleri yerlerin iş yeri sayılabilmesi için bu yerlerin faaliyetin icrasına tahsis edilmesi ya da faaliyetin icra edildiği yer olması gerektiği, uyuşmazlık konusu reklam hizmetinin Türkiye'den erişilebilen web sayfaları üzerinden verildiği dikkate alındığında faaliyetin icra edildiği yer olma özelliği taşıyan söz konusu web sayfalarının hizmeti veren kurumlar açısından iş yeri olduğu sonucuna varıldığından anılan ödemeler üzerinden yapılan tevkifatın iadesi amacıyla yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin dava konsu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Türkiye’de iş yeri veya daimi temsilcisi bulunmayan kurumların internet reklamları dâhil olmak üzere dijital ortamda sundukları hizmetlerden elde ettikleri hasılatın vergilendirilmesine yönelik düzenlemenin hâlihazırda yürürlükte olduğu, yerel mevzuat hükümlerinin cevaz vermediği bir vergilendirmenin Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin hukuken kabul edilemeyeceği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yurtdışı mukimi şirketlerin, internet ortamında reklam verme hizmetini Türkiye'de yer alan sunucular aracılığı ile sunduğu ve bu durumda iş yerinin Türkiye'de olduğunun kabulü gerektiğinden bu kazançların vergilendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Davacı tarafından, yurt dışında mukim şirketlerden alınan reklam hizmeti bedeli üzerinden kesilip sorumlu sıfatıyla ödenen 706.763,55-TL kurumlar (stopaj) vergisinin iadesi talebiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine yönelik işlemin iptali ile söz konusu tutarın ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> <br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117. ve 118. maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş, 122. maddesinde mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri, 124. maddesinde ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Bu kurallara göre düzeltme yolu; vergiye ilişkin hesaplarda; matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyetle, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince vergi idaresine yapılan her başvuru nedeniyle düzeltme yolunun izlendiği düşünülemeyeceği gibi vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme ve şikayet yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenmesi gerekir. <br>Bu bakımdan, yalnızca süresinde açılacak davada incelenme olanağı bulunan iddialarla yapılan başvuru, 213 sayılı Kanun'un 117. ve 118. maddelerinde tanımlanan hesap ve vergilendirme hatalarından hiçbirinin konusuna girmeyip hukuki bir ihtilaf oluşturduğundan Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddi yolundaki karara yöneltilen istinaf başvurusunu reddine ilişkin kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ... TL maktu harç alınmasına,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br></font></p></body></html>

harç