<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2025/1039 E. , 2025/2545 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2025/1039<br>Karar No : 2025/2545 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili ... Hudut ... Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken, 16/12/2016 tarihinde soğuk hava şartları ve akrep ısırması sonucu sol el parmağında kas kaybı oluşması neticesinde malul olduğundan bahisle olayda davalı idarenin sorumluluğunun bulunduğu ileri sürülerek uğradığı iddia edilen zararlara karşılık 10.000,00 TL sürekli tam iş gücü kaybı tazminatı, 50.000,00 TL (miktar artırımı ile 1.662.024,03 TL) efor kaybı tazminatı ve 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; kamu görevlisi olan davacının, görevi sebebiyle ve görevinin icrası sırasında katlanmış olduğu risk sonucunda gerçekleşen olayda, davalı idarenin kusursuz olarak sorumlu olduğu, zarar hesabına yönelik alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu ve davacının uğradığı elem ve ızdırap nedeniyle manevi tazminat ödemesi gerektiği gerekçesiyle davacının efor kaybı zararından kaynaklı maddi tazminat talebinin kabulüne, 1.662.024,03 TL maddi tazminatın davalı idarece davacıya ödenmesine, sürekli tam iş gücü kaybından kaynaklı maddi tazminat talebinin reddine ve manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. <br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu olay nedeniyle maluliyet oranının yükseldiğinin Mahkemece alınan sağlık raporu ile öğrenildiği, zararın eylemden bir süre sonra da ortaya çıkabileceği, eylemin idariliğinin her zaman olayla aynı anda gerçekleşmeyebileceği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dava dosyasının incelenmesinden, <br> - Davacının Hakkari ili ... Hudut ... Komutanlığı emrinde ... olarak görev yapmakta iken, ... tarihinde Gediktepe Üs Bölgesinde soğuk hava şartları sonucu sol el parmağında doku (kas) kaybı oluştuğu, buna ilişkin davacının komutanlarınca 27/12/2016 tarihli tutanağın tanzim edildiği, <br> - Bu rahatsızlığı nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından ... tarihli rapor ile ... tarih ve ... nolu hasta raporlarının düzenlendiği, davacının sağlık sorunları nedeniyle sözleşmesi kendi isteği ile yenilenmeyerek 2019 yılında Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrıldığı, <br> - Davacı tarafından Afyonkarahisar Devlet Hastanesine başvurularak 19/01/2021 tarihli erişkinler için engellilik sağlık kurulu raporu alındığı, iki yıl geçici süreyle verilen söz konusu raporda davacının engel oranının %2 olarak belirlendiği, <br> - Bunun üzerine 16/02/2021 tarihinde söz konusu olay nedeniyle davalı idareden maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, davacının ön başvurusunun zımnen reddedilmesi üzerine de idarenin sorumluluğu olduğundan bahisle meydana gelen zararlarına karşılık olarak maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmektedir.<br> İdare Mahkemesince 10/10/2023 tarihli ara kararı ile dava konusu olay nedeniyle davacıda sürekli tam iş gücü kaybı ve efor kaybı bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesi sonucu Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından dosyaya sunulan ... tarih ve ... sayılı raporda davacının maluliyetinin %17,0 (yüzdeonyedivirgülsıfır) olduğu kanaatine varıldığının belirtildiği anlaşılmaktadır.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusu yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin idariliğinin ve maddi olay ile yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.<br> Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.<br> İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zarar bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.<br> İdari eylemlerin neden olduğu bedensel zararların, tedavi sürecinin tamamlanıp kesin sağlık raporunun alındığı tarihte öğrenilmiş sayılması, Kanun'da öngörülen sürenin kesin raporun ilgiliye verildiği tarihte işlemeye başlatılması gerektiği Danıştay'ın yerleşik içtihatlarındandır. Esasen, idari eylemin tamamlandığı ve zararın tam olarak ortaya çıktığı tarih dikkate alınmadan 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen bir ve beş yıllık sürenin hesaplanması, bazı hallerde dava açma hakkının kullanılamaması sonucunu doğuracaktır. Zararın ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldırır biçimde süre hesabı yapılmasının ise hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> İdare Mahkemesince, dava konusu olay nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğundan bahisle maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, davacının bedensel zararının, 2017 yılında gerçekleşen olayda yaralanması ve sonraki tedavi sürecinde var olduğu ve davacı tarafından bilindiği, Afyonkarahisar Devlet Hastanesine yapılan başvuru neticesinde de hukuki olarak yeni bir durumun ortaya çıkmasını sağlayacak herhangi bir tespitin yapılmadığı, bu durumun zararın henüz tam olarak tespit edilmediği ve tedavi sürecinin tamamlanmadığı şeklinde yorumlanamayacağı,davacının, bedensel zararı nedeniyle anılan bu zararının en geç 11/04/2017 tarihli Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporu ile ortaya çıkmış olduğu ve bilindiği gerekçesiyle idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br> Yukarıda değinilen Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla, bedensel zararlara ilişkin tam yargı uyuşmazlıkları bakımından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen sürelerin, tedavi sürecinin tamamlanıp, zararın kesin ve net olarak ortaya konulduğu sağlık kurulu raporunun alındığı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir.<br> Bu durumda, bakılmakta olan uyuşmazlıkta, dava açılmadan önceki süreçte Afyonkarahisar Devlet Hastanesince % 2 engel oranı olduğu belirtilen ve iki yıl geçici süreyle verilen sağlık kurulu raporu ile davacının zararının kesin ve net olarak ortaya konulamadığı ve tedavi sürecinin devam ettiği, İdare Mahkemesince yapılan ara kararı üzerine dosyaya sunulan ve davacının engel oranını % 17,0 olarak belirleyen 21/11/2023 tarihli Adli Tıp Bilirkişi Kurul Raporu ile zararın arttığının ortaya konulduğunun ve tedavi sürecinin kesintisiz olarak devam ettiğinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.<br> Bu itibarla, tedavi süreci devam ederken, zararın kesin ve net olarak ortaya çıkmasından önce davalı idareye başvuru yapılarak açılan işbu dava süresinde olup, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/05/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
görev