<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/751 E. , 2022/1528 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/751<br>Karar No : 2022/1528 <br><br>DAVACI : ...<br><br>DAVALI : ...Kurulu / ...<br><br>VEKİLİ : Av. ... <br> <br>DAVANIN KONUSU :Davacı tarafından; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararının yeniden incelenmesi yolundaki isteminin reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ihraç tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI :Hakimlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkesi çerçevesinde karar verdiği, söz konusu kararın örgütle, kusurla ve kötü niyetle bağdaştırılamayacağı, hakkında açılan soruşturma konusu olay ile ilgili "görevi kötüye kullanma" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında ve "terör örgütü üyeliği" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasından beraat kararı verildiği halde dava konusu işlemin tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir iltisak ve irtibatının bulunmadığı, dava konusu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacının eyleminin niteliği, ağırlığı, yoğunluğu ve mesleki ve etik değerler karşısındaki durumu dikkate alındığında mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu, bu nedenle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca “meslekten çıkarma” cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Dosya münderecatında yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden ; davacı hakkındaki iddiaların sübut ettiği ve davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, davacı hakkında, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı ... tarafından; 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararının yeniden incelenmesi yolundaki isteminin reddine dair verilen Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve E:... , K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istenilmektedir.<br>Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hariç, hakim ve savcıların azlolunamayacağı kurala bağlanarak, hâkimlik ve savcılık mesleğinin teminat altına alındığı, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında ise, hâkim ve savcıların atanmaları, hakları ve ödevleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ile diğer özlük işlerinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>Anayasa’nın 139. ve 140. maddeleri, hâkim ve savcıların, hangi fiilleri nedeniyle veya hangi suçlardan mahkum edildiklerinde meslekten çıkarma cezası verileceği konusunun düzenlemesini kanuna bırakmıştır. <br>Hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı, güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.<br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. <br>Kanun koyucu, Anayasa’nın verdiği bu yetkiye dayanarak, hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir suçtan mahkum olma veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilme hâllerini, 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinde düzenlemiştir. <br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde;<br>"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, ... Sulh Ceza Hakimi olarak görev yaptığı dönemde 'PKK Terör Örgütüne Üye Olma ' suçundan tutuklamaya sevk edilen kişiyi kuvvetli suç şüphesine rağmen tutuklamadığı ve sözkonusu şahsın halen arandığı, davacının bu eylemleri planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak yürütüğü suç isnadı ile davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda; bütün soruşturma maddeleri birlikte değerlendirilerek, sözkonusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü gerekçesiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, söz konusu kararın yeniden incelenmesi talebiyle yapılan başvurunun ise, aynı Dairenin, ... gün ve E.... K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... gün ve K:... sayılı kararıyla reddedilerek meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesi üzerine söz konusu kararın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Diğer taraftan davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası kapsamında FETÖ örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sabit görüldüğünden meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Olayda, soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.<br> Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacının Şırnak Sulh Ceza Hakimi olarak görev yaptığı dönemde "PKK Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan tutuklamaya sevk edilen kişiyi kuvvetli suç şüphesine rağmen tutuklamadığı ve sözkonusu şahsın halen arandığı, davacının bu eyleminin FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olduğu isnadı ile davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda; sözkonusu eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü gerekçesiyle 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br> Söz konusu kararın yeniden incelenmesi talebiyle yapılan başvuru aynı Dairenin, ... tarih ve E... K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. İş bu karara karşı yapılan itirazın da Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararıyla reddedilerek meslekten çıkarma cezasının kesinleşmesi üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır.<br>Diğer taraftan, davacının 667 sayılı KHK'nın 3'üncü maddesinin (I) numaralı fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu kararın iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 22/02/2021 tarih ve E:2017/3246, K:2021/367 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Anayasanın 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, adli ve idari yargı hakim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." kuralına yer verilmiştir. <br>6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun 33. maddesinde, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği kurala bağlanmıştır.<br>2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun "Disiplin Cezaları" başlıklı 62. maddesinde, hâkim ve savcılara, sıfat ve görevleri gereklerine uymayan hal ve hareketlerinin tespit edilmesi üzerine durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre Hâkimler ve Savcılar Kurulunca, uyarma, aylıktan kesme, kınama, kademe ilerlemesini durdurma, derece yükselmesini durdurma, yer değiştirme ve meslekten çıkarma cezalarından birinin verileceği düzenlenmiştir.<br>Anılan Kanunun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin 1. fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir." şeklinde tanımlanmış, son fıkrasında da; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br> Dava dosyasının ve davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun birlikte incelenmesinden, 25.03.2016 tarihinde Şırnak İl Jandarma Komutanlığınca Merkez Kasrik Beldesinde yapılan kimlik kontrolünde Şırnak İl Emniyet Müdürlüğünce tanzim edilen Şırnak İl Merkezinde PKK terör örgütü adına faaliyet gösteren şahıslar listesinde ismi bulunan F.U. isimli şahsın yakalandığı ve bu şahsın fotoğraf teşhisi üzerine tutanak tanzim edilerek A.U. ve bir kısım şüpheliler hakkında soruşturmaya başlanıp 30.03.2016 tarihinde A.U. ve arkadaşları hakkında Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan haklarında yakalama emri çıkartılmasının talep edildiği, Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinin ... tarih ve ... D.İş. sayılı kararı ile A.U. ve arkadaşları hakkında CMK'nın 98. maddesi gereğince yakalama emri çıkartılmasına karar verildiği, 01.04.2016 tarihinde saat 17.00 sıralarında yakalanan A.U.'nun yapılan UYAP sorgusunda Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinin ... D. İş. sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan arandığı belirlenmiş ve Şırnak İl Emniyet Müdürlüğünce bu şahıs hakkında fotoğraf teşhis tutanakları ve araştırma tutanağı tanzim edilip, ilgili ihbar tutanakları dosyaya eklenerek aynı gün anılan kişinin gözaltına alındığı, şüphelinin emniyette ifade vermek istemediğini beyan etmesi üzerine 02.04.2016 tarihinde şüpheli A.U.'nun Şırnak İl Emniyet Müdürlüğünce hakkında hazırlanan tahkikat evrakı ile birlikte Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına getirildiği ve Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelinin yakalamalı olarak arandığı, ... soruşturma numaralı dosyadan şüpheli A.U. hakkında ayırma kararı verilerek Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numarasına kayıt edildiği ve bu soruşturma numarası üzerinden şüphelinin ifadesinin alındığı, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkındaki yakalama kararının kaldırılarak TCK'nm 314/2 maddesi uyarınca 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan tutuklanması için Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinden taleple bulunulduğu, davacının nöbetçi hakim olarak görev yaptığı Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ... sorgu sayılı kararı ile şüphelinin sorgusunun yapıldığı ve "mevcut delil durumu, şüphelinin sabit ikametgah sahibi oluşu, kaçma ve hakkında toplanan mevcut delilleri karartma şüphesinin bulunmaması ve bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yeterli olacağı, tutuklanmanın ağır bir tedbir oluşu sebebiyle CMK'nın 100 maddesindeki şartlar gerçekleşmediğinden tutuklanmanın reddine ve şüphelinin CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince yurt dışına çıkışının yasaklanmasına ve CMK'nın 109/3-h maddesi gereğince haftanın her pazartesi günü ikametgahının bulunduğu en yakın kolluk birimine imza atması şeklinde adli kontrol tedbiri altına alınmasına" karar verildiği, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/04/2016 tarihinde şüpheli hakkındaki serbest bırakma kararının kaldırılması ve şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesi hususunda itirazda bulunulduğu ve aynı gün Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinin ... D. İş. sayılı kararı ile davacı tarafından itirazın reddine karar verilmesi üzerine dosyanın aynı gün UYAP üzerinden Siirt Sulh Ceza Hâkimliğine gönderildiği, Siirt Sulh Ceza Hâkimliğinin ... tarih ... D. İş. sayılı kararı ile "kolluk fezlekesinde şüphelinin Şırnak Sulh Ceza Hâkimliğinin ... D. iş sayılı kararıyla arandığının bildirilmesi, hakkında teşhiste bulunan ve terör örgütü üyesi olabileceğine dair beyanda bulunan tanık ifadeleri, isimsiz ihbar ve istihbari bilgiler bulunması dolayısıyla üzerine atılı suçu işlemiş olabileceğine dair şüphe sebeplerinin bulunması, suçun kanuni tutuklama sebebi bulunan suçlardan olması, soruşturmanın henüz başlayıp pek çok araştırmanın devam etmesi, suçun niteliği ve Kanunda öngörülen ceza miktarları da dikkate alındığında kaçma ve delilleri karartma şüphesinin bulunduğunun kabulünün somut olay için gerektiği, gerçeklik payı bulunduğunu henüz tespit edilmemiş olan ham isitihbari bilgilere değil diğer delillere göre de tutuklamanın ölçülü olacağı kanaatine varılmakla tedbiren A.U. hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 100 ve devamı maddeleri gereğince verilen tutuklama kararının yüze çevrilmesi amacıyla yakalama emri düzenlenmesine" karar verilerek dosyanın Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği anlaşılmaktadır.<br> Uyuşmazlıkta, sokağa çıkma yasağı uygulanılan Şırnak Yeşilyurt Mahallesinde meydana gelen ve bir güvenlik görevlisinin şehit düştüğü, birinin de yaralandığı çatışma sırasında, beyaz bayrak açarak teslim olan A.U.'nun, "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek", "silahlı terör örgütüne üye olmak", "kasten yangın çıkarmak" gibi 10 ayrı suçtan arandığı ve soruşturma kapsamında dinlenen tanıklar tarafından "PKK'nın aktif üyesi olduğu, örgütte sözde TİM komutanı olduğu ve YDG-H'li teröristlere silah dağıttığı" ifade edilmesi üzerine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığınca "Kuvvetli suç şüphesi" nedeniyle tutuklamaya sevk edilmesine rağmen, davacının nöbetçi hakim olarak görev aldığı Şırnak Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... sorgu sayılı kararı ile şüpheli A.U.'yu mevzuat hükümlerine ve dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde "mevcut delil durumu, şüphelinin sabit ikamet sahibi oluşu, kaçma ve hakkında toplanan mevcut delilleri karartma şüphesinin bulunmaması ve bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasının yeterli olacağı, tutuklamanın ağır bir tedbir oluşu sebebiyle 5271 sayılı CMK’ nın 100. maddesindeki şartlar gerçekleşmediğinden tutuklama talebinin reddine" gerekçesiyle serbest bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Bu durumda, davacı tarafından "tutuklama talebinin reddine" ilişkin kararın yargısal faaliyete ilişkin olduğu, terör örgütü FETÖ/PDY'nin amaç ve hedefleri doğrultusunda, planlı ve sistemli bir biçimde yürütülen organizasyonun parçası olarak verildiği açık olup, bu şekilde davacı hakkındaki iddiaların doğrulandığı ve davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu anlaşılmakla, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. <br><br>Öte yandan; davacı tarafından aynı eyleme ilişkin yapılan ceza yargılaması sonucunda hakkında beraat kararı verildiği halde disiplin cezası ile cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, ceza yargılamasında verilen kararların disiplin hukuku yönünden göz önüne alınabilmekle birlikte bağlayıcılığının olmaması ve 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 72. maddesinde yer alan "Hakim ve savcılar hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturmasını gerektirmeyecegi gibi, ilgilinin mahkum olması veya olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez." hükmü gereği ilgilinin mahkum olması veya olmamasının ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açık olduğundan davacının iddiasına itibar edilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1.Davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarılmasına dair Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararının yeniden incelenmesi yolundaki isteminin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarih ve K:... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2 Davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,<br>4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli