<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5733 E. , 2023/2498 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2022/5733<br>Karar No : 2023/2498<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): <br>1- … <br>2- … <br>…<br>11- … <br>12- … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yardımcı makinist olarak görev yapan yakınları …'ın, 16/05/2009 tarihinde Demirdağ-Cürek istasyonları arasında meydana gelen tren kazasında ölümü nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık vefat edenin mirasçısı ve yakınları sıfatıyla toplam 622.362,04 TL maddi ve 420.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince Mahkemelerinin daha önceki kararının temyiz incelemesi sırasında bozulması üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak; Adli Tıp marifetiyle dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacıların yakını ...'ın gerçekleşen kazada %20 oranında, davacı dışındaki davalı idare çalışanları ve davalı idarenin ise %80 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak hesap bilirkişisi tarafından alınan raporda, müteveffa ...'ın eşi olan davacı … için 205.003,00 TL, müteveffa ...'ın çocukları olan diğer davacılar ... için 1.547,00 TL, … için 6.409,00 TL, … için 3.428,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacı … için hesaplanan 205.003,00 TL maddi tazminat miktarının, 60.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden itibaren, geriye kalan 145.003,00 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin kayda alındığı 13/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, diğer davacılar için hesaplanan maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin ise reddine; manevi tazminat istemi yönünden, ...'ın eşi …, çocukları …, …, …, …, … (…) için 16.000,00'er TL, annesi …, babası …, kardeşi …, …, … ve … için de 4.000,00'er TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Davacılar tarafından, usuli kazanılmış haklara aykırı hüküm kurulduğu, manevi tazminatın az olduğu, 2022 yılı maaş ücreti ile 2025 ve sonrasına ilişkin hesaplama yapılarak belirlenen tutarların kabul edilmediği, bilirkişi raporuna esas alınan Sosyal Güvenlik Kurumu cevabi yazısında belirtilen tutarın en düşük emekli maaşı olduğu, müteveffanın emsali makinistin alması gereken emekli maaş miktarı olmadığı, raporda pasif dönem hesabının hatalı olduğu, davacılardan …'nin lisans eğitimi dikkate alınarak 25 yaşına kadarki maddi zararın hesaplanması gerektiği, nispi harcın davacılara yükletilmemesi gerektiği, vekalet ücretinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından, … A.Ş.nin taraf olarak alınması gerektiği, her iki makinistin aynı oranda sorumlu olduğu, hizmet kusurunun bulunmadığı, idarenin % 30 kusuru varken yalnızca bununla sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiği, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Dosyanın incelenmesinden; 16/05/2009 tarihinde Demirdağ Gar'dan Malatya yönüne doğru hareket eden cevher yüklü trenin kondüvit arızası nedeniyle 37 nolu tünelin içinde durması üzerine makinistlerce lokodaki arızanın tespiti ile onarılmaya çalışıldığı sırada blok mesafesi ile aynı yöne makinist … ve yardımcı makinist ... idaresindeki cevher yüklü olarak hareket eden 43511 nolu trenin 101 nolu sinyali sırada K 021 sinyaline göre kırmızıda durmadan geçerek 22 bloka girip 37 nolu tünel içerisinde yolda kalan 43515 nolu trene arkadan 45 km/s hızla çarptığı, söz konusu kaza neticesinde trende yardımcı makinist olarak görev yapan davacılar yakını ...'ın vefat ettiği, davacılar tarafından da ...'ın ölümü nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen toplam 622.362,04 TL maddi ve 420.000,00 TL manevi zararın tazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin kararın Danıştay Onuncu Dairesince bozulması üzerine Mahkemece kusur yönünden alınan 04/01/2021 tarihli kök bilirkişi raporu ve 09/07/2021 tarihli ek bilirkişi raporları ile; "...Makinist …, tünele giriş öncesinde sinyalin kırmızı olduğunu gördüğü ve kendisinden kısa süre önce tünelden geçmiş olması gereken 43515 numaralı trenin arızalanmış olabileceğini hesaba katabileceği halde durmamış; otomatik fren sistemini devre dışı bırakmış ve içini iyi görmediği tünele hızlı girmiştir. Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarıyla kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurludur.<br>Yardımcı makinist ..., "Trenlerin Hazırlanması ve Trafiğine Ait Yönetmelik" gereğince trenin kurallara uygun olarak sevk ve idaresinde birinci makinist ile müştereken sorumludur. Kendisi bu yönetmeliğin özellikle sinyallere uyma konusundaki 91/1 ve 91/4 maddelerindeki yükümlülüğü yerine getirmemiştir. Davacı vekilinin bütün sorumluluğun birinci makinistte olduğu iddiasına katılmak mümkün değildir. Bu bakımdan müteveffa yardımcı makinist ... kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurludur.<br>Sinyalizasyonda İMBA durumunun oluşması sebebi ile hareket memurlarının hat üzerindeki trenlerin seyir durumunu görememesi ve geriden gelen trene tünel içindeki durumun haber verilememiş olması TCDD idaresinin hizmet eksikliği olup, adı geçen kurum kazanın meydana gelmesinde %30 oranında kusurludur...." şeklinde tespit ve görüşlere yer verilmiştir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağandışı zararların idarece tazmini, Anayasa'nın 125. maddesi gereğidir.<br>İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55.maddesinde "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.<br>Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>I- İdare Mahkemesi Kararının Maddi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>İdare Mahkemesince, her ne kadar davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri maddi zararın tespiti amacıyla dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmışsa da, bu inceleme sonucunda hazırlanan ve karara dayanak alınan 03/02/2022 ve 28/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporlarında, müteveffa ...'ın anne ve babasının destek payının hesaplanmadığı ve emekli ikramiyesinin hesaplamada dikkate alınmadığı görülmüştür.<br>Destekten yoksun kalma zararlarının belirlenebilmesi için bilirkişi tarafından aşağıda belirtilen şekilde hesaplama yapılması gerekmektedir.<br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, müteveffanın emsali yardımcı makinistin aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen aylık dikkate alınarak, desteğin yaşasaydı alacağı aylık üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali yardımcı makinistin aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen aylık dikkate alınarak, desteğin yaşasaydı alacağı aylık üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.<br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile TRH 2010 tablosuna göre belirlenecek muhtemel ömrünün sonuna kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek aylıklar dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir<br>Ayrıca, davacılar yakını kamu görevlisi olduğundan, geliri maaş katsayısına bağlı olarak belirli dönemlerde artmaktadır. Zararının tespitinde, yeniden düzenlenecek rapor tarihine kadar, gelirde meydana gelen artışların da dikkate alınması gerekir. Başka bir ifadeyle, davanın görülmesi sırasında maaşında bir artış meydana gelmiş ise, bu yeni maaşa göre hesaplama yapılmalıdır. <br>Öte yandan, davacılara ilgili kanunlar uyarınca başkaca herhangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde, bu ödemenin de Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi kapsamında değerlendirilerek tazminat hesabının yapılması, yarar olarak değerlendirilmesi halinde rapor tarihindeki güncel değerinin hesaplanarak zarar tutarından indirilmesi gerektiği açıktır. <br>Kamu görevlisinin yaş haddinden emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesi ile vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen emekli ikramiyesi arasındaki fark da zarar hesabına dahil edilmelidir. Buna göre, kişinin yasal emeklilik yaşını tamamladığı farz edilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki katsayılar üzerinden yasal emeklilik yaşı itibarıyla alabileceği emeklilik ikramiyesinden davacı eş ve çocuğa ayıracağı tutar ile olay nedeniyle davacılara ödenen ve bilirkişi rapor tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanarak güncellenen emekli ikramiyesi arasındaki pozitif fark "yarar", negatif fark "zarar" olarak kabul edilmelidir.<br>Ayrıca; yerleşik yargı uygulamalarında, destek yaşasaydı evleninceye kadar gelirinden anne ve babanın her birine %25, evlendikten sonra %16, ilk çocuk olduktan sonra %14, ikinci çocuk olduktan sonra %12,5 oranında pay ayıracağı kabul edilmiştir.<br>Bu nedenle; davacıların desteği ...'ın yaşasaydı (evlendikten sonra vefat etmiş olması dikkate alınarak) annesi ... ile babası … TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenen yaşam ve destek süreleri içerisinde gelirinden yukarıda belirtildiği oranda pay ayıracağı kabul edilerek destek payları yerleşik içtihatlara uygun olarak yeniden hesaplanmalıdır.<br>Öte yandan maddi zararın hesaplanmasında Adli Tıp Kurumunca belirtilen kusur oranının da dikkate alınacağı açıktır.<br>II- İdare Mahkemesi Kararının Miktar Artırım Suretiyle Artırılan Maddi Tazminata İşletilecek Yasal Faizin Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Dairemiz bozma kararı dikkate alınarak yapılacak yargılama neticesinde davacılar lehine dava dilekçesindeki ilk taleplerini aşacak tutarda maddi tazminata hükmedilmesi durumunda; hükmedilecek tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden dava açılırken talep edilen maddi tazminat miktarı ile miktar artırım dilekçesi ile talep edilen maddi tazminat miktarı arasında ayrım yapılmayarak her iki tutarın toplamının "idareye başvuru tarihinden" itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki temyize konu kararda bu yönüyle de hukuki isabet görülmemektedir.<br>III- İdare Mahkemesi Kararının Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br>Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.<br>Temyiz konusu Mahkeme kararıyla, davacıların olay nedeniyle çektiği acı ve ıstıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, paranın alım gücü göz önünde bulundurarak manevi tazminat isteminin kısmının kabulüne, kalan kısmının reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemece davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir. <br>Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın, amaç ve niteliği dikkate alınarak davacı eş Ayhan Koşman için manevi tazminat isteminin tamamının kabulü gerektiğinden, diğer davacılar yönünden ise hükmedilen tazminat yetersiz olduğundan yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br>IV. İdare Mahkemesi kararının, bakiye nisbi karar harcının davacılara tamamlattırılmasına yönelik kısmının incelenmesi: <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.<br> 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.<br>Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.<br>Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının davacılara tamamlattırılması yönünde karar veren İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/05/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli