<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/654 E.  ,  2022/3314 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2020/654<br>Karar No : 2022/3314<br><br> <br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … / …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : Davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararın somut delile dayanmadığı ve yargısal kararın sorgulanması anlamına geldiği, soruşturmaya konu eylemlerinde CMK ve diğer sair mevzuata aykırı herhangi bir durum tespit edilmediği, varsayımlar ve kanaatler ile subjektiflikten öteye geçmeyen değerlendirmelerin karara dayanak yapıldığı, masumiyet karinesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, usulüne uygun savunma hakkı kullandırılmadığı, davalı idarenin bağımsız ve tarafsız olmadığı, dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacının karara dayanak alınan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının (TMK 10. madde ile yetkili) ... sırasına kayıtlı evrakta; şüphelilere isnat edilen ihaleye fesat karıştırmak, örgüt kurmak, yönetmek, üye olmak ve rüşvet suçları, TMK 10. maddesi kapsamına girmemesine rağmen ülke ekonomisi açısından stratejik öneme sahip (7) gerçek ve (2) tüzel kişi adına kayıtlı tüm malvarlığına el konulması kararı yanında bir kısım şüphelilerle ilgili arama ve elkoyma, iletişimin tespiti, fiziki takip ve teknik araçlarla izleme kararları verdiği; Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı R.T.E.'ye ulaşmak gayesiyle, CMK'nın 135/1. madde hükmünün aradığı "Suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığını" araştırmadan, danışmanı A.Ü.'nün kullanımında bulunan 0532...96 nolu telefon hakkında iletişimin tespiti talebine olur vererek, adı geçenin telefon görüşmelerini kayıt altına aldırdığı, Emniyet müdürlüğü görevlileriyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle, kolluk görevlilerince hazırlanarak dijital ortamda getirilen bir kısım iletişimin tespit ve kayda alınması, fiziki takip ve teknik araçlarla izleme kararlarına onay verdiği, söz konusu eylemleriyle FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusunda hareketle "yargı yetkisini" kötüye kullandığı, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Davacının eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak subuta eren eylemi nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında ve ceza nedeniyle yapılan yeniden inceleme ve itiraz başvurularının reddine ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava; davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarihli ve E: …, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme başvurusunun reddi üzerine bu karara karşı yapılmış olan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.", 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz.... Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", 140. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.", Hakimler ve Savcılar Kurulu başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul, ... meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.", bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükümlerine yer verilmiştir. <br>2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" başlıklı 53. maddesinde, " Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması halleri hariç olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini taşımadıklarının sonradan anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı niteliklerden herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, hallerinde görevleri sona erer." hükmü yer almıştır.<br>6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Kurulun görevleri" başlıklı 4. maddesinin; hakim ve savcılarla ilgili olarak (b) fıkrasının 6. bendinde, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7. bendinde, disiplin cezası verme, 8. bendinde de görevden uzaklaştırma işlemlerini yapmak Kurulun görevleri arasında sayılmış, "Genel Kurulun Oluşumu ve Görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkranın (ı) bendinde de, 4. maddenin anılan bentlerindeki düzenlemelere Genel Kurulun görevleri arasında yer verilmiş, 33. maddesinde ise, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hükme bağlanmıştır.<br>Yargıç ve savcıların kararlarının normatif kurallara ve hukuka uygun olması, gerekçelerinin hukuk alemini tatmin etmesi kuşkusuz çok önemlidir. Ancak bir o kadar önemli husus da bir bütün olarak yargı camiasının özellikle de yargı mensuplarının kamuoyunda bıraktıkları intibadır. Toplumda adalete güven ve inancın artmasında meslek mensuplarının isabetli kararlarının yanında vakur ve tarafsız duruşlarının katkısı yadsınamaz bir realitedir. <br>Anayasaya, kanunlara ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm vermekle yükümlü olan yargı mensuplarının, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleriyle hiçbir biçimde bağdaşmayacak yapılanmaların içine girerek örgüt hiyerarşisi altında ideolojik bağlılıkla hareket etmelerinin, Anayasal bir hak olan adil yargılanma hakkının önündeki en büyük engel olduğu ve nihayetinde yargıya olan güvene zarar verdiği kuşkusuzdur.<br>Dosyanın içerisinde yer alan ve davalı idarece sunulan belgelerin incelenmesinden ve davacıya ilişkin tespitler dikkate alındığında eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfus ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varılarak verilen meslekten çıkarma cezasına yönelik itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/05/2022 tarihinde, davacı vekilinin gelmediği, davacının SEGBİS vasıtasıyla katıldığı, davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmediğinden işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY:<br> Davacının yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.<br>Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itiraz da Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir.<br> Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> Diğer yandan, UYAP ortamında yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davacının görevi kötüye kullanma suçundan 1yıl 8 ay hapis cezası ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılasına karar verildiği, bu kararın kesinleşmediği görülmüştür. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinin birinci fıkrasında; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.", son fıkrasında; "Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun meslekten çıkarma cezası yaptırımını düzenleyen 69. maddesinin son fıkrasında yer alan “hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller" ibaresi ile kasdedilen eylem ve davranışların ne olduğu hususu, yoruma açık ve soyut olarak düzenlenmiştir.<br>Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. <br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br>Olayda, İstanbul TMK 10. maddesi ile görevli Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğinin 2012/656 sırasına kayıtlı "Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurmak ve Yönetmek, Kurulan Örgüte Üye Olmak, İhaleye Fesat Karıştırmak, Nüfuz Ticareti, Rüşvet ve Kamu Malına Zarar Vermek" suçlarından Cumhuriyet Savcısı M.A. tarafından yürütülen soruşturmada; şüphelilerin üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair kuvvetli şüphe bulunması ve delilleri karartma durumu bulunduğu gerekçesiyle 25/12/2013 tarihinde saat 09:23'te UYAP üzerinden yapılan talebi, saat 10:39'da açarak ekranında kararı oluşturduğu, CMK'nın 128. maddesi gereğince sanığa ve şüpheliye ait mal varlığına tedbir koyabilmek için aranılan suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphenin olup olmadığı, mal varlığının bu suçtan elde edilip edilmediği hususlarında hiçbir inceleme ve araştırma yapmadan, UYAP sistemine kaydedilmeyen … sırasına kayıtlı soruşturmaya ait 1005 sayfadan ibaret 2 klasör kolluk fezlekesi, 11 adet ağzı kolluk mührü ile kapalı telefon dinlemelerini içerir tapeler ve içinde bir kısım evrakın bulunduğu klasörler olduğu halde soruşturma evrakı getirtilip incelenmeden, ancak talep yazısının, okunarak kararın yazılmasına yetebilecek 24 dakika gibi kısa bir sürede CMK'nın 128. maddesine aykırı bir şekilde (7) gerçek ve (2) tüzelkişi adına kayıtlı tüm malvarlığına el konulmasına karar vermesinin yanında bir kısım şüphelilerle ilgili arama ve elkoyma, iletişimin tespiti, fiziki takip ve teknik araçlarla izleme kararları verdiği ve anılan kararların … Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının cevabi yazılarına göre TMK 10/3-c ile yetkili 3 Hâkim bulunmasına rağmen kararların davacı tarafından verildiği, Hâkimler O.B.T. ve Y.K.’nın bulunduğu mahkemelere taleplerin iletilmediği, Hâkimler O.B.T. ve Y.K.' nın tayin olmalarını müteakip göreve başlayan Hâkimlerden B.A.'nın göreve başlaması üzerine bu kez kararların davacı ve M.U. tarafından verildiğinin tespit edildiği,<br>Davacının soruşturmaya konu olan bir diğer eylemi; Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanına ulaşmak amacıyla CMK'nın 135/1. madde hükmünün aradığı "Suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığını" araştırmadan, danışmanı A.Ü.'nün kullanımında bulunan … nolu telefon hakkında iletişimin tespiti talebine olur vererek, adı geçenin telefon görüşmelerini kayıt altına aldırdığı fiiline ilişkin olarak; talep yazıları, mahkeme kararları, dosya inceleme tutanağı kapsamı ve tanık anlatımı yanında kolluk fezlekesinin şüpheliler hanesinde A.Ü. isminin yer almaması, fezleke içeriğinde A.Ü.'nün eylemlerine yer verilmemesi ve A.Ü.'ye ait telefon görüşmelerine ilişkin tapelerde suç unsuru bir görüşme kaydının bulunmaması hususları ve davacının CMK’nın 135/1. maddesinin aradığı “suçun işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı” hususunu da araştırmadan, Başbakanlık Danışmanı A.Ü.’ye ait telefon hakkında iletişimin tespiti kararı vererek telefon görüşmelerini kayıt altına aldırdığının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu. <br>Son olarak; davacının emniyet müdürlüğü görevlileriyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle, kolluk görevlilerince hazırlanarak dijital ortamda getirilen bir kısım iletişimin tespit ve kayda alınması, fiziki takip ve teknik araçlarla izleme kararlarına onay verdiği, fiiline ilişkin olarak; Mahkeme tarafından hazırlanması gereken iletişimin tespit ve kayda alınması ve teknik araçlarla izleme kararlarının kolluk tarafından hazırlanarak imza için Hâkimliğe getirilip getirilmediğinin belirlenmesi yönünde … sayılı soruşturma evrakında bulunan ıslak imzalı kararlarla emniyet müdürlüğünün bilgisayarından alınan 77 numaralı harddiskte bulunan kayıtlar karşılaştırıldığında, 11/03/2015 tarihli inceleme tutanağında belirtildiği üzere çok sayıdaki kararın emniyet müdürlüğü görevlilerince hazırlanarak adliyeye getirildiğinin, Hâkim ve kâtip imzasının ikmalinden sonra karar numarası verilerek Cumhuriyet savcılığına iletildiğinin tespit edildiği, davacının soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısı M.A. ve emniyet müdürlüğü görevlileriyle fikir ve eylem birliği içerisinde hareketle, … sayılı soruşturma dosyasından gelen talep üzerine Hâkimlikçe hazırlanması gereken bir kısım kararları kolluk görevlilerine hazırlattığının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu düzenlenen soruşturma raporundan anlaşılan ve buna istinaden davacının, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak şekilde davranışlarda bulunduğu kanaatine varılmak suretiyle davacı hakkında meslekten çıkarma cezası verildiği anlaşılmıştır.<br> Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının eylemlerinin tarafsızlığının sorgulanmasına sebep olduğu, bu şekilde davacıya isnat edilen eylemin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu durumda; eyleminin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca verilen meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>D) KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,<br> 2.Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden davanın açılışı sırasında dvacıdan tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen peşin ödenen vekalet harcı hariç toplam … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,<br> 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işleri için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, <br>4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/05/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

emekli