<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/652 E.  ,  2023/2523 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>SEKİZİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/652<br>Karar No : 2023/2523 <br><br><br>TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br> 2- (DAVALI) … Bakanlığı<br>VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: 29.03.2009 tarihinde yapılan yerel seçimler sonucunda Gemlik Belediye Başkanı olan davacı tarafından, hakkındaki 08.03.2011 tarihli görevden uzaklaştırma kararının 08.11.2012 tarihinden itibaren iki ay süreyle uzatılmasına ilişkin 08.11.2012 tarihli İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü işleminin yargı kararı ile iptali üzerine, hukuka aykırı işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 273.746,08-TL maddi, 380.000-TL manevi zararın iptal davasının açıldığı tarih olan 28.12.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının hukuka aykırı işlemle görevden uzaklaştırıldığı 08.11.2012 ila istifa etmek suretiyle görevden ayrıldığı 17.02.2014 tarihleri arasında 1-Eksik ödenen maaşları toplamı= 58.892,53-TL, 2- Gemlik Belediyesi Encümen ve Meclis üyeliğinden kaynaklı maddi hakları toplamı=9.186,09-TL, 3-Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Üyeliğinden kaynaklı hakları toplamı=3.415,97-TL, 4-… AŞ. yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı haklar =154.435,03-TL ve 5-Görevden uzaklaştırılmasa idi 2015 yılında emekli aylığına hak kazanacağından eksik aldığı emekli aylığı=emekliliğe hak kazanacağı 15.03.2015 ila işlem nedeniyle emekli aylığına hak kazandığı 01.05.2016 tarihleri arasında eksik aldığı emekli aylığı=47.816,46-TL (3.541,96x13,5 ay) hesaplanarak; yani toplam 273.746,08-TL işlemden kaynaklı maddi zarar miktarı olduğu, 120.000-TL maddi tazminat miktarının iş bu davanın açıldığı 22.02.2016 tarihinden itibaren, 153.746,08-TL maddi tazminat miktarının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 30.09.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, davacının manevi tazminat talebine gelince, takdiren 100.000-TL manevi tazminatın davanın açıldığı 22.02.2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>1-Davacı tarafından, ilk açılan işlemin iptali davasının tarihinin (28.12.2012) idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olduğu, dolayısıyla bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiği, tazminatlara az hükmedildiği, bu açılardan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br>2- Davalı idare tarafından, fiilen görevinin başında olmadığı için encümen, meclis üyeliği görevlerini yapmadığı, bunun karşılığı olan ödenekleri almaması gerektiği, … A.Ş.'nin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, bu şirketin yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklı haklarının da hesap edilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br> İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.<br> Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.<br> Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.<br> Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile; "Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.<br> 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.<br> Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.<br> Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.<br> Yukarıda aktarılan hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü, bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.<br> Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir. <br> Bu durumda, idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih ilk açılan görevden uzaklaştırma kararının iptali davasının tarihi (28.12.2012) olduğundan, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "120.000-TL maddi tazminat miktarının iş bu davanın açıldığı 22.02.2016 tarihinden itibaren, 153.746,08-TL maddi tazminat miktarının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 30.09.2017'den itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine" kısmının, "kabul edilen 273.746.08-TL maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 28/12/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine" ve "Manevi tazminat talebinin 100.000-TL kısmının kabulü ile söz konusu miktarın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 280.000-TL manevi tazminat talebinin ise reddine" kısmının "Manevi tazminat talebinin 100.000-TL kısmının kabulü ile söz konusu miktarın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 28/12/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 280.000-TL manevi tazminat talebinin ise reddine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br> Temyize konu kararın diğer kısımları yönünden ise; karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.<br><br> KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle,<br>1. Temyiz isteminin reddine,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,<br>4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,<br>5. Kesin olarak, 02/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

emekli