<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2018/1617 E.  ,  2022/2223 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2018/1617<br>Karar No : 2022/2223<br><br>DAVACI: … <br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVALI: … Kurulu / …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Davacının, Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarih ve … sayılı kararına karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Disiplin cezalarında zaman aşımı süresinin 2 yıl olduğu, disiplin dosyası bir ceza davası ile bağlantılı ise ceza zaman aşımının geçerli olduğu, dava konusu fiillerin 8 yıllık zaman aşımı süresine tabii olduğu, suç tarihi itibariyle 8,5 yılı aşkın bir zaman geçtikten sonra karar verildiği; her ne kadar hakkında irtikap suçunu işlediği iddiası ile yargılama yapılmış ve mahkumiyet kararı verilmiş ise de, üzerine atılı suçu işlemediği ve kendisine yönelik bir komplo kurulduğu, üzerine atılı fiillerin iftiradan ibaret olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiği, hakkındaki beyanların çelişkili olduğu ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI: Hakim ve savcılara verilen meslekten çıkarma cezalarında zaman aşımı süresi söz konusu olmadığından davacının bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı, dava dilekçesinin usule uygun olmadığı, öte yandan ceza yargılamasında davacının üzerine atılı icbar suretiyle irtikap suçunu işlemek fiilinin sübuta erdiği sonucuna varılarak mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, dolayısıyla 2802 sayılı Kanunun 69/2.maddesi uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br> DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ: Dava ,Adana Cumhuriyet Savcısı iken emekliye ayrılan davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarihli E:… ,K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin … tarihli,E:…,K:… sayılı kararına yaptığı itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve E:… ,K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> Davacının zamanaşımı iddiası yerinde görülmediğinden işin esası incelenmiştir.<br> T.C. Anayasasının 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. <br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde ;"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br> 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br> Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br> Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br> Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.<br>"hükmüne yer verilmiştir.<br> Uyuşmazlık konusu olayda,davacının Adana Cumhuriyet savcısı olarak görev yapmakta iken 14.01.2009-17.03.2009 tarihleri arasında gerçekleştirdiği fiili nedeniyle hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı,soruşturma sonucunda disiplin cezasına konu fiili nedeniyle yargılandığı,Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin … tarihli,E:…,K:… sayılı kararıyla icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı TCK'nun 250/1,62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun … tarihli,E:…,K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br> Bu itibarla davacının yukarıda belirtilen icbar suretiyle irtikap suçundan aldığı mahkumiyet 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde öngörülen meslekten çıkarma cezasını gerektirdiğinden davacı hakkında tesis edilen dava konusu kararda hukuka ve mevzuata aykırılık görülmemiştir.<br> Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 14/04/2022 tarihinde, davacı vekili Av. … ile davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı.Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmediğinden işin esasına geçildi, gereği görüşüldü: <br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacının, Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri ile ilgili olarak açılan ceza davasında, "icbar suretiyle irtikap" suçundan Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 4 yıl, 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karar, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. <br>Bunun üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla davacı, icbar suretiyle irtikap suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 250/1. ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ve 2 yıl 1 ay süreyle TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan yoksun bırakılması kararı ve hakkındaki tüm soruşturma maddeleri birlikte değerlendirildiğinde eylemlerinin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte de olduğu dikkate alınarak, 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin 2. fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmıştır.<br>Davacı tarafından yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine yapılan inceleme sonucunda, Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve … sayılı kararıyla yeniden inceleme talebinin reddine karar verilmiştir. Daha sonra, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kuruluna yapılan itiraz neticesinde, Genel Kurulun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının itirazı reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>USUL YÖNÜNDEN<br>Davacı tarafından, zaman aşımı süresi geçtikten sonra dava konusu disiplin cezasının verildiği ileri sürülmüştür.<br> Davalı İdare tarafından ise hakim ve savcılara verilen meslekten çıkarma cezalarında zaman aşımı süresinin söz konusu olmadığı itirazında bulunulmuştur.<br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Ceza soruşturması veya kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve zamanaşımı" başlıklı 72. maddesinin 2. fıkrasında "Meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere, bu Kanuna göre disiplin soruşturmasını gerektiren eylemlerin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmiş ise disiplin soruşturması açılamaz. Disiplin cezasını gerektiren eylemin işlendiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş ise disiplin cezası verilemez." hükmüne, aynı maddenin 3.fıkrasında ise "Disiplin cezasını gerektiren eylem, aynı zamanda bir suç teşkil eder ve bu suç için kanunda daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüş olur ve ceza soruşturması veya kovuşturması da açılır ise, ikinci fıkrada belirtilen süre yerine bu süreler uygulanır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilenler hakkında ise, mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl geçmekle ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar." hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler hariç olmak üzere soruşturma zaman aşımı süresinin 3 yıl olarak belirlendiği; ceza zaman aşımı süresi açısından ise meslekten çıkarma ve yer değiştirme cezalarını gerektiren eylemler ile diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemler arasında böyle bir ayrım yapılmadığı ve genel kural olarak 2802 sayılı Kanunun 62. maddesinde sayılan tüm disiplin cezası türleri için 5 yıllık ceza zaman aşımı süresinin belirlendiği; bu kuralın iki istisnasının bulunduğu, bunlardan ilkinin disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturmasının açılması durumu ile ikinci olarak disiplin cezası verilmesi için kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmesi durumunun olduğu görülmektedir.<br>İlk olarak, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle ceza soruşturması veya kovuşturması açılmış olması ve söz konusu suç için daha uzun bir zaman aşımı süresinin öngörülmüş olması durumunda, disiplin ceza zaman aşımının 5 yıl olarak değil de, Türk Ceza Kanununda öngörülen dava zaman aşımı süresi olarak uygulanması gerektiği; ikinci olarak, disiplin cezasını gerektiren eylemin aynı zamanda bir suç teşkil etmesi nedeniyle kovuşturma açılmış olması ve Hâkimler ve Savcılar Kurulunca kovuşturma sonucunun beklenmesine karar verilmesi halinde ise disiplin ceza zaman aşımı süresinin mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır.<br>Dava konusu olayda, Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının üzerine atılı "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davranışlar sergilemek" yönünden Yargıtay ... Ceza Dairesinin … sayılı esasında görülen kovuşturma sonucunun beklenilmesine karar verilmiş olması karşısında, disiplin ceza zaman aşımı süresinin davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesinden itibaren iki yıl olarak uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir.<br>Davacının Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 4 yıl, 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve bu kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanarak kesinleşmesi sonrasında, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın davacının itirazının reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararı ile kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br> Buna göre, davacı hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşme tarihi olan 25/11/2014 tarihinden itibaren, 2802 sayılı Kanunun 72. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen, iki yıllık disiplin cezası verme zaman aşımı süresi geçmeden önce Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmekle, davacının zaman aşımının geçtiği iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN<br>İlgili Mevzuat<br>Anayasa’nın “Hakimlik ve Savcılık Teminatı" başlıklı 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar ile meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." hükmüne, 140. maddesinin üçüncü fıkrasında da, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir." hükmüne yer verilmiştir.<br>2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmü yer almaktadır.<br> <br>Dava Konusu İşlemin İncelenmesi:<br>Davacının üzerine atılı icbar suretiyle irtikap suçundan yargılandığı davada, 4 yıl, 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar onanarak kesinleşmiştir.<br>Bu durumda, davacı hakkında verilen kesinleşmiş 4 yıl, 2 ay mahkumiyet kararı nedeniyle, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "...taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir" hükmü uyarınca meslekten çıkarılması için öngörülen mahkumiyet koşulu gerçekleşmiştir. <br> Bu itibarla, anılan Kanun maddesi uyarınca davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına dair tesis edilen Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesi kararına karşı yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin … tarih ve E:…, K:… sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 14/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>

emekli