<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4369 E. , 2023/952 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/4369<br>Karar No : 2023/952 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde gümrük memuru olarak çalışmakta iken emekli olan davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesi'nin 24/02/2020 tarihli ve E:2019/2495, K:2020/1530 sayılı bozma kararına uyularak; davacının disiplin soruşturmasına konu aynı fiilleri nedeniyle hakkında yapılan ceza yargılamaları sonucunda üzerine atılı suçlardan mahkûmiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, beraatine esas olan fiillerinin, görülmekte olan dava konusu uyuşmazlığın da temelini oluşturduğu anlaşıldığından, davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği sonucuna varılmış olup dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ceza davasında davacının mahkûmiyetine yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, ceza mahkemesinde delillerin takdiri ve suçun niteliği hakkında karar verilirken uygulanacak ilke ve kuralların disiplin hukukundan farklı olduğundan ceza davasında verilen kararın hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğu, temyiz konusu kararın dayandırıldığı gerekçelerde hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/03/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br> <br><br>(X) KARŞI OY :<br> Dava, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı'na verilen şikâyet mektubu üzerine İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nde çalışan, davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlileri hakkında rüşvet almak iddiasıyla yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; davacıya atfedilen fiilin sübuta erdiği değerlendirilerek 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının önerildiği, öneri doğrultusunda Yüksek Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararıyla; "görevlerinin verdiği nüfuzu kullanarak, iş takipçilerinden, gümrük müşavirlerinden ve firma yetkililerinden rüşvet aldıkları, toplanan rüşvet paralarını bir örgüt yapısı içerisinde İ.D.'e ulaştırdıkları, İ.D. ve muayene memurlarının da bu paraları genellikle cuma günleri H.E.'e zarf içerisinde verdikleri, ayrıca ...'in yükümlülerden menfaat de temin ettiği, ilgililerin bizzat veya 3. şahısların konuşmaları suretiyle dahil oldukları telefon görüşmeleri, görüntü - görüşme kayıtları ve takip tarassut çalışmaları ile adlarının geçtiği listelere ilişkin açıklamalarının samimi olmadığı, olayları açıklamaktan uzak olduğu ve gerçekleri yansıtmadığı, yeterli ve inandırıcı olmadığı" gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br> 657 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br> Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br>Temyize konu Mahkeme kararının gerekçesinin bütünü incelendiğinde; mahkemece ceza davasının sonucundan bağımsız olarak davacının disiplin hukuku açısından durumuna ilişkin bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece henüz kesinleşmemiş ceza davası sonucunda delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat hükmüne dayanılmak suretiyle davacının fiilinin sübûta ermediği sonucuna ulaşılmış olduğu görülmüştür.<br>Bakılan davada, mahkemenin sadece ceza yargılaması sonucunda delil yetersizliği nedeniyle verilen beraat kararına dayanarak karar vermesinde hukuki isabet görülmediği gibi 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi uyarınca disiplin hukuku açısından yapılan incelemede, dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun, davacının da aralarında bulunduğu kamu görevlileri hakkında başlatılan adli soruşturma kapsamında davacı hakkında elde edilen telefon dinleme ve teknik takip kayıtlarının içeriklerinin ve gümrük memuru İ.D.'nin ikâmetinde yapılan arama sonucunda ele geçirilen listelerde ''... 700 [ ] [ ] [ ] [ ]'' ibaresinin bulunmasının birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının sübûta eren fiillerinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Bu durumda, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.</font></p></body></html>
emekli