<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6335 E. , 2023/1511 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2021/6335<br>Karar No : 2023/1511 <br><br>DAVACI : … Sendikası<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … Sendikası<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU : 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme'nin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Üyelerinden dayanışma aidatı kesilmesinin yerleşik içtihatlara aykırılık teşkil ettiği, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca da, sendika üyelerinden dayanışma aidatı adı altında yapılan bir kesintinin, yasal olarak mümkün olmadığı, sendika üyesi olan ve olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksi yorumun, sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağı, sosyal denge tazminatı sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında bir aidat alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında eşitsizlik oluşturacağı, böyle bir durumda idareye takdir yetkisi tanınmadığı, idare ile yetkili memur sendikası arasında yapılan bu sözleşmeden, idarede çalışan diğer sendikaların üyelerinin de yasanın öngördüğü biçimde yararlanmalarının en tabi hakları olduğu, yapılan sözleşmenin dayanışma aidatı yönünden, haksız rekabete yol açtığı, üyelerini istifaya zorladığı, sendikal faaliyetlere sekte vurduğu belirtilmek suretiyle, toplu sözleşmenin açıkça hukuka aykırılık teşkil eden dava konusu maddesinin iptali gerektiği ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Anayasa'nın 53. ve 128. maddelerinde, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarının toplu sözleşmeler ile belirlenebileceği ve toplu sözleşmenin yapılmasına ilişkin hususların kanunla düzenleneceğinin hükme bağlandığı, bu hükme istinaden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine toplu sözleşme ile belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla sosyal denge tazminatı verilmesine imkan sağlandığı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 32. maddesi ile de sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere mahalli idarelerde en çok üyeye sahip sendika temsilcisi ile belediye başkanı/vali arasında sözleşme imzalanabileceği kuralının getirildiği, sonuç olarak; Anayasa, 4688 sayılı Kanun ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye uygun olarak kamu işveren heyeti ile yerel yönetimler hizmet kolunda en çok üyeye sahip sendikanın temsilcisi arasında gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde, dava konusu madde hükmünde mutabakat sağlanarak toplu sözleşme imzalandığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur. <br><br>DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Usul yönünden; sosyal denge sözleşmesi içeriğinde yer alan dayanışma aidatının, temeli ve alınma gerekçesinin toplu sözleşme olmadığı, söz konusu maddenin sadece alınacak miktar bakımından sınırlamaya ilişkin bir düzenleme olduğu, davacı Sendikanın da, davalı idarelerle imzaladığı sözlemelerde görüleceği üzere, dayanışma aidatına yönelik kuralı imzaladığı ve uyguladığı, dolayısıyla, davacının iş bu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığı, toplu sözleşme hükümlerinin mali ve sosyal haklar bakımından kanun hükmünde olduğu, öncelikle iptali istenilen maddenin, mali ve sosyal haklara ilişkin olup olmadığı hususunun değerlendirilerek, bu durumun tespiti halinde görevlilik durumunun araştırılması gerektiği ileri sürülmüştür.<br> Esas yönünden; dava konusu uyuşmazlık hakkında 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda hüküm bulunmadığı için, atıf gereğince 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun uygulanması gerektiği, anılan Kanun'un 39. maddesiyle, sendika üyesi olan ve olmayan personel arasında ayrım yapılarak, sendikalı çalışmayı özendirici kurallar getirildiği, sözleşme aidatı kesintisinin çeşitli yargı kararlarıyla hukuka uygun kabul edildiği, toplu sözleşmenin yapılmasının kanunen zorunlu olmasına rağmen, sosyal denge sözleşmesi yapılması hususunda bir zorunluluk bulunmadığı, idarenin sözleşme yapmak bakımından serbest olduğu, bir ödemeyi yapmama yetkisine sahip olan idarenin, bu ödemeyi birtakım şartlara bağlama yetkisinin de bulunduğu, sosyal denge tazminatı sözleşmesinin toplu sözleşme olmadığı, adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacının bulunmadığı belirtilerek, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Türkiye Yerel Yönetim Hizmetleri Kolu Kamu Görevlileri Sendikası vekili tarafından, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı Üçüncü Kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı Dördüncü Bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br> 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye 11/4/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile eklenen Ek 15. madde de "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.<br> 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 04/04/2012 tarih ve 6289 sayılı Yasanın 18. maddesi ile değişik "Toplu sözleşmenin kapsamı" başlıklı 28. maddesinin birinci fıkrasında, "Toplu sözleşme; kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsar.", aynı maddenin ikinci fıkrasında, "Toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamaz." hükmüne yer verilmiş, aynı Yasanın 04.04.2012 tarih ve 6289 sayılı Yasanın 22. maddesi ile değişik "Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması" başlıklı 32. maddesinde, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı belirtilmiştir.<br> Anılan Yasanın 28-32. maddelerine dayanılarak "Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme" imzalanmış, bu Sözleşme'nin davaya konu ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı Üçüncü Kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı Dördüncü Bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin 2. fıkrasında, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' kuralına yer verilmiştir.<br> Davaya konu Toplu Sözleşmenin iptali istenilen ksmındaki düzenleme ile sosyal denge sözleşmesi imzalayan sendikanın üyesi olan veya olmayan kamu görevlilerinin söz konusu sözleşmeden, aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanabilmeleri sosyal denge sözleşmesi aidatı ödenmesi koşuluna bağlanmakla birlikte sosyal denge sözleşmesi aidatının ödenmesinde sözleşmeye taraf olan sendika üyesi olmayanlardan sendika üyesi olanlara göre farklı sosyal denge sözleşmesi aidatı alınabileceği öngörülmüştür.<br>Anılan Yasal düzenlemelerde toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı hüküm altına alınmış olup, sosyal denge sözleşmesi aidatı ödemelerinde sendika üyesi olanlar ile olmayanlar arasında ayrıma gidilebileceğine ilişkin herhangi bir hüküme yer verilmemiştir.<br>Bu durumda, davaya konu Toplu Sözleşmenin iptali istenilen kısmında, ödenecek sosyal denge sözleşmesi aidatı tutarı konusunda sendika üyesi olanlar ile olmayanlar arasında bir ayrım yapılabileceği yolundaki düzenlemenin, üst hukuk normlarına ve eşitlik ilkesine açıkça aykırı olması nedeniyle hukuka uyarlık görülmemiştir. <br> Belirtilen nedenlerle, dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br> Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br> <br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> USUL YÖNÜNDEN:<br> Davalı yanında müdahilin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br> ESAS YÖNÜNDEN:<br> İlgili Mevzuat:<br> Anayasa'nın 53. maddesinde; "...(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Memurlar ve diğer kamu görevlileri, toplu sözleşme yapma hakkına sahiptirler.<br>(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde taraflar Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları kesindir ve toplu sözleşme hükmündedir.<br>(Ek fıkra: 07/05/2010-5982/6 md.) Toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli, usulü ve yürürlüğü, toplu sözleşme hükümlerinin emeklilere yansıtılması, Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun teşkili, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kanunla düzenlenir." denilmiştir.<br>Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında; "Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 07/05/2010-5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır." kuralı yer almıştır.<br>11/04/2012 tarih ve 28261 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6289 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Ek 15. maddede; "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 28. maddesinde; toplu sözleşmenin, kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarını düzenleyen mevcut mevzuat hükümleri dikkate alınarak kamu görevlilerine uygulanacak katsayı ve göstergeler, aylık ve ücretler, her türlü zam ve tazminatlar, ek ödeme, toplu sözleşme ikramiyesi, fazla çalışma ücreti, harcırah, ikramiye, doğum, ölüm ve aile yardımı ödenekleri, cenaze giderleri, yiyecek ve giyecek yardımları ve diğer mali ve sosyal hakları kapsadığı, toplu sözleşme ikramiyesi hariç olmak üzere toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmasında sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, 32. maddesinde; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabileceği, bu sözleşmenin bu Kanun'un uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmayacağı ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. <br>Ayrıca, 4688 sayılı Kanun'un "Gelirler" başlıklı 24. maddesinde; sendika ve konfederasyonların gelirlerinin; "üyelerinin ödeyecekleri üyelik ödentilerinden, bu Kanun'a göre yapabilecekleri faaliyetlerden elde edilecek gelirlerden, bağış ve yardımlardan, mal varlığından elde edilen gelirlerden" oluşacağı belirtildikten sonra, "Üyelik ödentisi" başlıklı 25. maddesinin üçüncü fıkrasında da; "Sendika tüzüğüne, üyelik ödentisi dışında her ne ad altında olursa olsun, üyelerden başka bir kesinti yapılmasını öngören hükümler konulamaz." kuralı, "Diğer kanunların uygulanması" başlıklı 43. maddesinde; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 2908 sayılı Dernekler Kanunu, 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ile sendika ve konfederasyonlarda görev alacaklar hakkında kamu görevlilerinin tabi oldukları personel kanunlarının ilgili hükümleri uygulanır." kuralı yer almıştır.<br>Öte yandan, 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin birinci fıkrasında; "Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) %120'sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla çeşitli adlar altında yapılan ödemeler dahil ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir." kuralı, ikinci fıkrasında; ''Sosyal denge sözleşmesinin taraf sendikası, üyesi olmayan kamu görevlilerinden, aynı unvanlı üyesinden aldığı aidatın iki katına kadar sosyal denge sözleşmesi aidatı alabilir. Bu aidatı ödeyen kamu görevlileri, söz konusu sözleşmeden aynı usul ve esaslar dahilinde yararlanır.'' kuralı yer almıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Anayasa'nın 53. maddesiyle; memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, toplu sözleşme yapma hakkına sahip olduğu; toplu sözleşme yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde, tarafların Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurabileceği ve bu Kurul tarafından verilen kararların toplu sözleşme hükmünde olduğu; toplu sözleşme hakkının kapsamı, istisnaları, toplu sözleşmeden yararlanacaklar, toplu sözleşmenin yapılma şekli ve usulü ile diğer hususların kanunla düzenleneceği hükme bağlanmış olup; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'yla da toplu sözleşmeye ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı bir biçimde düzenlenmiştir.<br> Ayrıca, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15. maddesiyle; belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, toplu sözleşmede belirlenecek tavan tutarı geçmemek üzere, ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılacak sözleşmeyle belirlenmek koşuluyla, sosyal denge tazminatı ödenebilmesine imkan sağlanmıştır. <br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sosyal denge tazminatı sözleşmelerinin konusunun, toplu sözleşmelerde belirlenen tavan tutarı aşmamak kaydıyla ilgili kurum ve kuruluşlarda çalışan kamu görevlilerine ödenecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek olduğu; 4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde belirtildiği şekilde sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, aksine bir yorumun sosyal denge tazminatının adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacına ve Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu; kaldı ki, anılan Kanun'un 32. maddesinde böyle bir ayrım yapılmasına imkan sağlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi sosyal denge sözleşmesinde ancak görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre bir farklılığa gidilebileceği; bunun dışında sendika üyesi olan ile sendika üyesi olmayan ya da başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. <br>Bu durumda, sosyal denge sözleşmesinde taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan ve hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, sosyal denge tazminatının ödenmesinde aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı açık olduğundan, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmamaktadır. <br>Her ne kadar, davalı idare yanında davaya katılan Sendika tarafından, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda dayanışma aidatıyla ilgili bir düzenlemeye yer verilmediği; bununla birlikte, aynı Kanun'un 43. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun (bu Kanun'un yerine getirilen 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun) uygulanmasının öngörüldüğü, 6356 sayılı Kanun'un 39. maddesinin dördüncü fıkrasında da dayanışma aidatı alınmasına yönelik düzenlemeye yer verildiğinden bahisle, dayanışma aidatı (sosyal denge sözleşmesi aidatı) alınmasının mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüş ise de; 4688 sayılı Kanun'un 24. maddesinde Sendika gelirlerinin sayma yoluyla belirlendiği ve bu gelirler arasında "üyelik aidatına" yer verilmekle birlikte "dayanışma aidatına" yer verilmediği; bu yönüyle 4688 sayılı Kanun'da aidatlar ve sendika gelirleri ile ilgili hususların açıkça düzenlendiği; bir başka deyişle, aidatlar ve sendika gelirleri hususlarında 4688 sayılı Kanun'da hukuki bir boşluk bulunmadığı dikkate alındığında, 6356 sayılı Kanun'un dayanışma aidatına ilişkin hükümlerinin kamu görevlileri hakkında uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davalı yanında müdahil Sendikanın bu iddiasına itibar edilmemiştir.<br>Nitekim, benzer mahiyetteki uyuşmazlıklarda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen 27/11/2019 tarih ve E:2018/1834, K:2019/5921 sayılı; 08/02/2021 tarih ve E:2020/2047, K:2021/211 sayılı kararlar da bu yöndedir.<br> <br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Dava konusu; 25/08/2021 tarih ve 31579 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşmenin; ''Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar'' başlıklı üçüncü kısmının, ''Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme'' başlıklı dördüncü bölümünün, ''Sosyal Denge Tazminatı''nın düzenlendiği 1. maddesinin ikinci fıkrasının İPTALİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Davalı idare tarafından yapılan toplam …-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde, davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan …-TL yargılama giderinin müdahil üzerinde bırakılmasına, <br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli