<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/5355 E.  ,  2023/943 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/5355<br>Karar No : 2023/943 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) … Bakanlığı / ANKARA<br> 2) … Genel Komutanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, ... ili, Jandarma Özel Harekât Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yaptığı dönemde 15/09/2015 tarihinde gerçekleştirilen operasyon dönüşünde ...-... (Kulp) karayolu, ... köyü mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca karayoluna önceden döşenen patlayıcı maddenin infilak etmesi/ettirilmesi sonucu içerisinde bulunduğu askeri araçta ağır yaralanmasında davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek oluşan efor kaybı ve geçici bakıcı gideri için 3.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 540.805,08 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayın münferit bir terör eylemi şeklinde cereyan ettiği, davalı idarenin olayda hizmet kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta ise de, uzman çavuş olarak görev yapan davacının, bölücü terör örgütü mensuplarınca karayoluna önceden döşenen patlayıcının infilak etmesi sonucunda yaralanmasında mesleki risk ilkesi çerçevesinde davalı idarelerin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, dolayısıyla kamu hizmetinin yerine getirilmesi sırasında ve hizmetten doğan bir sebeple yaralanan davacının uğradığı zararların davalı idarece tazmini gerektiği, Mahkemece davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı Başkanlığına sevki sonrasında düzenlenen 03/11/2020 tarihli raporda davacının olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında %24,2, rapor tarihindeki yaşı dikkate alındığında %26 meslekte kazanma gücünü kaybettiğinin belirlendiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda ... raporu çerçevesinde davacının 35 yaşını ikmal ettiği 14/08/2020 tarihine kadar %24,2, 35 yaşından sonra ise %26 oranında maluliyet oranının dikkate alınarak işlenmiş dönem zararı 71.217,53 TL, işleyecek aktif dönem peşin sermaye değeri ve işleyecek pasif dönem peşin sermaye değerinin 480.111,66 TL olduğu, dava konusu olay nedeniyle oluşan zarar miktarının 551.329,19 TL olduğu, bu zarar miktarından davacıya yapılan 25/07/2016 tarihli nakdi tazminat ödemesinin güncel tutarının düşülmesi sonucu 539.531,58 TL olduğu, davacının bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat tutarı hesaplanmasında aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ve 30 günü kapsar nitelikteki bakıcı giderinin 1.273,00 TL olduğu, davacının toplam maddi zararının 540.805,08 TL olduğu belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacının verdiği miktar artırım dilekçesi gözetilerek 540.805,08 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, dava konusu olayın oluş şekli, etkisi, niteliği, davacıda oluşan maluliyet oranı, 2330 sayılı Kanun uyarınca yapılan ödeme ve yaralanma olayının doğrudan davalı idarelerin eyleminden kaynaklanmaması hususları birlikte değerlendirilerek manevi tazminat isteminin takdiren 40.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının idareye başvuru tarihi olan 30/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu olay neticesinde davacıda oluşan maluliyetinin göreve engel teşkil edecek nitelikte olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerektiği, 2330 sayılı Kanun kapsamında davacıya yapılan ödemelerin maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Dava; … ili, Jandarma Özel Harekât Tabur Komutanlığı emrinde uzman çavuş olarak görev yaptığı dönemde 15/09/2015 tarihinde gerçekleştirilen operasyon dönüşünde …-… (Kulp) karayolu, … köyü mevkiinde bölücü terör örgütü mensuplarınca karayoluna önceden döşenen patlayıcı maddenin infilak etmesi/ettirilmesi sonucu içerisinde bulunduğu askeri araçta yaralanan davacı tarafından, olayda davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek oluşan efor kaybı ve geçici bakıcı gideri için 3.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 540.805,08 TL) maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Davacı, 15/09/2015 tarihinde meydana gelen olaydan sonra yine ... İl Jandarma Komutanlığı Bulanık İlçe Zırhlı Asayiş "araç nişancılığı" kadrosuna atanmıştır.<br> İdare Mahkemesinin 30/10/2019 tarihli ara kararı ile davacının hastaneye sevk edilmesine karar verilmesi üzerine, Yüzüncü Yıl Üniversitesi ... Tıp Merkezi tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunda "sürekli maluliyet oranının %8 olduğu" belirlenmiştir.<br> 09/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda davacının zarara esas alınan sağlık kurulu raporundaki maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Yönetmeliğine göre tespit edilmediğinin anlaşılması akabinde davacının olay nedeniyle uğradığı maluliyet oranının tespit edilebilmesi amacıyla İdare Mahkemesinin 08/06/2020 tarihli ara kararı ile davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmesi üzerine düzenlenen 03/11/2020 tarihli raporda, dava konusu olay nedeniyle davacıda oluşan meslekte kazanma gücünde azalma oranının olayın meydana geldiği tarihi dikkate alındığında %24,2 rapor tarihindeki yaşı dikkate alındığında %26 olduğu ve olay nedeniyle 30 gün süreyle bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir.<br>İdare Mahkemesince alınan 26/12/2020 tarihli hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporunda, TRH-2010 yaşam tablosu ve görev aylığı esas alınarak, ... raporu çerçevesinde 35 yaşını ikmal ettiği 14/08/2020 tarihine kadar %24,2, 35 yaşından sonra ise %26 oranında maluliyet oranının dikkate alınarak işlenmiş dönem zararının 71.217,53 TL olduğu, işleyecek aktif dönem peşin sermaye değeri ve işleyecek pasif dönem peşin sermaye değerinin 480.111,66 TL olduğu, dava konusu olay nedeniyle oluşan zarar miktarının 551.329,19 TL olduğu, bu zarar miktarından davacıya yapılan 25/07/2016 tarihli nakdi tazminat ödemesinin güncel tutarının düşülmesi sonucu 539.531,58 TL olduğu, davacının bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat tutarı hesaplanmasında aylık brüt asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı ve 30 günü kapsar nitelikteki bakıcı giderinin 1.273,00 TL olduğu, davacının toplam zarar miktarının 540.805,08 TL olduğu" şeklinde görüş ve hesaplamalara yer verilmiştir.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısımının İstinaf İncelemesinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davalı idareler tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br>B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısımının İstinaf İncelemesinin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Bakılan davada, dava konusu olaydan sonra … İl Jandarma Komutanlığı Bulanık İlçe Zırhlı Asayiş "araç nişancılığı" kadrosuna atanan davacının çalışmaya devam ettiği, gelir kaybından kaynaklanan maddi bir zararı bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, davacının çalışma gücü (efor) kaybından doğduğu ileri sürülen maddi tazminat istemi yönünden dosyanın incelenmesinde; <br> Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İş gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br> İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.<br> Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi ... Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmesi üzerine düzenlenen 03/11/2020 tarihli raporda, dava konusu olay nedeniyle davacıda oluşan meslekte kazanma gücünde azalma oranının olayın meydana geldiği tarihi dikkate alındığında %24,2 rapor tarihindeki yaşı dikkate alındığında %26 olduğu ve olay nedeniyle 30 gün süreyle bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir.<br>Davacının günlük yaşamını iş gücü kaybı oranında daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan aktif dönemdeki, daha açık bir anlatımla zarar tarihinden olay gerçekleşmeseydi yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki maddi zararın en fazla (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) net asgari ücret tutarı kadar olacağı, dolayısıyla aktif dönem efor kaybı tazminatının, net asgari ücrete maluliyet oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br>Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, güç kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına maluliyet oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir. <br> Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmalıdır.<br>Bu durumda, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının görev aylığı üzerinden yapılan hesaplamayı içeren, hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br> Öte yandan, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda, davacının temyiz isteminde bulunmadığı gözetilerek aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince 540.805,08 TL'yi aşmaması gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1) Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br> 2) Davanın kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; manevi tazminata ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminata ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br> 3) Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 06/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>

emekli