<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7429 E. , 2023/1416 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/7429<br>Karar No : 2023/1416 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Genel Komutanlığı <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Mardin ili, Derik İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma komando er olarak askerlik görevini yapmakta iken, 21/10/2014 tarihinde icra edilen 25 metre sıfırlama atışı esnasında keskin nişancı tüfeği mekanizmasının üst kapak arka tarafından fırlayan iğnenin sağ gözüne batması sonucunda sağ gözünü kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 258.504,48 TL) maddi tazminat ile 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 50.000,00 TL) manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayın, idarenin silah ve mühimmatında bulunan kusurdan kaynaklandığı, kişisel bir husumetten ya da davacının kusurlu bir davranışı nedeniyle meydana gelmediği, askeri hizmetin ifası sırasında gerçekleştiği, zararı doğuran olay ile askeri hizmet arasında illiyet bağı bulunduğu, öte yandan, davacının yaralanmasının yerine getirdiği görev sırasında ve görev yerinde meydana geldiği dikkate alındığında idarenin kusursuz sorumluluk çerçevesinde sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda davacının (E) cetveline göre % 32,3 meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği, dosya kapsamında alınan 23/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının meslekte kazanma güç kaybı zararının 258.504,48 TL olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacı tarafından verilen miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davacının sürekli işgücü kaybı ve ekonomik geleceğinin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı 258.504,48 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 04/09/2015 tarihinden itibaren, 258.004,48 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 09/12/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, geçici iş gücü kaybı ile gelecekteki tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat ve faiz istemlerinin reddine, dava konusu olayda manevi tazminatın koşullarının bulunduğu, manevî zararı doğuran olayın oluş şekli, niteliği ve davacı üzerinde meydana gelen yaralanmanın etkisi dikkate alındığında, manevi tazminat istemine yönelik miktar artırım şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 04/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat ve faiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu olay neticesinde yaralanan ve askerliğe elverişsiz hale gelen davacıya, vazife malullüğü tespit kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı üzerine, 12. derece, 3. kademe intibakı üzerinden 01/03/2015 tarihinden itibaren 2.330,91 TL vazife malullüğü aylığının bağlandığı, 2019/10 ayı maaşının 3.783,99 TL olduğu, 5434 sayılı yasanın Ek-79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesinin ödendiği, 5434 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile 56. maddesine göre vazife malullüğü aylığı bağlanan davacının kuruma tabi hizmeti olmadığından aynı Kanun'un 89. maddesi uyarınca emekli ikramiyesinin tahakkuk ettirilmediği, ilk derece mahkemesince, davacının maddi zararlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, dosyaya sunulan hesap raporu incelendiğinde, meslekte kazanma gücüne göre davacının maddi zararının 258.504,48 TL olarak hesap edildiği, davacıya sağlanan maddi yararın ise zarardan düşülmediği, yarar kalemleri incelendiğinde, SGK tarafından ödenen vazife malullüğü aylığının 2019/10 ay itibariyle 3.783,99 TL olduğu, bilirkişinin davacının zararını asgari ücret üzerinden hesapladığı, 2019 yılı asgari ücretin brüt tutarının 2.209,00 TL olduğu, net tutarın ise 1.603,00 TL olduğu değerlendirildiğinde, zararlandırıcı olaydan dolayı idarenin davacıya sağladığı yararın bilirkişi raporunda tespit edilen tutarın çok üzerinde olduğu, usul ekonomisi gereği bu farkın tespiti için yeniden bilirkişi raporu aldırılmasına gerek olmadığı, davacının aktif ve pasif dönemdeki zararlarının davalı idare tarafından asgari ücretin çok üzerinde bağlanan vazife malullüğü aylığı ile giderildiği gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısmının kaldırılmasına ve davanın maddi tazminata ilişkin kısmının reddine, manevi tazminat istemi yönünden tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bağlanan vazife malullüğü aylığının rücuya tabi olmayıp hesaplanan tazminat tutarından yarar olarak indirilemeyeceği, dava konusu olay neticesinde ortaya çıkan iş gücü kaybının karşılanması gerektiği, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Dava; Mardin İli, Derik İlçe Jandarma Komutanlığında jandarma komando er olarak askerlik görevini yapmakta iken, 21/10/2014 tarihinde icra edilen 25 metre sıfırlama atışı esnasında keskin nişancı tüfeği mekanizmasının üst kapak arka tarafından fırlayan iğnenin sağ gözüne batması sonucunda yaralanan davacı tarafından, dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek, uğradığı iş ve kazanma gücü kaybı ile manevi zararının tazmini talebiyle davalı idareye yaptığı 04/09/2015 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine fazlaya ilişkin hakları saklı olarak sürekli işgücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı zarar karşılığı 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 258.504,48 TL), gelecekteki tedavi masrafları karşılığı 250,00 TL ve geçici işgöremezlik zararı karşılığı 250,00 TL maddi tazminat ile çektiği acı ve keder karşılığı 20.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 50.000,00 TL) manevi tazminat olmak üzere toplam 308.504,48 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:<br>Bölge İdare Mahkemesinin İdare ve Vergi Dairelerince verilen nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Davanın manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyizen incelenen kararın bu kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br>B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> Dosya kapsamında yer alan ... tarih ve ... sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının yazısından anlaşıldığı üzere davacıya 5434 sayılı Kanun uyarınca 01/03/2015 tarihinden itibaren 5. derece Türk Silahlı Kuvvetleri Vazife Malullüğü aylığı bağlandığından davacının gelir kaybından kaynaklanan maddi bir zararı bulunmamakla birlikte, davacının çalışma gücü (efor) kaybından doğduğu ileri sürülen maddi tazminat istemi yönünden dosyanın incelenmesinde; <br> Tazminat hukukunda, çağın gereklerine uygun olarak geliştirilen içtihatlarla, kişinin uğramış olduğu kalıcı bedensel sakatlığının sebep olduğu iş gücü kaybının mevcut işini yürütmesine engel olmamasına bağlı olarak gelirinde ve mal varlığında bir eksilme olmamış olsa dahi "güç (efor) kaybı tazminatı" olarak adlandırılan tazminatın ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir. İş gücü kaybına uğrayan kişinin günlük yaşamını sürdürebilmesi ve mevcut işini yapabilmesi için zarardan önceki durumuna ve diğer kişilere göre daha fazla bir güç (efor) sarf ettiği gerçeğinden hareket edilerek zararı, bir anlamda, bu "fazladan sarf edilen gücün" oluşturduğu esası benimsenmiştir. Bu doğrultuda, idari faaliyetlerin neden ve etkisiyle kamu görevlilerinin veya diğer kişilerin güç (efor) kaybına dayanan maddi zararının idare hukukunun ilke ve kuralları uyarınca idarece tazmin edilmesi gerektiği hususunda bir duraksama bulunmamaktadır.<br> İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir.<br>Bakılan davada, dava konusu olay neticesinde vazife malulü olarak emekliye ayrılan davacının, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, 3. İhtisas Kurulunca düzenlenen ... tarih ve ... sayılı raporda (E) cetveline göre % 32,3 meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı belirlenmiştir.<br>Davacının günlük yaşamını iş gücü kaybı oranında daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan aktif dönemdeki, daha açık bir anlatımla zarar tarihinden olay gerçekleşmeseydi yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki maddi zararın (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) net asgari ücret tutarı kadar olacağı, dolayısıyla aktif dönem efor kaybı tazminatının, net asgari ücrete meslekte kazanma güç kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br>Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, güç kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına maluliyet oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir. <br> Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmalıdır.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davacının maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1) Davacının temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,<br> 2) ... İdare Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karşı yapılan istinaf başvurularından davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak maddi tazminat isteminin reddine, davacının istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının; manevi tazminat istemine ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br> 3) Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine 20/03/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br> <br></font></p></body></html>
emekli