<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/11989 E. , 2022/4535 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/11989<br>Karar No : 2022/4535<br><br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … / …<br>VEKİLİ : … Genel Müdürü …<br> Av. …<br><br>DAVANIN_KONUSU : 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik'in "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin eksik düzenleme nedeniyle iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Yönetmeliğin dava konusu (f) bendinin 6136 sayılı Kanun hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, dolayısıyla dava konusu Yönetmelik hükmünün, emekli subay, astsubay gibi eski Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin silah taşıma ruhsatını almasını engellemeyecek, bu konuda tereddüt oluşturmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği, mevcut durumuyla Yönetmelik maddesinin mağduriyetlere yol açtığı, 6136 sayılı Kanun'da emekli subaylara, astsubaylara ilişkin hükümler açıkça düzenlenmiş iken silah taşıma ve bulundurma ruhsatı konusunda bu kişiler yönünden davalı idarenin hak kısıtlama yetkisinin bulunmadığı, Adli Sicil Yönetmeliğinin 8. maddesi uyarınca askeri suçların arşiv kaydının yapılmadığı, …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarihli ve …D.İş kararıyla, silinecek adli sicil ve arşiv kaydı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, buna rağmen ruhsat talebinin reddedildiği, emekli olana kadar silahı ile görev yaptığı, silah taşıyamayacak vasıfta kabul edilen bir askerin emekli olana kadar silah taşımasına izin verildiği, normlar hiyerarşisine uygun olmayan Yönetmelik maddesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Kimlerin hangi hal ve şartlar altında ruhsatlı silah alabileceği hususunun 6136 sayılı Kanun ve 91/1779 sayılı Yönetmelik kapsamında detaylı olarak belirlendiği, davacı hakkında tesis edilmiş olan işlemlerin, genel anlamda 6136 sayılı Kanun kapsamında çıkarılan Yönetmelikle düzenlenen silah taşıma ruhsatı verilemeyecek haller kapsamına girdiği ve Kanun hükmüne aykırılık teşkil etmediği, Danıştay Onuncu Dairesinin 25/05/2005 tarihli ve E:2002/1902, K:2005/2693 sayılı kararıyla, Yönetmeliğin dava konusu 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine karar verildiği, Kanunda öngörülen usule göre ve verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin dava konusu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava; 91/1779 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin "f" fıkrasında yer alan "taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlara silah ruhsatı verilmez." kuralının iptali istemiyle açılmıştır.<br>6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunun 7190 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinin A) alt bendinde: ”Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50’nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16’ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12’nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16’ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2’nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli” ile emekli olanların ateşli silahları taşıyabileceği veya mesken ya da işyerinde bulundurabileceği öngörülmüştür.<br>Aynı maddenin 5. fıkrasında ise: “26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez.” kuralı yer almıştır.<br>Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarihli, 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik"in 8, 9 ve 10. maddelerinde Vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinde de silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller sıralanmış ve bu madde 17/07/2017 tarihli, 2017/10643 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile değişikliğe uğramıştır.<br>Değişik maddenin 1. fıkrasının f) fıkrasında; taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı mahkum olanlara hiçbir şekilde ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmeyeceği, verilmiş ruhsatların iptal edileceği, anılan maddenin son fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkemelerce verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya çevrilmiş olsa dahi hürriyeti bağlayıcı cezanın esas alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>6136 sayılı Yasa ve bu Yasanın 7. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Bakanlar Kurulunca çıkarılan Yönetmelikle silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak nitelikler; ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumunu, fiziksel özelliklerini, suç işleme konusundaki eğilimini değerlendirmek, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanmasını sağlamak, bu suretle kamu yararı ve güvenliğini gözetmek için özel koşullara bağlandığı, dava konusu Yönetmelik kuralının bu amaca uygun şekilde düzenlendiği, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.<br>1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun 1. maddesinde: “Türk Ceza Kanununa göre cürümler ve cezalar hakkında umumi suretle cari olan esaslar bu kanunda hilafı yazılı olmadıkça askeri cürümler ve cezalar hakkında da tatbik olunacağı,<br>1- Bu kanunun ölüm, ağır hapis ve hapis cezalariyle cezalandırdığı suçlar askeri cürümlerdir.<br>2- Bu kanunun kısa hapis cezasiyle cezalandırdığı suçlar askeri kabahatlerdir” şeklinde tanımlanmıştır.<br>1632 sayılı Kanunun 22. maddesinde; ağır hapis ve hapis cezalarının mahiyeti ve neticeleri ve icrası Türk Ceza Kanununda yazılı olan kaidelere tabi olduğu, 23. maddesinde de kısa hapis cezalarının Göz hapsi; Oda hapsi ve Katıksız hapis şeklinde üç türlü olduğu belirtilmiştir.<br>Dava dilekçesinde; davacının asker olduğu dönemde almış askeri suç nedeniyle silah taşıma ruhsatı almasına engel olmayacağı ileri sürülmekte ise de; davacının almış olduğu ikiden fazla hapis cezasının mahiyeti, sonuçları ve icrasının Türk Ceza Kanununda yazılı esaslara tabi olması karşısında bu iddiaya itibar edilmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 18/10/2022 tarihinde, davacı ile vekili Av. …'ın ve davalı idare vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacı, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde jandarma astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapmakta iken 26/08/2015 tarihinde kendi isteği ile emekli olmuştur.<br>Görevde iken farklı tarihlerde işlediği askeri suçlardan dolayı hakkında yapılan yargılamalarda, Ege Ordu Komutanlığı … Mahkemesinin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararıyla, "üste fiilen taarruz, üste hakaret, emre itaatsizlikte ısrar" suçundan toplam 7 ay 17 gün; Ankara Jandarma Genel Komutanlığı …Mahkemesinin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararıyla, "üste fiilen taarruz" suçundan 1 ay 20 gün; Erzurum 9. Kolordu Komutanlığı …Mahkemesinin …tarihli ve E:…, K:…sayılı kararıyla, "asta müessir fiil" suçundan 1 ay 7 gün hapis cezası almış ve bu kararlar kesinleşmiştir.<br>Farklı tarihlerde işleyip mahkum olduğu anılan üç askeri suç nedeniyle Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 16. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca davacıya silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilmemesi üzerine anılan Yönetmelik hükmünün iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesinde,<br>"Ateşli silahları ancak;<br>1. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Cumhurbaşkanı yardımcıları, Bakanlar, Yasama Organı üyeleri ve Bakan yardımcıları ile bu görevlerde bulunmuş olanlar,<br>2. Özel kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip bulunanlar,<br>3. Cumhurbaşkanı kararı ile silah taşıyabileceklerine karar verilen Devlet, belediye, özel idare ve kamu iktisadi teşebbüsleri memur ve mensupları,<br>4. A) Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tart ve ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya mülga 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi uyarınca emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere; emekli subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan subay, astsubay ve uzman jandarmalar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteğiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlar ile en az on yıl görev yapmış olmak kaydıyla istifa etmek veya kurum değiştirmek suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğünden ayrılan emniyet hizmetleri sınıfı personeli,<br>B) Disiplin kurulları veya mahkeme kararıyla meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar ya da haklarında verilen mahkûmiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenler veya sicilen ya da mülga 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler hariç olmak üzere,<br>a) Vali, vali muavini, kaymakam ve bucak müdürlüğünden veya mülki idare amirliği hizmetlerinden,<br>b) Hakim ve Cumhuriyet savcısı ile bu meslekten sayılanlardan,<br>c) Emniyet hizmetleri sınıfına dahil kadrolarda çalışan personelden,<br>d) MİT hizmetleri mensuplarından,<br>e) Büyükelçi unvanlarından,<br>f) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında Cumhurbaşkanı Özel Kalem Müdürü ve Cumhurbaşkanlığına bağlı kurum ve kuruluşların en üst yöneticileri ile Cumhurbaşkanı başdanışmanlarından,<br>g) Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğünde Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı ile merkez ve taşra teşkilatında görevli Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürü, Bölge Amiri, Kısım Amiri ve Gümrük Muhafaza Memuru unvanlarından,<br>ğ) Ceza İnfaz Kurumu başkontrolörleri ve kontrolörleri, birinci ve ikinci müdürleri, idare memurları, infaz ve koruma başmemurları ve memurları ile denetimli serbestlik müdür ve müdür yardımcılarından,<br>h) Orman muhafaza memurları ve orman bölge şeflerinden, emekli olanlar.<br>5. Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanlar,<br>6. 18/3/1924 tarihli ve 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesine göre görevlendirilen güvenlik korucularından hâlihazırda görevde bulunanlar ile aynı Kanunun mülga ek 16 ncı maddesinin birinci fıkrasına ve 27/5/2007 tarihli ve 5673 sayılı Köy Kanununda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesine göre görevleriyle ilişiği kesilenler,<br>7. Yapılan soruşturma sonucu veya kesinleşmiş yargı kararı üzerine görevine son verilenler ile terör örgütlerine veya Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olanlar hariç olmak üzere, en az bir dönem köy veya mahalle muhtarlığı ya da belediye başkanlığı yapmış bulunanlar,<br>taşıyabilirler veya mesken ya da işyerinde bulundurabilirler.<br>Birinci fıkranın (4) numaralı bendinin (A) alt bendinden istifade edenler ilgili Kuvvet Komutanlıkları, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığının kayıtlarına geçmek ve bu makamlarca verilen belgelere işlenmek şartıyla ateşli silah taşıyabilirler veya bulundurabilirler. Bu şekilde düzenlenen belgeler, taşıma veya bulundurma izin belgesi yerine geçer.<br>...<br>Silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esaslar Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikte düzenlenir.<br>26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlara affa uğramış olsalar bile ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez. Ateşli silahla işlenen suçlardan hükümlü bulunanlar ile taksirli suçlar hariç olmak üzere bir yıldan fazla hapis cezasına mahkûm olanlara, mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren beş yıl geçmedikçe ve haklarında yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar verilmedikçe, ateşli silah taşıma ve bulundurma izni verilemez." hükümlerine yer verilmiştir.<br> Anılan hükme istinaden 01/06/1991 tarih ve 20888 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında bulunan her türlü ateşli silahlarla mermilerinin ve bıçaklarla salt saldırı ve savunmada kullanılmak üzere özel olarak yapılmış bulunan diğer aletlerin memlekete sokulması, yapılması, satılması, satın alınması, taşınması veya bulundurulmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.<br>Bu Yönetmelik, Kanun kapsamındaki silahlarla ilgili ruhsatların düzenlenmesini, yenilenmesini, gerektiğinde geri alınmasını veya iptalini, bağış, satış veya veraseten intikal yolu ile el değiştirmesini, ruhsata bağlanan silahların kayıt ve tescilini, bıçak ve diğer aletler ile benzerlerinin yapım, kullanım ve naklini, armağan, hatıra ve antika silahların neler olduğunu, silah ve mermi edinilmesini, silahların yurdumuza daimi ya da geçici olarak ithal edilmesini, trap-skeet atış alanı ile tabanca ve tüfek atış poligonu açılmasını ve bunların denetlenmesini, ateşli silahlar için tamir yeri açılmasını, yivli ve yivsiz av ve spor silahları ile aksamlarının ve bunlara ait mermilerinin yurda sokulması esaslarını, bunlarla ilgili izin, kayıt ve tescil işlemlerini kapsar." hükmüne; "Emekli ve müstafi Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Personeli" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında, "Mahkeme kararı ile ya da haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından tard veya ihraç edilenler, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar, 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlar ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 inci maddesinin birinci fıkrasının mülga (c) bendi, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun mülga 15 nci maddesi uyarınca disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlar, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenler veya 13/5/1971 tarihli ve 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile 31/1/2018 tarihli ve 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun gereğince Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere emekli Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ile mecburi hizmetini tamamlayarak istifa etmek suretiyle Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan muvazzaf subay, muvazzaf astsubay ve uzman jandarmalar, dokuzuncu fiilî hizmet yılını doldurduktan sonra ayrılan sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubaylar ile en az on yıl görev yapıp sözleşmelerinin uzatılmaması sonucu veya kendi isteği ile Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından ayrılan uzman erbaşlara silah taşıma ve bulundurma izni ilgisine göre bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca verilir." hükmüne; dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle "Silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller" başlıklı 16. maddesinde,<br>Aşağıda belirtilen kişilere ikinci fıkradaki hükümler saklı kalmak kaydıyla ateşli silah ve mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez ve verilmiş ruhsatlar iptal edilir.<br>a) Ateşli silahla işlenen suçlardan mahkum olanlara.<br>b) Ruhsatlı silahıyla suç işleyenlere veya silahın muhafazasındaki ihmali ya da kusuru neticesi başkaları tarafından bir suç işlenmesine veya intihar ya da intihara teşebbüs edilmesine neden olanlara.<br>c) Taksirli suçlar hariç bir yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlara.<br>d) Zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, her türlü kaçakçılık, bilişim alanındaki suçlar, ihaleye fesat karıştırma, yağma, uyuşturucu, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinin ikinci fıkrası hariç olmak üzere suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, suç işlemek amacıyla örgüt kurma veya yönetme ya da üye olma, insan ticareti, organ ve doku ticareti, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme veya patlayıcı madde kullanma, fuhuş, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kasten öldürme, silahla kasten yaralama veya çocukların cinsel istismarı suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>e) Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, terör eylemlerine katılma veya bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından en az birinden dolayı mahkum olanlara.<br>f) Taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlediği aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı mahkum olanlara.<br>...<br>j) Mahkeme kararı ile veya haklarında verilen mahkumiyet kararının sonucu olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılanlara, rütbesinin geri alınmasına hükmolunanlar ile 6413 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 3466 sayılı Kanunun mülga 15 inci maddesi uyarınca disiplinsizlik ya da ahlaki durum sebebiyle ayırma işlemine tabi tutulanlara, 3269 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca başarısız görülenler ile 3466 sayılı Kanunun 13 üncü ve 16 ncı maddeleri uyarınca ilişikleri kesilenlere veya 1402 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince emekli edilenler ile disiplin kurulları ya da mahkeme kararıyla veya kanuni düzenleme ile meslekten ya da Devlet memurluğundan çıkarılanlara veya haklarında verilen mahkumiyet kararı sonucu memuriyetle ilişiği kesilenlere ya da milli güvenliğe tehdit oluşturan terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanlara.<br>k) Kısıtlı olanlar ile kamu hizmetinden yasaklılara.<br>l) Psikolojik, nörolojik ve fiziki rahatsızlıkları olanlara.<br>m) Yirmibir yaşını bitirmemiş olanlara.<br>Birinci fıkranın (a) bendi ile (c) bendi kapsamına girenlere affa uğramış olsalar bile ateşli silahlar ile mermilerini taşıma ya da bulundurma izni verilmez. Bu fıkra hükmü suç olmaktan çıkan bir fiil nedeniyle hüküm giymiş olanlar hakkında uygulanmaz. Birinci fıkranın (ı) bendi kapsamına girenlere Kanunun 6'ncı maddesinin birinci fıkrasında belirlenen idari para cezasını ödemeleri kaydıyla tekrar ruhsat verilebilir.<br>...<br>Bu maddede belirtilen mahkumiyet, kesinleşmiş mahkumiyettir.<br>Mahkemelerce verilen hapis cezaları, adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu maddenin uygulanmasında hapis cezası esas alınır.<br>" hükümlerine yer verilmiştir.<br><br>Yönetmeliğin 16. maddesinin 1. fıkrasının dava konusu (f) bendinin incelenmesi:<br>6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinde, silahları kimlerin taşıyacakları yedi bent halinde belirlenmiş olup, 5. bendinde, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenecek esaslara göre valiler tarafından verilecek izin vesikasını alanların da ateşli silahları taşıyabilecekleri veya mesken ya da işyerinde bulundurabilecekleri açıklanmış, maddenin devamında silah taşımaya yetki veren kimlik kartları ile belgelerin düzenlenmesi ve gerektiğinde yenilenmesi ya da geri alınmasına ilişkin usul ve esasların Milli Savunma ve İçişleri Bakanlıklarınca müştereken hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği hükmü yer almıştır. Aynı Kanunun 6. maddesinin 5. fıkrasında, ruhsatların renk, şekil, muhtevası ile diğer hususların yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır.<br> Yukarıda açıklanan Kanun hükmü doğrultusunda hazırlanarak yürürlüğe konulan 21/03/1991 tarih ve 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 8, 9 ve 10. maddelerinde vali iznine tabi olarak silah taşıma ruhsatı alabilecekler belirlenirken, adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesinde de silah ruhsatı verilmesini engelleyen haller sıralanmıştır.<br> Söz konusu maddenin birinci fıkrasının (f) bendinde, taksirle veya basın ve yayın yoluyla işlenenler hariç olmak üzere değişik zamanlarda işlenen aynı veya farklı türden ikiden fazla suçtan dolayı hapis veya ağır hapis ve/veya ağır para cezasına mahkum olanlara ateşli silahlarla mermilerini taşıma ya da bulundurma ruhsatı verilmeyeceği, anılan maddenin son iki fıkrasında ise, bu madde hükümlerinin uygulanmasında, mahkumiyetten kesinleşmiş mahkumiyet anlaşılması gerektiği, ayrıca mahkemelerce verilen hapis cezaları paraya çevrilmiş olsa dahi hapis cezasının esas alınacağı kurala bağlanmıştır.<br>Kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının korunması amacıyla temel hak ve hürriyetlerin, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabileceği Anayasa kuralıyla benimsenmiş olup, bir temel hak ve özgürlük olarak tanımlanamayacak olan silah taşıma ya da bulundurma ruhsatı almanın herkese tanınmış bir hak olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Belirlenen çerçevede, silah taşıma ve bulundurmaya ilişkin düzenlemelerde konuya özgü ve takdir yetkisi içinde kurallara yer verilebileceği ve dayanağı Kanun hükümlerini aşmamak üzere sınırlamalar yapılabileceği açıktır.<br> Bu durumda, 6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun 7. maddesinin 5. fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanlığınca (mülga Bakanlar Kurulunca) çıkarılan Yönetmelik ile, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilecek olan kişilerde aranılacak nitelikler; ilgilinin bulunduğu görev veya sosyal konumunu, fiziksel özelliklerini, suç işleme konusundaki eğilimini değerlendirmek, toplumun güven duyacağı kişilerin bu haktan yararlanmasını sağlamak, bu suretle kamu yararı ve güvenliğini gözetmek için özel koşullara bağlanmıştır. Dava konusu Yönetmelik hükümleri incelendiğinde, bu amaca uygun hükümler içerdiği, hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı anlaşılmaktır.<br>Bununla birlikte, 6136 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 1. fıkrasının 4 numaralı bendinin (A) alt bendinde, aynı fıkranın 5 numaralı bendi ile (mülga) Bakanlar Kuruluna verilen yetkiden ayrıksı bir düzenlemeye gidilerek, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Jandarma Genel Komutanlığında görev yapmakta iken mahkeme kararı, mahkumiyet hükmü, disiplin cezası ya da sayılan diğer sebeplerle görevle ilişiği kesilen, tart ve ihraç edilen, ayırma ve emeklilik işlemlerine tabi tutulan, rütbesi geri alınan, meslekten ve Devlet memurluğundan çıkarılanlar hariç olmak üzere emekli subay, astsubay ve sayılan diğer asker kişilerin ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alma hakkını haiz olduğu hükme bağlanmış; 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde de aynı doğrultuda düzenlemeye yer verilerek bu kişilere ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatının bağlı bulunduğu kuvvet komutanlıkları ya da Jandarma Genel Komutanlığınca verileceği öngörülmüştür.<br>Buna göre, kanun koyucu, yukarıda aktarılan mesleklerden belirtilen suretlerle emekli olunmasının, ifa ettiği kamu görevinin kendisine tanıdığı hak ve yetkiler göz önünde bulundurularak, kişiye doğrudan ve tek başına ateşli silah taşıma ve bulundurma ruhsatı alma hakkını bahşettiğini açıkça kabul etmiş; dava konusu Yönetmelik de aynı kuralı tekrarlamak ve bu kişilere silah ruhsatının valiler tarafından değil bağlı bulundukları kuvvet komutanlıkları ya da Jandarma Genel Komutanlığınca verileceğini düzenlemek suretiyle anılan asker kişilerin ayrıksı durumunu, daha açık bir ifadeyle bu kişilere uygulanacak kuralların valilerce ruhsat düzenlenecek sivil vatandaşlara yönelik genel kuraldan belirli yönlerden ayrıldığını ortaya koymuştur. <br>Bu çerçevede, 91/1779 sayılı (mülga) Bakanlar Kurulu Kararı eki Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmeliğin, genel olarak silah ruhsatı verilmesine engel halleri sayan 16. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin, Kanun'un yukarıda zikredilen maddesi kapsamında kalan kamu görevlilerinin yine maddede sayılan suretlerle emekliye ayrılması veya istifa etmesinden sonra işleyecekleri kesinleşmiş mahkumiyetler bakımından uygulanabileceği; başka bir anlatımla, askerlik hizmeti sırasında hükmedilmiş ve kesinleşmiş, ancak görevi ile ilişiğinin kesilmesi sonucunu doğurmamış mahkumiyet kararları sonrasında görevi gereği silah kullanmaya devam ederek mutad usullerle (Kanun'da belirlenen emeklilik ve istifa sebepleri ile) görevinden ayrılmış asker kişileri kapsamadığı, aksi yorumun Kanun'un yukarıda aktarılan hükmüne aykırılık teşkil edeceği açıktır. <br>Dolayısıyla dava konusu kuralın, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde jandarma astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapmakta iken kendi isteği ile emekliye ayrıldıktan sonra yeni bir suç işlediğine dair hakkında dava dosyasında herhangi bir delil bulunmayan davacıya uygulanamayacağı sonucuna varılmaktadır. Ancak yapılan bu hukuki irdelemenin, silah taşıma ve bulundurma ruhsatı verilmemesine ilişkin uygulama işlemine yönelik olduğu ve anılan uygulama işleminin işbu davada dava konusu edilmediği dikkate alındığında, söz konusu irdelemenin, dava konusu düzenleyici işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği de kuşkusuzdur.<br>Öte yandan, davacı tarafından, Adli Sicil Yönetmeliğinin 8. maddesi gereği işlediği askeri suçlara ilişkin mahkumiyet hükümlerinin adli sicile kaydedilmemesi nedeniyle yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesinin işletilemediği, nitekim yasaklanmış hakların iadesi istemiyle açılan davada, …Asliye Ceza Mahkemesinin …tarihli ve …D.İş sayılı kararıyla, silinecek adli sicil ve arşiv kaydı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kapsamda yasaklanmış hakların iadesi müessesinden faydalanamadığı ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından varsa bu yönde tesis edilmiş bir uygulama işleminin hukuka aykırılığı ya da dava konusu Yönetmeliğin 16. maddesinin bu yönden eksik düzenlendiği iddiasıyla iptali istenilmediğinden işbu davada, anılan kapsamdaki davacı iddiasının incelenmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli