<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2306 E. , 2023/398 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/2306<br>Karar No : 2023/398 <br><br>DAVACI: …<br><br>DAVALI: … Bakanlığı<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>DAVANIN KONUSU: Davacı tarafından, Türk Silahlı Kuvvetleri akıllı kimlik kartı verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin ve anılan işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin ikinci bölümünün 4. maddesinin (d) fıkrasında yer alan, "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar TSK Akıllı Kart alma hakkını kaybederler" şeklindeki düzenlemenin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu başvurusunun reddine dayanak alınan düzenlemenin, idarece başka yönerge ve emirler arasına da konulmak suretiyle haklarının alınmasına gerekçe gösterildiği, kendisiyle birlikte Kıbrıs Barış Harekâtına katılarak gazilik unvanı alan ve yedek subay olarak askerlik hizmetini bitirdikten sonra terhis olup sivil hayatına dönen kişilerin, başvuru kısmında belirtilen uygulama emri gereğince akıllı kart uygulamasından yararlandıkları ve gazilik unvanı dışında hiçbir şartın aranmadığı, ancak kendisi için aynı durumun geçerli olmadığı, talebine dayanak olarak gösterilen dava konusu düzenlemenin istifa ettiği tarihte yürürlükte olmadığı, istifa ettiği tarih olan 1983 yılından yaklaşık 20 yıl sonra Yönerge'ye alındığı, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nda 1996 yılında yapılan değişiklikten sonra yabancı uyruklu kişiler ile evliliğin birtakım kurallara bağlanarak bu duruma ilişkin düzenlemenin de emir ve yönergelerle açıklandığı, Yönerge'ye konulan yasaklayıcı hükmün de Kanun'da yapılan değişiklikten kaynaklandığı, dolayısıyla hak mahrumiyetine neden olan hususun, yabancı uyruklu biriyle evlilik ya da yabancı uyruklu biriyle evlilik suretiyle istifa etmiş sayılmak olmayıp Genelkurmay Başkanlığından izin almadan evlenmek olduğu, kazanılmış hakkının ihlal edildiği, Yönerge içeriğinde geçen emeklilik için yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi şeklindeki ifade de, istifa sözcüğünün geçmediği ve istifa için gerekli yasal hizmet süresini tamamlayanları da kapsayacak şekilde bir ifadeye yer verilmediği, kendisinin emeklilik için değil istifa etmek için yasal hizmet süresini tamamlamış bir subay olduğu ve bu hükmün dışında olduğu gerekçeleri ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’na dayanılarak hazırlanan TSK Ordu evleri, Askeri Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği'nde yer verilen düzenlemeler ile orduevi ve sosyal tesislerin tabii üyelerinin ve üyeler dışındakiler ile bunların aile fertlerinin orduevi ve sosyal tesislerden istifade şeklinin Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan yönergeler ile emir ve talimatlara göre belirleneceğinin ifade edildiği, bu kapsamda orduevi ve sosyal tesislere giriş çıkışı sağlayan kartlara ilişkin usul ve esasların MY 88-1 TSK Akıllı Kart Yönergesi ve 20/12/2018 tarih ve PER.:26702250-1310-161215-18 sayılı Emir ile düzenlendiği, dava konusu düzenlemenin anılan Emir içeriğinde de yer aldığı, personelin TSK akıllı kart alıp alamamasının öncelikle personelin ayrılış nedenine göre belirlenerek, ayrılış nedeninin kart almaya engel teşkil etmemesi durumunda personelin statüsü ve durumunun, personele düzenlenecek kart tipini oluşturduğu, bu çerçevede, 02/05/1983 tarihinde istifa (yabancı uyruklu ile evlilik) nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesildiği tespit edilen davacının, ilgili Yönerge ve Emir gereği TSK akıllı kart alamadığı belirtilerek yasal dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ: Dava konusu düzenleyici işlemin üst hukuk normlarıyla çelişmediği ve aykırı olmadığı, bireysel işlemin de hukuka aykırı olmayan düzenleyici işleme dayanarak tesis edildiği anlaşıldığından, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI: …<br>DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, tarafına Türk Silahlı Kuvvetleri akıllı kimlik kartı verilmesine dair başvurusunun reddine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığı'nın 20/05/2019 tarih ve 40701030-126.01-114463 sayılı işleminin, ve bu işlemin dayanağı olduğu ileri sürülen MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin 2. bölüm, 4. maddesinin (d) fıkrasında yer alan, "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar TSK Akıllı Kart alma hakkını kaybederler" şeklindeki düzenlemenin, iptaline karar verilmesi istenilmektedir.<br>211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun (Değişik : 11/2/2014-6519/11 md.) 98. maddesinde, "Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkânları hazırlamak maksadıyla ve Genelkurmay Başkanlığının izni ile; a) Orduevi ve bağlısı şubeler, b) Askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri, kurulabilir. Orduevi ve bağlısı şubeler ile askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esaslar, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerler ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir. <br>06.09.1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin davaya konu Yönergenin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan 26.12.2014 tarihli değişiklik öncesi 80. maddesinin (b) fıkrasında, "Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceği Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tesbit edilir, " kuralına yer verilmiştir. <br>Ordu Evleri, Askerî Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği hazırlanarak 20/8/2000 tarihli ve 24146 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış bu Yönetmeliğin adı 26.12.2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ordu Evleri, Askerî Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle “Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Evleri, Askerî Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği” olarak değiştirilmiş, bu Yönetmeliğin 10 maddesinin 1.fıkrasında, "Subay, istisnai memur, Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilen sivil öğretim elemanı, astsubay ve bunların üye aidatı ödeyen emeklileri tesislerin tabii üyeleridir. Bu kişilerden kendileri ve hak sahibi aile fertleri adına üye aidatı alınır. Hak sahipleri dışında giriş kartı verilerek tesislerden istifade edeceklerden ise kart ücreti alınır. Ordu evi veya ordu evi şubeleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, Yönergede belirtilen usuller doğrultusunda; istifade edecek personele göre kategorilere, imkânlarına göre de sınıflara ayrılabilir.", 2. maddesinde, "Üyeler dışında, Türk Silahlı Kuvvetler mensubu görevli, emekli, müstafi personel ile bunların (vefat eden personel dâhil) yakınlarından kimlerin hangi tesislerden istifade edeceği ve istifade şekli Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan Yönergeler ile belirlenir. Bu kişilere verilecek giriş kartı için ücret alınır. Alınacak bu ücret her yıl Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenir.", 11. maddesinde ise, "Tesislere giriş, giriş kartları, kıyafet, (29/9/2006 tarihli ve 2006/11081 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 131 inci maddesinin birinci fıkrası esaslarına uygun şekilde) emniyet, tesislerden istifade, tertip, düzen ve hizmet esasları, Başkanlığınca verilen emir ve talimatlara göre yürütülür." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Anılan düzenlemeler uyarınca Genelkurmay Başkanlığı tarafından, bu kapsamda ordu evi ve sosyal tesislere giriş-çıkışı sağlayan kartlara ilişkin usul ve esaslar MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi (2009) ile belirlenmiştir. <br>MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesinin iptali istenilen TSK akıllı Kartları Verme Esaslarının düzenlendiği İkinci Bölümün TSK Akıllı Kartı Hak Sahipliğini Kaybeden Personel başlıklı 4. maddesinin (d) bendinde, "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar." TSK Akıllı Kart hak sahipliğini kaybederler. Kuralına yer verilmiştir. <br>1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilen "TSK Akıllı Kartları İle İlgili Yapılan Düzenlemeler" konulu 20 Aralık 2018 tarih ve PER.:26702250-1310-161215-18/Mrk.D.Akıllı Kart Ynt.Mrk.Per. ve İd.İşl.Ş sayılı Emri ekinde yer alan düzenlemenin 15. maddesinde, "Aşağıda belirtilen durumlara sahip personel TSK Akıllı Kartı hak sahipliğini kaybedecek, söz konusu personel hak sahibi başka personel üzerinden de TSK Akıllı Kartı alamayacaktır.", bu maddenin e) bendinde de ""Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar." şeklinde düzenleme yapılarak önceki kural aynı şekilde korunmuştur.<br>Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak tüzük ve yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabilmektedirler. Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. <br>TSK 'dan emekli subay ve ast subaylar ile aile fertlerine kimlik kartı verilmesine yönelik yasal bir düzenleme yapılmamış, bu konuda hizmetin gereği ve kimlik kartının işlevi dikkate alınarak düzenleme yapılması için idareye takdir yetkisi verilmiş, idarece kendisine verilen yetki uyarınca davaya konu Yönerge ile bu konuda düzenleme yapılmış, bu Yönerge ile hak sahipleri ile bu özelliği yitiren ve hiçbir şekilde kendilerine akıllı kart verilmeyecek kişiler belirlenmiştir. <br>Anılan mevzuat hükümleri ile davaya konu düzenlemenin birlikte değerlendirilmesinden, takdir yetkisi kapsamında hazırlanan, üst normlara aykırı bir kural içermeyen ve sonuç yaratmayan iptali istenilen düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Davaya konu bireysel işlemin iptali istemine gelince;<br>Dosyanın ve davacı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Daire Başkanlığına açılan davalarda verilen kararların incelenmesinden, davacının TSK de Topçu Kıdemli Yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 24/11/1983 tarihinde İngiliz uyruklu bir kadınla evlenmesi nedeniyle istifa edilmiş sayılmasına ilişkin dilekçesini verdiği ve 02/05/1983 tarihinde 926 sayılı Kanununun 112. maddesinin a) fıkrası uyarınca müstafi sayılmasının uygun bulunduğu ve askerlikle ilişiğinin kesildiği, davacının istifa etmiş sayıldıktan sonra yaptığı başvurular üzerine 21/03/1985 tarihinden itibaren müstafi subay-astsubay ve eşleri için özel giriş kartı verildiği, en son verilen kartın geçerlilik süresinin bitim tarihi olan 01/05/2005 tarihinden sonra müstafi subay özel giriş kartı verilmesi isteminin reddedilmesi üzerine bu işleme karşı açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Daire Başkanlığının E:…, K:… sayılı kararıyla yabancı uyruklu bir kadınla evlenmesi üzerine 926 sayılı Yasanın 112. maddesi uyarınca müstafi sayılan davacının bu hukuki sebebe dayalı olarak ve Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönergesindeki düzenlemeye göre kendisine ordu evi özel giriş kartı verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, karar düzeltme isteminin de aynı Daire Başkanlığınca reddedilerek kesinleştiği, davacının 29/04/2019 tarihli dilekçe ile tarafına Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kimlik Kartı verilmesine dair yaptığı başvurusunun MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin 2. bölüm, 4. maddesinin (d) fıkrasından bahisle meslekten ayrılış nedeninde herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br>Davacının, TSK'dan ilişiğinin kesildiği tarihte yürürlükte olan 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 30/03/1982 tarih ve 17649 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 2642 sayılı yasanın 15. maddesiyle değişik 112. maddesinde, ".... Aşağıdaki hallerde subay ve astsubaylar istifa etmiş sayılırlar : a) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenler, ...." kuralı daha sonra 13.10.1996 tarih ve 22786 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4185 sayılı Yasanın 3. maddesiyle "Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden bu evlilikleri yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Genelkurmay Başkanlığınca uygun görülmeyenler" şeklinde değiştirilmiş olmakla birlikte, Yasa'da yapılan değişikliğin 926 sayılı Yasa'nın davacının müstafi sayılmasına dayanak oluşturan önceki kuralının ve müstafi sayılma işleminin hukuka aykırı hale gelmesi sonucunu doğurmayacağı açıktır.<br>Davacı tarafından yedek subaylardan gazi olanlara eşlerinin Türk ya da yabancı uyruklu olup olmadıklarına bakılmaksızın hiçbir kriter aranmadan TSK Akıllı Kimlik Kartı verildiği ileri sürülmekte ise de, zorunlu askerlik görevini yedek subay şekilde yapanlarla askerliği meslek olarak seçen muvazzaf subay birbirlerinden farklı statülerde bulundukları, askerlik mesleğinin disiplin ve fedakarlık temeline dayandığı tartışmasızdır. Bu nedenle gazi muvazzaf subay olan davacıya sadece gazi yedek subaylar için yapılan düzenlemenin uygulanmasına olanak bulunmadığından bu iddiaya itibar edilmemiştir.<br>Yine davacı tarafından bu düzenlemeler yürürlüğe girmeden önce yaklaşık 20 yıl süreyle kesintisiz olarak bu haktan yararlandığı, bunun kazanılmış bir hak olduğu, yönergenin yürürlüğe girdiği tarihten önceye uygulanamayacağı ileri sürülmekte ise de, kazanılmış hak, kişinin bulunduğu statüye göre tahakkuk eden ve kendisi yönünden kesinleşmiş, kişisel haklar için söz konusu olup , hukuksal sonuçlar doğuran kural işlemlerin, yürürlüğe girmeleriyle, artık getirdikleri düzenlemenin öngördüğü hukuksal düzen geçerli olacağından, yeni düzenlemede açıkça korunmadıkları sürece, önceki düzenlemelerde öngörülen hakların, ileriye yönelik etkisinin hukuken korunmaya devam etmesi olanaksızdır. MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesinde önceki düzenlemelerde öngörülen hakların aynen korunması yolunda bir düzenleme yapılmadığı gibi askeri gazino ve tesislere giriş için verilen kartların belirli sürelerle, süre sonunda yeniden başvuru üzerine ilgilinin durumu incelenerek gerekli koşulları taşıması halinde yeni bir işlemle verildiği, davacının 2001 yılında 4 yıl süreli verilen giriş kartının süresi dolduktan sonra giriş kartı verilmesi için başvurmasına karşın o zaman yürürlükte bulunan Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönergesindeki düzenlemelere göre giriş kartı verilmediği ve bu işleme karşı açılan davanın reddedildiği dikkate alındığında olayda kazanılmış bir hak ihlalinden söz edilmesi mümkün değildir.<br>Bu durumda hukuka uygun olarak yapılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen davaya konu bireysel işlemde hukuka aykırlılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br> Belirtilen nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacı, TSK'da topçu kıdemli yüzbaşı olarak görev yapmakta iken 24/11/1983 tarihinde İngiliz uyruklu bir kadınla evlenmesi nedeniyle istifa etmiş sayılmasına ilişkin dilekçe vermiş ve 02/05/1983 tarihinde 926 sayılı Kanun'un 112. maddesinin (a) fıkrası uyarınca müstafi sayılması uygun bulunarak askerlikle ilişiği kesilmiş, istifa etmiş sayıldıktan sonra yaptığı başvurular üzerine 21/03/1985 tarihinden itibaren müstafi subay-astsubay ve eşleri için özel giriş kartı verilmiş, en son verilen kartın geçerlilik süresinin bitim tarihi olan 01/05/2005 tarihinden sonra müstafi subay özel giriş kartı verilmesi isteminin reddedilmesi üzerine bu işleme karşı açılan dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üçüncü Dairesinin 06/07/2006 tarih ve E:2005/1128, K:2006/812 sayılı kararıyla yabancı uyruklu bir kadınla evlenmesi üzerine 926 sayılı Kanun'un 112. maddesi uyarınca müstafi sayılan davacının, bu hukuki sebebe dayalı olarak ve Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönergesi'ndeki düzenlemeye göre kendisine ordu evi özel giriş kartı verilmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, karar düzeltme istemi de aynı Daire tarafından reddedilerek kesinleşmiş, davacının 29/04/2019 tarihli dilekçe ile kendisine Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kimlik Kartı verilmesi talebiyle yaptığı başvurusunun MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin ikinci bölümünün 4. maddesinin (d) fıkrasından bahisle meslekten ayrılış nedeninde herhangi bir değişiklik olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu'nun (Değişik:11/2/2014-6519/11 md.) 98. maddesinde, "Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin sosyal ve moral ihtiyaçlarını karşılamak, dayanışmayı artırmak, mesleki, sosyal gelişmelerini mümkün kılacak imkânları hazırlamak maksadıyla ve Genelkurmay Başkanlığının izni ile; a) Orduevi ve bağlısı şubeler, b) Askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri, kurulabilir. Orduevi ve bağlısı şubeler ile askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinin kadro, kuruluş, idare, yapılacak denetleme ve işletme şekilleri, verilecek hizmetler, üye aidatı ve kart ücreti alınmasına ilişkin usul ve esaslar, ihtiyaçların tespit ve temini ile elde edilen gelirlerin harcanacağı yerler ve diğer hususlar Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine yönetmelik ile belirlenir. ..." hükmüne yer verilmiştir. <br>06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği'nin davaya konu Yönerge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte olan 26/12/2014 tarihli değişiklik öncesi 80. maddesinin (b) fıkrasında, "Kimlik kartlarının şekilleri, dağıtma usulleri ve hangi makamlarca verileceği Millî Savunma Bakanlığınca hazırlanacak bir talimatla tesbit edilir." kuralına yer verilmiştir. <br>Ordu Evleri, Askerî Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği hazırlanarak 20/8/2000 tarih ve 24146 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış; bu Yönetmeliğin adı 26/12/2014 tarih ve 29217 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ordu Evleri, Askerî Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesiyle “Türk Silahlı Kuvvetleri Ordu Evleri, Askerî Gazinolar, Kışla Gazinoları ve Vardiya Yatakhaneleri ile Eğitim Merkezleri Yönetmeliği” olarak değiştirilmiş, bu Yönetmeliğin 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Subay, istisnai memur, Türk Silahlı Kuvvetlerinde istihdam edilen sivil öğretim elemanı, astsubay ve bunların üye aidatı ödeyen emeklileri tesislerin tabii üyeleridir. Bu kişilerden kendileri ve hak sahibi aile fertleri adına üye aidatı alınır. Hak sahipleri dışında giriş kartı verilerek tesislerden istifade edeceklerden ise kart ücreti alınır. Ordu evi veya ordu evi şubeleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhaneleri ile özel, yerel ve kış eğitim merkezleri, Yönergede belirtilen usuller doğrultusunda; istifade edecek personele göre kategorilere, imkânlarına göre de sınıflara ayrılabilir.", 2. maddesinde, "Üyeler dışında, Türk Silahlı Kuvvetler mensubu görevli, emekli, müstafi personel ile bunların (vefat eden personel dâhil) yakınlarından kimlerin hangi tesislerden istifade edeceği ve istifade şekli Genelkurmay Başkanlığınca hazırlanan Yönergeler ile belirlenir. Bu kişilere verilecek giriş kartı için ücret alınır. Alınacak bu ücret her yıl Genelkurmay Başkanlığı tarafından belirlenir.", 11. maddesinde ise, "Tesislere giriş, giriş kartları, kıyafet, (29/9/2006 tarihli ve 2006/11081 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 131 inci maddesinin birinci fıkrası esaslarına uygun şekilde) emniyet, tesislerden istifade, tertip, düzen ve hizmet esasları, Genelkurmay Başkanlığınca verilen emir ve talimatlara göre yürütülür." şeklinde düzenleme yapılmıştır. <br>Anılan düzenlemeler uyarınca Genelkurmay Başkanlığı tarafından, bu kapsamda ordu evi ve sosyal tesislere giriş-çıkışı sağlayan kartlara ilişkin usul ve esaslar MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi (2009) ile belirlenmiştir. <br>MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesinin iptali istenilen TSK akıllı kartları verme esaslarının düzenlendiği ikinci bölümünün "TSK Akıllı Kartı Hak Sahipliğini Kaybeden Personel" başlıklı 4. maddesinin (d) fıkrasında, "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar TSK Akıllı Kart hak sahipliğini kaybederler." kuralına yer verilmiştir. <br>01/01/2019 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceği belirtilen "TSK Akıllı Kartları İle İlgili Yapılan Düzenlemeler" konulu 20/12/2018 tarih ve PER.:26702250-1310-161215-18 sayılı Emir ekinde yer alan düzenlemenin 15. maddesinde, "Aşağıda belirtilen durumlara sahip personel TSK Akıllı Kartı hak sahipliğini kaybedecek, söz konusu personel hak sahibi başka personel üzerinden de TSK Akıllı Kartı alamayacaktır.", bu maddenin (e) bendinde de "Emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar." şeklinde düzenleme yapılarak önceki kural aynı şekilde korunmuştur.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Dava, MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Yönergesi'nin ikinci bölümünün 4. maddesinin (d) fıkrasının iptali istemi yönünden incelendiğinde;<br>Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik dışında, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında da düzenleme yapabildiğinden, anılan düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuralına göre hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. <br>Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli subay ve astsubaylar ile aile fertlerine kimlik kartı verilmesine ilişkin yasal bir düzenleme yapılmadığı ve bu konuda hizmetin gereği ve kimlik kartının işlevi dikkate alınarak düzenleme yapılması için idareye takdir yetkisi verildiği görüldüğünden, idarece kendisine verilen yetki uyarınca dava konusu Yönerge ile bu konuda düzenleme yapılmış olup, bu Yönerge ile hak sahipleri ile bu özelliği yitiren ve hiç bir şekilde kendilerine akıllı kart verilmeyecek kişiler belirlenmiştir. <br>Dava konusu Yönerge'nin ikinci bölüm 4. maddesinin (d) fıkrasında; emeklilik için gerekli yasal hizmet süresini tamamlamış olsalar dahi, Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılanlar, TSK Akıllı Kart hak sahipliğini kaybederler, kuralına yer verildiğinden bu haliyle üst normlara aykırı bir kural içermeyen dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Dava, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri akıllı kimlik kartı verilmesine ilişkin başvurusunun reddine ilişkin bireysel işlemin iptali yönünden incelendiğinde;<br>Yukarıda açıklanan, MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi'nin ikinci bölümünün 4. maddesinin (d) fıkrasında yer alan düzenlemeye dayanılarak, davacının TSK Akıllı Kartına davalı idare tarafından el konulup kartın iptal edildiği; işleme dayanak alınan ve Genelkurmay Başkanlığının belirlediği kurallara aykırı olarak yabancı uyruklu kişi ile evlendiği için istifa etmiş sayılacağına ilişkin düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığından, bu kapsamda yabancı uyruklu kişiyle evlenerek istifa etmiş sayılan davacının TSK Akıllı Kartı kullanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu bireysel işlem yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 20/04/2016 tarih ve 2013/3440 başvuru numaralı kararında; Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) emekli olan başvurucuya ve ailesine askerî kimlik kartı verilmesi talebinin, yabancı uyruklu bir kişiyle evli olması gerekçe gösterilerek reddine ilişkin işlem, aile yaşamına saygı hakkının ihlali yönünden incelenmiş olup, kararın 75. ve 76. paragraflarında, "... bahse konu kimlik kartının ulaşım imkânı sağladığı orduevleri, askerî gazinoları ve kışla gazinolarının askerî bina olup askerî mahal vasıf ve mahiyetini haiz olduğu, bu bağlamda yabancı uyruklu şahıslarla evli olan asker kişilerin söz konusu tesislere erişiminin engellenmesinin özellikle devlet sırlarının korunması kaygısı ve istihbari nedenlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kanun koyucu düzenleme yetkisi kapsamında, statüleri kanunlarla oluşturulan ve buna göre mesleğe alınan kamu görevlilerine bir takım hak veya yükümlülükler getirebilir. Askerlik mesleği disiplin ve fedakârlık temeline dayanır. Bundan dolayı bu görevi ifa edenlerin güven, itibar ve saygınlığın gereği olarak katı meslek ilkelerine tabi tutulmaları da normal olup söz konusu mesleki alan ve personele ilişkin düzenlemelerin tanzim ve uygulanmasında kamusal makamların görece geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu da dikkate alındığında söz konusu farklı muameleye temel oluşturan nedenlerin, haklı ve objektif gerekçelere dayandığı anlaşılmaktadır.<br> Bununla birlikte kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenilen amaç arasında da makul bir oransal bağın gözetilmesi zaruridir. Somut başvuru açısından başvurucunun müstafi sayılmasını kendisinin talep ettiği hatta bu talebin Genelkurmay Başkanlığınca yerinde görülmemesi üzerine dava açarak yargı kararı ile müstafi sayılmasını temin ettiği görülmektedir. Bunun yanı sıra başvurucunun istifaen emeklilik işlemlerinin yapılmasını müteakip, emeklilik maaşı ve sağlık güvencesi gibi emekliliğe bağlı temel özlük haklarından istifade ettiği, bu bağlamda özellikle sağlık güvencesine ilişkin olarak aile bireyleri açısından da bir kısıtlama öngörüldüğüne dair bir verinin mevcut olmadığı ve söz konusu hususun başvurucu tarafından da kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda MY 88-1 Türk Silahlı Kuvvetleri Akıllı Kart Yönergesi uyarınca akıllı kimlik kartı sahibi olamaması nedeniyle başvurucunun yararlanma olanağı bulamadığı alan, ilgili mevzuat gereği askerî mahal vasıf ve mahiyetini haiz olduğu kabul edilen orduevleri, askerî gazinoları ve kışla gazinoları gibi tesislere giriş imkânıdır. Söz konusu uygulama istisnai bir alanda ve dar kapsamlı olduğundan sınırlı ve ölçülüdür. Bu bağlamda başvurucunun karşılaştığı hak yoksunluğunun ölçüsüz bir muamele teşkil ettiği ve kullanılan yöntem ile gerçekleştirilmesi istenilen amaç arasında makul bir oransal bağın bulunmadığı da söylenemez." gerekçesiyle dava konusu bireysel işlemle aynı konuda verilen kararda; akıllı kartın kullanım alanlarının niteliği incelenmiş olup, yabancı uyruklu bir kişiyle evlenen kişilerin kartın hak sahipliğini kaybetmesinin istisnai bir alanda ve dar kapsamlı müdahale olduğu belirtilerek Anayasa'nın 10. ve 20. maddelerinin ihlal edilmediğine karar verilmiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVANIN REDDİNE,<br>2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, fazla yatırılan …-TL harcın davacıya iadesine,<br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4.Resmi hesaptan harcanan posta giderinin davacıdan tahsili için kararın kesinleşmesinden sonra tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli