<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/347 E. , 2025/5637 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2023/347<br>Karar No : 2025/5637<br> <br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ...<br>VEKİLİ :Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR): Kendi adına asaleten;..., ... ve ... adlarına velayeten...<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davalı idare tarafından maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları...'ın Muğla ili, Köyceğiz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde trafik polis memuru olarak görev yapmakta iken, 31/03/2009 tarihinde ikametinin üst katında meydana gelen silahlı saldırı olayına müdahale ettiği sırada M. G. adlı şahsın saldırısı sonucu vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık müteveffanın eşi ... için 80.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 164.468,67 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 22.061,64 TL), ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 38.387,40 TL), ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 40.176,21 TL) maddi ve ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 05/02/2018 tarih ve E:2014/6413, K:2018/346 sayılı, maddi tazminata ilişkin bozma kararına uyularak davacılar murisinin üstlendiği kamu hizmetini yürüttüğü esnada meydana geldiği tartışmasız olan olay sonucu yaşamını yitirdiği, ayrıca olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların uğradığı zararların idarece karşılanması gerektiği, destekten yoksun kalma zararının hesaplanması amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan 15/09/2022 tarihli raporda, ... için 1.329.550,71 TL,... için 268.084,10 TL,... için 191.691,54 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, 30/06/2014 tarihli ilk kararın sadece davalı idare tarafından temyiz edildiği hususu dikkate alındığında kabul kararındaki miktarın aşılmasının davalı yönünden aleyhe bozma yasağı ilkesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,... için 144.468,67 TL, ...için 38.387,40 TL, ... için 40.176,21 TL olmak üzere toplam 223.032,28 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 28/10/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, idarenin kusursuz sorumluluğu ilkesine de dayanılmayacağı, manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ve manevi tazminata faiz uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığı ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından, yakınları ...'ın, Muğla ili, Köyceğiz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde trafik polis memuru olarak görev yapmakta iken istirahatli olduğu 31/03/2009 tarihinde üst kat komşusunun evinden gelen kapı sesleri ve yardım isteyen çığlıkları üzerine olaya müdahale etmek üzere girdiği evde saldırgan tarafından vurularak vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık müteveffanın eşi ... için 80.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 164.468,67 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 22.061,64 TL), ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 38.387,40 TL), ... için 20.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 40.176,21 TL) maddi ve ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>İdare Mahkemesince Danıştayın bozma kararına uyularak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 15/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacılara bağlanan vazife malullüğü aylıklarının, Sosyal Güvenlik Kurumunun 27/12/2013 tarihli yazısı ile bildirilen peşin sermaye değerleri dikkate alınarak aktif dönem de dahil olmak üzere hesaplanan tazminattan düşülerek hesaplama yapıldığı anlaşılmakta olup bilirkişi raporunun hükme esas alınacak mahiyette olmadığı görülmektedir.<br>Buna göre, davacıların zararlarının ortaya konulması için yapılması gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplanma yapılmalıdır. Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönem zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Bu kapsamda, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacılara ödenen nakdi tazminatın rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerinin hesaplanan tazminat tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir. <br>Buna göre İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının temyize konu olan maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda, davacıların ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı ilk kararına karşı temyiz isteminde bulunmadığı gözetilerek aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının bahse konu kararda hükmedilen tutarı aşmaması gerektiği açıktır.<br>Diğer taraftan, davalı idarece temyiz dilekçesinde hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ve manevi tazminata faiz uygulanmasının hakkaniyete uygun olmadığı iddia edilmişse de; bakılmakta olan davanın manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmının yargılamanın önceki aşamalarında kesinleştiği dikkate alındığında davalı idarenin söz konusu iddiaları bu aşamada tekrar değerlendirilmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1.Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyize konu maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
emekli