<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/869 E.  ,  2024/2916 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2023/869<br>Karar No : 2024/2916 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı<br> VEKİLLERİ: Hukuk Müşaviri ...<br> Hukuk Müşaviri ...<br> 2-... Kurumu<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2020/6432, K:2022/4321 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, kullanmakta olduğu protezinin yenilenmesi için ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince verilen raporun onaylanmamasına ilişkin, hakem hastane olan Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı raporu ile anılan raporun dayanağı 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin Ek-3/C listesinin eksik düzenleme sebebiyle iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2022 tarih ve E:2020/6432, K:2022/4321 sayılı kararıyla, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30/06/2020 tarih ve E:2019/764, K:2020/1239 sayılı eksik inceleme nedeniyle bozma kararına uyularak;<br>Anayasa'nın 56., 60., 61. ve 65. maddeleri, 18/12/2008 tarih ve 27084 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 03/12/2008 tarih ve 5825 sayılı Kanun ile uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin 4. ve 20. maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 63., 72., 73. ve geçici 12. maddeleri, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 1., 41. ve geçici 1. maddeleri, 31/12/2009 tarih ve 27449 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kamu Personelinin Sağlık Hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna Devrine İlişkin Tebliğ'in 3. ve 6. maddelerine atıfta bulunularak;<br> Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin, dava konusu Ek-3/C listesi yönünden; <br> Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği eki EK-3/C listesinde ayakta tedavilerde kullanılan tıbbi malzemelere, EK-3/C-2 listesinde bedeli Kurumca karşılanan eksternal alt ve üst ekstremite/gövde protez ve ortezlere, EK-3/C-5 listesi ise 3713 sayılı Kanun'a göre aylık bağlanmış maluller, 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesi veya 2330 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlardan 3713 sayılı Kanun kapsamına giren olaylar sebebiyle aylık bağlananlar ile 3713 sayılı Kanun kapsamına girmese dahi başkasının yardımı ve desteği olmaksızın yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olan vazife ve harp malulleri için bedeli Kurumca karşılanacak tıbbi malzemelere ilişkin düzenlemelere yer verildiği, <br>Bahse konu düzenlemelerin, idareye tanınan takdir yetkisi kullanılarak protezlerin özellikleri, hastanın sağlıklı yaşama hakkına ulaşma hakkı, tıbben kabul edilen bilimsel veriler, yersiz veya gereksiz kullanımın önüne geçilerek Kurum zararının oluşmasının önlenmesi hususları göz önünde bulundurulmak suretiyle düzenlendiği, ayakta tedavilerde kullanılan tıbbi malzemelerden bedeli ödenecek olanların bedellerinin hangi usul ve esaslar çerçevesinde ödeneceğinin ve fiyatlarının listeler halinde belirlendiği, 5510 sayılı Kanun'un 73. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca da özel hallerde karşılanan tıbbi malzemelerin ayrıca bir liste olarak düzenlendiği, buna göre sağlık hizmetine erişimi güçleştiren bir yönü bulunmayan dava konusu düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık bulunmadığı,<br>Engelli bireylerin korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alarak tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanabilmelerini temin etmenin, sosyal devlet ilkesinin bir gereği olduğu, Anayasa ve Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'de yer alan hükümler uyarınca da Devletin karşılanabilir bir maliyetle, engellilerin hareketi kolaylaştırıcı kaliteli araç ve gerece, yardımcı teknolojilere, yardım sunan insanlara ve araçlara erişiminin kolaylaştırılmasını sağlaması gerektiği, Devletin mali yapısının elverdiği ölçüde, 5510 sayılı Kanun'un 72. maddesinde sayılan kriterler çerçevesinde finansmanı sağlanacak tıbbi malzemelerin türlerinin, miktarlarının ve kullanım süreleri ile ödeme usul ve esaslarının belirlendiği dava konusu düzenlemede kamu yararına, üst hukuk normlarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı,<br>Bununla birlikte, 3713 sayılı Kanun kapsamında malul ve gazi olanlar için ayrı ve özel düzenleme yapılarak hizmetten yararlanan diğer kişiler ile aynı ödeme koşullarına tabi tutulmamalarının da Anayasa ve 5510 sayılı Kanun'a uygun olduğu,<br> Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince verilen raporun onaylanmamasına ilişkin Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı raporu yönünden;<br>5510 sayılı Kanun'un "Genel Sağlık Sigortası Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 12. maddesinde, kişilerin bu Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce hak ettikleri sağlık hizmetlerine ilişkin bedellerin, tedavileri tamamlanıncaya kadar Kurumca karşılanmasına devam edileceğinin düzenlendiği, <br>Davacı tarafından, 1983 yılında dokuz yaşında geçirdiği damar tıkanıklığı hastalığı nedeniyle her iki elinin dirsek altından kesilmesi üzerine o tarihten itibaren her iki el ve her iki ayak protezi kullanıcısı olduğu, protezleri yenisi ile değiştirmek istediği fakat idarece uygun bulunmayan bir önceki DMC Plus myoelektirik (hızı ve sıkma gücü kontrol edilebilen) el protezlerinin, 2002 yılında (mülga) Emekli Sandığı tarafından karşılandığı, bu protezlerinin zaman içinde eskiyerek görevini yerine getirmemesi nedeniyle değiştirilmek istendiği, ancak bu defa 2008 yılında yürürlüğe konulan Sağlık Uygulama Tebliğleri ile belirlenen yeni sistemde bu talebinin reddedildiğinin iddia edildiğinden, uyuşmazlıkta öncelikle 5510 sayılı Kanun geçici 12. maddesinin davacı hakkında uygulanıp uygulanamayacağının tespit edilmesi gerektiği, <br>Bu amaçla, Dairelerinin 14/12/2021 tarihli ara kararıyla taraflardan, davacının iddia ettiği üzere, 2002 yılında bedeli karşılanan protezlerine ilişkin herhangi bir ödeme belgesi veya sağlık kurulu raporu bulunup bulunmadığının, davalı idare tarafından anılan protez bedelinin (mülga) Emekli Sandığı tarafından (2008 öncesi) karşılanıp karşılanmadığının sorulmasına karar verildiği,<br>Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ara kararına verilen cevapta; sistem kayıtlarında, davacının 4/c sigortalısı olduğu bilgisine ulaşıldığı, 4/c sigortalıların ödeme işlemlerinin 31/12/2009 tarih ve 27449 (5. Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tebliğ doğrultusunda 15/01/2010 tarihinden itibaren Kurumca yapılmaya başlandığı, bu tarihten önce 4/c sigortalıların ödeme işlemlerinin çalışmış oldukları Kurumları tarafından yapıldığı, bu nedenle davacıya ait 2002 yılında bedeli karşılandığı iddia edilen protezlere ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ve sağlık kurulu raporunun bulunmadığının bildirildiği,<br>Davacı tarafından ise, Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün davacıya ait 32.500.000.000 (Otuz iki milyar) TL'lik tedavi giderinin 2002 Mali Yılı Bütçesinden ödenmesine ilişkin 10/05/2002 tarihli Makam Onayı, tedavi giderine ilişkin tahakkuk müzekkeresi ve verile emri ile 04/09/2001 tarihli tıbbi malzeme faturasının dosyaya sunulduğu,<br>5510 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesinden, yürürlükten kaldırılan kanun hükümleri gereğince hak edilen sağlık hizmetlerinin, ancak bu Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış olması halinde Kurumca sağlanmaya devam edileceği; bu durumun da yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine göre tedavi tamamlanıncaya kadar karşılanmasının mümkün olacağı; yine genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan, ancak, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderlerinin Kurum tarafından karşılanacağının anlaşıldığı,<br>Davacının kullanmak zorunda olduğu tıbbi malzemenin, 5510 sayılı Kanun kapsamına alınarak finansmanı sağlanacak sağlık hizmetleri arasında sayıldığı, anılan Kanun'da verilen yetkiyle Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararları ile ödeme usul ve esaslarının belirlendiği ve bu sağlık hizmetlerinin Sağlık Uygulama Tebliği ile yayımlandığı, dolayısıyla davacının bedelini talep ettiği tıbbi malzemenin, 5510 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesinde zikredilen "hak edilmiş ve kapsama alınmamış sağlık hizmetleri" kapsamında olmadığı,<br>Bununla birlikte, davacının tıbbi malzeme bedelinin, anılan maddenin devamında düzenlenen genel sağlık sigortalısının ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce başlayan, ancak bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra faturalandırılan tedavi giderleri kapsamında olmadığının da açık olduğu, bu nedenle uyuşmazlığa konu olayda 5510 sayılı Kanun'un geçici 12. maddesinin uygulanmasının mümkün bulunmadığı,<br>Bu itibarla, davalı Sağlık Bakanlığı Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Sağlık Uygulama Tebliği'nin bedeli Kurumca karşılanan eksternal alt ve üst ekstremite/gövde protez ve ortezleri kapsayan Eksternal Alt ve Üst Ekstremite/Gövde Protez ve Ortezleri (EK-3/C-2) listesinde yer almayan protezin, listede bulunmadığı ve bu sebeple onayını gerektiren protezler içerisinde bulunmadığından, hukuka uygunluğu yukarıda tespit edilen Tebliğ kuralları uyarınca tesis olunan dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, protez alma ve dava sürecinde uluslararası sözleşme hükümlerinin yeterince uygulanmadığı, tedavi giderlerinin ödenmesi hususunda Devletin mali imkanlarından ziyade bilimsel ölçütlerin dikkate alınması gerektiği, protez kullanan engellilerin tam bir iyilik hali içinde topluma entegre olabilmeleri, sağlıklı diğer bireyler gibi hayata eşit şartlarda tutunabilmeleri ve çalışma hayatında etkin biçimde yer alabilmeleri için, ihtiyaç duydukları tıbbi cihazlara erişimlerinin sağlanması gerektiği, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 11/10/2022 tarih ve E:2020/6432, K:2022/4321 sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 20/11/2024 tarihinde, düzenleyici işlem yönünden oybirliği, bireysel işlem yönünden oyçokluğu ile karar verildi. <br><br><br>KARŞI OY <br>X- 1219 sayılı Tababet Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nde hekimlik yapmak ve her ne suretle olursa olsun hasta tedavi edebilmek için Türkiye Üniversitelerinin Tıp Fakültelerinden diploma almanın ve Türk olmanın gerekli olduğu, 8. maddesinde ise, Türkiye'de hekimlik yapmak için bu Kanun'da gösterilen nitelikleri taşıyanların, genel olarak hastalıkları tedavi hakkının bulunduğu hükme bağlanmak suretiyle, Tıp Fakültesi mezunu hekimlerin hastaları tedavi ve buna bağlı reçete düzenleme yetkisinin kapsamı belirlenmiştir.<br>6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'na dayanılarak çıkarılan Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi'nin 1. maddesinde, tabip ve diş tabiplerinin, deontoloji bakımından uymakla yükümlü oldukları kural ve esasların bu Nizamname'de gösterildiği, 6023 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca tabip odalarına kayıtlı bulunan tabip ve diş tabiplerinin bu Nizamname hükümlerine tabi oldukları; 2. maddesinde, tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesinin, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermek olduğu, tabip ve diş tabibinin, hastalar arasında hiçbir ayırım yapmaksızın, muayene ve tedavi hususunda azami dikkat ve özeni göstermekle yükümlü oldukları; anılan Nizamname'nin 6. maddesinde de, tabip ve diş tabibinin sanat ve mesleğini yerine getirirken, hiçbir etki ve nüfuza kapılmaksızın, vicdani ve mesleki kanaatına göre hareket edeceği, tabip ve diş tabibinin, uygulayacağı tedaviyi belirlemekte serbest olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, hekimin muayene ve tetkiklerini yapmak suretiyle hastaya uygulayacağı tedaviyi mesleki bilgisi ve vicdanı ile belirleyeceği, hastanın iyileşmesini sağlayacak ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etme yetkisinin, hastaya uygulanan tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğu, bir başka ifade ile hekimin hastalığın tedavisi için gerekli olan ilaç ve diğer tıbbi malzemeyi reçete etme yetkisinin de bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinden; iki elini de kaybeden davacının el protezlerinin yenilenmesi amacıyla Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinden sağlık kurulu raporu aldığı, ancak bu raporun hakem hastane görevi gören Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesince, ilk raporda belirtilen protezin 2013 yılı Sağlık Uygulama Tebliği EK-3/C-3 listesinde yer almadığından bahisle onaylanmadığı anlaşılmaktadır.<br>Ancak Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından davacının kullanması uygun görülen protezin onayının yapılması için başvurulan -hakem hastane- Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesince sırf Sağlık Uygulama Tebliğ'in EK-3/C-2 listesinde yer almadığından bahisle başvurunun reddedilmesi hastanın sağlık hakkına, hekimin tedavi etme özgürlüğüne ve aynı zamanda hekimin tanı ve teşhis koyma yükümlülüğüne aykırılık teşkil etmektedir. <br>Nitekim tıp etiği ve hasta hakları mevzuatına göre, tanıyı koyan ve hastalığın tedavisi için gerekli tedaviyi belirleme hak ve yetkisine sahip olan hekimin; iki elini de hastalığında kaybeden hastayı muayene ederek hastalık için gerekli olan uygun protezin ne olduğunu tespit etmesi ve hangi protezi kullanacağına ilişkin raporu düzenlemesi gerektiği açıktır. <br>Bu durumda, Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezince verilen sağlık kurulu raporuyla davacının kullanması uygun görülen ve daha önce de kullandığı belirtilen "dirsekaltı amputasyonları için myoelektrik kontrollü protez 4 kanal sistem (hızı ve sıkma gücü kontrollü)" protezin sırf geri ödemeye ilişkin düzenlemede yer almadığı gerekçesiyle bedelinin ödenmemesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Öte yandan, davacının 5510 sayılı Kanun geçici 12. maddesi kapsamında hak edilmiş bir sağlık hizmetinin bulunup bulunmadığının tespiti için, mevcut el protezinin kendisine hangi kapsamda sağlandığının ve talep ettiği yeni el protezinin, halen kullanmakta olduğu protez ile aynı olup olmadığının somut biçimde ortaya konulması gerekmektedir.<br>Daire tarafından, Kurulumuzun bozma kararına uyularak yapılan ara kararı üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi kapsamındaki sigortalıların ödeme işlemlerinin 15/02/2010 tarihine kadar çalıştıkları kurumları tarafından yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından 2002 yılında bedelinin Emekli Sandığınca karşılandığı ileri sürülen protezlere ilişkin olarak davalı Sosyal Güvelik Kurumu uhdesinde herhangi bir ödeme belgesi veya sağlık kurulu raporunun bulunmadığının bildirildiği, davacı tarafından ise, Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün davacıya ait tedavi giderinin 2002 mali yılı bütçesinden ödenmesine ilişkin ... tarihli Makam Onayı ile fatura (protez) ve bir takım ödeme evraklarının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre, davacıya ait tedavi giderlerinin (protez bedeli) Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün 2002 mali yılı bütçesinden yapılan ödemenin, 5510 sayılı Kanun ile bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında yapılan bir ödeme olduğu ve davacının yeni talep ettiği protez ile işlevini yitirdiğinden bahisle değiştirmek istediği eski protezin aynı niteliği haiz olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bireysel işleme ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın bireysel işleme ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. <br><br><br>KARŞI OY <br>XX- Dava, 1983 yılında dokuz yaşında iken geçirdiği damar tıkanıklığı rahatsızlığı sebebiyle her iki elinin dirsek altından kesilmesi üzerine halen kullandığı ve 2002 yılında (mülga) Emekli Sandığınca bedelinin karşılandığını belirttiği, hızı ve sıkma gücü kontrol edilebilen DMC Plus myoelektrik (elektronik) el protezinin kullanım ömrünü doldurduğundan bahisle söz konusu protezlerin yenilenmesi amacıyla Gazi Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezinden aldığı sağlık kurulu raporunun onaylanmamasına ilişkin Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ... tarih ve ... sayılı raporu ile bu raporun dayanağı 24/03/2013 tarih ve 28597 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği'nin Ek-3/C listesinin eksik düzenleme sebebiyle iptali istemiyle açılmıştır.<br>5510 sayılı Kanun'un "Genel Sağlık Sigortası Geçiş Hükümleri" başlıklı geçici 12. maddesinde, "Kişilerin yürürlükten kaldırılan kanun hükümleri gereğince hak ettikleri sağlık hizmetleri, bu Kanun hükümleri gereğince kapsama alınmamış ise tedavi tamamlanıncaya kadar yürürlükten kaldırılan kanun hükümlerine göre Kurumca sağlanmaya devam edilir." hükmüne yer verilmiştir. <br>Buna göre, davacının 5510 sayılı Kanun geçici 12. maddesi kapsamında hak edilmiş bir sağlık hizmetinin bulunup bulunmadığının tespiti için, mevcut el protezinin kendisine hangi kapsamda sağlandığının ve talep ettiği yeni el protezinin, halen kullanmakta olduğu protez ile aynı olup olmadığının somut biçimde ortaya konulması gerekmektedir.<br>Dairece, Kurulumuzun bozma kararına uyularak yapılan ara kararı üzerine dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 5510 sayılı Kanun'un 4/c maddesi kapsamındaki sigortalıların ödeme işlemlerinin 15/02/2010 tarihine kadar çalıştıkları kurumları tarafından yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından 2002 yılında bedelinin Emekli Sandığınca karşılandığı ileri sürülen protezlere ilişkin olarak davalı Sosyal Güvelik Kurumu uhdesinde herhangi bir ödeme belgesi veya sağlık kurulu raporunun bulunmadığının bildirildiği, davacı tarafından ise, Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün davacıya ait tedavi giderinin 2002 mali yılı bütçesinden ödenmesine ilişkin ... tarihli Makam Onayı ile fatura (protez) ve bir takım ödeme evraklarının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.<br>Buna göre, davacıya ait tedavi giderlerinin (protez bedeli) Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün 2002 mali yılı bütçesinden yapılan ödemenin, 5510 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılan 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu kapsamında yapılan bir ödeme olup olmadığı ile davacının talep ettiği protez ile işlevini yitirdiğinden bahisle değiştirmek istediği eski protezin aynı niteliği haiz olup olmadığı hususları tam olarak ortaya konulmadan, eksik araştırma üzerine verilen kararda hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın bireysel işleme ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunmadığı anlaşıldığından, davacı tarafın temyiz isteminin kısmen kabulü ile temyize konu kararın bireysel işleme ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum. <br><br></font></p></body></html>

emekli