<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/768 E. , 2024/4117 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/768<br>Karar No : 2024/4117 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Genel Müdürlüğü<br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Polis Akademisi Başkanlığında 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ve 21/05/2022 tarihli Bakanlık Olurunun iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk işlemine ilişkin Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında, görevine devam ettirilen personele ilişkin esas alınan ölçütlerin somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla idarece yapılan değerlendirmenin, eşit, objektif ve istikrarlı olma koşulunu taşımadığı kanaatine varıldığından, davacının hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; öte yandan, davacının, 30/12/2015 tarihinde 2. Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine terfi ettiği, 5 yıllık süresinin 30/12/2020 tarihinde sona erdiği, hizmet süresinin 30/12/2022 tarihine kadar 2 yıl uzatıldığı, uzatılan sürenin dolmasına 7 ay kala dava konusu işlem ile re'sen emekliye sevk edildiği anlaşılmakla, davacının 7 aylık çalışma süresinin daha bulunduğu, söz konusu iptal kararı uyarınca 7 ay daha çalıştıktan sonra davalı idarece 3201 sayılı Kanun'un 55/19. maddesi uyarınca davacı hakkında tekrar değerlendirme yapılabileceği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek terfi ettirilmemesine karar verildiği, beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle emekliye sevk edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığı, liyakat esaslarının dikkate alınmadığı, 01/08/2023 tarihinde yeniden göreve başlatılarak, polis başmüfettişliğine atandığı, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 15/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br> <br><br>(X) KARŞI OY:<br><br>3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları taşımaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve İçişleri Bakanının onayı ile kadrosuzluktan emekliye sevk edilmeleri yasal zorunluluk olarak öngörülmüş ise de; söz konusu fıkrada 06/12/2019 tarih ve 7196 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen personelden, hizmet ihtiyacı nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk edilmesi uygun görülmeyenlerin, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile fiili hizmet sürelerinin iki yıl uzatılabilmesi mümkün hale gelmiştir.<br> 2019 yılında ondokuzuncu fıkrada yapılan değişiklik sonrasında; davalı idarenin, söz konusu fıkrada belirtilen koşulları taşıyan personeli "kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme" veya "hizmet ihtiyacı sebebiyle iki yıl süreyle çalıştırmaya devam etme" konusunda takdir yetkisine sahip olduğu açık olmakla birlikte; bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br>Dosyanın incelenmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan ve bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl sonunda görev süresi 2 yıl uzatılan ve bu süre içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının, görev süresi ikinci defa uzatılmayarak kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği; idarenin "hizmet ihtiyacı nedeniyle görev süresi iki yıl uzatılacak personelin" belirlenmesinde, kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı; hangi personelin emekliye sevk edilmeyip görev süresinin uzatılacağı konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Ayrıca davacı tarafından rütbe terfi tarihine 7 ay kala dava konusu işlem ile re'sen emekliye sevk edildiği ileri sürülmekte ise de; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde Kurulların her yıl mayıs ayında toplanacağı, Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için bulunulan rütbedeki en az bekleme süresinin tamamlanması şartı bulunduğu, bu sürenin 2. Sınıf Emniyet Müdürleri için 2 yıl olduğu, kaldı ki işlemin rütbe terfi tarihi itibarıyla yürürlüğe gireceği ve bu 7 aylık sürede davacı hakkında yeni bir kurul kararı alınmasının da mümkün olduğu gözetildiğinde, dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br> Bu durumda, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmediğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle, Daire kararına katılmıyorum. <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
emekli