<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5990 E. , 2024/4278 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/5990<br>Karar No : 2024/4278 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : <br> 1- DAVACI : ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br> 2- DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Genel Müdürlüğü<br> VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: ... Polis Meslek Eğitim Merkezinde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca ... tarih ve ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin yargı kararıyla iptali üzerine yeniden yapılan değerlendirme sonucunda, tekrar 2015 yılı itibarıyla emekliye sevk edilmesine (re'sen emeklilik durumunun devamına) ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davalı idarece; davacının, ... Polis Meslek Eğitim Merkezi kadrosunda 3. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmaktayken, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Geçici 27. maddesi uyarınca 17/04/2015 tarihinde re'sen emekliye sevk edildiği, re'sen emekli edilmesi işlemine karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla, ''davalı idarece, resen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davalı idarece, davacının re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda yukarıda yer verilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden bir değerlendirme yapılacağı, bu kararın davacının doğrudan görevine başlatılması sonucunu da doğurmayacağını, re'sen emekliye sevk edilip edilmeyeceği konusunda idare tarafından yeniden bir değerlerdirme yapılmasını gerektirdiği'' gerekçesine yer verilerek dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, personeli resen emekliye sevk etme hususunda idareye takdir yetkisi tanındığı, mevzuatta ''rütbe'' ve ''emeklilik/yaşlılık aylılığı bağlanabilmesi için gerekli şartlara haiz olma'' haricinde başarısızlık, yetersizlik gibi herhangi bir özel şarta yer verilmediği, işlemin kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği ileri sürülmekte ise de, anılan yargı kararlarının içeriğinde re'sen emekli edilecek personelin belirlenmesinde bir takım ayırt edici objektif kriterlerin kullanılması gerektiği belirtilerek, re'sen emekliye sevk edilecek personelin seçiminde kullanıldığı belirtilen ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı şekilde işlem tesis edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ve bu gerekçe doğrultusunda yeniden bir değerlendirilme yapılması gerektiği, diğer bir ifade ile resen emekli edilecek personelin belirlenmesinde ayırt edici, eşit, objektif ve istikrar içeren kriterlerin uygulanmış olduğu ortaya konulmak suretiyle yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği hususunun vurgulandığı, ancak anılan yargı kararı üzerine davacı hakkında yeniden yapılan incelemede, Mahkeme kararında belirtilen kriterlerin hiçbirinin ortaya konulamadığı, dolayısıyla yargı kararlarının gerekçelerine uygun tesis edilmediği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, idari yargı yerlerince idari işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği ilkesi de gözetildiğinde, bu kararın, doğrudan davacının resen emekli edilmemesi sonucunu doğurmayacağı, kararın gerekçesine göre davalı idarece yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLARIN İDDİALARI:<br> Davacı tarafından; İdare Mahkemesinin karar gerekçesine göre idarenin yeniden işlem tesis edebileceği gibi bir gerekçeye yer vermesinin açıkça usule ve hukuka aykırı olduğu, Mahkemece 2015 yılından geçerli olacak şekilde tekrar görevine başlatılmasını sağlayacak bir iptal kararı verilmesi gerektiği, Mahkemenin bir yandan yargı kararı gereklerine göre işlem yapılmadığını ve emeklilik işleminde dikkate alınacak ölçütlerin uygulanmasında eşit, objektif ve istikrarlı uygulama yapılmadığını tespit ederek iptal kararı verirken diğer yandan da idareye tekrar işlem yapabileceğini söylemesinin yargı kararı gereğini yerine getirmeyen idarenin ödüllendirilmesi anlamına geldiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> Davalı idareceler tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemin, idarelerine tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, personelin özlük kayıtlarına idari yönden yansıyan tüm bilgiler ile varsa adli bilgiler de dikkate alınarak kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı ve davalı idareler tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 16/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>
emekli