<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1803 E. , 2024/2057 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1803<br>Karar No : 2024/2057 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ..., 2- ..., <br> 3-...<br>VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'nun ... Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığında üsteğmen olarak görevini yapmakta iken, Milli Savunma Bakanlığının ... günlü, ... sayılı kararnamesi ile re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine 07/11/2012 tarihinde intihar ederek vefat etmesi nedeniyle, idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle anne ... ve baba ...'nun her biri için 300.000,00-TL, kardeşi ... için 150.000,00-TL olmak üzere toplam 750.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararıyla; 20/07/2011 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen e-posta içeriğinde, muris ... ve diğer bazı personel hakkında bir takım iddialarda bulunulduğu, bu iddialar kapsamında da murisin, İstihbarat Başkanlığı bünyesinde oluşturulan tim vasıtasıyla ifadesine başvurulduğu, alınan ifadede murise nerelerde görev yaptığı, kimlerle ikamet ettiği ve görev süresince ceza alıp almadığı gibi sorular sorulduğu, akabinde ise gerek kendisi gerekse diğer bazı personel hakkında, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek sorular yöneltildiği; ifade tutanağında yer alan sorular ile yöneltilen iddiaların, görevin ifasıyla değil mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşam eylemleri ile ilgili olduğu; istihbarat görevlileri tarafından alınan ifade tutanaklarında, disiplin soruşturması için ifade alındığı belirtilmediği gibi murise, hakkındaki suçlamaların da bildirilmediği; soruların, murisin tüm özel yaşamını kapsayacak şekilde geniş, kapsamı, sınırları ve amacı belli olmayan nitelikte olduğu; yapılan soruşturma neticesinde elde edilen bilgi ve kanaat neticesinde de özel hayata ilişkin hususlar sebep gösterilerek kamu görevine son verilmesi işleminin ise, murisin Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkını zedeleyici nitelikte olduğu; re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararnamesinin 06/11/2012 tarihinde tebliğ edildiği, 07/11/2012 tarihinde de intihar ederek yaşamına son verdiği, muris hakkında yapılan soruşturma ve neticesinde tesis edilen emekliye sevk kararının, kendisi hakkında ağır buhran sonucunu doğurduğu, kişinin yaşama arzusunu sona erdirebilecek boyutta manevi zedelenme sonucuna yol açtığı, işlemin tebliğ tarihi ile intiharın vuku bulduğu zaman aralığının kısalığı (1 gün) da göz önüne alındığında, murisin ölümü (intiharı) ile hakkında tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemi arasında nedensellik bağının olduğu; dolayısıyla davacıların murisinin ölümü (intiharı) hadisesinde, idarenin hizmet kusuru bulunduğu, meydana gelen ölüm olayı nedeniyle davacıların çekmiş olduğu acı ve ıstıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli ve öncesinde yaşanılan süreç de dikkate alınarak davacılardan anne ... ve baba ...'nun her birine 50.000,00-TL, kardeş ... için ise 25.000,00-TL manevî tazminatın kabul edilmesi, fazlaya ilişkin manevî tazminat istemlerinin ise reddedilmesi gerektiği; ayrıca, davacılar tarafından, hükmedilecek tazminat miktarına, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren yasal faiz işletilmesi istenilmekte ise de; idari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, idareye başvuru tarihinin, başvurunun bulunmaması durumunda dava tarihinin esas alınmasının, Danıştay içtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmış olduğu, davacıların tazminat ödenmesi istemiyle idareye başvuruda bulunduğu 12/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizin davacılara ödenmesi, anılan tarihten önceye ilişkin yasal faiz isteminin ise reddi gerektiği gerekçesiyle, davacılardan ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL ve ... için 25.000,00-TL olmak üzere toplam 125.000,00-TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (12/04/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin (625.000,00-TL) manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Murislerinin kendi yaşamına son vermesinin basit bir ölüm olayı olmadığı, terör örgütünün kumpası sonucu ölüme sebebiyet verildiği, sorumlular hakkında hiçbir işlem yapılmadığı; ölüm olayının meydana geliş şekli ve öncesinde yaşanılan süreç dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu ve hakkaniyete uygun olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay İkinci Dairesinin 14/12/2022 tarih ve E:2022/2756, K:2022/6522 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın redde ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davacılardan ... için ...-TL, ... için ...-TL ve ... için ...-TL olmak üzere toplam ...-TL manevî tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden (12/04/2016) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin (...-TL) manevi tazminat isteminin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyiz edilen kısmının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 25/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.<br><br><br> (X)-KARŞI OY<br> Manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.<br>Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetlenmesi esas alındığından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin ve ağırlık derecesinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.<br>Olayda,20/07/2011 tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına gönderilen e-posta içeriğinde, muris ... ve diğer bazı personel hakkında bir takım iddialarda bulunulduğu, bu iddialar kapsamında da murisin, İstihbarat Başkanlığı bünyesinde oluşturulan tim vasıtasıyla ifadesine başvurulduğu, alınan ifadede murise nerelerde görev yaptığı, kimlerle ikamet ettiği ve görev süresince ceza alıp almadığı gibi sorular sorulduğu, akabinde ise gerek kendisi gerekse diğer bazı personel hakkında, özel hayat kapsamında değerlendirilebilecek sorular yöneltildiği; ifade tutanağında yer alan sorular ile yöneltilen iddiaların, görevin ifasıyla değil mahremiyet alanında gerçekleşen özel yaşam eylemleri ile ilgili olduğu; istihbarat görevlileri tarafından alınan ifade tutanaklarında, disiplin soruşturması için ifade alındığı belirtilmediği gibi murise, hakkındaki suçlamaların da bildirilmediği; soruların, murisin tüm özel yaşamını kapsayacak şekilde geniş, kapsamı, sınırları ve amacı belli olmayan nitelikte olduğu; yapılan soruşturma neticesinde elde edilen bilgi ve kanaat neticesinde de özel hayata ilişkin hususlar sebep gösterilerek kamu görevine son verilmesi işleminin ise, murisin Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkını zedeleyici nitelikte olduğu; re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararnamesinin 06/11/2012 tarihinde tebliğ edildiği, 07/11/2012 tarihinde de intihar ederek yaşamına son verdiği, muris hakkında yapılan soruşturma ve neticesinde tesis edilen emekliye sevk kararının, kendisi hakkında ağır buhran sonucunu doğurduğu, kişinin yaşama arzusunu sona erdirebilecek boyutta manevi zedelenme sonucuna yol açtığı, işlemin tebliğ tarihi ile intiharın vuku bulduğu zaman aralığının kısalığı (1 gün) da göz önüne alındığında, murisin ölümü (intiharı) ile hakkında tesis edilen re'sen emekliye sevk işlemi arasında nedensellik bağının olduğu; dolayısıyla davacıların murisinin ölümü (intiharı) hadisesinde, idarenin hizmet kusuru bulunduğu, meydana gelen ölüm olayı nedeniyle davacıların çekmiş olduğu acı ve ıstıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla, olayın meydana geliş şekli ve öncesinde yaşanılan süreç de dikkate alınarak davacılardan anne ... ve baba ...'nun her birine 50.000,00-TL, kardeş ... için ise 25.000,00-TL manevî tazminatın kabul edilmesi, fazlaya ilişkin manevî tazminat istemlerinin ise reddedilmesi gerektiği yolunda temyize konu kararın verildiği anlaşılmaktadır.<br>Davaya konu olayın meydana gelişinde idarenin hizmet kusuru sonucunda gerçekleşen intihar nedeniyle davacıların ağır derecede elem ve üzüntü duydukları açık olup, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne yönelik temyize konu kararda mahkemece takdir edilen tazminat miktarının; idarenin hizmet kusurunun ağırlığı ve niteliği, olayın oluş şekli, idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacılar murisinin intihar ettiği hususları dikkate alındığında; davacıların yaşadığı elem ve üzüntüyü karşılamaktan çok uzak ve yetersiz kaldığı sonucuna ulaşıldığından, davacıların temyiz istemlerinin manevi tazminat miktarı yönünden kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.<br><br><br><br></font></p></body></html>
emekli