<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/74 E. , 2024/365 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2024/74<br>Karar No : 2024/365 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (TARAFLAR) : <br> 1- DAVACI : ... <br> VEKİLİ :Av. ...<br> <br> 2- DAVALI : ... Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Bitlis İli, Tatvan İlçesi, 6. Zırhlı Tugay Komutanlığında piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken 14/11/1997 tarihinde operasyon koordinasyonu görevi esnasında bir başka askerin silahının kaza ile ateş alması sonucu yaralanması nedeniyle vazife malüllüğü aylığı bağlanan davacının, yaralanmasına yol açan olay nedeniyle 6353 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alınarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile geçmişe dönük olarak eksik ödenen; aylık, ikramiye ve diğer mali haklar farklarının vazife malüllüğü aylığı bağlandığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararla; İdare Mahkemesince verilen kararın Danıştay Onikinci Dairesi'nin 23/01/2020 tarih ve E;2018/4014, K;2020/518 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması, parasal haklara ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Onikinci Dairesi'nin 14/03/2022 tarih ve E:2021/4469, K:2022/1000 sayılı kararı ile aylık ve diğer mali haklara ilişkin farkların 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde 6353 sayılı Kanun'un 75. maddesiyle yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin kısmı yönünden düzeltilerek onanıp, vazife malulü aylığının bağlandığı tarih ile 12/07/2012 tarihi arasındaki döneme ait aylık ve diğer mali haklar ile ikramiye ödenmesine yönelik kısmı yönünden bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasının, 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun ile değişik (h) bendi ile, erbaş ve erlerden; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit edilenlere bu bend hükümlerine göre aylık bağlanması imkanının getirildiği ve davacının da bahse konu hüküm kapsamında bulunduğu sabit olmakla birlikte 3713 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, bu madde esas alınarak geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat farkı ile ikramiye ve ikramiye farkı ödenmeyeceği ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğine ilişkin düzenleme dikkate alındığında, davacıya vazife malulü aylığının bağlandığı 14/01/1999 tarihi ile 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihi arası dönem için geçmişe dönük aylık ve diğer mali haklar farkları ile ikramiye farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hukuken olanak bulunmadığı, dolayısıyla anılan istem yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacıya vazife malulü aylığının bağlandığı 14/01/1999 tarihi ile 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihi arası dönem için geçmişe dönük aylık ve diğer mali haklar farkları ile ikramiye farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TARAFLARIN İDDİALARI :<br>Davacının İddiası: Kamu görevlisi olduğu için 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinin (h) bendi kapsamında “er, erbaş” olarak hatalı nitelendirilerek “ikramiye farkının ödenmemesine hükmedildiği”, halbuki kendisinin uzman erbaş olduğu için “ikramiye farkının 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesi gereğince ödenmesi gerektiği, 3713 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, bu madde esas alınarak geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat farkı ile ikramiye ve ikramiye farkı ödenmeyeceği ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğine ilişkin düzenleme dikkate alınarak ikramiye farkının ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br>Davalı İdarenin İddiası: Kaza sonucu yaralanması nedeniyle vazife malüllüğü aylığı bağlanan davacının, yaralanmasına yol açan olay nedeniyle 6353 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alınarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması istenilmiştir. <br><br> TARAFLARIN SAVUNMALARI: <br>Davacı tarafından; Davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idare tarafından: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği, davalı idarenin temyiz isteminin ise; Mahkeme kararının daha önce kesinleşen iptal kısmı hakkında temyiz isteminde bulunulduğundan, dosyanın temyiz isteminin incelenmesi için dosyanın esasının incelenmesi ve yeniden hüküm kurulması hukuken mümkün olmadığından, temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br>Bitlis İli, Tatvan İlçesi, 6. Zırhlı Tugay 1. Mekanize Tabur Komutanlığında piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, 14/11/1997 tarihinde operasyon koordinasyonu görevi esnasında bir başka askerin silahının kaza ile ateş alması sonucunda vurularak yaralanan davacıya; Emekli Sandığı tarafından, ... tarih ve ... sayılı kararla vazife malüllüğü aylığı bağlanmış, Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile de 2330 sayılı Kanun kapsamında nakdi tazminat ödenmesine karar verilmiş ve bağlanacak emekli aylığının %25 oranında artırılarak ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. <br>12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6353 sayılı Kanun ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinde değişiklik yapılması üzerine davacı tarafından, vazife malüllüğü aylığının 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek, hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Davacıya vazife malulü aylığının bağlandığı 14/01/1999 tarihi ile 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihi arası dönem için geçmişe dönük aylık ve diğer mali haklar farkları ile ikramiye farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddi hakkında davacının temyiz istemi incelendiğinde;<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen Mahkeme kararının 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafından dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Kazaen yaralanması nedeniyle vazife malüllüğü aylığı bağlanan davacının, yaralanmasına yol açan olay nedeniyle 6353 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler dikkate alınarak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinden yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesine ilişkin davalı idarenin temyiz istemine gelince;<br>Usul hukuku kuralları uyarınca, dava açmakta olduğu gibi kanun yoluna başvurmada da tarafların hukuki yararı bulunmalıdır. Diğer bir ifadeyle, kanun yoluna başvuranın, aleyhine kanun yoluna başvurduğu kararın bozulmasında korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. <br>2577 sayılı Kanun'un 49. maddesindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere temyiz, yargı yerince verilen bir kararın hukuka aykırılığı halinde bozulması amacıyla yasa koyucu tarafından getirilmiş bir kanun yolu olup, İdare Mahkemesince lehine karar verilen tarafça bu yolun kullanılması düşünülemeyeceği gibi Mahkeme kararının, dava konusu işlemin daha önce karar düzeltme incelemesi sonucunda onanarak kesinleşmiş bulunan işlemin iptaline kısmının da temyizen incelenme olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur.<br> Davalı idare tarafından dosyaya sunulan temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının davalı idare aleyhine olan dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesine ilişkin kısmının, Danıştay Onikinci Dairesi'nce temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçtiği ve kanun yollarının tüketilerek kesinleştiği anlaşılmakta olup, bu kısım yönünden davalı idare tarafından hukuka aykırılık iddialarına yer verilerek temyizen bozulması isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. <br> Bu durumda; Mahkeme kararının temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçmek suretiyle kesinleşen dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden, İdare Mahkemesi kararının kesinleştiği açık olduğundan, Mahkeme kararının kısmen onanmak suretiyle kesinleşen kısma yönelik iddialar yönünden davalı idare tarafından yapılan temyiz istemine ilişkin olarak, kesinleşen kısım hakkında temyiz isteminde bulunulması, dosyanın esasının incelenmesi ve yeniden hüküm kurulması hukuken mümkün olmadığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddi ile davacıya vazife malulü aylığının bağlandığı 14/01/1999 tarihi ile 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği 12/07/2012 tarihi arası dönem için geçmişe dönük aylık ve diğer mali haklar farkları ile ikramiye farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br>2. Davalı idarenin temyiz isteminin İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br></font></p></body></html>
emekli