<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/5857 E. , 2023/633 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/5857<br>Karar No : 2023/633 <br><br>KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE <br>BULUNAN (DAVALI): ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2021/6777 K:2022/1497 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Dava; ... Ana Jet Üs Komutanlığında astsubay başçavuş olarak görev yapan davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğundan bahisle "Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir" şeklinde ayırma sicil belgesi düzenlenmesi üzerine, Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin 60. maddesinin (e) bendi, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 39. maddesinin (e) bendi ile 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94. maddesinin (b) bendi uyarınca re'sen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının 09/11/2012 tarihli işlemi ile ayırma sırasında terhis belgesinin "Hv. Svn. Er" olarak tanzim edilmesi işleminin iptali istemiyle açılmıştır. <br><br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Daire'sinin ... tarih ve E:... K:... sayılı davanın reddi kararı hakkında yapılan ... numaralı bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesi'nin 08/11/2017 tarihli kararı ile davacıya gizlilik dereceli belgelerin incelettirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali kararı verilerek Ankara 9. İdare Mahkemesine gönderildiğinden, Ankara 9. İdare Mahkemesince verilen kararla; davacının fillerinin özel yaşamına ilişkin olduğu, bu fiillerinin yaptığı göreve ve Türk Silahlı Kuvvetlerine ne suretle etki ettiğinin ortaya konulamadığı; öte yandan, davacının birçok kez mesaiye geç kaldığı ve üç kez firar suçu işlediği belirtilmekte ise de, bu fillerin ayrı cezai yaptırımların konusunu oluşturduğu; bu durumda, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI : Davacının eylemlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerin itibarını sarsacak ve bu kurumda görev yapmasını engelleyecek nitelikte olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ :Karar düzeltme isteminin kabulü ile, onama kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br>Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 29/03/2022 tarih ve E:2021/6777 K:2022/1497 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>... Ana Jet Üs Komutanlığında astsubay başçavuş olarak görev yapan davacı hakkında davalı kurumun internet hattına yapılan ihbar üzerine; davacının Ankara genelindeki pavyonlara devamlı surette gitmekte olduğu, burada çalışan yabancı uyruklu konsomatris kadınlarla tanıştığı, anılan kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, üzerine kayıtlı telefonu bu kadınlara verecek kadar samimi olduğu, internette bir çok arkadaşlık sitelerine üye olduğu ve anılan siteler aracılığı ile tanıştığı kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, farklı ortamlarda ve farklı kişilerle birlikte esrar içip kullandığının iddia edildiği, ayrıca yaşam tarzı ve uyku problemi nedeniyle bir çok kez mesaiye geç kaldığı ve bu nedenle disiplin cezası aldığı, meslek safahatında sicil üstlerince hakkında birçok kez menfi kanaate işaret edildiği, 14 ayrı disiplin suçu nedeniyle toplam 66 gün oda hapsi, 1 kez uyarı ve 22 gün oda hapsi disiplin cezaları ile cezalandırıldığı, 15/05/2009-23/05/2009, 04/02/2011-08/02/2011 ve 07/05/2011-14/05/2011 tarihleri arasında üç ayrı “yabancı memlekete firar“ eylemini gerçekleştirmiş olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde; tavır ve hareketlerini hizmetin gerektirdiği şekilde düzenleyemeyip disiplin bozucu ve Türk Silâhlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlâk dışı hareketlerde bulunduğu anlaşıldığından bahisle Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 61'inci maddesinin (a) fıkrasında öngörülen usul uyarınca sıralı sicil üstlerince 27/06/2012 tarihinde düzenlenen sicile dayanılarak tahkikat başlatıldığı, Hv. K. K.lığı bünyesindeki Komisyonun incelemesinden geçirilip, Komisyonun işlemin uygun olduğuna dair kararı, Hv. K. Komutanının tasvibi ve Bakan'ın oluru ile dava konusu işlemin tesisi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT: <br>Anayasa’nın 20. maddesinin birinci fıkrasında; "Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. " hükmü yer almıştır.<br>Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Özel ve Aile Hayatına Saygı Hakkı” başlıklı 8. maddesinde de;<br>“(1) Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve yazışmasına saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.<br>(2) Bu hakların kullanılmasına bir kamu makamının müdahalesi; ancak, müdahalenin yasayla öngörülmüş ve demokratik bir toplumda ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik refahı, düzenin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için gerekli bir tedbir olması durumunda söz konusu olabilir" hükmüne yer verilmiştir. <br>926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 94/b maddesinde; “Disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma: Disiplinsizlik veya ahlaki durumları sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. <br>Astsubay Sicil Yönetmeliği'nin işlem tarihinde yürürlükte olan 60'ncı maddesinde; “Aşağıdaki sebeplerden biri ile disiplinsizlik veya ahlâkî durumları gereği Türk Silâhlı Kuvvetlerinde kalmaları, bulunduğu rütbeye veya bir önceki rütbesine ait bir veya birkaç belge ile anlaşılıp uygun görülmeyenler hakkında, hizmet sürelerine bakılmaksızın emeklilik işlemi yapılır.<br>a. Disiplin bozucu hareketlerde bulunması, ikaz veya cezalara rağmen ıslah olmaması,<br> b. Hizmetin gerektirdiği şekilde tavır ve hareketlerini ikazlara rağmen düzenleyememesi, <br>c. Aşırı derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olması, <br>d. Nafaka, trafik kazası, doğal afet, personelin öngöremeyeceği şekilde ülke genelinde yaşanan olağanüstü ekonomik dalgalanmalar, ani devalüasyonlar, sağlık ve tedavi giderleri ile kefillik ve benzeri zorunluluk halleri hariç olmak üzere, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını zedeleyecek şekilde aşırı derecede borçlanmaya düşkün olması ve bu borçlarını ödememeyi alışkanlık haline getirmesi, <br>e. Türk Silâhlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlâk dışı hareketlerde bulunması, <br>f. Tutum ve davranışları ile yasa dışı siyasî, yıkıcı, bölücü, irticaî ve ideolojik görüşleri benimsediği, bu gibi faaliyetlerde bulunduğu veya karıştığı anlaşılanlar.” hükmü yer almaktadır.<br> Aynı Yönetmeliğin işlem tarihinde yürürlükte bulunan “ayırma işleminin sıralı sicil üstlerince başlatılması” usulünü düzenleyen <br>61. maddesinin (a) bendinde ise; <br>“Disiplinsizlik ve ahlâkî durum nedeniyle ayırma sicil belgesinin düzenlenmesinde, süre söz <br>konusu olmayıp, her zaman düzenlenebilir……Sicil üstleri,…. sicil belgelerinin temel nitelikler ve son <br>bölümdeki kendilerine ait olan kanaat hanelerine bu Yönetmeliğin 60’ıncı maddesindeki disiplinsizlik <br>ve ahlâkî durumlardan hangisine göre kesin kanaate vardıklarını belirttikten sonra “Silâhlı Kuvvetlerde <br>Kalması Uygun Değildir” kanaatini yazarak imzalar ve gerekli belgeleri ekleyerek, bekletmeden sıralı <br>sicil üstlerinin tümünün kanaatlerinin yazılmasını sağladıktan sonra, Kuvvet Komutanlıkları veya <br>Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığına gönderirler. <br>Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlıklarına gelen bu siciller, komisyona sevk edilir. Komisyon, yapmış olduğu inceleme ve değerlendirme <br>sonucunda almış olduğu kararı, bir tutanak ile Kuvvet Komutanı veya Jandarma Genel Komutanının <br>onayına sunar ve alınacak onaya göre işlem yapılır. “ hükmü yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Anayasa Mahkemesi'nin ... tarihli ve... başvuru numaralı kararında özetle;<br>"Özel hayat, geniş bir kavram olup kapsayıcı bir tanımının yapılması oldukça zordur. Bu kapsamda korunan hukuki değer esasen kişisel bağımsızlık olup, bu koruma herkesin istenmeyen bütün müdahalelerden uzak, kendine özel bir ortamda yaşama hakkına sahip olduğuna işaret etmekle birlikte, özel hayat kavramının herkesin kişisel yaşamını istediği şekilde sürdürme ve dış dünyayı bu alandan uzak tutma kavramına indirgenemeyeceği açıktır.<br> Özel hayat, öncelikle bireylerin kendi bireyselliklerini geliştirebilecekleri ve diğer kişilerle en mahrem ilişkilere girebilecekleri kavramsal ve fiziksel bir alana işaret etmektedir. Bu mahremiyet alanı, Devletin müdahale edemeyeceği veya meşru amaçlarla asgari düzeyde müdahale edebileceği özel bir alanı kapsamaktadır." değerlendirmelerine yer verilmiştir. <br>Kamu görevlilerinin mesleki yaşamlarıyla da bütünleşen bazı özel hayat unsurları açısından sınırlamalara tabi tutulabilecekleri açıktır. Davacı hakkındaki ihbar üzerine davalı kurumca yapılan idari tahkikat raporundaki ifadeler doğrultusunda; davacının Ankara genelindeki pavyonlara devamlı surette gitmekte olduğu, burada çalışan yabancı uyruklu konsomatris kadınlarla tanıştığı, anılan kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, üzerine kayıtlı telefonu bu kadınlara verecek kadar samimi olduğu, internette bir çok arkadaşlık sitelerine üye olduğu ve anılan siteler aracılığı ile tanıştığı kadınlarla cinsel ilişki yaşadığı, farklı ortamlarda ve farklı kişilerle birlikte esrar içip kullandığı hususlarının kendi ifadeleriyle de sabit olduğu, davacının bu eylemlerinin diğer kişilerle yaşadığı mahrem ilişkileri aşan ve mesleğine zarar veren bir aşamaya geldiği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan; davacı hakkında 4 ayrı firar suçundan kamu davası açıldığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı ile 15/05/2009-23/05/2009, 04/02/2011-08/02/2011, 07/05/2011-14/05/2011 tarihleri arasında yurt dışına firar suçunu işlediği sabit görüldüğünden bir yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, meslek safahatında sicil üstlerince hakkında birçok kez menfi kanaate işaret edildiği, 14 ayrı disiplin suçu nedeniyle toplam 66 gün oda hapsi, 1 kez uyarı ve 22 gün oda hapsi disiplin cezaları ile cezalandırıldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerindeki kamu hizmetini devam ettirmesine olanak kalmadığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde ahlak dışı hareketlerde bulunduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 16/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br>(X) KARŞI OY :<br>Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin Daire kararı hukuka uygun olup davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.<br> <br> <br><br><br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
emekli