<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4880 E. , 2024/1555 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2022/4880<br>Karar No : 2024/1555 <br><br>DAVACILAR : 1- ... Derneği<br> 2- ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>DAVALILAR : 1-... Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>2- ... Birliği <br>VEKİLİ : Av....<br><br> 3- ... Vakfı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVANIN KONUSU: ... Kurumunun Türkiye Bankalar Birliğine gönderdiği "Bayram İkramiyesi" konulu, ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na, 7143 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen Ek 18. madde uyarınca, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 11 milyon 832 emekliye Ramazan ve Kurban Bayramlarında 1000'er TL. tutarında bayram ikramiyesi verilirken, 5510 sayılı Kanunun Geçici 20. maddesi kapsamındaki 150 bin Banka sandık emeklilerinin bu haktan yararlanamadıkları, söz konusu ödemenin yapılıp yapılmayacağına ilişkin inisiyatifin banka sandıklarına bırakıldığı, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 20. maddesine göre kurulmuş Banka Sandık Vakıflarının yapacakları her türlü yardımların, aynı maddenin onbirinci ve onikinci fıkraları uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü ile yapmak durumunda oldukları, 5510 sayılı Kanun'un geçici 20. maddesinin yürürlüğe girdiği 30/04/2008 tarihi itibarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu emeklileriyle aynı emekli aylığı ve yardımları alan banka sandık emeklilerinin bayram ikramiyelerinden yararlandırılmaması Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu gibi bu uygulamayla 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 20. maddesi hükmünün ihlal edildiği ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALI ... BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI: 2575 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görülmesi gereken davalardan olmayan davanın görev yönünden reddi gerektiği; ayrıca, yasal süresinde açılmamış olan davanın süre yönünden de reddi gerektiği; öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklar, Kurumlarına devredilinceye kadar müstakil birer sosyal güvenlik kurumu niteliğinde olduklarından, ilgili sandık personeline bayram ikramiyesi ödemesi yapılıp yapılmayacağının ... T.A.Ş. Personeli Sosyal Sigorta Sandığı Vakfının inisiyatifinde olduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 20. maddesi kapsamındaki sandıklardan gelir/aylık alanlara da bayram ikramiyesi ödemesi yapılacağına ilişkin olarak Kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülerek, davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DAVALI TÜRKİYE ... BİRLİĞİNİN SAVUNMASI: Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Birliğin, banka sandık emeklilerine bayram ikramiyesi ödenmesi konusunda işlem tesis etme görev ve yetkisi bulunmadığından, Birliğe husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DAVALI ... VAKFININ SAVUNMASI: Uyuşmazlık Danıştayın görev alanına girmediği gibi, idari ve mali açıdan bağımsız, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir kuruluş olan Sandıkları aleyhine açılan davaların adli yargı mercilerince çözümlenmesi gerektiğinden, davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiği; öte yandan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na 7143 sayılı Kanun ile eklenen Ek 18. maddede, 506 sayılı Kanun'un Geçici 20. maddesi kapsamındaki sandık emeklilerine bayram ikramiyesi ödenmesi ve Hazine'den tahsiline yönelik açık bir hükmün bulunmaması ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile Hazine Müsteşarlığı'nın bu konuda olumsuz görüş bildirmesi üzerine, bayram ikramiyesi ödemesinin, 5510 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumunca gelir ve aylık ödemesi yapılanlar için öngörüldüğü ve banka sandıklarını kapsamadığı sonucuna varıldığı, banka sandıkları emeklilerine bayram ikramiyesi ödenmesinin Vakıflarına külfet doğuracağı belirtilerek, davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararına uyularak, kararın verildiği 29/04/2021 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde; İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği öngörülmüş olup 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.<br>Sosyal Güvenlik Kurumunun Türkiye Bankalar Birliğine gönderdiği "Bayram İkramiyesi" konulu, ... tarih ve... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Onikinci Dairesinin 29/04/2021 tarih ve E:2019/7340, K:2021/2704 sayılı kararıyla; 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıktığı açık olan uyuşmazlığın adli yargı mercilerince (iş mahkemelerince) görülüp çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2022 günlü, E:2022/529, K:2022/1779 sayılı kararıyla; davacıların temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddedildiği; davalı Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz istemi ise kabul edilerek kararın davalı Sosyal Güvenlik Kurumu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının bozulduğu anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu lehine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince; Dairemizin 29/04/2021 tarih ve E:2019/7340, K:2021/2704 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2022 tarih ve E:2022/529, K:2022/1779 sayılı kararı ile davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumu lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmı yönünden bozulduğundan, bozma kararına uyularak, bozulan kısım yönünden işin gereği görüşüldü:<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan yargılama giderlerine ilişkin hususlarda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri içinde sayılmış; 332. maddesinde de yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kurala bağlanmıştır.<br> Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiş; 168. maddesinin son fıkrasında ise, avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı hükmü öngörülmüştür.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, vekille takip edilen davalarda taraf lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin yargılama giderlerine dahil olduğu ve bu ücrete mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca re'sen hükmedileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. <br>Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin, davanın görev yönünden reddine ilişkin 29/04/2021 tarih ve E:2019/7340, K:2021/2704 sayılı kararına karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2022 tarih ve E:2022/529, K:2022/1779 sayılı kararı ile davacıların temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği ve davalı idarelerden Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz isteminin kabulü ile anılan idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine yönelik kısmı yönünden bozulduğundan, bozma kararına uyulmak suretiyle, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu lehine, ilk kararın verildiği 29/04/2021 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak 3.600,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücreti ile temyiz aşamasında davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan ve aşağıda dökümü yapılan...-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesine, aşağıda dökümü yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>2. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>
emekli