<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/2046 E. , 2023/5353 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/2046<br>Karar No : 2023/5353 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR) : <br>1- ...<br>VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü ...<br>2- ... Bakanlığı<br> 3- ... Genel Komutanlığı <br>VEKİLLERİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin <br>... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem : Jandarma Genel Komutanlığı Aydın İli Denetleme ve Değerlendirme Daire Başkanı olarak albay rütbesinde görev yapan davacının, re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/373 karar sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; 30/08/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere albay rütbesine terfi eden davacının henüz rütbede bekleme süresini doldurmadığı açık olmakla birlikte, davacının resen emekliye sevkine karar verildiği tarihte görev süresi uzatılan çok sayıda albay rütbesindeki personelin evsaf bilgi kartlarının incelenmesinden, bahsi geçen personelin rütbe bekleme süreleri içerisinde (albaylığa terfi ettiği tarihten işlem tarihine kadar) çok sayıda disiplin cezası ve devam eden adli yargılama (soruşturma-kovuşturma) bulunduğu gibi, rütbe bekleme süreleri dışında da sayısız disiplin soruşturması/cezası ile haklarında çok sayıda ceza soruşturması ve kovuşturması yürütüldüğü, davacıya ait uyarma cezasının ise, albaylığa terfi tarihinden önceki bir tarihe (2015 tarihi-rütbe bekleme süresi dışında) ait olduğu ve hakkındaki soruşturma/kovuşturma bilgilerinin de çok eski tarihlere ilişkin olduğu (rütbe bekleme süreleri dışında), yine davalı idarece, davacı hakkında çok sayıda ceza soruşturma ve kovuşturması yürütüldüğü iddia edilmekle birlikte, anılan soruşturma ve kovuşturmalar sonucunda davacı hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı verilmediği gibi, görev süresi uzatılan personellerden hapis cezası paraya çevrilerek cezası tecil edilen birden fazla personel bulunduğu, rütbe terfi tarihinden dava konusu işlemin tesis edildiği tarihe kadar davacı hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturma, şikayet, ihbar, tutanak vs.bulunmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde davacının görevinde başarısızlığı ya da yetersizliği noktasında somut tespitlere yer verilmediği gibi salt albay rütbesine terfi ettiği tarih öncesinde almış olduğu uyarma disiplin cezası ve yürütülen kovuşturmaların dava konusu işlem için gerekçe teşkil edemeyeceği; öte yandan, davacı hakkında işlem tarihi itibarıyla devam eden bir yargılama veya mahkumiyet kararının da bulunmadığı, bu itibarla, emekliye sevk edilen personelin belirlenmesinde davalı idarelerce uygulanan kıstasların somut bilgi ve belgelerle (sicil, disiplin, verimlilik, soruşturma gibi) davalı idareler tarafından ortaya konulmadığı hususu da birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılmadığı ve bu suretle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından iptaline, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince hukuka aykırılığı tespit edilen dava konusu işlem nedeniyle uğranılan parasal hak kayıplarının davalı idareler tarafından hesaplanarak (maaş vs. parasal haklar) dava tarihi olan 17/09/2020 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte mükerrer olmamak üzere davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, davalı idarelere Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiğinden, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu dava konusu işlemin iptali ile parasal hakların ödenmesi yolundaki Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından emekliye sevk edilen personelin <br>belirlenmesinde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılmadığı, usule, yasaya, hakkaniyete ve hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : <br> Cumhurbaşkanlığı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br> İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, emsal olarak sunulan yargı kararında da belirtildiği üzere emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında sübjektif sebeplerle hareket edildiğine ilişkin bir veri bulunmadığı, davacının emekliliğe sevk edilmesi işleminin, hizmetin en iyi şekilde yürütülmesi maksadıyla kamu yararı doğrultusunda hukuka uygun suretle tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hak kayıplarının dava tarihinden (17/09/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
emekli