<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/3974 E.  ,  2023/8509 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2">T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No: 2023/3974<br>Karar No: 2023/8509 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.. K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Iğdır İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 30/10/1995'te Ağrı Dağı bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada yaralanan ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından vazife malulü sayılarak 15/01/2008 tarihi itibarıyla emekliye ayrılan davacı tarafından, emsallerine göre erken emekliye ayrılması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 480.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; Mahkemelerinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararında ısrar edilmesine, davacının 382.889,84 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 382.889,84 TL'nin idareye başvuru tarihi olan 25/01/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının emeklilik işlemlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan yazışmalar sonucunda tesis edildiği, bu nedenle husumetin anılan idareye yöneltilmesi gerektiği, davacının maddi tazminat talebinin tamamen reddine karar verilmesi gerektiği, temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> Davacı Iğdır İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken 30/10/1995'te Ağrı Dağı bölgesinde teröristlerle çıkan çatışmada sağ bacağından yaralanarak, Iğdır Devlet Hastanesine sevk edilmiş ve tedavi altına alınmıştır. Sonrasında 2007 tarihinde Fırat Üniversitesi Tıp Merkezi Başhekimliğinden alınan raporla %16 oranında çalışma gücü kaybı bulunduğu tespit edilmiştir.<br> Davacı bu rahatsızlığı üzerine 15/01/2008 tarihinde emekliye sevk edilerek, kendisine 5434 sayılı Kanun, 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesi ve 2330 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından vazife malulü sayılarak 15/01/2008 tarihi itibarıyla 6. dereceden vazife malüliyet aylığı bağlanmıştır.<br> Emekliye ayrılan davacı tarafından, emsallerine göre erken emekliye ayrılması nedeniyle uğradığı zararların karşılanması talebiyle 25/01/2008 tarihinde davalı idareye yaptığı başvurunun reddi üzerine, 480.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> Açılan davada, ... İdare Mahkemesince, maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı karar; davalı idarenin temyizi üzerine, Danıştay Onuncu Dairesinin 06/03/2012 tarih ve E:2011/10169, K:2012/738 sayılı kararıyla; manevi tazminatın kabule ilişkin kısmı yönünden onanmış, maddi tazminatın kabule ilişkin kısmı yönünden ise, davacının maddi zararının tespiti amacıyla alınan bilirkişi raporu eksik ve hatalı bulunarak, maddi zararın hesaplanmasına ilişkin ilkeler belirtilerek ek bilirkişi raporu alınmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.<br>Bunun üzerine, ... İdare Mahkemesince, anılan bozma kararına uyularak alınan bilirkişi raporu uyarınca maddi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı karar ise; Danıştay Onuncu Dairesinin 27/02/2017 tarih ve E:2016/12999, K:2017/1082 sayılı kararıyla; 3713, 2330 ve 5434 sayılı Kanun'lar uyarınca davacıya yapılan ödemeler ve bağlanan aylık tutarları dikkate alındığında, davanın maddi tazminata ilişkin kısmının tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak maddi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.<br><br><br><br>Bu defa... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararı ile; uyuşmazlıkta, davacı lehine "usuli kazanılmış hak" oluştuğu, Mahkemelerince ilk bozma kararına uyularak maddi tazminat tutarının belirlenmesi için ek bilirkişi raporu aldırıldığı ve yeniden belirlenen maddi tazminatın davacıya ödenmesine karar verildiği, bu karara yönelik temyiz incelemesinin ilk bozma kararı gereklerinin yerine getirilip getirilmediği ile sınırlı olarak yapılması gerektiği ileri sürülerek, maddi tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki kararda ısrar edilmiştir.<br> Anılan ısrar kararına karşı davalı idarece yapılan temyiz istemi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 22/12/2022 tarih ve E:2022/1668, K:2022/3935 sayılı kararıyla; Mahkeme kararının ısrara ilişkin kısmının onanmasına, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. <br>İdare, kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br> Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.<br>Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."; "Bedensel Zarar" başlıklı 54. maddesinde, "Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." hükmü; "Belirlenmesi" başlıklı 55. maddesinde, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.<br>Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.<br> 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere "adi malullük aylığı" bağlanacağı; 55. maddesinde ise, görevin neden ve etkisiyle yaralanan iştirakçilere, 53. maddeye göre hesaplanacak adi malüllük aylıklarına, malullük derecelerine göre %15 ila 60 oranında zam yapılmak suretiyle "vazife malullüğü aylığı" bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.<br> 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hale gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükmü yer almaktadır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Iğdır İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, teröristlerle çıkan çatışmada yaralanması üzerine vazife malulü sayılarak emekliye ayrılması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık tazminat verilmesi istemiyle açılan davada, .. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 06/03/2012 tarih ve E:2011/10169, K:2012/738 sayılı kararıyla, aktif dönem zararı yönünden hesap tarihi itibarıyla ilgilinin görev aylığı veya emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibariyle alacağı görev aylığı ile vazife malüllüğü aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu dönemde vazife malüllüğü aylığı ile adi malüllük aylığının aylar itibariyle karşılaştırılarak aradaki farkın yarar olduğunun kabul edilmesi, bu şekilde yapılacak hesaplamada yarar ve zarar tutarları karşılaştırılmak, bir başka ifade ile denkleştirme yapılmak suretiyle işlemiş dönem zararı hesaplanması, aktif dönemde işlemiş yarar ve zarar kalemlerinin peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınması gerektiği belirtilerek, maddi tazminat istemine ilişkin kısmı yönünden bozulmasına ve anılan hususlar dikkate alınmak suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar vermiş, ayrıca karar düzeltme aşamasında, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında davacılara nakdi tazminat ödenmesi halinde bu tutarın da olay nedeniyle sağlanan yarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla hesaplanacak maddi zarar tutarından güncellenmek suretiyle düşülmesi gerektiği de belirtilmiştir.<br> Dairemiz bozma kararı üzerine, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01/10/2008 tarihinden önce, görevin neden ve etkisiyle malul olan ve bu nedenle vazife malullüğü aylığı bağlanan davacının, erken emekli olmasından kaynaklanan maddi zararlarının hesaplanmasında dikkate alınması için, Mahkemece 08/07/2014 tarihli ara kararı ile davalı idareden sorulması üzerine, davacı personelin görevine devam etmiş olması halinde 2014 yılı Ağustos ayında 1. derecenin 4. kademesinden alacağı maaş tutarının 3.207,43 TL olacağının bildirildiği, Mahkemenin 27/08/2014 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğünden sorulması üzerine de, davacının öğrenim durumu itibarıyla görevde yükselme olanağının bulunduğu tek seçeneğin başpolis memurluğu olduğu, ancak başpolis memurluğu ile polis memurluğu arasında özlük hakları bakımından bir fark bulunmadığının bildirildiği görülmektedir. <br> Davacının maddi zararının tespiti amacıyla, Erzurum 2. İdare Mahkemesi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 05/01/2015 kayıt tarihli raporda özetle; "İşlemiş kazanç dönemi, işleyecek kazanç dönemi, iskontolu emeklilik dönemi, 5434 sayılı Kanun uyarınca yapılan ek ödeme ve iskontolu emekli ikramiyesi kalemleri toplamından oluşan 1.059.055,26-TL 'zarar'dan; 'yarar' kalemlerinin toplamından 'adi malulüllük kazancı' toplamının düşülmesiyle elde edilen 676.165,42-TL 'gerçek yarar'ın çıkarılması sonucu davacıya ödenecek tazminat toplamı 382.889,84-TL olarak bulunmuştur. Zarar hesabında; ilgilinin emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyle alacağı görev aylığı, işlemiş kazanç dönemi, iskontolu işleyecek kazanç dönemi ve iskontolu emeklililik dönemi kazançları ayrı ayrı hesap edilerek, bu kazançların toplamına iskontolu emekli ikramiyesi ve ek ödemeler dahil edilerek, toplamda 1.059.055,26-TL hesap edilmiştir. 'Yarar' hesabında; işlemiş vazife aylığı ve bunun ek ödemesi, vazife malullük aylığının peşin sermaye değeri ve bunun ek ödemesi, vazife malullük ikramiyesi, işlemiş tütün ikramiyesi, nakdi tazminat ve sosyal yardım kalemleri dikkate alınmış ve toplam 'yarar' miktarı 1.120.101,33-TL olarak hesap edilmiştir. 'Adi Malullük Kazancı'nın hesabında; muhtemel ödenecek işlemiş adi malullük aylığı ve bunun 5434 sayılı Kanun'un Ek-79-80 maddeleri uyarınca işlemiş ek ödemeleri, adi malullük aylığı peşin sermaye değeri ve bunun 5434 sayılı Kanun'un Ek-79 ve Ek-81 maddeleri uyarınca ek ödemesi ve adi malullük ikramiyesi kalemleri dikkate alınmış ve miktar 443.935,91-TL olarak hesap edilmiştir. Tüm bu hesaplamalar yapılırken, yaralanan sigortalının olayın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunmadığından bu sebeple herhangi bir indirim yapılmamış; davacı polis memurunun emekli olacağı yaş 55 olarak kabul edilmiş ve bu sebeple 05/05/2026 tarihine kadar çalışacağı kabulünden hareket edilmiştir" tespitlerine yer verilmiş ve bahse konu bilirkişi raporuna itibar edilerek Erzurum 2. İdare Mahkemesince, 382.889,84 TL maddi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir.<br><br><br><br> Yukarıda yer verilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizin 06/03/2012 tarih ve E:2011/10169, K:2012/738 sayılı bozma kararında açıkça davacının zarar hesabında, görev aylığı veya emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyle alacağı görev aylığı ile kendisine bağlanan vazife malüllüğü aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen, Mahkemece yeniden alınan bilirkişi raporunda davacının aylar itibariyle alacağı görev aylıkları toplamının zarar olarak kabul edildiği, davacıya bağlanan vazife malüllüğü aylıklarının zarar hesabında görev aylıklarından düşülmediği görülmektedir. <br> Öte yandan ilgili bozma kararında, her ne kadar nakdi tazminatın ödeme tarihindeki miktarıyla hesaplanması gerektiği belirtilmiş ise de, karar düzeltme aşamasında, nakdi tazminatın hesaplanacak maddi zarar tutarından güncellenmek suretiyle düşülmesi gerektiği de belirtilmiş, ancak bilirkişi raporunda bu husus dikkate alınmayıp nakdi tazminatın ödeme tarihindeki miktarı esas alınarak yarar olarak tazminat miktarından düşüldüğü anlaşılmıştır. <br> Bu nedenle, Mahkemece, her ne kadar Dairemizin 06/03/2012 tarih ve E:2011/10169, K:2012/738 sayılı bozma kararına uyularak hüküm kurulduğu ifade edilmiş ise de bozma kararımızın gereklerinin tam olarak yerine getirilmemiş olduğu ve hükme esas alınabilecek nitelikte olmayan, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu uyarınca maddi tazminat istemi hakkında karar verildiği görüldüğünden, mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Davanın kısmen kabulüne ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,<br>4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

emekli