<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1484 E. , 2023/6668 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/1484<br>Karar No : 2023/6668<br><br>DAVACI :... Başkanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : …Bakanlığı <br>VEKİLİ : Huk. Müş. Av. …<br> <br>DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin; 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. fıkrasında muayenehaneler ibaresinden sonra gelmek üzere "laboratuvar ve müessese" ibaresine yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle; 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının; 7. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin; 11. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin, 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi dışında kalan kısmının; 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin; 12. maddesi ile eklenen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 9. fıkrasının birinci cümlesinin C tipi tıp merkezlerine yer verilmediğinden eksik düzenleme nedeniyle; 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 14. fıkranın; 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkranın; 14. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 1. fıkrasının ilk cümlesinin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrasının ilk cümlesinin; 17. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20. satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10. satırının iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki koşulları taşımayan diğer emekliler ve kamu görevinden ayrılanlar için kadro dışı çalışabilme haklarını ortadan kaldırıldığı, emekliler arasında ayrım yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu hakkın istisna olmaksızın bir hak olarak düzenlenmesi gerektiği, idarenin hekim istihdam açığı bulunduğunu sık sık vurgulaması karşısında, mesleki birikim ve tecrübesi bulunan hekimlerin istihdam dışına çıkartılmasının kamu yararına olmadığı ileri sürülerek dava konusu düzenlemenin iptali istenilmektedir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, üniversitelerde eğitim kadrolarında görev yapan öğretim üyelerinin çoğunluğunun yaş ortalamasının 55 olması nedeniyle, üniversitelerin eğitim kadrolarının boşalmasına sebebiyet verilmemesi ve tıp eğitiminin aksamaması için bu yöndeki özel sağlık kuruluşlarının da talepleri dikkate alınarak kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabiplerin istisnai olarak çalışmaları yolunda düzenleme yapıldığı, halihazırda hekimlerin, özel sağlık kuruluşlarının boş kadrosu yoksa istihdam edilemedikleri, hekimlere kadro şartı aranmaksızın çalışma imkanı verildiği, düzenlemenin tamamen hekimlerin lehine olduğu, dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı doğrultusunda dava konusu Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, 21/03/2014 günlü, 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin birinci fıkrasında muayenehaneler ibaresinden sonra gelmek üzere "laboratuvar ve müessese" ibaresine yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin; 12. maddesi ile eklenen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 6. fıkrasında "C Tipi Tıp Merkezlerine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin; 3. maddesi ile esas Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin; 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin 2. fıkrasının; 7. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin; 11. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesinin; 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi dışında kalan kısmının; 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin; 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 14. fıkranın; 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkranın; 14. maddesi ile esas Yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 1. fıkrasının ilk cümlesinin; 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrasının ilk cümlesinin; 17. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20. satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10. satırının iptali istemiyle açılmıştır.<br> 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen 3.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 8.maddesinin 4.fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin,12.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesinin 4.fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin 30.1.2015 tarih ve 29252 sayılı Resmi Gazetede , yayımlanan yönetmelikle değiştirilmesi, 15.maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12.maddenin 1.fıkrasının ilk cümlesinin,15.maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12.maddenin 2.fıkrasının ilk cümlesinin ise, yine aynı tarihli yönetmelikle, anılan maddeye 3. ve 4. fıkralar eklenerek davacının talebi doğrultusunda düzenlemeye gidilmesi, 3.7.2014 tarih ve 29049 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmeliğin 10. Maddesiyle Ek-6/a yürürlükten kaldırılmış, 11. Maddesiyle de Ek-6 başlığıyla birlikte değiştirilmiş olduğundan dava konusu yönetmeliğin 17.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20.satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10.satırına yönelik olarak davanın esasını inceleme olanağı bulunmamaktadır.<br>Dava konusu yönetmeliğin diğer maddelerinin incelenmesine gelince;<br>Anayasanın 56. maddesinin birinci fıkrasında, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu; üçüncü fıkrasında, Devletin, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenleyeceği; dördüncü fıkrasında da, Devletin, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getireceği; hükmüne yer verilmiştir. <br>Sağlık hizmeti sunulmasına ilişkin olarak Devlete verilmiş olan görevler, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve bu Kararnameyi yürürlükten kaldıran 02.11.2011 tarih ve 28103 sayılı (1. Mükerrer) Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yapılandırılarak, görev ve yetkileri belirlenen Sağlık Bakanlığınca yürütülmektedir. 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda yer alan hükümler uyarınca, davalı Bakanlığın, çıkaracağı yönetmeliklerle, sağlık kurum ve kuruluşlarının sınıflandırmasını değiştirme ve öngörülen amaçlara uygun olarak teşkilatlanmalarını sağlayabilme konusunda görevli ve yetkili olduğu tartışmasızdır.<br>Sağlık Bakanlığı tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye (181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye) dayanılarak, etkin, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere, bütün özel hastanelerin tesis, hizmet ve personel standartlarının tespit edilmesine, sınıflandırılmasına, sınıflarının değiştirilmesine, amaca uygun olarak teşkilatlandırılmasına ve bunların açılmalarına, faaliyetlerine, kapanmalarına ve denetlenmelerine ilişkin usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır.<br>Dava konusu, Yönetmeliğin 4.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9.maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının incelenmesi:<br>Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması başlıklı 9. maddesinin1. fıkrasında, Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılacağı belirtilmiş, (2).fıkrasında da, özel sağlık kuruluşu açmak isteyenlerin, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; sağlık kuruluşlarının ve sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımının sağlanması, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşlarıyla bunlara ait tıbbi hizmet birimleri, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı ve sağlık insan gücü alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde nüfus yapısı ile sağlıkla ilgili araştırma yapılarak ülke genelinde dağılımının belirlenmesi, sonuçta, sağlık hizmetlerinin dengeli sağlanması, Sağlık Bakanlığının görevleri arasında bulunduğu sonucuna ulaşılmakta olup,Yönetmeliğin anılan madde hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Davacı, laboratuar ve müesseselerin ( fizik tedavi uygulanan yerlerin) muayenehane niteliğinde olduğunu iddia etmekte ise de,Yönetmeliğin 7/A maddesinde, laboratuvarın, 992 sayılı Kanun kapsamında tıbbi tahlil işlemi, müessesenin; 3153 sayılı Kanun kapsamında görüntüleme ve/veya radyoterapi, nükleer tıp, fizik tedavi gibi muayene, tanı ve/veya tedavi hizmeti sunacağı, 4.fıkrasında ise laboratuvar ve müessesenin çalışma günlerinde sekiz saatten az olmamak üzere hizmet vereceği öngörülmüş olması karşısında davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir.<br>Dava konusu, Yönetmeliğin 7.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin incelenmesi,<br>1219 sayılı Kanunun 1. ve 5. maddeleri uyarınca tabiplik yapma yetkisine sahip pratisyen doktorlar ile değişik uzmanlık dallarında uzmanlık yapmış olan uzman doktorlar tarafından açılabilen muayenehaneler; Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 4/ğ maddesinde, Yönetmeliğin kapsamında bulunan sağlık kuruluşu türleri arasında sayılmış, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin 25.9.2010 tarih ve 27710 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelikle değişik 2. fıkrasında, "bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere müstakilen açılan, bu Yönetmelik ile belirlenen asgari şartları taşıyan ve bu Yönetmelikte tanımlanan tıbbi işlemlerin yapılabildiği sağlık kuruluşu" şeklinde tanımlanmıştır.<br>Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 12/D maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "Muayenehanelerde yer alan giriş, kapı, asansör, merdiven, tuvalet ve lavabo gibi fiziki alanlar 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun Ek 1 inci maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlenir." kuralına yer verilmiş iken, dava konusu 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7.maddesi ile esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin değiştirilerek, "Muayenehane katta bulunmakta ise binada asansör bulunması zorunludur." hükmünün getirildiği anlaşılmıştır.<br>Asansörle ilgili önceden yapılan düzenlemeler ile bu düzenlemelere ilişkin yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde, muayenehanenin, bir tabip tarafından mesleğini serbest olarak icra etmek üzere açılan, tam gün çalışmanın zorunlu olmadığı, normal hasta muayenesi ve Yönetmelikte tanımlanan basit tıbbi işlemlerin yapılabildiği ayakta teşhis ve tedavi kuruluşu olduğu, sağlık hizmeti sunumunda ilk basamak düzeyinde değerlendirildiği ve daha önceleri genelgelerle, sonra ise, Yönetmelik ekinde yapılan düzenlemeyle, muayenehanelerde yapılabilecek tıbbi işlemlerin minimum düzeyde tutulduğu, genellikle acil ve sedye koşullarında başvurunun olmadığı, gerektiğinde ise, doktorun hastanın bulunduğu yere çağrılabildiği bir yer olduğu dikkate alındığında, katta bulunan muayenehaneler yönünden binada asansör bulunması zorunluluğu getirilmesinin, hizmetin gereği asgari standart boyutlarını aşar şekilde olduğu sonucuna varılmaktadır.<br>Öte yandan, muayenehanelerde doktorluk mesleğinin serbest olarak icra edildiği, sağlık hizmetinin serbest sunumunun koşullarını ağırlaştırarak sunumunu ağır biçimde güçleştirecek şekilde asgari standart düzenlenemeyeceği de açık olup; dava konusu düzenleme ile hekimlerin muayenehane açma hakkını düzenleyen 1219 sayılı Kanunun 5. maddesi de ihlal edilmiş olmaktadır.<br>Bu nedenle, dava konusu Yönetmeliğin 7.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. <br>Dava konusu, Yönetmeliğin 11.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34.maddesinin 1.fıkrasının ilk cümlesinin incelenmesi,<br>Dava konusu yönetmeliğin değişik 34. Maddesinin 1 . fıkrasında, her ne sebeple olursa olsun devir talep tarihi itibariyle aktif olarak faaliyet göstermeyen özel sağlık kuruluşlarının devredilemeyeceği, faaliyette olan özel sağlık kuruluşlarının devri halinde, EK-1/b’deki belgeler ile birlikte Müdürlüğe başvurulacağı, başvuru üzerine, 13 üncü maddeye göre işlem yapılarak yeni işleten adına ruhsatname düzenleneceği hükmüne yer verilmiş olup, anılan düzenlemede üst hukuk normlarına aykırılık görülmemiştir.<br>Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının ilk iki cümlesi yönünden; <br>Dava konusu 21/03/2014 günlü, 28948 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile değişik esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında, "Muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarında kadrolu olarak çalışan tabip ve diş tabipleri, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesine uygun olmak kaydıyla bulunduğu ilde planlama kapsamındaki diğer özel sağlık kuruluşlarında kadro dışı geçici olarak çalışabilir. Tabiplerin kadrolu olarak çalıştığı kuruluştan ayrılmaları halinde, tabip planlamasının bozulmaması amacıyla azami üç ay daha kadro dışı geçici olarak çalışmaya devam edebilir." kuralına yer verilmiştir.<br>Anayasanın 56.maddesi, 3359 sayılı Yasa ve 663 sayılı KHK hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, sağlık kuruluşlarının ve sağlık insan gücünün ülke genelinde dengeli dağılımının sağlanması amacıyla davalı idarece planlama yapılmasının yasal gereklilik olduğu; planlama ile sağlık hizmetlerinin kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması amaçları doğrultusunda, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde sağlık hizmetlerinin dengeli sunulabilmesinin amaçlandığı, bu amaçların gerçekleştirilebilmesinin en önemli araçlarından birinin ise özel sağlık kuruluşlarının kadrolarının mükerrerliğe de yol açmadan tespit edilmesi ve planlama yapılırken bu kadrolara ilişkin elde edilen verilerinin kullanılması olduğu, dava konusu hükümle de bu amacın gerçekleştirmesinin hedeflendiği anlaşılmakla,anılan düzenlemede dayandığı mevzuat hükümlerine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Dava konusu yönetmeliğin 12.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesine eklenen 6. fıkrasının iptali isteminin incelenmesi;<br>21/03/2014 günlü, 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. Maddesiyle Değişik EK-1. maddenin 6. fıkrasında, kadro dışı geçici çalışma hükümleri tabiplere yönelik bir hak olup kuruluşa müktesep kadro hakkı vermez. Müdürlükçe kadro dışı geçici çalışan tabip adına EK-4/a’da yer alan “Çalışma Belgesi” düzenlenir. Kadro dışı geçici çalışma gün ve saatleri, kadrolu çalışılan kuruluşla yapılan sözleşmede açıkça belirtilir. Kadro dışı geçici çalışılan uzmanlık dalları kuruluşun ruhsatına/faaliyet izin belgesine, çalışma şekli de belirtilerek eklenir. Bu uzmanların kuruluştan ayrılması halinde yerine üç ay içinde aynı şekilde çalışacak uzman bulunamaz ise ilgili uzmanlık dalı kuruluşun ruhsatından/faaliyet izin belgesinden çıkarılır. Bu maddenin dördüncü ve on beşinci fıkraları kapsamındaki tabiplerin çalıştığı kuruluştan ayrılıp muayenehaneler hariç planlama kapsamındaki başka özel sağlık kuruluşunda başlamak istemesi halinde de aynı şekilde çalışmasına izin verilir.”<br>“Tabip eklenmemesi ve uzmanlık dallarıyla ilgili olmak kaydıyla, sağlık kuruluşlarına tıbbî cihaz, tıbbî hizmet birimleri ve alanlar eklenebilir. Cerrahi müdahale birimi ise sadece A ve B tipi tıp merkezlerine eklenebilir.” hükmüne yer verilmiş; davacı ise, anılan maddede C tipi tıp merkezlerine yer verilmemesinin eksiklik olduğu ileri sürülerek anılan maddenin iptalini istemektedir. <br>Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelikle 9.3.2000 tarih ve 23988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğe göre açılarak faaliyet gösteren tıp/dal merkezlerinin C tipi tıp merkezi olarak tanımlandığı ve dava konusu Yönetmelikle değişik esas Yönetmeliğin 12.maddesinin 1.fıkrasında yer verilen , "Cerrahi uygulama yapacak tıp merkezlerinin A ve B tipi olması zorunludur.” hükmü uyarınca, önceden açılmış tıp merkezlerinin (C tipi) cerrahi uygulama yapamayacakları ve bu nedenle haklarının ihlal edildiği ileri sürülmekle birlikte; dava konusu Yönetmeliğin 26.maddesiyle değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 2.maddesinin 8.fıkrasında, "Mevcut tıp/dal merkezleri, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte bünyesinde bulunan birimler ve bu madde yürürlüğe girmeden önce başvuru yapılmış olan birimler ile faaliyetine devam edebilir." hükmünün yer aldığı, ayrıca, davalı idarenin savunmasında da, dava konusu Yönetmeliğin 26.maddesiyle değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 2.maddesinin 8.fıkrası uyarınca, C tipi tıp merkezlerine, bünyelerinde bulunması veya 11.07.2013 tarihinden önce başvuru yapılmış olması kaydıyla "cerrahi uygulama birimleri" ile faaliyetlerine devam edebilmeleri imkanının verildiği belirtildiğinden, davacının, önceden açılmış tıp merkezlerinin cerrahi uygulama yapamayacakları ve bu nedenle haklarının ihlal edildiği iddiası yerinde görülmemiş olup, anılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>.Dava konusu yönetmeliğin 12.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesine eklenen 14.fıkranın ve 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 4.maddesinin 3.fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin iptali isteminin incelenmesi:<br>Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin "Güzellik ve estetik veya bu amaçla açılan merkezlerin ve ünitelerin uyumu" başlıklı Geçici 4.maddesinde, "(1) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmeliğe göre açılan merkezlerin ve ünitelerin uygunluk belgelerinin geçerlilik ve faaliyet süresi, 1/1/2010 tarihinde sona erer. (2) Sağlık kuruluşu statüsü sona eren ve işleteni tabip olan müstakil merkezler, güzellik salonuna veya ilgili mevzuat ile belirlenen şartlar ve standartlar sağlanarak muayenehane veya polikliniğe dönüştürülür. <br>(3) İkinci fıkra uyarınca muayenehane veya poliklinik olarak faaliyet göstermesine izin verilenler ile tıp merkezi ve özel hastaneler bünyesinde ünite şeklinde olanların tabela, basılı ve elektronik ortam materyallerinde ve ünite isimlendirilmesinde "güzellik ve/veya estetik" ifadesi kullanılamaz. <br>(4) 39 uncu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile yürürlükten kaldırılan Yönetmelikte sayılan tıbbî işlemlerin tamamı, sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, "estetik" veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini icra yetkisi sahasına göre tabip veya uzman tabiplerin tıbbi uygulaması şeklinde yürütülür..." hükmü yer almakta iken dava konusu Yönetmeliğin 14.maddesi ile esas Yönetmeliğin Geçici 4.maddesinin 3.fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresi yürürlükten kaldırılmış; ayrıca, dava konusu Yönetmeliğin 12.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesine eklenen 14.fıkrada da, "A ve B tipi tıp merkezleri bünyesinde, kendi kadrolarında bulunan tabipler ile estetik amaçlı sağlık hizmetlerini sunmak amacıyla estetik birimi kurulabilir. Estetik birimi açma başvuruları tıp merkezinin bulunduğu il müdürlüğüne yapılır. Müdürlükçe, açılması uygun görülen birim tıp merkezinin faaliyet izin belgesine ve Sağlık Kuruluşları Yönetim Sistemine (SKYS) işlenir. Estetik biriminde bu Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında tanımlanan işlemler yapılabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br>Bu durumda, dava konusu yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 4. fıkrasında belirtilen işlemlerin, bu fıkrada belirtilen tabipler tarafından sertifika veya buna benzer yetki belgesine dayanılarak unvanlarda, “estetik” veya bu anlama gelecek herhangi bir ibare kullanılmaksızın tıp mesleğini yapacağı yetki alanına göre tabip veya uzman tabiplerce yapılması gerektiği açık olup, dava konusu düzenlemeyle de ancak bu koşulları taşıyan tıp merkezleri bünyesinde estetik birimi kurulmasının mümkün kılındığı sonucuna ulaşılmakla, anılan düzenlemede hukuka ve dayanağı mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır. <br>Dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkra yönünden;<br>Söz konusu düzenlemede "A ve B tipi tıp merkezinde kadrolu olarak çalışan tabipler, başka ildeki özel hastane ile A ve B tipi tıp merkezlerinde kadro dışı geçici çalışabilir. Bu durumda kadro dışı geçici çalışılan ildeki Müdürlükçe tabip adına EK-4/a’da yer alan “Çalışma Belgesi” düzenlenir." kuralına yer verilmiştir.<br>Dava konusu düzenlemeyle hekimlere başka ildeki özel hastane ile A ve B tipi tıp merkezlerinde kadro dışı geçici çalışabilme olanağı sağlanmış olup dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle 21.03.2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin dava konusu edilen 3.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 8.maddesinin 4.fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin,12.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesinin 4.fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 15.maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12.maddenin 1.fıkrasının ilk cümlesinin,15.maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12.maddenin 2.fıkrasının ilk cümlesinin,17.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20.satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10.satırının iptali istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu, Yönetmeliğin 4.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9.maddesinin birinci fıkrasında muayenehaneler ibaresinden sonra gelmek üzere "laboratuvar ve müessese" ibaresine yer verilmemesi, 4.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9.maddesinin 2.fıkrasının, dava konusu Yönetmeliğin 11.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34.maddesinin 1.fıkrasının ilk cümlesinin, 12.maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1.maddesine eklenen 14.fıkranın ve 14.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Geçici 4.maddesinin 3.fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin, dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının ilk iki cümlesinin 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkrasının,12. maddesi ile eklenen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 6. fıkrasında "C Tipi Tıp Merkezlerine" yer verilmemesine ilişkin eksik düzenlemenin iptali istemine yönelik davanın reddi, dava konusu, Yönetmeliğin 7.maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1.fıkrasının (f) bendinin, iptali yolunda karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince; Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3860, K:2016/952 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E:2016/3712, K:2019/2051 sayılı kararıyla kısmen onanıp kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım hakkında Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br> MADDİ OLAY :<br> Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesinin üzerine, davacı tarafından, anılan Yönetmeliğin bazı düzenlemelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. <br> Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 17/02/2016 tarih ve E:2014/3860, K:2016/952 sayılı kararı ile; anılan Yönetmeliğin 3. maddesi ile esas Yönetmeliğin 8. maddesinin 4. fıkrasının son cümlesindeki "...veya muayenehaneye dönüştürülür..." ibaresinin, 7. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 12/D maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinin, 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesi dışında kalan kısmının, 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 14. fıkranın, 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 16. fıkranın, 15. maddesi ile esas Yönetmeliğe eklenen Geçici 12. maddenin birinci ve ikinci fıkralarındaki 31/12/2013 ibareleri ile birinci fıkrasındaki "tıp merkezinde" ibaresinin iptaline, 4. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 9. maddesinin 1. ve 2. bentlerinin, 11. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin 34. maddesinin 1. fıkrasının, 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin, 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 9. fıkrasının birinci cümlesinin, 14. maddesi ile esas Yönetmeliğin Geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında geçen "ve/veya estetik" ibaresinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin düzenlemenin, 17. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin ekinde yer alan EK-6 “Özel Sağlık Kuruluşları Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 20. satırı ile EK-6/a sayılı “Muayenehane Denetim Formu”nun “1. Bölüm: Faaliyete Esas Bilgiler” kısmının 10. satırının iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. <br> Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 tarih ve E:2016/3712, K:2019/2051 sayılı kararı ile; Daire kararının dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasına, dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesine eklenen 14. fıkrasının iptaline ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına, diğer kısımlarının onanmasına karar verilmiştir. <br>Tarafların karar düzeltme istemleri Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/01/2021 tarih ve E:2020/75, K:2021/85 sayılı kararı ile reddedilmiştir.<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların İdari Dava Daireleri Kurulunca temyizen inceleneceği hükme bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerine, ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararların temyizen bozulması halinde ısrar olanağı tanınmamıştır.<br>Buna göre, dava konusu Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi yönünden İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT : <br> 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde; kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu, 2. maddesinde; Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı, 3. maddesinin (a) bendinde; sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği, (c) bendinde; bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği, (e) bendinde; tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı, (i) bendinde; sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla, bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir. <br> 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde; herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamanın Bakanlığın görevi olduğu; bu kapsamda Bakanlığın, a) Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, b) Teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, c)Uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi, ç) Sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi, d) Sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi, e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması, f)Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini yöneteceği ve politikaları belirleyeceği; Bakanlığın bu amaçla; a) Strateji ve hedefleri belirleyeceği, planlama, düzenleme ve koordinasyon yapacağı, b) Uluslararası ve sektörler arası işbirliği yapacağı, c)Rehberlik, izleme, değerlendirme, teşvik, yönlendirme ve denetleme yapacağı, müeyyide uygulayacağı, ç)Acil durum ve afet hallerinde sağlık hizmetlerini planlayacağı ve yürüteceği, d) Bölgesel farklılıkları gidermeye ve herkesin sağlık hizmetine erişimini sağlamaya yönelik tedbirler alacağı, e) İlgili kurum ve kuruluşların insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen faktörler ve sosyal belirleyicilerle ilgili uygulamalarına ve düzenlemelerine yön vereceği, bunu teminen gerekli bildirimleri yapacağı, görüş bildireceği ve müeyyide uygulayacağı, f) Görevin ve hizmetin gerektirdiği her türlü tedbiri alacağı belirtilmiş, 40. maddesinde ise; Bakanlık ve bağlı kuruluşların görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idarî düzenlemeler yapabilecekleri hükmüne yer verilmiştir.<br>Sağlık Bakanlığı tarafından, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 663 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak, kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik yayımlanmıştır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresi yönünden;<br>Dava konusu degişiklikle; yaş haddinden/kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından altmış yaşını doldurduktan sonra emekli olan tabiplerin bu maddenin ikinci fıkrasında sayılan kadrolu tabiplerin çalışma şekline uygun olarak kadro dışı geçici olarak çalışabilecekleri belirlenmiştir. <br> Davacı tarafından; maddedeki koşullarda olmayan diğer emekliler için kadro dışı çalışabilme haklarının ortadan kaldırıldığı, emekliler arasında ayrım yapılmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu hakkın istisna olmaksızın bir hak olarak düzenlenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.<br>Kadro dışı geçici çalışmayı kadrolu bir özel sağlık kuruluşunda çalışmaya bağlayan asıl düzenleme olan Yönetmeliğin Ek 5. maddesinin (e) bendinin 1. fıkrasının, Danıştay Onbeşinci Dairesince verilen kararda belirtilen gerekçeyle hukuka aykırı bulunduğu ve kararın bu kısmının Kurulumuzca onandığı dikkate alındığında; bazı emekliler için öngörülen kadro dışı geçici çalışma hakkının, 1219 sayılı Kanunun 12. maddesine uygun olmak koşuluyla, her tabip için geçerli olduğu; bu nedenle anılan düzenlemede yer alan sınırlamanın uygulanamaz nitelikte ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, dava konusu düzenlemenin, bu haliyle, maddede belirtilen durumlarda olmayan emekli tabiplerin kadro dışı geçici çalışma hakkını engellediği sonucuna varıldığından; düzenlemede davacı iddiaları açısından hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. 21/03/2014 tarih ve 28948 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 12. maddesi ile değiştirilen esas Yönetmeliğin Ek 1. maddesinin 4. fıkrasındaki "Yaş haddinden/Kadrosuzluk nedeniyle emekli olan veya emekliye ayrıldıktan sonra yaş haddine ulaşmış olan tabipler ile kamu kurum ve kuruluşlarından 60 yaşını doldurduktan sonra..." ibaresinin İPTALİNE,<br>2. Sonucu itibarıyla dava kısmen ret, kısmen iptalle sonuçlandığından, davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin takdiren yarısı olan …TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,<br>3. Davanın kısmen iptalle sonuçlanan kısmı için ilk kararda davalı idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılarak işbu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen …TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>4. Davanın kısmen retle sonuçlanan ve kesinleşen kısmı için ilk kararda davalı idare lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden bu kararda davalı idare lehine yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5. Posta gideri avansından artan tutar varsa kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli