<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/7459 E.  ,  2023/6817 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/7459<br>Karar No : 2023/6817 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …. Müdürlüğü / …<br> VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi adına asaleten … adına<br> velayeten …<br>VEKİLİ : Av. ….<br><br>İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının, davalı idare tarafından aleyhine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri Kemal Duman'ın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hizmet içi eğitim sırasında kurs veren komiser yardımcısı tarafından 26/10/2015 tarihinde kazaen vurulması sonucu 10/11/2015 tarihinde vefat ettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen maddi ve manevi zararın idarece kusura dayalı veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği karşılanması gerektiği ileri sürülerek eş ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 311.835,25 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi; çocuk ... Duman için 15.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 132.048,31 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıların murisinin davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetini ifa eden personelini gereği gibi yetiştirmemesinden kaynaklanan kusurun da etkisiyle silahla vurulma sonucu vefat ettiği açık olduğundan, davacıların yaşadığı elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren eş ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın, çocuk ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın 21/03/2016 tarihli başvuru dilekçesinin idarenin kayıtlarına girdiği 25/03/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte ödenmesi, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen rapor uyarınca da davacı ... için 311.835,25 TL, davacı ... için 132.048,31 TL olmak üzere toplam 443.883,56 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı idarece davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne, hükmedilen 443.883,56 TL maddi tazminatın; 50.000,00 TL'lik kısmı yönünden başvuru dilekçesinin idarenin kayıtlarına girdiği 25/03/2016 tarihinden itibaren, 393.883,56 TL'lik kısmı yönünden ise miktar artırım tarihi olan 02/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne, kısmen reddine, eş ... için 50.000,00 TL, çocuk ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 125.000,00 TL manevi tazminatın başvuru dilekçesinin idarenin kayıtlarına girdiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; davacılar istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, mahkeme kararının 393.883,56 TL maddi tazminatın miktar artırım tarihi olan 02/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine ilişkin kısmı kaldırılarak, miktar artırımına konu 393.883,56 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 31/05/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından; zararın üçüncü kişinin kusurundan kaynaklandığı, idareleri ile zarar arasında bir illiyet bağı bulunmadığı, bu nedenle zarardan sorumlu tutulamayacakları, davacılara ödenen nakdi tazminatlar ve diğer tüm destekler bir arada değerlendirilince zarar oluşmadığının görüleceği, hükmedilen manevi tazminatın ise sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından; davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Dava, davacılar tarafından, murisleri Kemal Duman'ın Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapmakta iken, hizmet içi eğitim sırasında kurs veren komiser yardımcısı tarafından kazaen vurulması sonucu vefat etmesi nedeniyle oluşan maddi ve manevi zararın idarece kusura dayalı veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği karşılanması gerektiği ileri sürülerek eş ... için 35.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 311.835,25 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi; çocuk ... için 15.000,00 TL (miktar artırımı sonrası 132.048,31 TL) maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere "adi malullük aylığı"; 55. maddesinde, görevin neden ve etkisiyle yaralanan iştirakçilere 53. maddeye göre hesaplanacak adi malüllük aylıklarına, malullük derecelerine göre %15 ila %60 oranında zam yapılmak suretiyle "vazife malullüğü aylığı" bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. <br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmına Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne yönelik kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br><br>B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacıların Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmına Davalı İdarece Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine Dair Kısımının İncelenmesi:<br> Bakılan davada; İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan 24/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda; PMF yaşam tablosunun esas alındığı, polis yardım fonundan yapılan ödemenin yarar olarak kabul edildiği, 2018 yılı için müteveffa desteğin kazancı bilinebilir durumdayken asgari ücret katsayısı üzerinden hesaplama yapıldığı, müteveffanın görev aylığı veya emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyla alacağı görev aylığı ile vazife malullüğü aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerekirken, emsali polis memurunun görev aylığından davacılara bağlanan vazife malulüğü aylığı yarar olarak kabul edilip düşülmeksizin davacıların maddi zararının belirlenmiş olduğu, müteveffanın pasif dönem maaşı için asgari ücretin esas alındığı gözetildiğinde, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek mahiyette olmadığı görülmektedir.<br> Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına karar verebilmektedir. <br>Bireylerin makul güvenlerinin korunması ve hukuki güvenlik ilkesi, içtihadın değişmezliği şeklinde bir hak bahşetmemektedir (Unedic/Fransa, B. No:20153/04, 18/12/2008, S 74; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin / Türkiye, S 58). Mahkemelerin yorumlarında dinamik ve evrilen bir yaklaşımın sürdürülememesi reform ya da gelişimi engelleyeceğinden kararlardaki değişim, adaletin iyi idaresine aykırılık teşkil etmez (Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No:36815/03, 14/01/2010. S 38).<br>Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları ile belirlenmiş olup, dava konusu olay nedeniyle davacılara ödenecek maddi tazminatın aşağıda yer alan ilkeler gözetilerek hesaplanması gerekmektedir. <br> Kamu görevlilerine, vazife malullüğüne sebep olan olaydan dolayı prim ödemek suretiyle kapsamında bulunulan sosyal güvenlik sisteminin doğal sonucu olarak bağlanan vazife malüllüğü aylığının, adi malullük aylığını aşan, bir başka ifade ile adi malüllük aylığına yapılan zamma ilişkin kısmının, vazife malullüğüne sebep olan olay nedeniyle sağlanan yarar olarak kabulüne olanak bulunmamaktadır. Bu zam, kamu görevlileri/hak sahipleri yönünden ifa amacını taşıyan bir ödeme niteliğinde olup, yarar kabul edilip hesaplanan zarardan indirim yapılacak bir kalem değildir. Aksine bir yaklaşım, vazife malullüğüne sebep olan olaydan dolayı kamu görevlilerine/hak sahiplerine bağlanan vazife malullüğü aylığının idarenin bir lütfu, kamu görevlileri/hak sahipleri yönünden ise gerçekleşmesi istenilen ve beklenilen bir olay olduğu sonucunu ortaya çıkarır. Bu sonucun hayatın olağan akışına uygun olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır. <br> Diğer taraftan davacılar yakınının muhtemel ömrünün ülkemize özgü olan ve güncel verilere göre hazırlanan TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenmesi gerekmektedir.<br> Bu itibarla, davacıların uğradığını iddia ettiği maddi zararı aşağıda belirtilen şekilde bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. <br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibarıyla alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br><br>Ayrıca, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde dava dışı iki çocuğu daha olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay ve her bir çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Ayrıca çocukların üniversite eğitimi alabileceği ihtimali gözetilerek 25 yaşa kadar destekten yoksun kalma zararı belirlenmelidir.<br>Diğer taraftan, yapılacak hesaplamada, davalı idarece ödenen nakdi tazminat tutarının yarar olarak kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerlerinin de hesaplanan maddi tazminat tutarından indirilmesi, davacı ...'a sosyal yardım fonundan yapılan ödemenin ise yarar olarak kabul edilmemesi gerekmektedir.<br> Öte yandan, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda, davacıların temyiz isteminde bulunmadığı gözetilerek aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının davacı ... için 311.835,25 TL, davacı ... için 132.048,31 TL'yi aşmaması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. <br>Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından kararın temyize konu maddi tazminatın kabulüne ilişkin kısma davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,<br>2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne yönelik idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısımının BOZULMASINA,<br>3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>

emekli