<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2023/3482 E.  ,  2023/4606 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/3482<br>Karar No : 2023/4606 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- …<br>VEKİLİ : Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …<br> 2- … Bakanlığı<br> 3- … Genel Komutanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: … Jandarma Hava Grup Komutanlığında jandarma pilot kıdemli albay rütbesinde görev yapan davacının, resen emekliye sevkedilmesine ilişkin 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/373 karar sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı'nın iptali ile anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve emekliye sevk işlemine dayanak gösterilen 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan "...İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edildiği 2020 yılında görev süresi uzatılarak halen görevde olan albaylar arasında kıyaslamanın yine davacının mensup olduğu J.Plt.Kd. albay sınıfına göre yapılması gerektiği, davalı idarece belirtilen mahrut yapının gençleştirilmesi amacı kapsamında davacının kadrosuzluk nedeniyle 2020 yılında yapılan değerlendirmeye göre emekliye sevk edildiği savunulmuş ise de, bu değerlendirmeye yönelik önceden belirlenmiş ve kişilerce öngörülebilir kriterler ortaya konulmadığı gibi, davacıya göre subaylık naspı daha erken yapılan yani daha kıdemli olmakla birlikte kariyer ilkesine göre yapılan kıyaslamada disiplin cezası almış, adli veya idari soruşturması olan ve sicil notu davacıdan daha düşük olan bazı J.Plt.Kd. albayların ise değişen sıklıklarda görev sürelerinin uzatıldığı anlaşıldığından, davalı idarenin mahrut yapıda albay sayısı için planlanan %10 kadro sınırına göre işlem tesis edildiği ve kadronun gençleştirilmesi amasının güdüldüğü savunmasına itibar edilemeyeceği gibi, emekliye sevk edilen personelin seçiminde takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığı hususunun da davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacının, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her birinin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde idarenin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı ve hizmet gerekleri dışında subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir verinin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının da hukuken olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarelere tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde albay olarak görev yapan ve rütbesindeki bekleme süresi dolan davacının, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanı Onayı ile emekliye sevk edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, yapılan yargılama sonucunda dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Her bir ilgili personel için personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları, güvenlik ihtiyaçları kıstasları bakımından inceleme yapılması ve illiyet bağı kurulması gerektiği, subay kadrosunda boşluk olduğu, albay kadrosunda boşluk ve ihtiyaç olduğu, nitelikli olduğu ve FETÖ terör örgütü ile mücadelede aktif rol aldığı, sicil puanlarının yüksek olduğu, takdir yetkisinin ölçüsüz kullanıldığı, bu yetkinin eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun kullanılması gerektiği belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br><br>KARŞI TARAF SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Cumhurbaşkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçları sebepleri olarak belirtilen üç kıstas açısından değerlendirme yapılarak resen emekliliğe sevk işleminin tesis edildiği, Jandarma Genel Komutanlığı emrinde görevli albay ve üstü rütbedeki personelin toplam miktar içerisindeki yüzdesinin, yönetici kademelendirmesini teşkil eden rütbe dağılımına uygun olarak branş bazında ele alındığı, personel planlaması ilkesi çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Kararı ile personelin emekliye sevk edildiği, iptali istenilen Kanun hükmünde Anayasaya ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı, dava konusu işlemin takdir yetkisi kapsamında ve hukuka uygun olarak tesis edildiği savunulmakta olup, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her birinin tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

emekli