<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5008 E. , 2023/5540 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2023/5008<br>Karar No : 2023/5540 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR : <br> 1- (DAVACI) : ... <br> VEKİLİ : Av. ... <br><br> 2- (DAVALI) : ... Başkanlığı <br> VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacının eşinin, geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken köyde çıkan yangına müdahale ettiği sırada 01/11/1993 tarihinde vefat etmesinden dolayı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca dul ve yetim aylığı bağlanması için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden 01/01/2011 tarihi itibarıyla kendisine aylık bağlanan davacı tarafından, 09/02/1994 - 01/01/2011 tarihleri arasında hak ettiği parasal haklarının ödenmesi istemiyle 01/07/2014 tarihinde idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu tarihler arasında hakettiği parasal hakların 10/02/1994 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Onikinci Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2018/4660, K.2021/4792 sayılı kararıyla, dava konusu işlemin davacıya dul aylığının bağlandığı 01/01/2011 tarihinden geriye doğru beş yıl süre içinde kalan (01/01/2006) aylıkların ödenmemesine ilişkin kısmının iptali ile bu kısım nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 01/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının onanması, dava konusu işlemin 09/02/1994-01/01/2006 tarihleri arasında kalan aylıkların ödenmemesine ilişkin kısmının iptali ile bu kısım nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, ilgili mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ilgililerin 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında hak ettiği bir alacak söz konusu olduğunda bu hakkın talep edilebilmesi için doğumundan itibaren beş yıllık bir zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, belli hallerde bu sürenin dikkate alınmayacağının düzenlendiği, aynı zamanda Emekli Sandığına (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı) ilgililere fazladan ödeme yapıldığı durumlarda hatalı işlemin düzeltildiği tarihten itibaren beş yıl geriye gidilerek yapılan bu ödemeyi tahsil etme imkânının verildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, idarenin, 5434 sayılı Kanun'un 117. maddesi uyarınca, davacının 01/12/2010 tarihinde kayda giren başvurusu dikkate alınarak, 01/01/2011 tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içinde kalan aylıkların ödenmesinden sorumlu olduğu gözetildiğinde, davacının bu dönemi aşan 09/02/1994 ile 01/01/2006 dönemine ilişkin talebinin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, yargılama giderleri yönünden ise "Bozma Kararına Uyma - Ret" şeklinde hüküm kurulmakla birlikte, netice itibarıyla dava konusu işlem iptal edilse de, parasal haklar yönünden kısmen kabul kısmen ret kararı verildiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. <br><br>TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ :<br> Davacı tarafından; idarece re'sen harekete geçilerek dul ve yetim aylığına müstehak olan ilgili kişilerin belirlenip derhal bu kişilere ulaşılmasının ve hak edilen aylıkların kendilerine bağlanılmasının gerektiği, 09/02/1994 tarihli başvurusu üzerine davalı idarenin hareketsiz kalarak, üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da, kapsama giren olaylar açısından, hak sahibi olacak kişilerin başvuru şartına ve dolayısıyla başvuru süresi ile usulüne ilişkin bir hükme yer verilmediği, nakdi tazminat ödenmesi şartı olarak kapsama girilmesinin esas kabul edildiği, olayda zaman aşımı hükümlerinin uygulanamayacağı, olayın olağanüstü hal uygulanan ve terör olaylarının had safhada olduğu bir dönemde meydana geldiği, idarenin kusurunun kendisine yükletilemeyeceği belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br> Davalı idare tarafından; geçici köy korucularından görevlerinin neden ve etkisiyle sakatlananlar ya da aynı nedenle vefat edenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanarak, anılan Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca ''herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayan'' hükmüne istinaden 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerince aylık bağlandığı, davacıya ise ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararı üzerine kurum kayıtlarına 01/12/2010 tarihinde giren dilekçesini takip eden 01/01/2011 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun uyarınca dul-yetim aylığı bağlanmış olup, eşinin ölüm tarihi olan 01/11/1993 tarihinden yaklaşık 17 yıl sonra 10/02/1994 - 01/01/2011 tarihleri arasında ödenmemiş haklarının geriye dönük olarak ödenmesi talebinin, 5434 sayılı Kanun'un 116. ve 117. maddeleri uyarınca yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve esas yönünden davanın tamamen reddi gerektiği ileri sürülerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği talep edilmiştir.<br> <br>TARAFLARIN <br>SAVUNMALARININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, davacı tarafça ileri sürülen temyiz nedenleri davanın reddi yönündeki kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Kararın, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı incelendiğinde;<br> 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır. <br>... İdare Mahkemesinin, dava konusu işlemin davacıya dul aylığın bağlandığı 01/01/2011 tarihinden geriye doğru beş yıl süre içinde kalan (01/01/2006) aylıkların ödenmemesine ilişkin kısmının iptali ile bu kısım nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların idareye başvuru tarihi olan 01/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı Danıştay Onikinci Dairesince onanarak kesinleşmiş olan, 21/04/2015 tarih ve E:2014/1695, K:2015/464 sayılı kararında, davacı lehine 750,00-TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olduğundan, davanın diğer kısmı olan bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda verilmiş olan temyize konu kararda, tekraren 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmek suretiyle, davacı lehine ikinci kez vekâlet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. <br>Ancak bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan "... Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine..." yolundaki ibarenin "...davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine..." şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>3. Temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "...Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine..." yolundaki ibarenin "...davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine..." şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, <br>4. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,<br>5. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, <br>6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.<br> </font></p></body></html>
emekli