<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/349 E.  ,  2023/7184 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE <br>Esas No : 2023/349<br>Karar No : 2023/7184 <br><br>KARARIN DÜZELTİLMESİNİ <br>İSTEYEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı (... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı) kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 17/10/2022 tarih ve E:2018/4016, K:2022/4511 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, askerlik görevini yerine getirirken rahatsızlanarak malul hale geldiğinden ve GATA Asker Hastanesinin … tarih ve … sayılı raporu ile askerliğe elverişli olmadığına karar verildiğinden bahisle, askerlik görevi sırasında ortaya çıkan rahatsızlığı nedeniyle uğradığı ileri sürülen zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın 19/12/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 21/02/2012 tarihinde askerliğe sevk edilmesi sonrası çeşitli tarihlerde hava değişim raporları aldığı, son olarak GATA Asker Hastanesinin … tarih ve … sayılı raporu ile ''akut lösemi'' tanısı konularak askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği ve rapor tarihi itibarıyla terhis edildiği, söz konusu raporun 03/02/2014 tarihinde üst makamca onaylandığı, davacı tarafından 11/12/2015 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun idari eylemden kaynaklanan tam yargı davalarında idareye başvuru süresini düzenleyen ilgili maddesi uyarınca davacının askerlik görevi sırasında ve askerlik hizmetinden kaynaklandığını iddia ettiği rahatsızlığından ve bu rahatsızlık dolayısıyla uğradığı zararlarından sağlık nedeniyle askerliğe elverişsiz olduğuna karar verilerek terhis edildiği 19/12/2013 tarihinde haberdar olduğu, süre yönünden davacı lehine yorum yapılarak sürenin rapor onay tarihinden itibaren başlatıldığı, böylelikle AYİM Kanunu'nun 43. maddesi gereğince davacının, raporun onaylandığı 03/02/2014 tarihinden itibaren bir yıl içerisinde idari eylemden kaynaklanan zararlarını istemesi gerekirken bu süre geçtikten sonra 11/12/2015 tarihinde müracaatta bulunduğu anlaşıldığından, Kanunda öngörülen bir yıllık süre geçirildikten sonra 11/12/2015 tarihinde yapılan başvuru üzerine 04/03/2016 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.<br> Daire kararının özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.<br><br>KARAR DÜZELTME <br>TALEP_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, söz konusu davanın 23/05/2015 tarih ve 29364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen Veya Engelli Hale Gelenlere Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak açıldığı, bahsi geçen Yönetmelikte müracaat süresinin beş yıl olarak öngörüldüğü ve davanın süresinde açıldığı ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.<br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire kararı kaldırılarak Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br>Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 17/10/2022 tarih ve E:2018/4016, K:2022/4511 sayılı kararı kaldırılarak davacının temyiz istemi yeniden incelendi:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> MADDİ OLAY : <br> Dava dosyasının incelenmesinden; davacının askerlik hizmetini yerine getirmek amacıyla 21/02/2012 tarihinde askere alındığı, askerlik hizmeti sırasında rahatsızlanması üzerine sevk edildiği GATA Asker Hastanesinin 20/07/2012 tarihli raporu ile bir ay, 05/09/2012 tarihli raporu ile bir ay, 13/02/2013 tarihli raporu ile bir ay, 23/07/2013 tarihli raporu ile bir ay olmak üzere hava değişimi verildiği, son olarak GATA Asker Hastanesinin … tarih ve … sayılı raporu ile ''akut lösemi'' tanısı konularak askerliğe elverişli olmadığına karar verildiği, akabinde rapor tarihi olan 19/12/2013 tarihi itibarıyla terhis edildiği, söz konusu sağlık raporunun ise 03/02/2014 tarihinde üst makamca onaylandığı, davacı tarafından 11/12/2015 tarihinde, askerlik hizmetini yerine getirirken rahatsızlanarak askerliğe elverişsiz hale geldiğinden bahisle, tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT: <br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerektiği, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir.<br> 31/07/2013 tarih ve 28724 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6496 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu'na eklenen ve davacının terhis edildiği ve zararlarının tazmini amacıyla idareye başvurduğu tarihlerde yürürlükte olan Ek 8. maddesinde, ''Bu Kanun kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirenlere; askerliğe sevk edildiği tarihten, askerlik hizmet süresinin bitiş tarihine kadar ölenler ile sakatlanma sebebiyle süresinden önce terhis edilenlerden veya süresinde terhis edilmiş olsa bile yapılan tedaviye rağmen askerliğe elverişsiz hâle gelecek şekilde sakatlanmış olanlardan, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla; ölenlerin dul ve yetimlerine (400.000) gösterge rakamının, sakatlananlara ise Vazife Malullüklerinin Nevileri ile Dereceleri Hakkında Nizamname hükümlerine göre tespit edilecek sakatlık derecelerine göre aşağıda belirlenen gösterge rakamlarının memur maaş katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunacak miktar kadar, bir defaya mahsus olmak üzere tazminat ödenir. (...) Tazminatın ödenmesine ilişkin usul ve esaslar İçişleri ve Millî Savunma Bakanlıkları tarafından müştereken hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.'' hükmüne yer verilmiştir.<br> 1111 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 23/05/2015 tarih ve 29364 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen veya Engelli Hale Gelenlere Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 'Amaç' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Yönetmeliğin amacı; barışta ve seferde, 16/6/1927 tarihli ve 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askeri Memurlar Kanunu ve 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu kapsamında askerlik yükümlülüğünü yerine getirirken, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında aylık bağlanmaması veya 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereğince tazminat ödenmemesi kaydıyla, ölenlerin dul ve yetimlerine, askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelenlerin ise kendilerine ödenecek tazminata ilişkin usul ve esasları belirlemektir.'' hükmüne; 'Kapsam' başlıklı 2. maddesinde, ''Bu Yönetmelik, 1076 sayılı Kanuna veya 1111 sayılı Kanuna tabi olarak askerlik yükümlülüğünü yerine getirirken, 5434 sayılı Kanun veya 5510 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması veya 2330 sayılı Kanun kapsamında tazminat ödenmemesi kaydıyla, ölenlerin dul ve yetimleri ile askerliğe elverişsiz olacak şekilde engelli hale gelenleri kapsar.'' hükmüne yer verilmiş, 'Başvuru süresi' başlıklı 13. maddesinde ise, bu Yönetmelik kapsamında yapılacak müracaat süresinin ölümün meydana geldiği hallerde bu tarihten, engelli hale gelmede ise kati rapor onay tarihinden itibaren beş yıl olduğu; yargıya intikal eden olaylarda yargılama sürecinin bu süreden hariç tutulacağı kurala bağlanmıştır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Dava konusu olayda, davacının askerlik hizmetini yerine getirirken rahatsızlanması üzerine alınan sağlık raporunda askerliğe elverişli olmadığının tespit edilmesi üzerine terhis edildiği, söz konusu raporun 03/02/2014 tarihinde onaylandığı, bunun üzerine davacı tarafından, 11/12/2015 tarihinde 1111 sayılı Askerlik Kanunu uyarınca tarafına tazminat ödenmesi istemiyle idareye başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br> Bakılan uyuşmazlıkta, davacı tarafından zararlarının tazmini amacıyla 1111 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Yönetmelik kapsamında ve söz konusu Yönetmelikte öngörülen, kati rapor onay tarihinden itibaren 5 yıllık müracaat süresi içerisinde idareye başvuru yapıldığı hususunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Her ne kadar, (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesince, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun idari eylemden kaynaklanan tam yargı davalarında idareye başvuru süresini düzenleyen 43. maddesinde yer alan, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." kuralına aykırı şekilde, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık başvuru süresi geçirildikten sonra idareye başvuru yapıldığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun asker kişiler açısından özel kanun niteliğinde olduğu ve söz konusu Kanun'a dayanılarak hazırlanan Askerlik Yükümlülüğünü Yerine Getirirken Ölen veya Engelli Hale Gelenlere Tazminat Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinde, asker kişiler lehine olacak şekilde beş yıllık başvuru süresinin öngörüldüğü hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından 11/12/2015 tarihinde idareye yapılan başvurunun anılan Yönetmelik ile belirlenen başvuru süresi içerisinde kaldığı ve başvurunun zımnen reddi üzerine yasal dava açma süresi içinde açılan işbu davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br> Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen temyize konu (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının (… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının) BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>

emekli