<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4494 E. , 2023/2645 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4494<br>Karar No : 2023/2645 <br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLAR :<br>DAVACI : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … Başkanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Siirt Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapmakta iken Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğinin … tarih ve … sayılı sağlık raporu uyarınca sözleşmesi feshedilen ve 15/12/2008 tarihi itibarıyla adi malul aylığı bağlanan davacı tarafından, adi malullük kararının "vazife malullüğü" olarak düzeltilmesi ve hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanması istemiyle 11/07/2014 tarihinde yaptığı başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malul aylığının bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizleriyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 18/11/2021 tarih ve E:2018/3117, K:2021/5946 sayılı kararı ile Mahkemenin 12/05/2016 tarihli kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının onanması, adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık, ikramiye ve sair mali haklar farklarının, adi malullük aylığı bağlandığı tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebi hakkında hüküm kurulmaması yönünden bozulması üzerine bozma kararına uyularak; uyuşmazlık, adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki ikramiye farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden incelendiğinde, olayda, UYAP üzerinden yapılan incelemede, işbu davanın devamı sırasında davacı tarafından, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına istinaden adi maluliyete ilişkin emekli ikramiyesi ile 3713 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken emekli ikramiyesi arasındaki farkın ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 05/11/2019 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline, ikramiye tutarları arasındaki farkın ödenmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ve anılan kararın kesinleştiği görüldüğünden, ikramiye farkının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacının ikramiye farkına kendisinden kaynaklanmayan nedenle geç kavuşması nedeniyle, bu sürede alım gücünde meydana gelen azalmanın karşılanması bakımından davacıya ödenecek ikramiye farkına işletilecek yasal faiz tutarının da ödenmesi gerektiğinden ve yukarıda aktarılan yargı kararında, ikramiye farkına faiz ödenmesine (davacının talebinin olmaması nedeniyle) dair bir hükme yer verilmediğinden, davacının adi maluliyete ilişkin olarak almış olduğu emekli ikramiyesi ile 3713 sayılı Kanun uyarınca ödenmesi gereken emekli ikramiyesi arasındaki ikramiye farkına davalı idareye başvuru tarihi olan 11/7/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz tutarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, uyuşmazlığın, adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık farkları ile sair mali haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden incelenmesine gelince, davacı tarafından 11/07/2014 tarihli dilekçe ile idareye başvurulduğu, başvurunun zımnen reddi üzerine 18/09/2014 tarihinde Mahkeme kayıtlarına giren dilekçeyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, başvuru tarihinden itibaren geriye doğru doğru 60 günlük süre içindeki ilk uygulama tarihi, dava tarihi olan 18/09/2014 tarihinden geriye doğru 120 günü geçeceğinden, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 120. gün olan 21/05/2014 tarihini izleyen ilk uygulamanın tekabül ettiği 15/06/2014 tarihten itibaren ödenmesi gereken aylık farkları ve sair mali hakların idareye yapılan başvuru tarihinden, başvuru tarihinden sonra tahakkuk eden aylık farkları yönünden ise, her bir aylık farkının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, bu tarihten öncesine yönelik davacının aylık farklarının ödeme talebinin ise süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle, adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki ikramiye farkının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacının ikramiye farkına yasal faiz işletilmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ikramiye farkına davalı idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz tutarının davacıya ödenmesine, 15/06/2014 tarihinden itibaren ödenmesi gereken adi malullük ile 3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü arasındaki aylık farkları ve sair mali haklar yönünden idareye yapılan başvuru tarihinden, başvuru tarihinden sonra tahakkuk eden aylık farkları yönünden ise, her bir aylık farkının tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 15/06/2014 tarihinden öncesine tekabül eden aylık farklarının ödenmesi istemi yönünden ise, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN TARAFLARIN İDDİALARI : <br> Davacı tarafından, sosyal güvenlik hukukunda dava konusu olaya uygulanacak mevzuatın 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun 116. ve 117. maddeleri olduğu, anılan madde hükümleri uyarınca başvuru tarihinden beş yıl geriye gidilerek parasal hakka hükmedilmesi gerektiği, Mahkeme kararının süre aşımı nedeniyle ret kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun tesis edildiği, Mahkeme tarafından davacı lehine vekalet ücreti ve ödemelere faiz yürütülmesine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın faiz yürütülmesi ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : <br> Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz dilekçesinde belirtilen hususların hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br> Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Mahkeme kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY :<br> Davacı, 05/08/1996 tarihinde Hatay Jandarma Komando Özel Harekat Grup Komutanlığında göreve başlamış, yaklaşık on yıl burada kalarak Hatay ve çevresinde icra edilen operasyonlarda tim elemanı olarak görev almış, daha sonra Siirt Özel Harekat Tabur Komutanlığına atanmış ve burada da operasyonlara katılmaya devam etmiş, bu süreçte işitme rahatsızlığının oluşması nedeniyle Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğinin 31/07/2008 tarih ve 1599 sayılı sağlık raporu uyarınca TSK'da görev yapamayacağına karar verilerek sözleşmesi feshedillmiş, 15/12/2008 tarihi itibarıyla da davalı idarece adi malul aylığı bağlanmış, davacı tarafından 11/07/2014 tarihinde davalı idareye başvurularak; işitme rahatsızlığının görevin sebep ve tesiri ile meydana geldiği belirtilip, adi malullük kararının "vazife malullüğü" olarak düzeltilmesi ve hakkında 3713 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının istenilmiş, bu talebin cevap verilmemek suretiyle reddedilmesi üzerine de temyizen incelenen dava açılmıştır.<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ''Zamanaşımı'' başlıklı 116. maddesinde; "Emekli, adi malullük, vazife malullüğü, dul ve yetim aylıklarını almak üzere, bu aylıkların tahakkuk ettirildiği tarihlerden itibaren aralıksız bir yıl sonuna kadar Sandığa müracaat etmiyenlerin aylıkları kesilir. Bunlardan kesilme tarihinden itibaren 5 yıl içinde yazı ile Sandığa müracaat edenlere kesilen aylıkları tekrar bağlanır ve geçmiş müddete ait aylıkları da toptan ödenir. Bu müddetten sonra müracaat edenlerin aylıkları, müracaat tarihlerini takip eden ay başından itibaren yeniden bağlanarak ödenir ve geçmiş müddet için bir şey verilmez.<br>Bu kanunda ayrıca belirtilen haller dışında aylık bağlanmasına istihkak kesbedildiği tarihten itibaren beş yıl sonuna kadar yazı ile müracaat edilmezse bu aylıklar, müracaat tarihini takip eden aybaşından itibaren bağlanır.'' kuralı; 117. maddesinde ise; "Bu kanun gereğince çeşitli adlarla ödenecek paralardan; istihkak kesbedildiği tarihlerden itibaren 5 yıl sonuna kadar alınmayan veya yazı ile müracaat edilerek aranmıyanlar Sandık lehine zamanaşımına uğrar.'' kuralı yer almaktadır.<br> 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 21. maddesinin birinci fıkrasının "h" bendinde, "Terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak haklarında 03/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmış olan erbaş ve erler, bu maddenin (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki haklardan; ölen erbaş ve erlerin dul kalan eşleri ve T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan ve bu kuruluşlardan aylık almayan kız çocukları, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malul ve muhtaç olan erkek çocukları, reşit olmayan çocukları ile anne ve babaları ise, bu maddenin (d) bendindeki haklardan aynen yararlanırlar." hükmüne yer verilmiş iken, 12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun'un 75. maddesiyle yapılan değişiklik ile "h" bendi, "Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak ilgili mevzuatına göre malullük aylığı bağlanması koşullarının oluştuğu tespit olunanlar, 2330 sayılı Kanuna göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c), (d) ve (g) bentlerindeki haklardan, bunların eş, ana ve babaları ile bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına giren çocukları da bu fıkranın (d) bendinde düzenlenen haklardan yararlandırılır. Erbaş ve erlerden veya geçici veya gönüllü köy korucularından; aynı sebeplerle hayatını kaybedenlerin veya bu fıkra kapsamında malul olması sebebiyle aylık almakta iken hayatını kaybedenlerin dul aylığına müstehak eşi, ana ve babaları ile yetim aylığına müstehak çocukları 2330 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanması hakkından ve bu fıkranın (c) ve (d) bendindeki haklardan yararlandırılır." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.<br> Aynı Kanun ile 21. maddeye eklenen Ek fıkrada, "Kamu görevlileri ile birinci fıkranın (h) ve (j) bentleri kapsamına girenlerden terör olaylarını önlemek amacıyla her türlü patlayıcı maddeye bağlı olarak meydana gelen olaylar sonucunda ya da her ne şekilde olursa olsun terör olaylarının önlenmesi, takibi veya etkisiz hale getirilmesi amacıyla ifa edilen görevler sırasında veya bu görevlere gidiş dönüşler esnasında meydana gelen kazalar sonucunda yaralanan, engelli hale gelen, hastalanan veya hayatını kaybedenler, birinci fıkranın durumlarına uygun hükümlerinden yararlandırılır." kuralına yer verilmiş,<br> 6353 sayılı Kanun'un 77. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. maddesinin birinci fıkrasında da "Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu maddeyi düzenleyen Kanun ile 21 inci maddeye eklenen haller sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce malul olanların kendileri, hayatını kaybedenlerin ise dul ve yetimleri, müracaatları üzerine bu Kanun'un durumlarına uygun hükümlerinden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yararlandırılırlar. Anılan maddenin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamına giren er ve erbaşlar yönünden aylıkların yeniden belirlenmesinde müracaat şartı aranmaz" üçüncü fıkrasında "Bu madde esas alınarak geriye dönük herhangi bir aylık, aylık farkı, tazminat, tazminat farkı ile ikramiye ve ikramiye farkı ödenmez ve geriye dönük hak talep edilemez.” düzenlemesine yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu Mahkeme kararının ikramiye farkına yasal faiz işletilmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ikramiye farkına davalı idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz tutarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.<br> Dava, Mahkeme kararının "15/06/2014 tarihinden öncesine tekabül eden aylık farklarının ödenmesi istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddine" ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;<br>12/07/2012 tarih ve 28351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6353 sayılı Kanun'un 77. maddesiyle, 3713 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 11. madde uyarınca, bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu maddeyi düzenleyen Kanun ile 21. maddeye eklenen haller sebebiyle bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce malul olanların kendileri, hayatını kaybedenlerin ise dul ve yetimlerinin, müracaatları üzerine bu Kanun'un durumlarına uygun hükümlerinden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren yararlandırılacakları kurala bağlanmış olup, söz konusu Kanun'un 75. maddesiyle yapılan düzenleme neticesinde 3713 sayılı Kanun'un 21. maddesi kapsamında değerlendirilen dava konusu uyuşmazlık açısından, davacının yoksun kaldığı parasal haklar başlangıcının, 6353 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 12/07/2012 tarihi olarak kabulü gerekmektedir.<br><br>Bu durumda, temyize konu Mahkeme kararında, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, 6353 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 12/07/2012 tarihinden itibaren hesaplanarak ödenmesi yönünde hüküm kurulması gerekirken, uygulama tarihi olarak 15/06/2014 tarihi esas alınmak suretiyle anılan tarihin öncesi ve sonrası için ayrı değerlendirme yapılarak hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının ikramiye farkına yasal faiz işletilmesi talebi yönünden davanın kabulüne, ikramiye farkına davalı idareye başvuru tarihi olan 11/07/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz tutarının davacıya ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,<br>2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının, 15/06/2014 tarihinden öncesine tekabül eden aylık farklarının ödenmesi istemi yönünden ise, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, <br> 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14/09/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli