<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/1244 E. , 2023/5230 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2023/1244<br>Karar No : 2023/5230 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): <br>1- …<br>VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü … <br>2- … Bakanlığı<br>3- … Genel Komutanlığı <br>VEKİLLERİ: Av. …<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI): …<br>VEKİLİ: Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Ardahan İl Jandarma Komutanlığında albay rütbesinde görev yapan davacı tarafından, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/07/2020 tarih ve 2020/373 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla, 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere resen emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve emekliye sevk işlemine dayanak gösterilen 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinde yer alan "...İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir..." şeklindeki düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle, somut norm denetimi için Anayasa Mahkemesine başvurulmasına karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu olayda, 2017 nasıplı 121 jandarma albayın sicil not ortalamasının 97,77 olduğu, davacının sicil ortalamasının ise 99 olduğu, davacının 121 albay içerisinde sicil notu ortalaması bakımından 41. sırada yer aldığı, yine bahsi geçen 121 jandarma albayın ödül sayısı ortalamasının 69,70 olduğu, davacı açısından ise bu sayının 86 olduğu, kurs sayısı ortalamasının 10,7 olmasına karşın davacının bitirdiği kurs sayısının 15 olduğu; hakkında devam eden herhangi bir adli soruşturma veya kovuşturmanın da olmadığı, sicil amirlerinin davacıyı "liderlik vasfı mükemmel" olarak nitelendirdiği ve kanaatlerinin çok iyi olduğu; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih (2020 yılı) itibarıyla bekleme süresi dolup da görev süresi uzatılan personelin rütbeye terfi tarihi, disiplin ceza, sicil not, ödül, adli ve idari soruşturma, bekleme süreleri bilgilerini gösteren ve tüm jandarma albay/kıdemli albayların yer aldığı listenin incelenmesinden, sicil not ortalaması ile ödül sayısı davacıdan daha düşük ve 8 adet disiplin cezası ile 10 adet adli/disiplin soruşturması mevcut olan 115. sıradaki personel dahil olmak üzere hakkında çok sayıda disiplin cezası ve adli/idari soruşturma olan personelin görev süresinin uzatıldığının anlaşıldığı; bu durumda; davacı hakkında 2005 yılında verilen disiplin cezası dışında başkaca herhangi bir adli veya idari ceza, herhangi bir adli veya idari soruşturma ya da şikayet, ihbar vs. bulunmaması, davacının sicil notları, ödül sayıları, disiplin cezaları, bitirdiği kurslar gibi resen emekliye sevk etme işleminin hukuki denetiminde dikkate alınabilecek kıstaslar birlikte değerlendirildiğinde, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri ile eşitlik ilkesine uygun kullanılmadığı ve davacının emekliye sevk edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (17/09/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: <br>Davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından; 2809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, idareye personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmayan personeli kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk etme yetkisinin tanındığı; emekliye sevk edilecek personelin seçiminde tek veya belirli kriterlere göre bir değerlendirme yapılmasının söz konusu olmadığı; personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı,<br> sicil notları, aldığı cezalar, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı; ayrıca, yasal düzenlemede, emekliye sevk edilen personele kadrosuzluk tazminatının da ödenmesi öngörüldüğünden, personelin hak kaybına uğramadığı, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. <br>Davalı İçişleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından; 2809 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, rütbe bekleme süresi dolmayan personelin, kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle emekliye sevk edilebileceği düzenlemesine yer verildiği; 30/08/2017 tarihinde albay rütbesine terfi eden ve rütbe bekleme süresini (5 yıl) tamamlamayan davacının 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edildiği; 2016 yılında Jandarma Genel Komutanlığının tamamen İçişleri Bakanlığına bağlanması sebebiyle teşkilatın görev çeşitleri, hiyerarşik yapısı, kadro düzenlemesi ve personel yönetiminde güncel ihtiyaçlara göre değişiklik yapılması zorunluluğunun doğduğu, yeni sistemine uygun olarak kamu/kişi yararı dengesi gözeterek personel planlamasına gidildiği, üst kadrolarda yer alan albay rütbesindeki personel sayısının azaltılmaya çalışıldığı; personelin geçmişte yaptığı görevler, bu görevlerdeki performansı, sicil notları, aldığı cezalar, amirleri, astları ve hizmet götürülen vatandaşlarla olan ilişkileri, Jandarma Genel Komutanlığını temsil kabiliyeti, rütbesine ve kıdemine göre atanabileceği yeni görevler, bu görevleri arzu edilen seviyede yerine getirebilme kabiliyetinin emsalleri ile karşılaştırılarak seviyesinin tespiti ve amiri olarak çalışacak personelin durumunun bir bütün içerisinde ele alındığı; albay ve üstü rütbede personelin atanabileceği kadronun nitelik ve sayı olarak sınırlı olduğu; dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre resen emeklilik işlemlerinin belirlenmesi gerektiği halde, hangi kriterlere göre değerlendirme yapıldığının davalı idarelerce somut bilgi ve belgeye dayalı olarak ortaya konulmadığı; albay kadrosunda açık bulunmasına rağmen resen emekliye sevk edildiği; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/03/2020 tarih ve YD İtiraz:2020/58 sayılı kararında, resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde ihtiyaç, mevcut kadro durumu, sicil not ortalaması, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi ve beceri, personelin geçirdiği soruşturmalar ve aldığı cezalar gibi kriterlerin tüm personel yönünden eşit ve objektif bir biçimde uygulanıp uygulanmadığı hususlarının davalı idarelerce ortaya konulamadığı; idareye tanınan takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, bu yetkinin kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak eşit ve objektif bir şekilde kullanılmadığı; dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br> DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br>MADDİ OLAY : <br>Davacının, Jandarma Genel Komutanlığında kurmay kıdemli albay rütbesiyle görev yapmakta iken, 2803 sayılı Kanun'un 13. maddesinin üçüncü fıkrasındaki "İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir." hükmü uyarınca, 28/07/2020 tarih ve 31199 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2020/373 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile resen emekliye sevk edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 13. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Subaylığa ve astsubaylığa nasıp işlemleri, İçişleri Bakanlığının onayıyla yapılır. Rütbelerindeki bekleme süresinin dolması ya da kadrosuzluk nedenleri ile emekliliğe sevk edilme durumunda olan, ancak hizmetlerine ihtiyaç duyulan albaylar 60 yaşına, generaller ise 65 yaşına kadar İçişleri Bakanının onayıyla görevde bırakılabilirler. İlgili personel, personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarına göre albay ve üstü rütbelerde bekleme süreleri dolmadan kadrosuzluk tazminatı ödenmek suretiyle Cumhurbaşkanı onayı ile emekliye sevk edilebilir. Nasıp ve terfi yetkilerinin kullanılmasıyla ilgili olan; 926 sayılı Kanun ve diğer kanunlarla, İçişleri Bakanlığı dışında, başka mercilere verilmiş inha, seçim, görüş alma ve benzeri yetkilere dair hükümler Jandarma Genel Komutanlığı personeli bakımından uygulanmaz. Uzman jandarma ve uzman erbaşların nasıp ve terfileri Jandarma Genel Komutanlığınca özel kanunlarına göre yapılır." kuralına yer verilmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>Yukarıda yer verilen Kanun hükmü değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının; personel kaynağı planlaması, iç güvenlik politikaları ve gelişen güvenlik ihtiyaçlarının gerekli kıldığı hallerde ilgili personelin bekleme süreleri dolmadan resen emekli edilmelerine olanak sağlayarak, bu sayede emniyet ve asayiş hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan kadro sayılarının belirlenmesi ve belirlenen bu kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, resen emekliye sevk edilenler hakkında kadrosuzluk tazminatının ödenmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.<br>Anılan Kanun hükmü ile idareye, resen emekliye sevk edeceği personeli belirleme konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte, idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.<br>Dosyanın incelenmesinden; davacının 30/08/2017 tarihinde albay rütbesine terfi ettiği, 30/08/2020 tarihi itibarıyla rütbe bekleme süresini (5 yıl) tamamlamadığı, dava konusu işlem ile de 15/09/2020 tarihinden geçerli olmak üzere emekliye sevk edildiği; idarenin resen emekliye sevk edilecek personelin belirlenmesinde kamu yararı amacına aykırı olarak ve hizmet gerekleri dışında, subjektif sebeplerle hareket ettiğine ilişkin bir bilgi veya belgenin bulunmadığı, hangi personelin emekliye sevk edileceğinin belirlenmesi konusunda idarenin yargı kararı ile zorlanmasının hukuken mümkün olmadığı da dikkate alındığında; dava konusu işlemin, davalı idarelere Kanun hükmü uyarınca tanınan takdir yetkisi doğrultusunda, hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. <br>Bu duruma göre; davacının resen emekliye sevkedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (17/09/2020) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
emekli