<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2019/6688 E.  ,  2023/4657 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2019/6688<br>Karar No : 2023/4657 <br><br>TEMYİZ EDEN TARAFLAR :<br> 1- DAVACI : …<br> VEKİLİ : Av. … <br><br> 2- DAVALI : … Bakanlığı <br> VEKİLLERİ : Av. … , Av. … <br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ:<br>Dava konusu istem: Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasıyla cezalandırılan ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından; söz konusu ayırma işlemi nedeniyle uğradığı maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın herbir hakkın doğumu tarihinden itibaren; duyduğu elem ve ızdaraba karşılık 400.000-TL manevi tazminatın ise ayırma işleminin tebliğ tarihinden (25/03/2014) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken 26/03/2014 tarihinde ilişiğinin kesildiği, açılan iptal davası sonucunda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile ayırma işleminin iptali üzerine davacının tekrar görevine başladığı ve 07/09/2015 tarihinde de bakılmakta olan davanın açıldığı, dava açıldıktan sonra 16/12/2015 tarihinde davacının birikmiş maaşlarının, SGK ve OYAK kesintilerinin faizsiz olarak ödendiği, davacının faiz talebinin ise devam ettiği, maddi tazminat istemi yönünden; davacının, yargı kararı üzerine statüye dönmesinden sonra, önceki döneme (statü dışında geçen) ilişkin müstehak olduğu aylık ve özlük haklarının davacıya ödenmemesi işleminin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığında kuşku bulunmadığı; buna göre davacının aylık ve özlük haklarının, Emekli Sandığı gibi yasal kesintilerin yapılarak ilgili kurumlara gönderilmesi ve kalan net ödemenin, başvuru tarihinden ödeme tarihlerine kadar yasal faizi hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiği; davacı hakkındaki ayırma işleminin yargı kararıyla iptaline karar verildiği ve hukuka aykırılığı iptal kararıyla sabit olan idari işlem nedeniyle statü dışında geçirilen süreye ilişkin uğranılan zararların idarece tazmin edildiği anlaşıldığından, maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığı, yasal faiz istemi yönünden; idari işleme karşı açılan davanın sonuçlanmasından sonra veya iptal davasıyla birlikte tam yargı davası açılması durumunda, talep edilen tazminat miktarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiş ise yasal faizin başlangıcı olarak, idareye başvuru, idareye başvurulmadan doğrudan dava açılmış veya yasal faizin başlangıç tarihi yönünden talepte bulunulmamış ise tam yargı davasının açıldığı tarihin esas alınmasının Danıştay içtihatlarında genel kabul gördüğü ve istikrar kazandığı, manevi tazminat istemi yönünden; uyuşmazlık konusu olayda, manevi tazminat isteminin manevi zararlarına karşılık takdiren 10.000-TL'lik kısmının kabulü ile fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle "davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata ilişkin yasal faizin ise dava tarihinden (07/09/2015) itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden (07/09/2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının "maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminatın isteminin reddine" ilişkin kısımlarının hukuk ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; öte yandan, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden; davacının statü dışında kaldığı dönemde, yoksun kaldığı maaş ve özlük haklarının yargı kararı üzerine görevine iade edildiğinde değer kaybına uğratılarak ödenmesi nedeniyle davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gerektiği (tahakkuk) tarihten itibaren ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak ödenmesinin zorunlu olduğu; buna göre, maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcının dava tarihinden değil, işlem tarihinden bir başka ifadeyle kesintilerin yapıldığı tarihten başlatılması gerektiği, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden; İdare Mahkemesince manevi tazminatın kısmen kabulü ile toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı 07/09/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş ise de, faizin başlangıcının Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinin baz alınması ve bu tarihten itibaren yasal faizin işletilmesi gerektiği gerekçesiyle "İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısımlar yönünden kaldırılmasına, davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine; hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :<br>Davacı tarafından; 205 sayılı Ordu Yardımlaşma Kurumu Kanunu uyarınca aylıklarından yapılan kesintilerin OYAK’a gönderilmesi hususunda idarenin görevli olduğu, her ay OYAK’a gönderilen kesintilerden oluşan rezervin, her yıl OYAK tarafından kar payı ile nemalandırıldığı; açıkta kaldığı döneme ilişkin OYAK üyelik aidatları, idare tarafından göreve iade edildikten sonra OYAK’a gönderilmiş ise de, idarenin kusurlu işlemi nedeniyle OYAK’taki birikimlerinin nemalandırılmaması nedeniyle emsallerinin altında kaldığı, OYAK birikimlerinin nemalandırılmasıyla ilgili olarak da maddi tazminat talebinde bulunduğu halde, İdare Mahkemesince ve Bölge İdare Mahkemesince bu hususta hüküm kurulmadığı; ayrıca, hükmedilen manevi tazminat tutarının duyduğu elem ve ızdarabın karşılığı olmadığı; öte yandan, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcının dava tarihi yerine ayırma işleminin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi; maddi tazminat tutarının tam yargı davasına uygun olarak miktar belirtilmek suretiyle hüküm kurulması ve maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idare tarafından; davacının açıkta kaldığı döneme ilişkin parasal haklarının, faiz işletilmek suretiyle ödenmesinin mümkün olmadığı; ayrıca, manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıcı olarak dava tarihi yerine, karar tarihinin esas alınması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmakta olup; davacı tarafından savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br>DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinde, OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle uğranılan zarara karşılık maddi tazminat isteminde bulunulduğu halde Bölge İdare Mahkemesi kararında bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında usul kurallarına uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından; davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmının bozulması; davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin ise kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının diğer kısımlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın "maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden kaldırılmasına, hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısımları usul ve hukuka uygun olup, taraflarca dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlar yönünden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının "davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;<br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı kuralına yer verilmiştir.<br>Bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. <br> Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde davanın açıldığı tarihin esas alınması gerekirken, "...davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine..." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın "...davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, dava tarihine kadar olan kısmının, dava açma (21/04/2014) tarihinden itibaren; dava tarihinden sonraki döneme ilişkin kısmının ise hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine..." şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının, "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmı incelendiğinde;<br>İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. <br>Dosyanın incelenmesinden; Türk Silahlı Kuvvetlerinde kurmay albay olarak görev yapmakta iken Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezasıyla cezalandırılan ve … İdare Mahkemesi … Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı iptal kararı üzerine görevine iade edilen davacı tarafından; 07/09/2015 tarihinde maddi ve manevi tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, işbu dava açıldıktan sonra 16/12/2015 tarihinde davacının birikmiş maaşlarının, SGK ve OYAK kesintilerinin faizsiz olarak ödendiği, OYAK’taki birikimlerinin nemaladırılmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara yönelik ise davacıya herhangi ödeme yapılmadığı; davacının, dava dilekçesinde (3. sayfada) OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle maddi zarara uğradığı ve bu zarara karşılık tazminata hükmedilmesi isteminde bulunduğu halde, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarında bu istem hakkında bir değerlendirme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda; dava dilekçesinde davacının OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle uğradığı zarara karşılık maddi tazminat isteminde bulunduğu dikkate alındığında; uyuşmazlığın bu kısmı hakkında da bir karar verilmesi gerekirken; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin ise kısmen reddi ile "davacının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminata ilişkin yasal faizin ise dava tarihinden (07/09/2015) itibaren hesaplanarak davacıya ödenmesine, manevi tazminat talebi yönünden toplam 10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden (07/09/2015) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine" ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararın, "İdare Mahkemesi kararının maddi tazminat istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle (10.000,00-TL) fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusunun reddine; maddi ve manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısımlar yönünden kaldırılmasına, davacının açıkta kaldığı sürelere ilişkin ödenen parasal ve özlük haklarının, işlem tarihinden itibaren her ay tahakkuk edecek maaş için ayrı ayrı olmak üzere, ödenmesi gereken (tahakkuk) tarihten ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin hesaplanarak davacıya ödenmesine; hükmedilen manevi tazminatın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde ilk davanın açıldığı 21/04/2014 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısımlarının, yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, <br> 2. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının "OYAK kesintilerinin nemalandırılmaması nedeniyle davacının uğradığı zarara karşılık maddi tazminata hükmedilmesi istemi yönünden hüküm kurulmamasına" ilişkin kısmının BOZULMASINA,<br>3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

emekli