<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3714 E.  ,  2023/5212 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/3714<br>Karar No : 2023/5212 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı emrinde piyade uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı harekatının icrası esnasında 30/08/2016 tarihinde sürücüsü olduğu zırhlı araca düzenlenen roket saldırısı neticesinde bel kemiğinin kırılması ve kronik nitelik kazanmış travma sonrası stres bozukluğu yaşaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen manevî zarara karşılık 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararıyla; davacının Fırat Kalkanı Harekatı'nda görev ifa ettiği esnada gerçekleştirilen saldırı sonucunda yaralandığı ve olayın etkisi ile psikiyatrik yönden de rahatsızlandığı, olay sonrasında gördüğü tedavilerin tam iyileşme sağlamaması nedeniyle hakkında Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacağı ve silah taşımasında sakınca bulunduğu yönünde rapor düzenlendiği, yine %68-69 oranında engelli olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporlarının bulunduğu, 6.derece malul kabul edilerek vazife malulü olarak emekliye ayrıldığı hususları ile birlikte olayın oluş şekli ve niteliği de dikkate alındığında; olayda kusursuz sorumluluğu bulunan davalı idare tarafından davacıya 75.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalı idare tarafından davacıya 75.000,00 TL manevi tazminatın, davalı idareye başvuru tarihi olan 20/05/2019 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Milli Savunma Bakanlığı, Nakdi Tazminat Komisyonu kararıyla olaydan dolayı davacıya 31.016,79 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verildiği, 3713 sayılı Kanun kapsamında 15/04/2019 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığının bağlandığı, ikramiye ve diğer hakların ödendiğinin görüldüğü, ödenen nakdi tazminatın ve bağlanan emekli aylığının hükmedilecek manevi tazminatın tutarının belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlıkta manevi tazminat miktarının benzeri olaylarda hükmedilen manevi tazminattan yüksek belirlenmesini gerektiren farklı ve özel bir sebebin bulunmadığı, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının benzer olaylarda takdir edilen miktardan yüksek olduğu görüldüğünden, manevi tazminatın amaç ve niteliği dikkate alındığında, hükmedilecek manevi tazminat miktarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı, bu durumda, davacıya ödenen tazminat ve emekli aylığı göz önüne alınarak, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmayışı, olayın oluş şekli, yaralanmanın fiziksel değil yaşanan travmanın etkisi sonucu olması, organik olmayan psikoz rahatsızlığının ise olayla ilgisinin olmaması hususları ile Dairelerinin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutarlar dikkate alındığında, davacı için 30.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle manevi tazminat istemine yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, davacıya 30.000,00 TL manevi tazminatın 20/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, bu miktarı aşan İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bu miktarı aşan tazminat istemi yönünden davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayın etkilerinin ömür boyu süreceğinin ortada olduğu, hem fiziki hem de ruhsal sağlığını kaybettiği, uğradığı zarara nispeten hükmedilen miktarın çok düşük kaldığı iddialarıyla; davalı idare tarafından, idarelerinin kusurunun veyahut kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, işletilse dahi başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerektiği, idarelerinin yargılama gideri ve harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …<br>DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> MADDİ OLAY : <br> Dosyanın incelenmesinden, … Zırhlı Tugay Komutanlığı, 1'inci Hd.A., 1'inci Hd. Tb. 1'inci Hd. Bölüğü ... Karakolu emrinde geçici görevli uzman erbaş olarak görev yapmakta iken Fırat Kalkanı Harekatına katılan davacının, 30/08/2016 tarihinde Cerablus/Külliyah bölgesinde bulunan bir adet askeri tankın vurulması üzerine vurulan tanka yardım etmek amacıyla olay mahalline P.Yb. R.B emir ve komutasında ulaştığı esnada sürücüsü olduğu zırhlı muharebe aracının (ZMA'nın) da vurulması neticesinde yaralandığı ve şoka girmiş halde zırhlı araç içinde bulunduğu, olayda P.Yb. R.B'nin de baş ve göğsünden yaralanmış halde zırhlı araç içinde bulunduğu, olay sonrasında Nizip Devlet Hastanesinde, Kilis Devlet Hastanesinde ve Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir dizi tedavi uygulanması sonucunda davacı hakkında, Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … tarih ve … sayılı sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile "Kronik nitelik kazanmış travma sonrası stres bozukluğu ve bir hecmeden fazla tekrarlayan psikotik bozukluk" tanıları konularak "Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz, Silah Taşıma ve Bulundurmasında Tıbben Sakınca Vardır." yönünde ve Kilis Devlet Hastanesinin … tarih ve … sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile %68 oranında, yine Kilis Devlet Hastanesinin … tarih ve … sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile de %69 oranında engelli olduğu yönünde görüş bildirildiği, ardından davacının 6. derece malul olduğu kabul edilerek 19/03/2019 tarihinden itibaren vazife malulü olarak emekliye ayrıldığı, söz konusu olay nedeniyle oluştuğu iddia olunan manevî zarar karşılığı olarak 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.<br>Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır.<br>İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br>Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, istisnai bir risk sonucu oluşan, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür. <br>Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan risk ilkesi, idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir. İdari faaliyetin bizatihi kendisinin veya faaliyetin yürütülmesinde kullanılan araç ve gereçlerin bünyesinde taşıdığı tehlike nedeniyle hizmeti yürüten kamu görevlilerinin, hizmetten yararlanan kişilerin veya yürütülen hizmetle bağlantısı olmayan üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde risk ilkesi uygulama alanı bulmaktadır. <br> <br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.<br>Uyuşmazlıkta, yaşanan saldırı neticesinde davacının yaralandığı, bu durumun kendisi üzerinde yarattığı psikolojik etki ile yaşadığı sıkıntılar ve olaydaki kusursuzluğu dikkate alındığında Bölge İdare Mahkemesince davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmekte olup temyize konu kararda hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, manevi tazminatın, amaç ve niteliği dikkate alınarak yeniden belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.<br>Öte yandan, her ne kadar temyize konu karara ilişkin görüşme tutanağında davacının istinaf başvurunun reddine karar verildiğinin yazıldığı görülmüş ve kararın içeriğinde davacının istinaf başvurusunun reddedildiği belirtilmiş ise de dava dosyasının incelenmesinden davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığı görüldüğünden işbu bozma kararı sonrası yeniden belirlenecek manevi tazminat miktarının aleyhe bozma yasağı kapsamında ilk derece mahkemesince belirlenen 75.000,00 TL'yi geçemeyeceği de açıktır.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE,<br>2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>

emekli