<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4627 E. , 2023/2982 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4627<br>Karar No : 2023/2982 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Antalya Grup Başkanlığında vergi müfettişi olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br> İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında, mükellef Y.Y. adlı kişinin şikayeti üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca rüşvet suçu kapsamında … numaralı soruşturma dosyasında soruşturma başlatıldığı, anılan Başsavcılığın … tarih ve … sayılı yazısı ile Sulh Ceza Mahkemesinden yine rüşvet suçu kapsamında "iletişimin dinlenmesi ve teknik izleme yapılmasının" talep edildiği, bu talep üzerine, ... Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … D. İş sayılı kararı ile iletişimin dinlenmesi ve teknik izleme yapılmasına karar verildiğinin görüldüğü, disiplin soruşturma dosyasında, dava konusu disiplin cezasının gerekçelerinden birisi olan rüşvet alma fiili ile ilgili olarak herhangi bir delil (bilgi veya belge) bulunmadığı; disiplin cezasının diğer gerekçesi olan irtikap fiili açısından, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. ve 140. maddelerindeki katalog suçlar kapsamında yer almamasına rağmen, yalnızca (anılan suç bakımından delil değerlendirilmesi yasağı kapsamında bulunan) iletişimin dinlenmesi ve teknik izleme kayıtlarından yola çıkılarak ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesi hakkında, disiplin hukuku açısından ortaya konulan ilke ve kurallar ile bağdaşmayacak şekilde davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, davacının suçu işlediğinin adli yargı merciilerince de kabul edildiğinden hareketle işlem tesis edildiği; bu haliyle davacının disiplin cezasına konu fiilinin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle kanıtlanmadığı anlaşıldığından, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.<br> Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/10/2021 tarih ve E:2021/572, K:2021/4911 sayılı bozma kararına uyularak; her ne kadar İdare mahkemesince, irtikap fiili açısından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. ve 140. maddelerindeki katalog suçlar kapsamında yer almamasına rağmen, yalnızca (anılan suç bakımından delil değerlendirilmesi yasağı kapsamında bulunan) iletişimin dinlenmesi ve teknik izleme kayıtlarından yola çıkılarak ve "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verildiğinden bahisle iptal hükmü tesis edilmiş ise de; dosya içeriğinden, soruşturma raporunun sonuç bölümü 6.2.1, 6.2.2, 6.2.3, 6.2.4 bentlerinde açıklandığı üzere, davalı idarece davacı hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası tesis edilirken, yalnızca hukuka aykırı olarak elde edildiği iddia edilen delillere istinaden irtikap suçu nedeniyle ceza alması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanılmadığı, davacının emekli vergi denetmeni serbest muhasebeci mali müşavir B.Y. aracılığıyla şikayetçi Y.Y.'den menfaat temin etmeye çalıştığı, edemeyince vergi müfettişlerinin nadiren başvurduğu, davacının da 2013 yılında yalnızca sikayetçi Y.Y. hakkında ihtiyati tahakkuk ve haciz yoluna başvurduğu, bu işlemi, istediğini vermeyen şikayetçiyi zor duruma düşürmek ve intikam hırsıyla, kamu görevini kötüye kullanarak yaptırdığının teknik takip kayıtlarıyla da anlaşıldığı, menfaat elde edemese bile bu eylemin de yüz kızartıcı eylem olduğunun kabulü gerektiği, davacının soruşturma kapsamındaki iddialarının tanık ifadeleriyle çürütülmüş olduğu, davacı hakkında 2003 yılında İstanbul'da vergi müfettişi olarak görev yaptığı sırada, rüşvet suçlamasıyla soruşturmaya başlandığı, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, olay anında parayı çöpe attığını söyleyerek iade kastını gösterdiğinden etkin pişmanlık nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği hususları dikkate alındığında, davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği kanaatine varıldığı; İdare Mahkemesinin, irtikap suçunun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. ve 140. maddelerindeki katalog suçlar kapsamında yer almaması nedeniyle yapılan teknik takip sonucu elde edilen delillerin esas alınamayacağı gerekçesi yönünden ise; ilk derece Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, Y.Y.'nin şikayeti üzerine davacı hakkında rüşvet suçlamasıyla soruşturmaya başlandığı, rüşvet isnadıyla ve hakim kararıyla hukuka uygun olarak iletişimin tespiti ve ortam dinlemesine karar verildiği, Ceza Mahkemesi tarafından suçun nitelendirilmesi yönünden rüşvet yerine irtikap suçundan hüküm verilmiş olmasının delilleri hukuka aykırı hale getirmeyeceği; zira Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da yer verildiği üzere, AİHS'nin 8. maddesi anlamında koruma tedbiri kararlarının verildiği tarih itibariyle ulaşılabilirlik ve öngörülebilirlik kriterlerinin karşılandığının son derece açık olduğu, bu kararların Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi kapsamında yetkili ve görevli mahkemelerden alındığı, kamuya açık olarak yapılan yargılamalar sırasında tartışılıp, taraflara iletişimin tespiti ve kayda alınması kararları ve iletişim tutanakları ile teknik araçlarla izleme tutanakları hakkında itirazlarını bildirme imkanının sağlandığı hususlarında bir kuşkunun bulunmadığı, mahkemeden usulüne uygun koruma tedbiri kararlarının alınmış olması nedenleriyle kanuna karşı hile yoluna başvurulmadığının, elde edilen delillerin hukuka aykırı olmadığının kabulünün gerektiği, öte yandan, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve … sayılı kararının kısmen onanmasına dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/5MD-137 Esas, 2013/58 sayılı kararının da bu görüşü doğruladığı, hatta tedbire konu katalog suçun değil de katalogda sayılan bir başka suça yakın ve dönüşebilen bir suçun işlenmesi halinde dahi elde edilen delilin muteber olduğu belirtilerek bu görüşün AİHM kararları ile de uyum gösterdiğine karar da yer verildiği; uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar davacı hakkında rüşvet suçlamasıyla başlatılan soruşturma sonrasında ''icbar suretiyle irtikap'' suçundan açılan kamu davasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, disiplin soruşturması kapsamında elde edilen deliller ve ifadeler dikkate alındığında, davacının üzerine atılı fiilin yüz kızartıcı nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, disiplin hukuku açısından bir suç oluşmadığının kabulüne olanak bulunmadığı gibi, disiplin cezası verilmesine de engel teşkil eden bir durumun bulunmadığı; bu durumda, soruşturma raporu içeriği bilgi ve belgelere göre davacının üzerine atılı eylemlerin niteliği itibarıyla yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğu, isnat edilen disiplin suçunun sübuta erdiği ve idarece tesis edilen işlem hukuka ve usule uygun olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br> <br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca hakkında tesis edilen … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararının Danıştay Onikinci Dairesince hem usul hem esas yönünden bozulmasına karar verildiği, bozma kararında, "davacının raporunu teslim etmesinden yaklaşık 3 ay sonra yapılan iletişim dinlenmesi ve teknik izleme tutanakları, tape kayıtları ve kamera görüntülerinde çözümlenen ve davacıya ait olan cümlelerin belirli kısımlarının tutanağa geçirildiği, cümle içinde ve konuşma aralarında boşluklar bulunduğu, bu haliyle davacının icbar yoluyla irtikap veya rüşvet teşebbüsünde bulunduğuna ilişkin açık, anlaşılır ve kesin bir ifadeye rastlanmadığı" ifadelerine yer verildiği, anılan bozma kararı üzerine yürütülen yargılama sonunda ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak iptal kararı verildiği ve bu karar Danıştay Onikinci Dairesince onanarak kesin olarak lehine sonuçlandığı; sonrasında eksik soruşturmayı tamamlamak adına davalı idarece yeniden soruşturma başlatılarak bakılan davaya konu işlemin tesis edildiği, ilk dava kesin olarak lehine sonuçlandıktan sonra idarece yeniden tesis edilen işlem sonrasında, Danıştay Onikinci Dairesince aynı gün bozma kararı verilerek çelişki yaratıldığı, sonradan yürütülen yargılamada tapelerle ilgili yeni bir tespit veya bilirkişi raporu olmamasına rağmen tapelerdeki ifadelerin değerlendirilerek disiplin suçu işlediğine kanaat getirilmesinin usule ilişkin kazanılmış hakların ve masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu, … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tapelerle ilgili olarak yaptırılan bilirkişi incelemesinde suç unsuruna rastlanmadığına dair tespit yapılmışken Dairenin böyle bir değerlendirme yapmasının ilk işleme karşı açılan davada verilen bozma kararının yok sayılması anlamına geldiği, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz koydurma konusunda vergi müfettişinin yetkisi olmadığı, sadece talepte bulunabileceği, şikayetçi hakkında vergi incelemesi öncesinde, inceleme aşamasında ve sonrasında birçok kamu kurumu, banka ve şahıs tarafından ihtiyati tedbir ve ihtiyaci haciz kararı aldırıldığı, bu konuda soruşturma raporuna ilgili belgeler eklenmeyerek yargı makamlarının yanlış yönlendirildiği, şikayetçinin vergi kaçakçısı olduğu, hakkında birçok vergi inceleme raporu ve kaçakçılık raporu bulunduğu ve mahkumiyet kararları verildiği, eksik soruşturma kapsamında 6 yıl sonra alınan tanık ifadelerinin tamamının lehine olmasına veya aleyhine olmamasına rağmen Dairece verilen bozma kararında ifadelerin tamamının aleyhineymiş gibi değerlendirildiği, dava konusu ile ilgili olmayan, hem adli hem de idari yönden ceza almadığı 20 yıl öncesine dayanan bir kararla bağlantı kurularak hüküm verilmesinin lekelenmeme hakkının ve masumiyet karinesinin ihlali niteliğinde olduğu, idarece yapılan yeni soruşturmada eksikliklerin giderilip giderilmediğine, yeni somut bir delil olup olmadığına ve yeni alınan tanık ifadelerinin lehe olup olmadığına bakarak bakılan dosyanın değerlendirilmesi gerektiği halde aynı gün içinde ilk disiplin cezasına ilişkin yargılamada onama, ikinci disiplin cezasına ilişkin yargılamada ise bozma kararının verilmesinin vicdan ve hukuk açısından tarifi olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …<br> DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. <br> Temyizen incelenen kararda, Bölge İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davacının temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,<br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>
emekli