<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5567 E. , 2023/2964 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2021/5567<br>Karar No : 2023/2964<br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … <br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Malatya İli, Pütürge Adliyesinde mübaşir olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih E:…, K:…sayılı kararıyla; davacı hakkında "Kamu Görevlileri ile İlişkisi Olduğundan Bahisle Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Dolandırıcılık" suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı "Beraat" kararı verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek mahkeme kararının onandığı; bu bağlamda, soruşturma raporu ile eki belgeler incelendiğinde, davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğunu kanıtlayacak nitelikte, disiplin soruşturması kapsamında ifade vermediği anlaşılan şikayetçi İ.D.'nin savcılığa verdiği ifadesi dışında herhangi bir somut bilgi ve belge ya da tanık ifadesi bulunmadığının görüldüğü; nitekim davacı hakkında "Kamu Görevlileri ile İlişkisi Olduğundan Bahisle Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Dolandırıcılık" suçundan açılan ceza davası sonucunda …Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen kararda, atılı suçun kanunda tanımlanan unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından "Beraat" kararı verildiği; bu durumda, davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğuna dair somut bir delilin olmadığı anlaşıldığından, davacının sübut bulmayan fiilinden dolayı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 27/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; dava dosyasında yer alan disiplin soruşturması ve ceza yargılamasına esas alınan tanık ve müşteki beyanları ile davacının sorgu ve savunmalarından, davacının Pütürge Adliyesinde mübaşir olarak görev yapmakta iken 21/01/2016 günü adliyeye gelen ve daha önce tanımadığı İ.D isimli kişiyi görerek yardımcı olabileceğini beyan ettikten sonra Ankara'daki bir dava dosyası ile ilgili işlerini halledeceğinden bahisle adı geçenden 100,00.-TL aldığının sabit olduğu, anılan para alma biçimindeki menfaat temininine ilişkin eylemin, adalet hizmetlerine ilişkin başvuru ve işlemler için adliyeye gelen bir kişiye karşı, adalet hizmeti veren ve bu nedenle bilhassa adliyeye ilişkin iş ve işlemlerde itibar ve güvene layık olduğunu hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda olan davacı kamu görevlisi tarafından, görevi sırasında ve görevinin kişilere verdiği güven duygusu kullanılarak adliye içerisinde işlenilmiş olması nedeniyle, davacı yönünden toplum nazarında memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kararda ise hukuka uyarlık bulunmadığı; diğer taraftan, Mahkemece, davacının ceza yargılamasında beraat etmiş olmasının da hükme esas alındığı görülse de, davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle ceza mahkemesinde yargılandığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/2. maddesindeki "Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık" suçunun somut bir olayda oluşabilmesi için, bir kimsenin kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği yönündeki hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlama unsurlarının bulunması gerekirken; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin gerçekleşmesi için hileli bir davranışla kişileri aldatma veya yarar sağlama gibi unsurların varlığının zorunlu olmadığı; buna göre, anılan suç ve fiilin unsurları itibarıyla birbirinden farklı olabileceği, diğer bir anlatımla, anılan suç ve fiilin sabit olup olmadığı yönünde yapılacak değerlendirmenin farklı nitelikteki eylemlere ilişkin olabileceği; kaldı ki, ceza yargılamasındaki beraat kararının da davacının açıkça bir kamu görevlisini tanıdığından bahsetmemesi nedeniyle anılan suçun unsurlarının oluşmaması gerekçesine dayalı olduğu, dolaylı olarak kararda, atfedilen eylemlerin davacı tarafından işlenmediğine ilişkin bir hükme varılmadığı da anlaşıldığından, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın disiplin soruşturmasını bağlayamayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulüne; Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlem tesis edilirken mevzuatta öngörülen zamanaşımı sürelerine uyulmadığı, savunmanın 657 sayılı Kanun'un 129 ve 130. maddelerine uygun olarak alınmadığı, Yüksek Disiplin Kurulu tarafından anılan Kanun'un 128. maddesinde belirtilen 6 aylık karar verme süresi geçirildikten sonra karar verildiği, dava konusu işlemin sebebi olan eylem nedeniyle hakkındaki ceza yargılamasının beraat kararı ile sonuçlandığı, kararın onanarak kesinleştiği, belirtilen nedenlerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br>MADDİ OLAY : <br>Malatya İli, Pütürge Adliyesinde mübaşir olarak görev yapan davacının, 21/01/2016 günü Pütürge Adliyesine bir davası nedeniyle şikayet için gelen ve koridorda gördüğü İ.D. isimli şahsa durumunu sorduğu, İ.D.'nin durumunu anlatarak avukatı şikayet edeceğini, ancak Ankara'daki evrakı alamadığını söylemesi üzerine, işi halledebileceğini söyleyerek şahıstan kimlik fotokopisi ve diğer evrakı istediği, bu işlemler için 100,00.-TL para aldığından bahisle hakkında yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen …tarih ve …sayılı disiplin soruşturması raporunda; davacının ifadesinde; "İ.D. isimli şahsı tanımadığını, şahsın geldiğinde duruşma görüldüğünü, duruşma sırası bekleyen biri var mı diye baktığında kendisini gördüğünü ve sorduğunu, kendisinin de 'duruşmam yoktur, işlerim var' dediğini, bunun üzerine de kendisinin İ.D.'yi Savcılığa ve İcra Müdürlüğüne yönlendirdiğini, bunun dışında başka bir şey söylemediğini, daha sonra Ankara'da iken şahsın kendisini aradığını, telefonunu adliyede iken aldığını, Ankara'da bazı işleri olduğunu, yardımcı olup olamayacağını sorduğunu, kendisinin Ankara'da bir yıl gibi kısa bir süre ile çalıştığını, her ne kadar nüfuz ticareti ile suçlanmakta ise de, bu sürenin şahsın işlerinin halledilmesi veya vekil olunması için yeterli bir süre olmadığını, ayrıca o sırada babasının hasta olduğunu, şahsın kendisini Cumartesi günü aradığını, telefona bakamadığını, Pazartesi günü de Pütürge Adliyesine döndüğünü, doğrudan tutuklamaya sevk edildiğini, şok olduğunu, kesinlikle suçlamayı kabul etmediğini, kimseden para almadığını, kimseden para talebinde bulunmadığını" beyan ettiği; tanık olarak daha önce 23/03/2016 tarihinde disiplin soruşturması kapsamında ifadesi alınan İ.D.'nin, yeniden ifadesine başvurulmak istenildiği ve Pütürge Adliyesine davet edilmesine rağmen, şahsın, emekli olduğunu ve şu anda Hekimhan İlçesinde bulunduğunu, Pütürge Adliyesine gelerek ifade vermek istemediğini beyan etmesi nedeniyle ifadesinin alınamadığı; ancak, 23/03/2016 tarihli yeminli olarak alınan beyanında, davacıya, Pütürge Adliyesinde bulunduğu esnada işlerini takip etmesi için istediği 100,00.-TL'yi ve kimlik fotokopisi ile diğer evrakları verdiğini beyan ettiğinin anlaşıldığı; iddia, savunma tüm dosya kapsamı ve Pütürge Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde, davacının eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" kapsamında kaldığından bahisle Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi üzerine, soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda davacının, "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı işleminin tesis edildiği; bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Olaya ilişkin, davacı hakkında "Kamu Görevlileri ile İlişkisi Olduğundan Bahisle Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Dolandırıcılık" suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, atılı suçun kanunda tanımlanan unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı "Beraat" kararı verildiği, bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu ve …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek mahkeme kararının onandığı ve kararın bu şekilde kesinleştiği görülmüştür.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.<br>Aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>Kanun koyucu, kamu hizmetlerinin uyum ve düzen içinde yürütülmesini sağlamak amacıyla, bu hizmeti sunan kamu görevlileri için bazı kurallar öngörebilir ve bu kurallara uyulmasını temin etmek amacıyla çeşitli disiplin yaptırımları da belirleyebilir. Memurlara disiplin cezası verilmesindeki amaç, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde, mevzuat ile belirlenen kuralları eksiksiz bir şekilde yerine getirmekle yükümlü ve yine mevzuat ile getirilen yasaklı davranışları yapmakla yasaklı kamu görevlilerinin hizmeti aksatan veya disiplin düzenini bozan davranışları cezalandırılarak, bozulan kamu hizmeti düzeninin sağlanması ve kamu personelini disiplini bozacak davranışlardan caydırmaktır.<br>Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporundaki ifadeler ile dava dosyasında mevcut olan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, Pütürge Adliyesinde mübaşir olarak görev yapmakta iken 21/01/2016 günü adliyeye gelen ve daha önce tanımadığı İ.D isimli kişiyi görerek yardımcı olabileceğini beyan ettikten sonra Ankara'daki bir dava dosyası ile ilgili işlerini halledeceğinden bahisle adı geçenden 100,00.-TL aldığı görülmekte ise de; Pütürge Adliyesinde mübaşir olan davacı ile Ankara'daki dosyasından belge almak üzere davacıya 100,00.-TL veren İ.D. arasında, davacının yürüttüğü kamu göreviyle ilgili bir iş ilişkisi bulunmadığından, davacının üzerine atılı bulunan ve Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına neden olan fiilin, göreviyle ilgili bir husus olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Bu duruma göre, davacının üzerine atılı eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici davranışlarda bulunmak'' kapsamında değerlendirilemeyeceği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uygunluk; dava konusu işlemin iptali ile, tazminat isteminin kabulü yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın kaldırılması ve davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise, hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, tazminat isteminin kabulüne, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihi olan 27/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile, İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,<br>3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi …Dava Dairesine gönderilmesine 30/05/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>
emekli