<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2022/3805 E. , 2023/1443 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU<br>Esas No : 2022/3805<br>Karar No : 2023/1443 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Enstitüsü<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : …<br><br>İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/6090, K:2022/1082 sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Türk Standardları Enstitüsünde iç denetçi olarak görev yapan davacı tarafından, 17/03/2018 tarihinde 60 yaşını dolduracağından bahisle emekliye sevk edilmesine ilişkin TSE İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığının … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işleme dayanak olarak gösterilen Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği'nin 60. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile 85. ve 86. maddelerinin iptali istenilmiştir.<br>Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/6090, K:2022/1082 sayılı kararıyla;<br> Anayasa'nın 10. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 13. ve 49. maddeleri; 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanunu'nun 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile mülga 10/A maddesinin altıncı fıkrası; dava konusu Yönetmelik'in 60., 85. ve 86. maddelerinde yer alan kurallar aktarılarak,<br> Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği'nin 86. maddesinin son fıkrası yönünden,<br> Dava konusu Yönetmelik'in 86. maddesinin son fıkrasında, davalı kurumda çalışanların emeklilik yaşına ilişkin olarak yapılan düzenleme incelendiğinde, erkek çalışanlar için yaş haddi nedeniyle zorunlu emeklilik yaşı 65 olarak belirlenmişken, kadın çalışanlar için bu yaşın 60 olarak belirlendiğinin anlaşıldığı,<br>Çalışma hayatını düzenleyen ve sosyal güvenlikle ilgili hakları belirleyen normatif düzenlemelerde, kadın ve erkek için istekleri üzerine emekli olabilme yaşının kadınlar lehine farklı belirlenmesinin Anayasa'da yer alan pozitif ayrımcılık ilkesi ile bağdaştığı, ancak zorunlu emeklilik yaşı, başka bir deyişle yaş haddi nedeniyle emekli edilme yaşının, ilgilinin isteği üzerine emekli olabilme yaşından farklı bir kavram olup bu farklılığın ilgilinin isteğine bağlı olmaksızın çalışma hayatının sonlandırılması sonucunu doğurmasından kaynaklandığı,<br>Dava konusu düzenleme eşitlik ilkesi ve çalışma hak ve özgürlüğü çerçevesinde irdelendiğinde, yaş haddi nedeniyle emekli edilme yaşının, kadın ve erkek için kadın çalışanların aleyhine sonuç yaratacak şekilde farklı belirlenmesinin Anayasa'nın 10. maddesinde açıkça ifade edilen dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilemeyeceği şeklinde açıklanabilecek kanun önünde eşitlik ilkesini ihlal eden bir durum oluşturduğu,<br>Bu durumun çalışma hayatında ayrımcılığa neden olacağı gibi Anayasa'da güvence altına alınan çalışma hak ve özgürlüğüne de aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından, dava konusu Yönetmelik'in 86. maddesinin son fıkrasında hukuka uygunluk bulunmadığı,<br> Bireysel işlem yönünden,<br> Davacının davalı kurumda "iç denetçi" kadrosunda 1. derece 15. kademe karşılığı aylık ücretle görev yapmakta iken, Türk Standardları Enstitüsü Personel Yönetmeliği'nin 86. maddesinin son fıkrası gereğince, 60 yaşını 17/03/2018 tarihi itibarıyla dolduracağından bahisle emekliye sevkine karar verilerek, söz konusu tarih itibarıyla davalı kurumdan emekli edildiği,<br> Çalışma hakkının, kişilere tanınan temel hak ve özgürlüklerden biri olup Anayasa ile güvence altına alındığı, davacının emekliye sevkedilmesinin dayanağı olan Yönetmelik maddesinin, yukarıda da açıklandığı üzere hukuka açıkça aykırı olması sebebiyle ve emekli olma yönünde hiçbir talebi olmadığı halde, davacının zorunlu olarak yaş haddinden emekliye sevk edilmesi işleminin, Anayasa'ya ve hukuka açıkça aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı,<br>Yönetmelik'in dava konusu diğer kısımları yönünden ise,<br>Düzenlemelerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle,<br>Dava konusu Yönetmelik'in 86. maddesinin son fıkrasında yer alan "Enstitü personelinden kadınlarda 60" ibaresi ile bireysel işlemin iptaline, Yönetmelik'in dava konusu diğer kısımları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, özel hukuk hükümlerine göre idare edildikleri; yapılan işlemin unsurları yönünden hukuka, düzenlemenin ise kadınlar lehine ve dikey eşitliğe uygun olduğu; davacının 60 yaşını doldurduğu ve 35 yılın üzerinde hizmeti bulunduğu, uzun yıllar başka bir kamu kurumunda görev yaptıktan sonra davalı idarenin şartlarını bilerek göreve başladığı belirtilerek Daire kararının iptale ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmadığı ve kararın bu kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;<br> "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,<br> b) Hukuka aykırı karar verilmesi,<br> c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle; <br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen dava konusu işlemlerin iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin 16/03/2022 tarih ve E:2018/6090, K:2022/1082 sayılı kararının temyize konu iptale ilişkin kısmının ONANMASINA, <br>3. Kesin olarak, 15/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>
emekli