<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4063 E. , 2023/2930 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2021/4063<br>Karar No : 2023/2930 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) … ve … 'a velayeten, <br> kendisine asaleten … <br> 2) … , <br> 3) … <br>VEKİLLERİ : Av. … <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. … <br><br>İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …'ın 18/01/2016 tarihinde saat 09:30 sıralarında, İş-Kur vasıtasıyla çalışmakta olduğu Kilis İli, … Mahallesinde bulunan … İlkokulu bahçesine Suriye ülkesi sınırları içerisinde bulunan bir bölgeden atılan roket mermisinin isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 85.260,27 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, kayın validesi ... ve kayın pederi ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararla, dava konusu olay nedeniyle davacılar yakını ...'ın hayatını kaybetmesinde davalı idarenin sosyal risk ilkesi uyarınca kusursuz sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle, Mahkemelerince dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, olay tarihi olan 18/01/2016 tarihi itibariyle davacılardan ...’ın 85.260,27 TL, ...'ın 21.520,96 TL, ...’ın 34.087.97 TL destekten yoksun kalma maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacıların verdiği miktar artırım dilekçesi gözetilerek ... için 21.520,96 TL, ... için 34.087.97 TL maddi tazminat isteminin kabulü ile idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birilikte ödenmesine fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, ... için 85.260,27 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, 50.000,00 TL'sine idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden, 35.260,27 TL'sine miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 29/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, dava konusu olay nedeniyle davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile takdiren ..., ... ve ... için ayrı ayrı 75.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 02/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; terör olayı olduğu kabul edilen dava konusu olayda öncelikle idarenin hizmet kusuru/kusursuz sorumluluk halinin bulunup bulunmadığının araştırılıp bu haller yok ise sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali olarak kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği, Suriye ülkesinden Kilis iline fırlatılan roket nedeniyle davacıların yakınının vefat etmesinde kamu hizmetinin yürütülmesinde idareye bir kusur atfedilemeyeceği, uyuşmazlığın sosyal riskin terör olayları için yasalaşmış hali kabul edilen 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde ve manevi tazminat istemine ilişkin uyuşmazlığın ise genel hükümler kapsamında karara bağlanması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un amacı, gerekçesi ve 12. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasına hukuki olanak bulunmadığı, bakılan uyuşmazlıkta davacıların olaydan sonra davalı idareye başvurduğu, başvurusu neticesinde ölüm nedeniyle komisyon ve davacılar temsilcisi arasında sulhname imzalandığı, sulhname ile davacıların uğradığı zararların tazmin edilmek suretiyle uyuşmazlığın maddi tazminat açısından ortadan kalktığı, sulhnamenin tarafları bağlayıcı nitelik taşıdığı ve imzalama aşamasında davacıların iradesini fesada uğratan herhangi bir hususun bulunmadığının görüldüğü, uyuşmazlığın tekrar yargıya taşınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının maddi tazminatın kabule ilişkin kısmına ilişkin yapılan istinaf isteminin kabulü ile kabul edilen maddi tazminata ilişkin kısımının kaldırılarak maddi tazminat istemlerinin reddi ile manevi tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak şekilde ancak olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek bir miktarda olması gerektiği gerekçesiyle ... ve ... için hükmedilen ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminat yönünden tarafların istinaf istemlerinin reddine, diğer davacılar için hükmedilen ayrı ayrı 75.000,00 TL manevi tazminat yönünden davacıların istinaf istemlerinin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilerek davacılardan ... için 50.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacılar tarafından, maddi zararlarını sosyal risk kapsamında karşılanması gerektiği, bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle destekten yoksun kalma zararlarının belirlenerek hüküm kurulması gerekirken maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yaşanan olay karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir. <br> Davalı idare tarafından, manevi tazminata hükmedilebilmesi için ağır hizmet kusurunun bulunması gerektiği, dava konusu olayda idarenin herhangi bir hizmet kusurunun bulunmayıp manevi tazminat istemleri yönünden de davanın reddi gerektiği, hükmedilen tazminat tutarlarının yüksek olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacılardan ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısımı ile ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmının onanması, ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen reddine ilişkini kısmı ile maddi tazminatın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br> MADDİ OLAY : <br> ...'ın 18/01/2016 tarihinde saat 09:30 sıralarında, İş-Kur vasıtasıyla çalışmakta olduğu Kilis İli, ...Mahallesinde bulunan ... İlkokulu bahçesine Suriye ülkesi sınırları içerisinde bulunan bir bölgeden atılan roket mermisinin isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek davacılar tarafından, müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 85.260,27 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, kayın validesi ... ve kayın pederi ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. <br><br>Davacılardan ... ile Kilis Valiliği arasında 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruya istinaden 09/03/2016 tarihinde imzalanan sulhname ile ...'a 31.086,00 TL ödeme yapılmıştır.<br>Kilis İl Özel İdaresinin ...tarih ve ...sayılı yazısında, davacılardan ..., ... ve ...'a 5233 sayılı Kanun Ek-1. maddesi uyarınca aylık bağlandığı bildirilmiştir.<br><br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br> Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.<br> Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... ve ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısımı ile ...'ın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davacılardan ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı ile ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi ile ...'ın manevi tazminat isteminin 75.000,00 TL'sinin kabulüne ilişkin kısmının kaldırılarak takdiren 50.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br><br>B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... ve ...'ın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:<br> <br>Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.<br>Temyiz konusu ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince, Danıştayın yerleşik kararları, davacıların sosyo ekonomik durumu, manevi tazminatın özellikle ve öncelikle manevi tatmin olma amacı ve zararın mesleki riske dayalı olması gözetildiği gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmı kaldırılarak müteveffanın çocukları ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulüne, karar verilmişse de manevi tazminat, ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle davacılardan ... ve ...'ın küçük yaşta annelerini kaybetmeleri göz önünde bulundurulduğunda davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için Bölge İdare Mahkemesince ... ve ... için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kalıp, ... ve ... için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.<br><br>C- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davanın Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Kabulü İle Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:<br>Bölge İdare Mahkemesince, dava konusu olay nedeniyle davacıların uğradıklarını ileri sürdükleri zararların karşılanması amacıyla yaptıkları başvuru üzerine Kilis Valiliği İl Zarar Tespit Komisyonunun 09/03/2016 tarihli kararı ile 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplamda 31.086,00 TL ödeme yapılmasına karar verildiği, hak sahibi ve yetkili temsilci sıfatıyla davacılardan ... ile idare arasında sulhnamenin imzalandığı, sulhname ile davacıların uğradıkları zararların tazmin edilmek suretiyle uyuşmazlığın maddi tazminat açısından ortadan kalktığı, tarafları bağlayıcı nitelik taşıyan ve imzalama aşamasında davacıların iradesini fesada uğratan herhangi bir hususun da bulunmadığı görülen sulhname sonucu uyuşmazlığın tekrar yargıya taşınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının maddi tazminatın kabule ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmediği, maddi tazminat yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin malvarlığında meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan zarar olup; bedensel nitelikteki maddi zarar ise, kişinin sağlığına kavuşmak için yaptığı tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalması ya da yok olması nedeniyle elde edeceği gelirde meydana gelen azalmayı ifade etmektedir. Dava konusu olayda, davacıların yakını ...'ın Suriye'den Kilis iline fırlatılan roket mermisinin patlaması neticesinde hayatını kaybetmesinden dolayı oluşan maddi zararın Anayasanın öngördüğü sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak ve bu temel üzerinden, kollektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde idarece karşılanması gerektiği açıktır. <br> Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ...tarih ve ...sayılı yazısında davacılardan ...'a, ...sayılı yazısında davacılardan ...'a, ...sayılı yazısında davacılardan ...'a 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında terör mağduru sivil vatandaş aylığı bağlandığı bildirilmiştir.<br> Bu durumda Bölge İdare Mahkemesince davacıların destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesine yönelik olarak bilirkişi incelemesi yaptırılarak maddi zararları belirlenmelidir <br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali çalışanın aylar itibariyle aldığı aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen terör mağduru sivil vatandaş aylıkları dikkate alınarak, desteğin aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan terör mağduru sivil vatandaş aylığı tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali çalışanın aylar itibariyle alabileceği aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan terör mağduru sivil vatandaş aylıkları dikkate alınarak, desteğin aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan terör mağduru sivil vatandaş aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek terör mağduru sivil vatandaş aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan terör mağduru sivil vatandaş aylığı tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Öte yandan, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde annesinin ve babasının hayatta olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.<br>Ayrıca kural olarak eşin ölümü durumunda onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilir. UYAP üzerinden yapılan araştırmada davacılardan ...'ın 02/08/2019 tarihinde yeniden evlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ...'ın olay tarihi olan 18/01/2016 tarihinden yeniden evlendiği 02/08/2019 tarihine kadar olan dönem için hesaplanacak maddi tazminat hüküm altına alınmalıdır.<br>Bununla birlikte ...'ın sulhname ile aldığı 31.086,00 TL'nin yapılan hesaplamada yarar niteliği kabul edilerek düşülmesi gerekmektedir. <br>Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Ayrıca yeniden verilecek kararda faiz başlangıç tarihi yönünden son Danıştay İçtihatlarının dikkate alınarak faiz başlangıç tarihinin belirleneceği de açıktır. <br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; ...İdare Mahkemesi kararının, ..., ...'ın manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi ile ...'In manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki kısmının ONANMASINA,<br> 2. Davacılardan ..., ... ve ...'ın temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının; ...İdare Mahkemesi kararının, ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi ile yönündeki kısmı ile ..., ... ve ...'ın maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü ile maddi tazminat isteminin reddi yönündeki kısmının BOZULMASINA, <br>3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>
emekli