<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11457 E.  ,  2023/2942 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2019/11457<br>Karar No : 2023/2942 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ... <br><br>KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... ve ... 'e velayeten, <br> kendisine asaleten ... <br>VEKİLİ : Av. ... <br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısımının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Davacılar tarafından, polis memuru olan yakınları ...'in, 01/05/2016 tarihinde İstanbul İli, Çatalca İlçesinde denetim amacıyla yapılan asayiş uygulamasında görevli olarak bulunduğu esnada polis ekibince kaçan aracın takibi ve durdurulmasının ardından araçta bulunan şüpheli şahsın araç kapısını hızla açarak ...'in yere düşmesine ve yaralanmasına neden olması, sonrasında kaldırıldığı hastanede 10/05/2016 tarihinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 389.011,13 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, çocukları ... için 1.000,00 TL (52.803,127 TL) maddi, 175.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 92.657,04 TL) maddi, 175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda, polis memuru olan davacılar yakını ...'in görevi başındayken denetim amacıyla yapılan asayiş uygulamasında uygulama noktasından ihtara uymayarak kaçan aracı diğer görevli polislerle birlikte takip ederek durdurduğu, aracın ön yolcu mahallinde bulunan şüpheli (T.T)'nin aracın içinden kapıyı eliyle kendine doğru çektiği (kapıyı açmadığı), polis memuru ...'in dışarı çıkması yönündeki ikazlarına uymadığı, daha sonra polis memuru ...'in dışarıdan kapıyı açmak için zorladığı esnada kapının birden açılmasıyla dengesini kaybedip yere düşerek kafasını çarpmak suretiyle yaralandığı, tedavi için götürüldüğü hastanede ise 10/05/2016 tarihinde vefat ettiği, dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... karar numaralı raporunda, "ölümün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiğinin" tespit edildiği, dava konusu olay nedeniyle olaya sebebiyet veren (T.T) hakkında kamu davası açıldığı, açılan davada ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla sanık (T.T) hakkında taksirle öldürme suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası verildiği ve verilen cezanın para cezasına çevrilerek neticede 21.200,00 TL adli para cezasına mahkum edildiği, diğer taraftan davalı idare tarafından davacıların murisinin vefatı nedeniyle davacı eş ve çocuklara toplam 58.614,91 TL nakdi tazminat ödendiği, olayın oluş şekli ve niteliği dikkate alındığında, zarar ile idari faaliyet arasında nedensellik bağını kesecek nitelikte ve ağırlıkta davacılar murisinin bir şahsi kusurunun olmadığı, buna göre kamu görevlisi olan davacılar murisinin, idari faaliyet ile uygun nedensellik bağı kurulabilen ve yürüttüğü kamu hizmetinin neden ve etkisiyle yaşamını yitirmesi sonucunda, mirasçıları olan davacılar tarafından uğranılan özel ve olağandışı zararın, hizmetten yararlanan topluma pay etme esasına dayalı olan kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmin edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davacılara ödenen nakdi tazminat ve bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı da dikkate alınarak davacıların destekten yoksun kaldıkları maddi zararın hesaplanması amacıyla Mahkemelerince dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 30/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacıların karşılanmamış destekten yoksun kalma zararlarının, ... için 389.011,13 TL, ... için 52.803,27 TL ve ... için 92.657,04 TL olduğunun belirlendiği, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak davacıların miktar artırım dilekçesi gözetilerek davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davacı eş ... için 389.011,13 TL, davacı çocuk ... için 52.803,27 TL ve diğer davacı çocuk ... için 92.657,04 TL olmak üzere toplam 534.471,44 TL maddi tazminatın; 3.000,00 TL'lik kısmının 23/05/2017 tarihinden, 531.471,44 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliği tarihi olan 31/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, dava konusu olayın vuku buluş şekli ve davacıların bundan sonraki yaşamı üzerindeki neticeleri, olay tarihinde davacılardan müteveffanın eşi ...'in 29 yaşında eşini, ... 'in 7 ve ...'in 2 yaşında babalarını kaybetmeleri, olay nedeniyle duydukları acı, elem, üzüntü ve sıkıntılar, ödenen nakdi tazminatlar ve bağlanan aylıklar, Mahkemelerince ödenmesine karar verilen maddi tazminat miktarları göz önüne alınarak, davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile takdiren davacı eş ... için 100.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL, davacı çocuk ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 23/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda hizmet kusurlarının bulunmadığı, davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığının yarar olarak düşülmesi gerektiği, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca yapılan ödemelerin maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu, davanın reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat tutarına faiz işletilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> <br> MADDİ OLAY : <br> Polis memuru olan davacılar yakını ...'in görevi başındayken denetim amacıyla yapılan asayiş uygulamasında uygulama noktasından ihtara uymayarak kaçan aracı diğer görevli polislerle birlikte takip ederek durdurduğu, aracın ön yolcu mahallinde bulunan şüpheli (T.T)'nin aracın içinden kapıyı eliyle kendine doğru çektiği (kapıyı açmadığı), polis memuru ...'in dışarı çıkması yönündeki ikazlarına uymadığı, daha sonra polis memuru ...'in dışarıdan kapıyı açmak için zorladığı esnada kapının birden açılmasıyla dengesini kaybedip yere düşerek kafasını çarpmak suretiyle yaralandığı, tedavi için götürüldüğü hastanede ise 10/05/2016 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 389.011,13 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi, çocukları … için 1.000,00 TL (52.803,127 TL) maddi, 175.000,00 TL manevi, ... için 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 92.657,04 TL) maddi, 175.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br> <br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.<br>İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.<br><br>Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.<br> 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 53. maddesinde, en az 10 yıl fiili hizmet süresini tamamlamış iştirakçilere "adi malullük aylığı"; 55. maddesinde, görevin neden ve etkisiyle yaralanan iştirakçilere 53. maddeye göre hesaplanacak adi malüllük aylıklarına, malullük derecelerine göre %15 ila %60 oranında zam yapılmak suretiyle "vazife malullüğü aylığı" bağlanacağı kuralına yer verilmiştir.<br> 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br> A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen kararın davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.<br><br>B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi: <br> Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısında davacılar ..., … ve … ile müteveffanın annesi … ile babası … 'e 15/05/2016 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü dul ve yetim aylığı bağlandığı, emekli ikramiyesi farkı tahakkuk ettirildiği, ayrıca Ek 79. maddesi gereğince ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.<br> Bakılan davada; Bölge İdare Mahkemesi istinaf isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına dayanak alınan 30/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda, ilgilinin görev aylığı veya emsali polis memurunun görev aylığı dikkate alınarak aylar itibarıyla alacağı görev aylığı ile vazife malullüğü ölüm aylığı karşılaştırılarak, aradaki farkın zarar olduğunun kabul edilmesi gerekirken, emsali polis memuru aylığı ile vazife malullüğü ve adi malullük aylığı arasındaki farkın yarar olarak kabul edilip düşülmesi suretiyle ifa amacı taşıyan vazife malullüğü aylığının adi malullük aylığını aşan kısmı görmezden gelinerek hesaplama yapıldığı, yine destekten yoksun kalma zararı hesabındaki destek payları müteveffa için 2, eşi için 2, çocukları ve anne, babası için ayrı ayrı 1 pay olarak esas alınması gerekirken, müteveffa için 4, eşi için 4, çocukları için ayrı ayrı 2 ve anne, babası için ayrı ayrı 1 pay olarak esas alınarak yapılan hesaplamanın ve dolayısıyla bilirkişi raporunun, mahkeme kararına dayanak alınacak mahiyette olmadığı görülmektedir.<br> Tazminatın amacı uğranılan gerçek zararın tazmin edilmesini sağlamaktır. Bu nedenle tazminat, zarar görenin zenginleşmesi veya zarar verenin cezalandırılması sonucuna yol açmamalıdır. Dolayısıyla hesaplanacak tazminatın azami miktarı gerçek zarar ile sınırlıdır. Öte yandan dinamik bir yapıya sahip olan tazminat hukuku çerçevesinde zarar ve yarar kalemleri belirlenirken, tazminat tutarının hesaplanabilmesi yerleşik yargı uygulamasında da kabul edildiği üzere hukuk bilimi dışında özel bilgi gerektirmektedir. Bu sebeple aktüeryal yönden maddi tazminat hesaplanması gereken davalarda mahkemeler bilirkişinin görüşünün alınmasına ihtiyaç duymaktadır. <br>Davacıların zararlarının ortaya konulması için gereken hesaplamalarda gözetilmesi gereken ilke ve unsurlar, son dönem Dairemiz yerleşik içtihatları uyarınca aşağıda belirtilen şekilde olup, bu veriler ışığında bilirkişi tarafından yeniden hesaplanmalıdır. <br>Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.<br>Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malulüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. <br>Öte yandan, yapılacak hesaplamada, müteveffanın dava konusu olay tarihinde annesinin ve babasının hayatta olması gözetilerek destek payları belirlenirken; müteveffanın kendisi için 2 pay, eşi için 2 pay, annesi, babası ve çocuğu için ayrı ayrı 1 pay ayıracağı ihtimali gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.<br> Ayrıca, işbu bozma kararına uyulmak suretiyle karar verilmesi durumunda, davacıların temyiz isteminde bulunmadığı gözetilerek aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi uyarınca verilecek yeni kararda davalı idare aleyhine hükmedilecek maddi tazminat tutarının usuli kazanılmış hak ilkesi gereğince ... için 389.011,13 TL'yi, … için 52.803,27 TL'yi, ... için 92.657,04 TL'yi aşmaması gerektiği hususunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.<br> <br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br> 1. Davalı idarelerin temyiz isteminin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,<br> 2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, <br>3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>

emekli