<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4102 E.  ,  2023/1513 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C. <br>D A N I Ş T A Y <br> ONİKİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/4102 <br>Karar No : 2023/1513 <br> <br>DAVACI: … <br>VEKİLİ: Av. … <br> <br>DAVALILAR: <br>1- … Genel Müdürlüğü <br>VEKİLİ: Av. … <br> <br>2- … Başkanlığı <br>VEKİLİ: Av. … <br> <br>DAVANIN KONUSU: 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan ve bu tarihten önce sigorta başlangıcı bulunmayan personelin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yapmış olduğu borçlanmalar ve askerlik borçlanmalarının hizmet süresine eklenmesi; ancak, emeklilik yaşı hesaplanmasında dikkate alınmayacağına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ''Hizmet başlangıcı’’ konulu Genel Yazısının iptali istenilmektedir. <br> <br>DAVACININ İDDİALARI: <br>09/07/2003 tarihinden itibaren polis memuru olarak görev yaptığı, 21/02/1999-21/08/2000 tarihlerinde yaptığı askerlik hizmetinin, 21/02/1999-25/02/1999 tarihleri arası olmak üzere 5 gününü borçlandığı; ancak, askerlik hizmeti nedeniyle yapılan borçlanmaların emeklilik yaşı hesabında dikkate alınmamasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, 23/10/2028 olan emeklilik tarihinin 14/02/2034 tarihi olarak belirlendiği, personel bilgi sistemindeki hizmet hesabı bölümünde yer alan emeklilik tarihinin değiştirilmesinin, kazanılmış hakkının ihlaline yol açtığı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 41. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, borçlanılan sürelerin dikkate alınarak, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun Geçici 205. maddesi uyarınca emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiği ileri sürülmüştür. <br> <br>DAVALI … GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN SAVUNMASI: <br>Usul yönünden, hasım mevkiinden çıkartılmaları gerektiği, emeklilik tarihinin gösterilmesinin icrai bir işlem değil, bilgilendirme amaçlı olduğu ileri sürülmüştür. <br>Esas yönünden; personelin emeklilik tarihleri Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelgesine göre düzenlenmiş iken, tekrar görüş sorulması neticesinde anılan kurum yazısı doğrultusunda gerekli güncellemenin yapıldığı, davacının emeklilik hak ediş tarihi, yaş haddini dolduracağı tarih olan 14/02/2034 olarak belirlenip, personel bilgi sisteminde her personelin kendi sayfasında görülebilecek şekilde düzenlendiği, davacının halen bir emeklilik müracaatı da bulunmadığından, talebinin reddinin söz konusu olmadığı, dolayısıyla dava konusu edilebilecek bir işlem olmadığından, usul ve yasaya aykırı davanın reddi gerektiği savunulmuştur. <br> <br>DAVALI … BAŞKANLIĞININ SAVUNMASI : <br>Usul yönünden; davacı hakkında anılan yazının uygulanmasına ilişkin Kurumca gerçekleştirilen bir idari işlem bulunmadığı, 24/04/2019 tarih ve 2019/9 sayılı Genelgenin yayımından itibaren 60 gün içinde dava açılmadığı, öte yandan, davacının düzenleyici işlemin iptalinde menfaatinin olmadığı, gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir hak için istemde bulunulduğu, ayrıca icrai ve etkili bir idari işlem olmayan yazı, dava konusu edilebilecek bir düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından görev itirazı ileri sürülmüştür. <br>Esas yönünden; ilk kez 09/07/2003 tarihinde polis memuru olarak göreve başlayan davacının, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca hakkında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanun'u hükümleri uygulanan bir sigortalı olduğu, 08/09/1999 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 25/08/1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun’un 23. maddesi ile 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklikle; 08/09/1999 tarihinden sonra sigortalı (iştirakçi) olanların emekli aylığına hak kazanabilmesi için 25 hizmet yılını ve kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını tamamlamaları, aynı Kanun’un 26. maddesi ile eklenen Geçici 205. madde ile de 4447 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 08/09/1999 tarihinde emeklilik hizmet sürelerini tamamlamayanların bu tarihteki emeklilik hizmet sürelerini tamamlamaları için kalan sürelerine göre belirlenen kademeli yaşı tamamlamaları gerektiği şartının getirildiği, 4447 sayılı Kanun’un bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararı sonrasında, 4759 sayılı Kanun ile Geçici 205. maddenin iptal edilen hükümlerinin yeniden düzenlendiği, dolayısıyla 08/09/1999-23/05/2002 tarihleri arasında kazanılmış hakka sebebiyet verecek bir yürürlük boşluğunun oluşmadığı, 23/05/2002 tarihine kadar 08/09/1999 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 205. maddenin ilk halinin hukuken geçerliliğini koruduğu, bu hükümler uyarınca emeklilik bakımından 08/09/1999 tarihinden önce sigortalılığı başlayanlar hakkında 5434 sayılı Kanun’un Geçici 205. maddesine, bu tarihten sonra sigortalılığı başlayanlar hakkında anılan Kanun’un 39. maddesine göre işlem yapılarak, emeklilikte tabi olunacak yaşların belirlendiği, bu nedenle ilk kez 09/07/2003 tarihinde polis memuru olarak 5434 sayılı Kanun’a tabi göreve başlayan davacı hakkında, Kanun’un 39. maddesinin uygulanması gerekmekte olup, Geçici 205. maddesine göre kademeli yaşa tabi olmasının mümkün olmadığı; <br>5434 sayılı Kanun’un Ek-8. maddesi ile Kanun’a tabi iştirakçi olarak görev yapanların muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er olarak geçen sürelerini istekleri halinde borçlanabileceklerinin hükme bağlandığı, muvazzaf askerlik görevi sırasında ilgililerin sigortalı sayılmaları mümkün olmadığı gibi 5434 sayılı Kanun’da borçlanılmak suretiyle geçen sürelerin sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğine ve borçlanılan sürelerde geçerli olan kanun hükümlerine göre ilgililer hakkında işlem yapılacağına dair herhangi bir hüküm de bulunmadığı, 5434 sayılı Kanun’a tabi haklardan yararlanabilmek için ilgililerin 12. madde gereğince iştirakçi olmaları gerektiği, iştirakçiliklerinin ve 5434 sayılı Kanun kapsamında sağlanan hakların başlangıcının; fiilen göreve başlamalarının ardından ilk alınan keseneklerinin ilgili bulunduğu aybaşı olarak belirlendiği, ilgililerin talepleri üzerine borçlandırılmak suretiyle fiili hizmetlerine eklenen sürenin, Kanun’un 31. maddesinde belirtilen isteğe bağlı olmaksızın kesenek ve kurum karşılığı alınmak suretiyle fiili hizmet olarak sayılan süreler gibi değerlendirilerek, iştirakçiliğin başlangıcı olarak alınmasının mümkün olmadığı, davacının da sigortalılık/iştirakçilik başlangıcının tabi olduğu Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, davacının askerlik borçlanması yaptığı sürelerin, sosyal güvenlik açısından sigortalılığın kurucu unsuru olan fiili bir çalışmayı barındırmadığı gibi mevzuat açısından da iştirakçilik olarak kabulünün mümkün olmadığı; <br>Borçlanmanın, emeklilik veya sigortalılık hakkı tanınmadan geçirilmiş sürelerin, çeşitli kanunlarda öngörülen kurallara uyularak sigortalıların talep etmeleri ve tahakkuk edecek olan borç tutarını ödemeleri suretiyle uzun vadeli sigorta kolları işlemlerinde nazara alınmasına yönelik hizmet saydırma veya hizmet satın alma işlemi olduğu, bir sürenin borçlandırılabilmesi için; sigortalılık kapsamında olmaması, bu sürenin borçlanma yolu ile fiili hizmete eklenebileceğine dair kanun hükmü bulunması ve iştirakçinin/sigortalının borçlanma isteğini kuruma bildirmesi gerektiği, borçlanmanın, iştirakçiye/sigortalıya fiili hizmet kazandırdığı gibi aylık bağlama oranını ve emekli ikramiyesinin de artmasını sağlayan bir hak olduğu, yine sosyal güvenlik mevzuatında, sosyal sigortacılığın temel prensiplerine aykırı, aktüeryal dengeleri bozan istisnai bir hak olarak yer aldığı, istisnai hakların da hukukta dar yorumlandığı, bu nedenle borçlanmaya ilişkin sosyal güvenlik normları düzenlenirken, hangi sürelerin borçlanabileceği, kimlerin bu kapsamdan yararlanabileceğinin açıkça belirtilmek zorunda olduğu; <br>Bazı durumlarda sosyal güvenlik hukukunda borçlanmanın sigortalılık başlangıcını geriye götüreceğinin çeşitli kanunlarda özel olarak düzenlendiği; ancak, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi uyarınca hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulananlar için kural olarak borçlanma işlemlerinin geriye yürümediği, bu kuralın iki istisnasının bulunduğu, birincisinin 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hüküm ile 5510 sayılı Kanun’un Geçici 43. maddesinin ikinci fıkrasındaki hüküm olduğu, bunların 5434 sayılı Kanun’a tabi olanlardan isteğe bağlı borçlanma yapanların, borçlandıkları sürelerinin iştirakçiliklerinin başlangıcında değerlendirileceğine dair yegane düzenlemeler olup, iştirakçiler için gerek 5434 sayılı Kanun, gerekse 5510 sayılı Kanun’da buna benzer bir başka düzenlemenin bulunmadığı, davacının iddiasının aksine, 5510 sayılı Kanun’un 41. maddesinin üçüncü fıkrasındaki hükmün, ilk defa 5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden itibaren, bu Kanun’un 4. maddesi kapsamında sigortalı olanları kapsadığı, 2008 yılı Ekim ayı başından önce sigortalılığı başlamış olanlar için ise geçici maddeler ile düzenleme yapıldığı, dolayısıyla davacıya 41. maddedeki hükmün uygulanamayacağı, davacının Geçici 205. maddeye tabi olma isteğinin, sosyal güvenlik reformlarının temel amacına da aykırı olduğu, ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğüne ait, bir personel bilgilendirme programı olan PBS-NET programında yer alan hususların, ilgililerin sosyal güvenlikleri açısından resmi, icrai bir idari işlem olmayacağı, sosyal güvenlik haklarına ilişkin kayıtlarda uyuşmazlık durumunda kurum kayıtlarının esas alınacağı savunulmuştur. <br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … <br>DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>DANIŞTAY SAVCISI: … <br>DÜŞÜNCESİ: Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı tarafından; 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan ve bu tarihten önce sigorta başlangıcı bulunmayan personelin, 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yapmış oldukları borçlanmaların ve askerlik borçlanmalarının, hizmet süresine eklenmesine ancak emeklilik yaşı hesaplamasında dikkate alınmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. <br>16/6/2006 tarih ve 26200 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "Sigortalı Sayılanlar" başlıklı 4.maddesinin (c) fıkrasında; "Kamu idarelerinde; 1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar, 2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar sigortalı sayılırlar" hükmü; Geçici 1. maddesinde, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir" hükmü; Geçici 2. maddenin 7. fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya iştirakçi olup, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı sosyal güvenlik kurumlarına ya da bu Kanunda belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olanlara aylık bağlanmasına esas alınacak kanun, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit olunur ve bunlar hakkında, bu Kanunun geçici maddelerindeki hükümler uygulanır. Ancak, bunlardan bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenlere 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz. Bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanuna göre 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanması gerekenlerden, bu Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girmeyenler için, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri esas alınır. (a) bendi hükümlerinin uygulamasına esas alınacak kanun, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında geçen süreler hariç, bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenir. Bu Kanuna tabi hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de bu fıkra hükümleri esas alınmak suretiyle bu Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır" hükmü ile "5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesinin 4. ve 5. fıkrasında, "...Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Ek cümle: 11/10/2011-KHK-666/5 md.) Bu fıkra kapsamına girenlerden 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır.Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır. (Ek cümle: 16/6/2010-5997/10 md.) Ancak, Polis Akademisinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin yetim aylıkları bu öğrenimleri süresince kesilmeksizin ödenmeye devam edilir " hükmüne yer verilmiştir. <br>17/6/1949 tarih ve 72355434 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun mülga 30. maddesinde, iştirakçilere, bu Kanunun 13. maddesi ile tanınan hakların, durumlarına göre 14. maddenin (a) ve (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu aybaşından başlayacağı hükmüne yer verilmiş olup; mülga 31. maddesinde ise, fiili hizmet süresi, iştirakçilerin 30.madde gereğince Kanunla tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği süre olarak tanımlanmıştır. <br>Öte yandan, 08/09/1999 tarih ve 23810 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun ile değiştirilen 5434 sayılı Kanunun mülga 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı düzenlenmiş, ancak aynı Kanunla 5434 sayılı Kanuna eklenen geçici 205. madde ile geçici 206.maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine yapılan başvuru üzerine, Anayasa Mahkemesi'nin 23/11/2001 tarih ve 24592 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23/01/2001 tarih ve E:1999/42, K:2001/41 sayılı kararı ile geçici 205.maddenin birinci fıkrasının (a) bendine ilişkin iptal talebi reddedilerek, (b) bendi ile devamı bentler ile ikinci ve üçüncü fıkraların iptaline karar verilmiş, anılan mahkeme kararının 23/05/2002 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 01/06/2002 tarih ve 24772 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe 23/05/2002 tarih ve 4759 sayılı Kanun ile 5434 sayılı Kanunun geçici 205. maddesi yeniden düzenlenerek emeklilikte kademeli geçiş süreci yeniden düzenlenmiştir. <br>Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereği, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Kanuna tabi çalışmaları bulunanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında 5510 sayılı Kanunun geçici maddeleri ile belirlenmiş esaslar çerçevesinde yürürlükten kalkmış olsa da 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edilecek olup; 4447 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 08/09/1999 tarihinden önce sigortalılığı başlayanlar hakkında Anayasa Mahkemesinin iptal kararıyla yeniden düzenlenen 5434 sayılı Kanunun geçici 205. maddesi uyarınca emeklilikte kademeli geçiş süreci uygulanırken, 08/09/1999 tarihinden sonra sigortalılığı başlayanlar hakkında ise geçici 4. madde uyarınca 5434 sayılı Kanunun mülga 39. maddesi uyarınca işlem yapılarak emeklilikte tabi olacağı yaşların belirlenmesi gerektiği, 5434 sayılı Kanunun mülga 30 ve 31. maddesi uyarınca, Kanun kapsamında sağlanan haklardan faydalanabilmek için ilgililerin iştirakçi olmaları gerektiği ve iştirakçiliğin ise fiilen göreve başlamanın ardından ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başı itibariyle başladığı, 5434 sayılı Kanunda fiili olarak çalışılmamış yani Sosyal Güvenlik Kurumu primleri yatırılmamış olan ve sadece borçlanma yani hizmet satın alma yoluyla kazanılan hizmet nedeniyle sigorta başlangıç süresinin geriye çekileceğine ilişkin herhangi bir hükme yer verilmediği dikkate alındığında dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. <br> <br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı davanın görev yönünden reddi kararı üzerine Danıştaya gönderilen dosyada; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: <br> <br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : <br>Emniyet Genel Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına hitaplı 18/03/2009 tarihli yazısıyla; 5510 sayılı Kanun’un 28. ve Geçici 4. maddelerinin ilgili fıkralarının uygulanmasında tereddütler oluştuğu belirtilerek, Kanun’un Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrasına göre, fakülte veya yüksekokul bitirip, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak göreve başlayarak bu süreleri borçlanıp, hizmetine saydıranlar ile askerlik hizmet süresini borçlanarak hizmetine saydıranların emeklilik yaş hesaplanması (sandık iştirakçisi olmadan önce askerlik yapanlar) yönünden, 4759 sayılı Kanun'dan (08/09/1999) tarihinden önce ve sonra göreve başlayanların emeklilik işlemlerindeki tereddütlerin giderilmesi istenilmiştir. <br>Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının Emniyet Genel Müdürlüğüne hitaplı 08/06/2009 tarihli yazısıyla; 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi uyarınca Polis Akademisi ile fakülte veya yüksekokullarda geçen başarılı öğrenim sürelerinin, askerlikte geçen sürelerin veya borçlanma kapsamına alınmış diğer sürelerin, 4759 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce geçmiş olması şartıyla, borçlanma işleminin hangi tarihte yapıldığına bakılmaksızın tahakkuk ettirilen borcun ödenmiş olması halinde, 5434 sayılı Kanun'un Geçici 205. maddesinde belirtilen emeklilik yaş hadlerinin tespitinde esas olan toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınacağı belirtilmiştir. <br>Emniyet Genel Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına hitaplı 13/09/2019 tarihli yazısıyla; Kurumun 2019/9 sayılı Genelgesi'nin H-Genelgenin Onuncu Kısmında Yapılan Düzenlemeler başlıklı 17. ve 19. maddelerindeki düzenlemeler gereğince, personelden askerlik borçlanması, fakülte veya yüksekokul borçlanması ve ücretsiz izin borçlanması yapıldığında, hangi tarihin sigortalılık süresinin başlangıcı olarak alınması gerektiğinin bildirilmesi istenilmiştir. <br>Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, Emniyet Genel Müdürlüğüne hitaplı 22/10/2019 tarihli yazısıyla; bu yazıda 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları, 41. maddesinin üçüncü fıkrası, Geçici 7. maddesinin yedinci fıkrası ile 5434 sayılı Kanun’un Geçici 205. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına yer verilerek, 08/09/1999 tarihinden önce sigortalılığı bulunan personel hakkında Kanun’un Geçici 205. maddesine, bu tarihten sonra göreve başlayan ve 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca borçlanan personel hakkında, 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesine, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra göreve başlayan personel hakkında ise 5510 sayılı Kanun’a göre işlem yapılması gerektiği, Genelgede bahsedilen hususların ise Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin borçlandırılma haklarıyla ilgili olduğu belirtilmiştir. <br>Emniyet Genel Müdürlüğünün Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına hitaplı 18/02/2020 tarihli yazısıyla; teşkilatta görevli personelden askerlik borçlanması, ücretsiz izin borçlanması ve fakülte veya yüksekokul borçlanması yapıldığında, hangi tarihin sigortalılık başlangıcına esas alınması gerektiği noktasında 08/06/2009 tarih ve 22/10/2019 tarihli yazılar arasında çelişki oluştuğu, bu nedenle, 08/09/1999 tarihinden önce sigortalılık başlangıcı bulunan iştirakçilerin hizmet hesabı ve yaş hesaplamalarında, personelin hizmet hesabı yapılırken, 14/06/2002 (kesenek tarihi) tarihine kadar olan tüm hizmetlerinin hesaplanıp, personelin emekliliğine kaç yıl hizmet süresi kaldığı tespit edilerek, 01/06/2002 tarih ve 4759 sayılı Kanun’a istinaden 5434 sayılı Kanun’un Geçici 205. maddesine göre emeklilikte tabi olduğu yaşının tespit edildiği; ancak, 08/09/1999 tarihi ile 01/06/2002 tarihleri arasında göreve başlayan personelin emeklilik yaş hesabında göreve başlamadan önceki Polis Akademisi ile fakülte veya yüksek okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri, askerlikte geçen süreleri veya borçlanma kapsamına alınmış diğer sürelerinin emeklilikte tabi olduğu yaş tespit edilirken, 14/06/2002 (kesenek tarihi) tarihinin dikkate alınmayacağına dair bir yasal hüküm bulunup bulunmadığının varsa hangi yasal mevzuat çerçevesinde işlem yapılacağının bildirilmesi istenilmiştir. <br>Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının, Emniyet Genel Müdürlüğüne hitaplı 09/03/2020 tarihli yazısıyla; 22/10/2019 tarihli yazıda belirtilen hususları değiştiren bir durum olmadığı ve personel hakkında bu duruma göre işlem yapılması gerektiği bildirilmiştir. <br>Emniyet Genel Müdürlüğünün davaya konu 23/03/2020 tarihli yazısıyla; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 22/10/2019 tarihli yazısı uyarınca, 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan personelin emeklilik yaş hesabında; <br>a)08/09/1999 tarihinden önce iştirakçi olmayan personelin, borçlanmış olsa dahi 5434 sayılı Kanun’un 39. maddesinde belirtilen ‘’…32. madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların yaş hadlerinden; eklenilen sürenin üç yıldan çok olmamak üzere yarısı indirilir…’’ maddesine göre işlem yapılacağı, <br>b)08/09/1999 tarihinden önce iştirakçi olan personelin, borçlanmış olsa dahi 5434 sayılı Kanun’un Geçici 205. maddesinde belirtilen ‘’…32. madde gereğince fiili hizmet sürelerine zam yapılanların bu maddede belirtilen yaş hadlerinden, hizmetlerine eklenen fiili hizmet süresi zammı kadar indirim yapılır…’’ maddesine göre işlem yapılacağı, buna göre, 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan ve bu tarihten önce sigorta başlangıcı bulunmayan personelin, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yaptığı borçlanmalar ve askerlik borçlanmalarının hizmet süresine ekleneceği; ancak, emeklilik yaşı hesaplamasında dikkate alınmayacağı bildirilmiştir. <br>Bu durum üzerine bakılan dava açılmıştır. <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE: <br>USUL YÖNÜNDEN: <br>Davalı idarelerin usule yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. <br> <br>ESAS YÖNÜNDEN: <br>İlgili Mevzuat: <br>5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ''Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin bazı geçiş hükümleri'' başlıklı Geçici 1. maddesinin birinci fıkrasında; ''Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve bu Kanunla mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında kabul edilir.'' kuralına, ''5434 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında; "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Bu fıkra kapsamına girenlerden, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 10 uncu maddesi kapsamında bulunanların emekli kesenekleri ile kurum karşılıklarının hesabında, işgal ettikleri kadrolar için ilgili mevzuatında belirlenen unsurlar esas alınır." kuralına, anılan maddenin beşinci fıkrasında; "Bu madde kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır..." kuralına yer verilmiştir. <br>5510 sayılı Kanun'un "Sigortalı sayılanlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde; kamu idarelerinde görev yapanların sigortalı sayılacağı belirtildikten sonra, "Sigortalıların borçlanabileceği süreler" başlıklı 41. maddesinde; bu Kanun'a göre sigortalı sayılanların; madde kapsamında sayılan diğer süreleri yanında, er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen sürelerin, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82. maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32'si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan sürelerin sigortalılıklarına sayılacağı, bu Kanun'a göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceği, sigortalılık borçlanması ile aylık bağlanmasına hak kazanılması durumunda, ilgililere borcun ödendiği tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanacağı düzenlenmiştir. <br>Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un geçici hükümleri uyarınca uygulanmaya devam edilen 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu'nun ''Bu Kanun'la tanınan haklar'' başlıklı 13. maddesinde; bu Kanunla tanınan haklar arasında emekli aylığı da sayılmış olup, ''Sandığın gelirleri ve tahsil şekilleri'' başlıklı 14. maddesinde; Sandığın gelirleri arasında emeklilik kesenekleri ile giriş keseneklerine de yer verildiği, ''Bu Kanun'la tanınan hakların başlangıcı'' başlıklı 30. maddesinde; iştirakçilere bu Kanun'un 13. maddesi ile tanınan hakların, durumlarına göre 14. maddenin (a) veya (b) fıkraları gereğince ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlayacağı, ''Fiili hizmet müddeti'' başlıklı 31. maddesinde; fiili hizmet müddetinin, iştirakçinin 30. madde gereğince, bu Kanun'la tanınan haklardan faydalanmaya başladığı tarihten itibaren tam kesenek vermek suretiyle geçirdiği müddet şeklinde tanımlandığı, ''Emekli aylığı bağlanacak haller'' başlıklı 39. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; 25 fiili hizmet yılını dolduran iştirakçilerden kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanacağı, ''Yaş hadleri'' başlıklı 40. maddesinde; iştirakçilerin görevleri ile ilişiklerinin kesilmesini gerektiren yaş haddinin 65 yaşını doldurdukları tarih olduğu, devamında kıdemli başpolis memuru, başpolis memuru ve polis memurları için yaş haddinin 55 olduğu belirtilerek, Ek 8. maddesinde; "102 nci maddede yazılı süreler içinde yazı ile Sandığa müracaat edeceklerin; <br>a) Borçlandırılma mevzuuna giren geçmiş hizmetlerinin, <br>b) Emvali metruke veya mübadil hesabı carisinden aylık, ücret almak suretiyle geçmiş sürelerinin, <br>c) Muvazzaf ve ihtiyat askerlikte er olarak geçen sürelerinin, <br>d) 1/1/1950 tarihinden sonra yedek subay okulunda öğrenci olarak geçen sürelerinin, <br>e) Sonradan kanunla sürekli hale getirilen kadrolarda ve sigorta dışında geçen sürelerinin, <br>En çok 15 yılı, istek tarihindeki (Re'sen emekliye sevk olunanlarla, ölenlerin vazife ile ilgilerinin kesildiği tarihlerdeki) emeklilik keseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve bu tarihlerde derece tutarlarının tabi olduğu kesenek ve karşılık tutarı üzerinden borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine eklenir...Sandıkça adlarına borç kaydedilecek bu paralar, müracaat tarihlerini takip eden aydan itibaren keseneğe esas derece tutarları üzerinden emeklilik keseneği nisbetinde 16 ve 17 nci maddeler gereğince kurumları tarafından tahsil edilerek Sandığa gönderilir. İsteyenler borçlandıkları paraları toptan ödeyebilecekleri gibi aylıklarından daha fazla miktarda kesinti de yaptırabilirler..." kuralı, Ek 31. maddesinde; ''İştirakçilerden veya dul ve yetimlerinden 102 nci maddede yazılı süreler içerisinde yazı ile Sandığa müracaat edeceklerin; <br> a) Emekliliğe tabi olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri, <br>b) Avukatlık stajını açıkta iken yapanların, normal staj süreleri, <br>c) (Mülga: 6/7/1995-KHK-562/25 md.) <br>d) 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa tabi olarak halen hizmette bulunanlardan, evvelce (E) cetveli veya yevmiyeli olarak geçen ve borçlandırılmayan süreleri, <br> (Değişik: 3/4/2003-4839/4 md.) T.C. Emekli Sandığına yazılı olarak başvurdukları tarihteki öğrenim durumu itibariyle tabi oldukları personel kanunlarında yer alan hükümlere göre belirlenecek göreve giriş derece, kademe ve ek göstergeleri ile emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurların toplamının, o tarihte yürürlükte olan katsayılarla çarpımı sonucu bulunacak tutarlar esas alınarak, yine o tarihteki kesenek ve karşılık oranlarına göre hesap edilir. Bu hüküm, bu Kanunun ek ve değişiklikleri ile diğer kanunlarla getirilen bütün borçlanmalar hakkında da uygulanır...'' kuralı yer almıştır. <br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br>5434 sayılı Kanun'un ''Emekli aylığı bağlanacak haller'' başlıklı 39. maddesinin birinci fıkrasının, 25/08/1999 tarih ve 4447 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle değişik (b) bendinde; 08/09/1999 tarihinden sonra sigortalı (iştirakçi) olanların, 25 fiili hizmet yılı ve kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmaları durumunda emekli aylığı bağlanacağının, aynı Kanun'un 26. maddesi ile 5434 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 205. madde ile de Kanun'un yürürlüğe girdiği 08/09/1999 tarihinde kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine, ayrıca emeklilik hizmet sürelerini doldurmayan kadın ve erkek iştirakçiler için, kalan sürelerine göre kademeli yaş sistemi getirilerek, 20 ve 25 yıllık hizmet sürelerini tamamlamaları durumunda emekli aylığının bağlanacağının düzenlendiği, 4447 sayılı Kanun'un bazı hükümlerinin iptali istemiyle açılan davada; Anayasa Mahkemesinin 23/02/2001 tarih ve E:1999/42, K:2001/41 sayılı kararıyla, 5434 sayılı Kanun'un Geçici 205. maddesinin birinci fıkrasının ilk paragrafı ile bu fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talebinin reddedildiği, (b) bendi ve devamı bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarının iptaline karar verildiği, kararın Resmi Gazete'de yayımlandığı 23/11/2001 tarihinden 6 ay sonrasının yürürlük tarihi olarak belirlendiği, iptal kararı sonrasında Geçici 205. maddenin, 23/05/2002 tarih ve 4759 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle yeniden düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br>Dava konusunun ise; 09/07/2003 tarihinden itibaren polis memuru olarak görev yapan davacının, 21/02/1999-25/02/1999 tarihleri arası olmak üzere 5 gününü borçlandığı askerlik süresinin, sigortalılık başlangıcında, dolayısıyla emeklilik yaşı hesabında dikkate alınıp alınmayacağı, böylece emeklilik yaşı hesabında 5434 sayılı Kanun'un 39. maddesi veya anılan Kanun'un Geçici 205. maddesi hükümlerinin hangisine göre işlem yapılacağı hususundan kaynaklandığı, bu durumda, Kanun'un hangi maddesine tabi olunduğunun belirlenebilmesi için Kanun'un yürürlük tarihi olan 08/09/1999 tarihinde, 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliğin bulunup bulunmamasının önem arz ettiği açıktır. <br>Uyuşmazlığın görüm ve çözümü açısından, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce 5434 sayılı Kanun kapsamında iştirakçiliği bulunan davacı hakkında, 5510 sayılı Kanun'un geçiş hükümleri uyarınca 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya devam edilecektir. <br>5434 sayılı Kanun hükümleri incelendiğinde; iştirakçilere, anılan Kanun'un 13. maddesi ile tanınan haklar arasında emekli aylığının da bulunduğu, iştirakçilik sebebiyle Kanun kapsamında sağlanan hakların başlangıcının, fiilen göreve başlamalarının ardından ilk alınan keseneklerin ilgili bulunduğu ay başından başlayacağı kuralına yer verildiği, bu durumda hizmet satın alma yoluyla yapılan 5 günlük askerlik süresi borçlanılsa dahi, borçlanma işlemi dikkate alındığında, davacının 08/09/1999 tarihinden önce 5434 sayılı Kanun'a tabi iştirakçiliği bulunmamaktadır. <br> Sigortalıların; öğrencilik, askerlik gibi bazı statülerde geçen sürelerinin zorunlu veya isteğe bağlı olarak borçlanılması ve bu sürelere ilişkin primlerin ödenmesi durumunda, sigortalıların hizmet süresi kazanımı elde etmesi amaçlanmıştır. <br>Davacının hizmet borçlanması yaptığı sürenin, zorunlu bir borçlanma süresi olmadığı, 5510 sayılı Kanun'un 5434 sayılı Kanun'a ilişkin geçiş hükümlerini düzenleyen Geçici 4. maddesi uyarınca isteğe bağlı bir borçlanma olduğu, isteğe bağlı borçlanmalarda sigortalılık süresinin geriye götürülebileceği hallerin sosyal güvenlik mevzuatında istisnai olarak yer aldığı, buna göre mülga 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ilgili hükümleri, 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu'nun askerlik borçlanmasına ilişkin Ek 9. maddesinde, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'a göre yapılan yurt dışı hizmet süresi borçlanmalarında, sigorta başlangıcının borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğinin açıkça düzenlendiği; ancak, davacının yaptığı isteğe bağlı borçlanmanın dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesinde sigorta başlangıcının borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğine dair açık bir hüküm bulunmadığı anlaşıldığından, sigortalılığın (iştirakçiliğin) başladığı tarihten önce askerlikte geçen süreleri, borçlanılması halinde hizmetten sayılabilecek; ancak, sigortalılık başlangıç tarihini geriye götürmesi söz konusu olmayacaktır. <br>Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un 41. maddesinde er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerin borçlandırılarak, bu sürelerin sigortalılıklarına sayılacağı, bu Kanun'a göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma halinde, sigortalılığın başlangıç tarihinin borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürüleceğine ilişkin kuralı, 5510 sayılı Kanun'a göre tespit edilen sigortalılıklar için geçerli olup, 5434 sayılı Kanun uyarınca emeklilik şartlarına sahip olan davacı açısından, anılan kuralın uygulanabilirliği bulunmamaktadır. <br>Buna göre, davacının askerlik hizmet borçlanmasının dayanağı olan mevzuatta, hizmet başlangıcının borçlanılan tarihler açısından geriye götürüleceğine dair bir düzenlemenin yer almadığı ve kıyas yoluyla bir başka hükmün de uygulanması mümkün olmadığından, 5 günlük askerlikte geçen sürenin borçlanılması nedeniyle, sigortalılık başlangıcının 08/09/1999 tarihi ve öncesine götürülerek, 5434 sayılı Kanun'un emeklilikte kademeli geçişi öngören Geçici 205. maddesinin uygulanması mümkün değildir. <br>Bu durumda, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı arasındaki yazışmalar sonucunda tesis edilerek, 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan ve bu tarihten önce sigorta başlangıcı bulunmayan personelin, 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yaptığı borçlanmalar ve askerlik borçlanmalarının hizmet süresine ekleneceği; ancak, emeklilik yaşı hesaplamasında dikkate alınmayacağına ilişkin Genel Yazı'da hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. <br> <br>KARAR SONUCU: <br>Açıklanan nedenlerle; <br>1. Dava konusu; 08/09/1999 tarihinden sonra göreve başlayan ve bu tarihten önce sigorta başlangıcı bulunmayan personelin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Geçici 4. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yapmış olduğu borçlanmalar ve askerlik borçlanmalarının hizmet süresine eklenmesi; ancak, emeklilik yaşı hesaplanmasında dikkate alınmayacağına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı ''Hizmet başlangıcı’’ konulu Genel Yazısının iptali yönünden DAVANIN REDDİNE, <br>2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, <br>4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, <br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

emekli