<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/620 E.  ,  2022/7262 K.</font></b><ul><li style="font-family:Verdana;font-size:12;font-weight:bold"></li></ul><ul style="list-style-type: circle;font-family:Verdana;color:#104d96;font-size:12"></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>BEŞİNCİ DAİRE <br>Esas No : 2020/620<br>Karar No : 2022/7262 <br><br><br>DAVACI : …<br>VEKİLİ : Av. …<br><br>DAVALI : … / …<br>VEKİLİ : Av. …<br> <br>DAVANIN KONUSU : Van Hakimi olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Van Hakimi olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemlerinden dolayı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline, anılan kararlar nedeniyle 18/10/2018 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.<br><br>DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; arama ve el koyma kararı verilmesine ilişkin talep yazısı ekinde soruşturma dosyasının tamamı yerine Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve haklarında arama ve el koyma kararı verilmesi istenen şahısların kimlik ve adres bilgileri ile arama ve el koyma kararının gerekçesini oluşturan bilgi notu şeklindeki raporun, Emniyet Müdürlüğünün üst yazısının ve Cumhuriyet savcılığının Hakimliğe hitaben yazdığı talep yazısının bulunduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başmüfettişinin soruşturma raporunda vardığı kanaatin varsayıma dayalı olduğu, iletişimin tespiti kararının kendisinin yetkili olduğu Hakimlik tarafından verilmediği, kendisinin yetkili olduğu Hakimlik tarafından verilmiş olsaydı bile şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle anılan kayıtların incelenmesinin mümkün olmadığı, İ.H.İ. isimli şahsa ait ayrı bir ikamet adresinin varlığı tespit edilse dahi son adresin doğru ve güncel olduğunu değerlendirerek arama kararı verilebileceği ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.<br><br>DAVALININ SAVUNMASI : Davacının planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olması nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.<br> <br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI …'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve … sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle 18/10/2018 tarihinden itibaren yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Anayasa'nın 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz ... Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", 140. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.", Hakimler ve Savcılar Kurulu başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında, "Kurul, ... meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.", bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükümlerine yer verilmiştir. <br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun, "Hakimlik ve savcılık görevlerinin sona ermesi" başlıklı 53. maddesinde, " Hakim ve savcıların: a) Bu Kanun hükümlerine göre meslekten çıkarılmaları veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilmesi, b) Haklarında soruşturma ve kovuşturma bulunması halleri hariç olmak üzere, mesleğe alınma koşullarından herhangi birini taşımadıklarının sonradan anlaşılması, c) Görevdeyken, 8 inci maddenin (a), (d) ve (g) bentlerinde yazılı niteliklerden herhangi birini kaybetmeleri, d) Meslekten çekilmeleri veya çekilmiş sayılmaları, e) İstek, yaş haddi veya malullük nedenlerinden biriyle emekliye ayrılmaları, f) Ölümleri, hallerinde görevleri sona erer." hükmüne, <br>Aynı Yasa'nın "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde ise; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68'inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. <br>6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Kurulun görevleri" başlıklı 4. maddesinin; hakim ve savcılarla ilgili olarak (b) fıkrasının 6. bendinde, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, 7. bendinde, disiplin cezası verme, 8. bendinde de görevden uzaklaştırma işlemlerini yapmak Kurulun görevleri arasında sayılmış, "Genel Kurulun Oluşumu ve Görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasının (ı) bendinde de, 4. maddenin anılan bentlerindeki düzenlemelere Genel Kurulun görevleri arasında yer verilmiş, 33. maddesinde ise, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği, diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği hükme bağlanmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinden, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Van Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyası kapsamında şüpheli ...’nin adresi olarak gösterilen ancak İnsani Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfına (İHH) ait olan adreste Van 2 Nolu Hâkimliğinin kararı ile arama ve el koyma kararı verildiği,<br> şüpheli ...’nin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldığı, yapılan soruşturma sonucunda davacı ... tarafından verilen arama ve el koyma kararının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün istek ve amaçları doğrultusunda alındığı sonucuna varıldığı, bu kapsamda 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, esasen FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüyle irtibat ve iltisakı nedeniyle daha öncesinde de Hakimler Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının ayrıca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. <br>Davacı, 19/01/2018 tarihli savunmasında;<br>"Başmüfettişliğinizin … tarih, TFS (…) … sayılı, savunma istemi konuluyazıda iddia edilen; Van TMK. 2 No'lu hâkimi olarak görev yaptığım dönemde, mahkememize gelen taleplerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda değerlendirip usul ve yasaya aykırı işlem tesis ettiğim hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. TMK. 10. madde ile görevli mahkemelerin kurulduğu tarih olan 2012 yılı Temmuz ayından, yine bu mahkemelerin yasa ile görevlerine son verildiği 2014 yılı Mart ayına kadar Van TMK. 10. madde ile görevli 2 No'lu Hâkimlikte görev yaptım. Bu süre zarfında vermiş olduğum kararların tamamı usul ve yasaya uygundur. Hukukun dışına çıkarak kasıtlı olarak başka amaç ve hedefler doğrultusunda işlem tesis etmem asla söz konusu olmamıştır. Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (TMK 10. Madde İle Görevli Başsavcı Vekilliği) … soruşturma numaralı dosyasında ... isimli şahsın adresinde, eklentilerinde ve kullandığı tespit edilen araçlarında arama ve el koyma kararı verilmesi talep edilmiştir. Arama ve el koyma kararı verilmesi talebine ilişkin Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (TMK 10. Madde İle Görevli Başsavcı Vekilliği) 13.01.2014 tarihli talep yazısında; ...'nin Kilis İli … Mahallesi Kaşgarlı … Caddesi, No:… sayılı adreste ikamet ettiğinin tespit edildiğinin bildirildiği ifade edilmiştir… soruşturma numaralı dosyada yer alan şüphelilerin adres tespitlerine ilişkin kolluk güçleri tarafından tutulan tespit tutanakları Başmüfettişliğinizin savunma istemi konulu yazısı ekinde bulunmamaktadır. … No'lu soruşturma dosyası incelendiğinde, ...'nin kolluk güçleri tarafından tespit edilen adresin 2 No'lu Hâkimliğin (TMK 10. Madde İle Görevli) … tarih, … Dış sayılı kararına konu Kilis İli İbrahim … Mahallesi Kaşgarlı … Caddesi, No:… sayılı adresle aynı adres olduğu görülecektir. ...'lu Hâkimliği (TMK 10.Madde İle Görevli) tarafından verilen .. tarih, … Değişik İş sayılı karar, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın (TMK 10.Madde İle Görevli Başsavcı Vekilliği) … No'lu soruşturma dosyasında ... isimli şahsın adresinin tespitine yönelik kolluk güçleri tarafından tutulan tutanak ve savcılığın arama ve el koyma kararı verilmesi talebine ilişkin yazısında yer alan adres bilgileri esas alınarak verilmiştir. Arama ve el koyma kararı verilmesi talep edilen adresin ...'ye ait olmadığının, bu adresin ... Vakfı Kilis Şubesi'ne ait olduğunun karardan önce tarafımca bilinmesi mümkün değildir. Hâkim olarak; tamamen dosya içeriğine, dosyada yer alan bilgi ve belgeler doğrultusunda arama ve el koyma kararı verdim. ... Vakfı Kilis Şube'sinde arama yapıldığını daha sonra basın aracılığı ile öğrendim. Konu ile ilgili soruşturma savcısı ile görüştüğümde; yanlış adreste arama yapıldığını öğrenir öğrenmez el konulan dijital materyallerin incelenmeksizin ilgililere iade edilmesi talimatı verdiğini şifahen ifade etti. Bu anlamda; yanlışlığın fark edilmesi üzerine hemen elde edilen dijital materyallerin sahiplerine iade edilmesi sonucu herhangi bir kişi mağduriyeti veya kamu zararı meydana gelmemiştir. Bunun dışında; buradaki amacın ... Vakfı'na yönelik algı oluşturma için operasyon yapmak, Hükumeti ve Cumhurbaşkanını terör örgütlerine destek veren konumunda göstermek olduğu iddialarını kesinlikle kabul etmiyorum. Bu iddialar; ortaya çıkan sonuçtan, kişilerin ürettiği yorumlardan öte anlam ifade etmemektedir. Aramaya konu adresin yetki dahilimizde olmadığı iddiası ile ilgili olarak ise; CMK’da arama kararının aramanın yapılacağı yer mahkemesi tarafından mı yoksa soruşturmanın yürütüldüğü yer mahkemesi tarafından mı verileceği hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Uygulamada soruşturmanın yürütüldüğü yer mahkemesinin dosya içeriğine Hâkim olduğu dolayısıyla bu mahkeme tarafından arama kararı verilmesinin daha doğru ve adil olacağı yönünde görüşler mevcuttur. Hatta bazı Mahkemelerin benzer durumlarda; soruşturmanın yapıldığı yer mahkemesinden arama kararı talep edilmesi gerektiği gerekçesi ile başka illerden gönderilen arama taleplerini reddettiği vakidir. (Van Cumhuriyet Başsavcılığı, TMK 10. Madde İle Görevli Bölümü'nün arama kararı talebi, İzmir TMK İle Görevli ilgili Hâkimlik tarafından yukarıdaki gerekçe nedeniyle reddedilmiştir. Bu kararın tarih ve numarasını şu anda hatırlayamıyorum.) Yukarıda açıkladığım nedenlerle arama kararında yetki aşımı yapıldı iddiasını kabul etmiyorum.<br>SONUÇ:<br>Daha ayrıntılı savunma yapabilmek için (Van Cumhuriyet Başsavcılığı, TMK 10. Madde İle Görevli Bölümü'nün … soruşturma numaralı dosyasının suretinin tarafıma gönderilmesini, Bu talebim kabul edilmediği takdirde, savunmam doğrultusunda hakkımda herhangi bir idari veya cezai yaptırım uygulanmaması yönünde karar verilmesini talep ederim." <br>şeklinde beyanda bulunmuştur. <br>05/07/2018 tarihli savunmasında ise;<br>" HSK Başmüfettişi tarafından yapılan soruşturma sırasında yapmış olduğum yazılı savunmamı tekrar ettiğimi belirtmek istiyorum. Ancak alınan karardan anlaşılacağı üzere; ne HSK Başmüfettişi ne de HSK … Daire Başkanlığı bu savunmaya itibar etmemiş; Kurul Başmüfettişi idari ve cezai açıdan işlem yapılması yönünde rapor düzenlemiş, HSK ... Daire Başkanlığının kararı da aynı doğrultuda olmuştur. Kararın gerekçesi ise; "dosya içerisindeki bilgi, belge ve tüm deliller" olarak gösterilmiştir. Tekrar ifade ediyorum ki; arama ve elkoyma kararı verildiği sırada şüpheli ...'ye ait olduğu belirtilen adresin İHH Vakfı'na ait olduğundan haberdar değildim. Van Cumhuriyet Başsavcılığı’nın (TMK. 10. Madde İle Yetkili ve Görevli) ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında; kolluk tarafından şüpheli ...’ye ait olduğu tespit edilen adres ve aynı zamanda savcılığın arama ve el koymaya ilişkin talep yazısında da yine şüpheli ...'ye ait olduğu belirtilen adreste arama ve el koyma kararı verilmiştir. Arama ve el koyma talebi sırasında bir şüpheliye ait olduğu belirtilen adresin, gerçekte kim tarafından kullanıldığını araştırmak Hâkimliğin görevi değildir. Hâkimliğin böyle bir yetkisi olmadığı gibi, bu durum fiilen de olanaklı bulunmamaktadır. Bir gün sonrası için arama kararı talep edildiğine göre; önceki adres tespitlerini yapan kolluğa ertesi gün için adreslerin doğruluğunu teyit amacıyla müzekkere yazılması traji-komik sonuçları olacak bir uygulama olur" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Dosya içeriğindeki bilgi belge ve davacının savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; ihtilaf konusu dönemde hakim olarak görev yapan davacının, Van Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyası kapsamında şüpheli ...’nin adresi olarak gösterilen ancak İnsani Hak ve Hürriyetleri ve ... Vakfına (İHH) ait olan adreste, davacının görevli olduğu ... Hâkimliğinin kararı ile arama ve el koyma kararı verildiği,<br> yapılan soruşturma sonucunda davacı ...'in arama ve el koyma kararını verirken, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması kapsamında hareket ettiği sonucuna varılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı savunmasında; kendisinin verdiği arama kararındaki adresin kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde tespit edilen adres olduğunu, savcılığın talebinde yazılı adrese göre karar verdiğini ve bu adresin gerçekte ...’ye ait olmayıp İnsani Hak ve Hürriyetleri ve ... Vakfına ait olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de; davacının ... hakkında bir kaç gün önce verdiği iletişimin tespiti kararı ile diğer belgelerdeki ...'ye ait olarak gösterilen adres ile arama ve el koyma kararında gösterilen adreslerin birbirinden farklı olduğu, olay tarihinden sonra meydana gelen darbe girişiminden sonra, FETÖ terör örgütünün niteliği ve yapısı, örgütlenme şekli ve geçmişteki faaliyetleri konusunda yapılan araştırma ve tespitler sonucunda, davacının da terör örgütülü ile irtibat ve irtisaklı olduğunun tespit edilerek Hakim ve Savcılar Kurulu tarafından meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, ayrıca görevi kötüye kullanma ve haksız arama fiilleri nedeniyle yargılanmasının devam ettiği hususları da dikkate alındığında, davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69'uncu maddesinin son fıkrası gereğince "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına yönelik Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve … sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve … sayılı kararı ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararında isabetsizlik görülmemiştir. <br>Dava konusu işlemler hukuka uygun olduğundan davacının özlük ve parasal hak talebi de yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br> Van İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce Van Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 14/01/2014 tarihli yazı ile, ... Hâkimliğince (TMK 10. madde ile görevli) verilen … değişik iş sayılı kararın gereğinin yerine getirildiği ve İ.H.İ. isimli şahsın yakalanıp gözaltına alındığı bildirilmiş, adı geçen şahsın ikamet ettiği adresin ilk arama kararından farklı bir adres olduğu belirtilerek bu defa bu adreste arama yapılması yönünde karar alınması talep edilmiştir.<br> Cumhuriyet Savcısı Y.N. tarafından da Van İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün anılan yazısı doğrultusunda arama yapılmasının talep edilmesi üzerine, davacının görev yaptığı ... Hâkimliğinin (TMK 10. madde ile görevli) … tarih ve … değişik iş sayılı kararı ile İ.H.İ. isimli şahsın ikametine ilişkin arama ve el koyma kararı verilmiştir.<br>Ancak, İ.H.İ. isimli şahsın ikamet adresi olarak belirtilen "Kilis ili ...Mahallesi … Caddesi No: …" adresinin İnsan Hak ve Hürriyetleri ve ... (İHH) Vakfının Kilis Şubesine ait olduğu tespit edilmiştir.<br>Bunun üzerinde davacı hakkında, İ.H.İ. isimli şahıs hakkında iletişimin tespiti kararı talep edilirken gerek Van İl Emniyet Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısında, gerek Van Eski Cumhuriyet Savcısı Y.N. tarafından mahkemeye hitaben yazılan aynı tarihli ve … soruşturma sayılı müzekkerede ve gerekse bu talep doğrultusunda … Nolu Hâkimliğince verilen yine aynı tarihli ve … değişik iş sayılı iletişimin tespiti kararında, İ.H.İ.'nin adresi gerçekte de olduğu "Kilis ili … Mahallesi … Sokak … Blok Daire:…" olarak gösterilirken, aradan sadece dört gün geçtikten sonra Cumhuriyet savcılığınca başlatılan operasyon kapsamında İ.H.İ.'nin adresinde arama kararı talep edilirken adresinin bu defa “Kilis İli ...Mahallesi ... Caddesi No:…” olarak gösterildiği, arama kararı talep edildiğinde soruşturma dosyasının incelenmesi halinde İ.H.İ.'ye ait iki farklı adres bulunduğunun rahatlıkla görülebileceği iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmıştır.<br>Anılan soruşturma sonucunda, davacının örgütün amaç ve gayesi doğrultusunda hareket ederek, Van (Kapatılan TMK 10. madde ile görevli) hâkimi olarak görev yaptığı dönemde İHH’nın Kilis Bürosunda arama yaptırmak suretiyle İHH’yı El Kaide terör örgütü ile bağlantılı gösterme, dolaylı olarak da kamuoyunda … Partinin El Kaide terör örgütü ile irtibatlı olduğu yönünde bir algı oluşturarak mevcut hükümeti yıpratma ve 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişiminin sonuca ulaşması halinde bu ve benzeri soruşturma dosyalarını mevcut hükümeti suçlamada kullanma amacına hizmet etmiş olduğu belirtilerek, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak gerçekleştirdiği değerlendirilen eyleminin, mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu gerekçesiyle Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.<br>Davacı tarafından, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun .. tarih ve E:…, K.. sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır.<br> Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin anılan Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:2019/576 sayılı kararının iptaline karar verilmesi talebiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.<br>Öte yandan, … tarih ve … sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir. <br>Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin … tarih ve .. sayılı karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun … tarih ve .. sayılı kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>B) İLGİLİ MEVZUAT:<br> 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten Çıkarma Cezası" başlıklı 69. maddesinde; <br>"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.<br>68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.<br>Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.<br>Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.<br>Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>C) İNCELEME VE GEREKÇE:<br>Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. <br>Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.<br> Kararımızın "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" bölümünde de ayrıntısıyla belirtildiği üzere, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak incelenip değerlendirildiğinde; iletişimin denetlenmesi tedbirinin uygulanmasına ilişkin talep yazısında İ.H.İ.'nin ikamet adresi doğru yazıldığı halde dört gün sonra adı geçen şahsın ikametinde yapılacak arama talebi ve mahkemece verilen arama kararında ikamet adresi olarak ... Vakfı Kilis Şubesinin adresinin yazıldığı, davacı tarafından arama kararı talep edildiğinde soruşturma dosyasının incelenmiş olması halinde İ.H.İ.'ye ait iki farklı adres bulunduğunun rahatlıkla anlaşılabileceği görülmektedir.<br><br>Her ne kadar davacı tarafından, arama kararındaki adresin kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde tespit edilen adres olduğu, Cumhuriyet Savcılığının talep yazısında belirtilen adrese göre karar verildiği ve bu adresin gerçekte İ.H.İ.'ye ait olmayıp ...'ya ait olduğunu bilmesinin mümkün olmadığı ileri sürülmüş ise de, FETÖ/PDY terör örgütü içerisinde yer alan kişilerin özgür iradeleriyle hareket etmelerinin söz konusu olmadığı ve kendilerine verilen görevleri örgütsel emir ve talimat anlayışı içerisinde yerine getirdikleri dikkate alındığında davacının bu beyanına itibar edilmemiştir.<br> Bu haliyle, davacının, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak ...’nın Kilis Bürosunda arama yaptırmak suretiyle ...’yı El Kaide terör örgütü ile bağlantılı gösterme ve dolaylı olarak da mevcut hükümeti yıpratma amacıyla hareket ettiği kanaatine varılmıştır.<br>Netice itibarıyla, davacının kendisine isnat edilen eylemleri, yargısal takdir kapsamında veya hataen değil, FETÖ terör örgütünün amaç ve menfaatleri uğruna, FETÖ terör örgütünün zihniyetine yarayacak bir bilinçten hareketle yerine getirdiği ve bu yönüyle, eylemlerinin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte bulunduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğu sonucuna varılmıştır.<br>Bu durumda, eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" bulunduğu sonucuna varılan davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Dairenin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine dair Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br><br>D) KARAR SONUCU:<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ve Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>2. Davacının bu kararlar nedeniyle … tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam .. TL yargılama giderinden davacı tarafından peşin ödenen … TL vekalet harcının davacının üzerinde bırakılmasına, … TL'den … TL vekalet harcının mahsubu sonrasında kalan ve davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,<br>4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,<br>5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>

emekli