<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/637 E.  ,  2025/6245 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/637<br>Karar No : 2025/6245<br><br>KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR:<br>DAVALILAR : 1- ... Bakanlığı<br> 2- ... Müdürlüğü<br>VEKİLLERİ : Av. ... <br><br>DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; Aydın İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapan davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile göreve iadesinin sağlanmasına ve bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; ceza hukuku kökenli bir ilke olmakla birlikte disiplin hukukunda da uygulama alanı bulan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi gereği davacının fiillerine bakıldığında, her ne kadar davacının sübuta eren paylaşımlarının sosyal medya hesabında kaldığı sürece (temadi) suç oluşturduğu kabul edilse de davacı tarafından söz konusu eylemlerin esas olarak gerçekleştirildiği, başka bir deyişle iradenin asıl olarak açığa çıkarıldığı tarihlerin Aralık 2013 ve Ocak 2014 olduğu, paylaşımların gerçekleştiği bu tarihlerde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde davaya konu paylaşımların cezalandırılmasına olanak sağlayan "diğer iletişim kanalları" ibaresinin mevcut olmadığı, bu bakımdan paylaşımların gerçekleştirilmesinden sonra 08/03/2018 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve davacının davaya konu paylaşımları sebebiyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına dayanak olan 7068 sayılı Kanun'un uygulanmasının davacı yönünden aleyhe sonuç doğuracağı ve kanunların lehe uygulanacağı ilkesine de aykırılık teşkil edeceği; bu durumda, davacının sübuta eren fiilleri karşılığı 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ü) maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılamayacak olması karşısında dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının fiilleri ile ilgili olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü ve 7068 sayılı Kanun'un lehe olan hükümleri gözetilmek suretiyle yeniden bir işlem tesis edilebileceği; diğer taraftan, davacının 01/10/2020 günlü onay işlemi ile meslekten çıkarıldığı, 07/10/2020 günlü onay işlemi ile kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı görüldüğünden halihazırda emekli statüsünde bulunan davacının göreve iadesi bakımından idarece yeni bir değerlendirme yapılması gerektiğinden davacının göreve iade edilme istemi yönünden bu aşamada karar verilemeyeceği; dava konusu meslekten çıkarma işlemi hukuka aykırı bulunduğundan Anayasa'nın 125. maddesi gereği davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal hakların davacıya ödenmesi gerekmekte ise de; davacının 01/10/2020 günlü onay işlemi ile meslekten çıkarıldığı, 07/10/2020 günlü onay işlemi ile kendi isteğiyle emekliye ayrıldığı görülerek 07/10/2020 tarihi itibariyle davacının başka bir hukuki statüye geçtiği anlaşıldığından ve davacının görevine iadesi yönünde herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı sonucuna varıldığından, meslekten çıkarıldığı 01/10/2020 tarihinden emekliye ayrıldığı 07/10/2020 tarihine kadarki dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, 07/10/2020 tarihinden sonraki özlük hakları bakımından bu aşamada karar verilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının meslekten çıkarıldığı 01/10/2020 tarihinden emekliye ayrıldığı 07/10/2020 tarihine kadarki dönemde mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının emekli olduğu 07/10/2020 tarihinden sonraki özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; İdare Mahkemesi kararının, davacının meslekten çıkarıldığı 01/10/2020 tarihinden emekliye ayrıldığı 07/10/2020 tarihine kadarki dönemde işlem nedeniyle mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının emekli olduğu 07/10/2020 tarihinden sonraki özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısımlarının; dayandığı gerekçenin usul ve hukuka uygun olduğu, kararın bu kısımlarına ilişkin davalı idarelerin ve davacının istinaf başvurularının kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmadığı; kararın, dava konusu işleme ilişkin kısmı yönünden; davacının sosyal medya platformu Facebook üzerinden en son 01/01/2014 tarihinde yaptığı paylaşımın Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26/07/2018 tarihli raporu ile tespit edildiği dikkate alındığında, 26/07/2018 tarihinden itibaren en geç iki yıl içerisinde disiplin cezasının verilmesi gerekirken, iki yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 01/10/2020 tarihli Bakan oluru ile kesinleştiği, diğer bir deyişle davacının iki yıllık ceza zamanaşımı süresi geçirildikten sonra 01/10/2020 tarihinde dava konusu disiplin cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu gerekçe ile hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı idarelerin istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : <br>Davacı tarafından; esasa yönelik iddialarının ilk derece ve istinaf aşamalarında dikkate alınmadığı, işlemin esasına yönelik iptal kararı verilmesi gerektiği, işlemin iptaline karar verilmekle birlikte göreve iadesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğu, işlemin iptali ile birlikte ihraç işleminin hiç yapılmamış gibi sonuç doğurması gerektiği, bunun için de tüm özlük haklarının aynen iadesi sağlanması gerekirken emeklilik tarihine kadar özlük haklarının ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, emeklilik işlemlerinin iradi olarak gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceği, emeklilik işlemi sonrasında da mahrum kalınan hakların 07/10/2020 tarihinden göreve iade olduğu tarihe kadar aynen ödenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.<br>Davalı idareler tarafından; davacının fiilinin sübuta erdiği, idarenin disiplinsizlik olduğuna dair bilgi edinmesi üzerine bir ay içinde müfettiş görevlendirerek gereken işlemleri başlattığı, bu nedenle soruşturma açma zamanaşımından bahsedilemeyeceği, davacının savunma hakkının kısıtlandığı iddialarının haksız ve yersiz olduğu, diğer yandan, davacı tarafından; soruşturmaya konu edilen paylaşımlarının 2013 yılında olduğu, ancak 7068 sayılı Kanun kapsamında ceza verildiği, oysa disiplinsizliğe konu paylaşımların Tüzük döneminde işlendiği, bu nedenle de Tüzükte yer almayan bir maddeden ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının anılan paylaşımların kendisine ait olduğunu beyan ettiği, disiplin suçunu oluşturan yazılı veya görsel iletinin internet ortamında var olmaya devam ettiği ve erişime devam ettiği sürece suçun tamamlanmamış olduğu dikkate alındığında paylaşımın internet ortamından kaldırılmadığı sürece disiplin suçunun işlenmeye devam ettiği hususunda bir tereddüt bulunmadığından iddiaların yersiz olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : <br>Davacı tarafından; davalı idarenin zamanaşımına yönelik açıklamalarının kabul edilemez olduğu, kendisi hakkında başlatılan soruşturmadan haberdar olduğu ama bu bilginin sadece kendisine sorulan sorular ile kısıtlı olduğu, hangi suçlama ile suçlandığını bilmeden savunmalarını yapmaya çalıştığı, Yüksek Disiplin Kurulunda dosya incelenene kadar meslekten ihraca konu edilen eylemlerden kaynaklı soruşturma yürütüldüğünü öğrenemediği, bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığı, paylaşımın internet ortamında durduğu sürece suçun tamamlanmadığı yönündeki iddiaların İdare Mahkemesince de değerlendirilerek lehe normun uygulanması ilkesi kapsamında dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunun ortaya konulduğu, disiplin cezasına konu edilen paylaşımların ceza verilen Kanun maddesi ile ilgisinin bulunmadığı, somut olarak bu disiplin suçunun nasıl oluştuğunun izah edilemediği, FETÖ/PDY ile en ufak bir bağlantısının bulunamaması nedeniyle savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiği, paylaşımların gündelik mizah paylaşımları olduğu, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br>Davalı idareler tarafından; dava konusu işlemde mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY:<br>Dosyanın incelenmesinden; Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2018 günlü yazısı ile yürütülen adli soruşturma kapsamında açık kaynak araştırması talep edilmesi üzerine, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 26/07/2018 tarihinde internet üzerinde yer alan ve herkese açık olan kaynaklarda yapılan araştırma sonucunda, davacıya ait olabileceği değerlendirilen Facebook hesabı ve paylaşımları ile ilgili olarak 26/07/2018 günlü raporun düzenlendiği, Didim Cumhuriyet Başsavcılığının 15/02/2019 günlü yazısı ile FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik yürütülmekte olan ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında Didim ilçesinde görevli davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personel hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü kapsamında herhangi bir idari soruşturma bulunup bulunmadığı bilgisinin talep edilmesi üzerine 13/03/2019 günlü araştırma/soruşturma emri ve 14/03/2019 günlü görev emri uyarınca disiplin soruşturmasına başlanıldığı, soruşturma sürecinde müfettiş tarafından 16/08/2019 günlü yazıyla; Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26/07/2018 günlü raporlarında başpolis memuru davacı ve polis memuru V.S. hakkında Eylül 2009 - Aralık 2013 - Ocak 2014 ve Mart 2014 tarihli ekran görüntü çıktıları alınan ve içeriği suç teşkil edebileceği değerlendirilen sosyal medya paylaşımlarının disiplin mevzuatı kapsamında değerlendirme yapılabilmesi için gerekli ek disiplin soruşturma onayının istenilmesi üzerine 02/09/2019 günlü ek disiplin soruşturma onayının verildiği, disiplin soruşturması kapsamında 03/09/2019 tarihinde davacının ifadesinin alındığı ve davacının ifadesinde, Facebook adresinin kendisine ait olmadığını ve paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan ettiği, (Soruşturmanın ilerleyen safhasında davacı Facebook hesabını ve paylaşımları kabul etmiş olup, bu hususta ihtilaf kalmamıştır.), soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından davacının iddiaları dikkate alınarak Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden yeniden rapor istenildiği, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yeniden yapılan inceleme sonucunda, 26/07/2018 günlü araştırma raporunda suç unsuru içerdiği değerlendirilerek rapor ekine konulan ekran görüntülerinin 04/09/2019 tarihi itibariyle davacıya ait sosyal medya hesabında halen yüklü olduğunun belirlendiği, soruşturma sonucu düzenlenen ... günlü, (Müf....)-... sayılı soruşturma raporunda; davacının, Facebook adlı sosyal medya sitesinden 23/12/2013, 29/12/2013 ve 01/01/2014 günlü paylaşımlarda bulunduğu, bu paylaşımlarının ise polislik mesleğinin onur ve saygınlığını sarsacak eylemler kapsamında değerlendirilerek, eylemine uyan 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, getirilen teklif doğrultusunda Aydın Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararıyla davacının, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ü maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ...sayılı kararı ile ... tarihli paylaşımların da disiplin suçu olduğu belirtilerek İl Polis Disiplin Kurulu kararının uygun bulunduğu, bu kararın 01/10/2020 günlü Bakan onayı ile kesinleşmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. <br><br>İLGİLİ MEVZUAT:<br>7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 7/1-e maddesinde; "meslekten çıkarma", personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması olarak tanımlanmış; 8/6-ü maddesinde ise, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek." fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. <br> Anılan Kanun'un "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 17. maddesinde; "(1) Emniyet teşkilatı disiplin kurullarının disiplin cezası verebilecekleri personel ve uygulamaya yetkili oldukları cezalar aşağıda gösterilmiştir. a) İl polis disiplin kurulları, kuruldukları il emniyet kadrosundaki; 1) Polis memurları, çarşı ve mahalle bekçileri ile emniyet hizmetleri sınıfı dışındaki memurlara bütün disiplin cezalarını, 2) Komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlere meslekten çıkarma cezası dışında kalan diğer disiplin cezalarını, ... verebilir.";<br> Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; <br> "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan;<br>a) İl polis disiplin kurulunun verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun uygun görüşü ve Bakanın onayıyla,<br> ...<br> kesinleşir. ... "; <br> "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren;<br> a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde,<br> b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br> (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br> (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." hükümleri yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME : <br>7068 sayılı Kanun'un 29. maddesi incelendiğinde; kanun koyucu tarafından, disiplin kurulunca teklif edilen cezanın Bakanlık makamınca verildiği bir sistemin öngörülmediği, ceza verme yetkisinin doğrudan disiplin kuruluna ait olduğu; ancak sonuç cezanın meslekten çıkarma cezası olması durumunda, personel bakımından ikinci bir incelemeden sonra bu yaptırımın uygulanmasının amaçlandığı anlaşılmakla, anılan maddeye göre disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.<br>Nitekim, 19/02/1980 günlü, 2261 sayılı Kamu Güvenliğine ve Kolluk Hizmetlerinle İlişkin Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bunlara Yeni Hükümler Eklenmesi Hakkında Kanun ile 3201 sayılı Kanun'a "Ek Madde 2" olarak eklenen ve daha sonra 11/09/1987 günlü, 291 sayılı KHK ile "Ek Madde 5" olarak teselsül ettirilmiş olan; ancak 7068 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte benzer düzenlemeleri içeren maddenin gerekçesinde; "Emniyet örgütünde kurulacak disiplin kurullarının ceza verebilecekleri personel ve uygulayacakları cezalar bakımından yetki sınırlarını belirlemektedir. Maddeye egemen olan görüşe göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunundaki, disiplin kurullarını ceza vermek için sadece görüş bildiren bir yer kabul eden ve ceza verme yetkisini merkezdeki atamaya yetkili amire bırakan sistem bırakılmakta ve disiplin kurulları, gösterilen yetki sınırları çerçevesinde disiplin cezası vermede birer karar yeri durumuna getirilmektedir. Böylece 657 sayılı Kanuna göre bugüne kadar uygulamada karşılaşılan, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakınca giderilecek ve disiplin işleri büyük bir hız kazanmış olacaktır." şeklinde ifade edilen hususlar ile de bu duruma işaret edildiği, işlerin merkezde toplanması yüzünden disiplin cezalarının geç verilmesinden doğan sakıncanın giderildiği ve disiplin işlerine büyük bir hız kazandırılmasının amaçlandığı göz önünde bulundurularak, iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde, meslekten çıkarma disiplin cezasını vermeye yetkili olan disiplin kurulunca cezanın verildiği tarihin dikkate alınması gerektiği gerekçesine dayalı yargı kararları verilmiştir. <br>Bu bağlamda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/06/2025 günlü, E:2025/102, K:2025/1325 sayılı kararıyla disiplin cezası verme konusunda mevzuatla yetkili kılınan disiplin kurulunca takdir edilen cezanın verildiği tarihin iki yıllık zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dikkate alınması gerektiği yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır.<br>Olayda, davacının 23/12/2013, 26/12/2013, 29/12/2013 ve 01/01/2014 tarihli sosyal medya paylaşımlarının, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından 26/07/2018 tarihinde tespit edildiği, davacının disiplin soruşturması ifadesinde, Facebook adresinin kendisine ait olmadığını ve paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığını beyan etmesi üzerine, soruşturmayı yürüten müfettiş tarafından davacının iddiaları dikkate alınarak Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden yeniden rapor istenildiği, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yeniden yapılan inceleme sonucunda, 26/07/2018 günlü araştırma raporunda suç unsuru içerdiği değerlendirilerek rapor ekine konulan ekran görüntülerinin 04/09/2019 tarihi itibariyle davacıya ait sosyal medya hesabında halen yüklü olduğunun belirlendiği, sosyal medya içeriklerinin sosyal medya hesabında durmaya devam ettiği süre boyunca eylemin temadi ettiği dikkate alındığında, Aydın Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, K:... sayılı kararının, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde verildiği anlaşılmaktadır.<br>Buna göre; yukarıda aktarılan mevzuatta, eylem tarihinden itibaren iki yıl içerisinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğrayacağı kuralına yer verilmiş olmakla birlikte; olayda, kuruldukları il emniyet kadrosundaki polis memurlarına bütün disiplin cezalarını verme yetkisine sahip olan il disiplin kurulunca kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde disiplin cezasının davacıya verilmiş olması karşısında, uyuşmazlığın esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, disiplin cezası verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahisle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının anılan gerekçeyle reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.<br>Öte yandan; Bölge İdare Mahkemesince bozma kararı uyarınca dava konusu işleme yönelik yeniden yargılama yapılacağından, bu işlem nedeniyle mahrum kaldığı tüm özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden de yeniden bir karar verilmesi gerektiği açıktır.<br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. TARAFLARIN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,<br>3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, <br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.<br><br> <br><br><br><br><br><br>(X) KARŞI OY :<br> <br> 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin verdiği yetkiye istinaden, yayımlanan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna karar verilmiş, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kanunlaşarak, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.<br> 682 sayılı KHK ve 7068 sayılı Kanun’un "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddelerinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." düzenlemesine yer verilmiştir. Ancak, gerçekleştiği tarihi itibarıyla suç olmayan bir fiilden dolayı kimseye yaptırım uygulanamayacağında ise tartışma bulunmamaktadır.<br> Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/35. maddesinde, "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmış;<br> 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8-6/ü maddesinde, Tüzük düzenlemesinden farklı olarak, maddede " ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik" ibaresine yer verilmiş, bu düzenleme 7068 sayılı Kanun'da da aynen yer almıştır. Böylece iletişim araçları aracılığı ile yapılan kamuya yönelik paylaşımlar madde kapsamına alınmıştır.<br> Olayda, davacının Facebook paylaşımları nedeniyle dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının cezalandırılmasına konu paylaşımlarının 682 sayılı KHK'nın yürürlüğe girmesinden önce yapıldığı, bu tarih itibarıyla iletişim araçları aracılığı ile yapılan kamuya yönelik paylaşımlar, madde kapsamında değil ise de, davacının paylaşımlarının Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26/07/2018 ve 04/09/2019 tarihli açık kaynak araştırma raporlarıyla tespit edildiği, temadinin sürdüğü görülmektedir.<br> Uyuşmazlık disiplin cezası verilmesi zamanaşımı yönünden incelendiğinde;<br> 7068 sayılı Kanun'un; "Emniyet teşkilatı disiplin kurullarınca verilen kararların kesinleşmesi" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Disiplin kurullarınca verilen kararlardan; a) İl polis disiplin kurulunun polis memurları hakkında verdiği meslekten çıkarma cezası dışındaki kararları valinin onayıyla; meslekten çıkarma cezası kararları valinin önerisi, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayıyla, kesinleşir. ... " hükmüne yer verilmiştir.<br> Alıntılanan yasal düzenlemeye göre disiplin cezasına ilişkin işlemlerin, aynı idare içerisinde yer alan farklı idari birimlerin irade açıklamalarının ortaya konulması suretiyle birden çok aşamayı içeren işlem niteliğinde olduğu, meslekten çıkarma işlemlerinde işlemin son aşamasını teşkil eden Bakan onayı öncesindeki ara işlemlerin, işlemin gerçekleşmesinin zorunlu unsurunu oluşturmakla birlikte tek başına hukuksal sonuç doğurucu niteliklerinin bulunmadığı, Bakan onayı işlemi ile işlemin kesin ve yürütülebilir işlem niteliğini kazandığı görülmektedir. <br> Diğer yandan, aynı Kanun'un "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.<br> (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, Bakan onayı ile kesin ve yürütülebilir nitelik kazanan disiplin işlemi, zamanaşımı yönünden de ancak bu onay tarihi itibarıyla sonuç doğurabilecektir. Aksi kabulün; kesin ve yürütülebilir niteliği olmayan idari işlemlerin ilgililer hakkında sonuç doğurmasına ve Kanun'da düzenlenen zamanaşımı süresinin öngörülemez şekilde belirsizleştirilmesine neden olacağı açıktır.<br> Davacının paylaşımlarının Aydın İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 26/07/2018 ve 04/09/2019 tarihli açık kaynak araştırma raporlarıyla tespit edildiği, 01/10/2020 tarihli Bakan olurunun verildiği tarihte iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmediği anlaşılmaktadır.<br> Bu durumda, disiplin cezası verilmesinde zamanaşımı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. <br> <br><br><br><br></font></p></body></html>

disiplin