<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3183 E. , 2025/549 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/3183<br>Karar No : 2025/549 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...,<br> Hukuk Müşaviri ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde belirtilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının idari soruşturma neticesinde tespit edilen fiillerinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici fiil ve haller kapsamında değerlendirilerek fiillerin niteliği ve aynı suçu işleme kararının icrası cümlesinden tekerrür ettiği dikkate alındığında bir alt ceza uygulanmamasında ilgili mevzuata aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan, aynı olayla ilgili ceza yargılaması neticesinde davacının resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme ve irtikap suçlarından beraatine karar verilmiş ise de, kararın, belge üzerindeki tahrifatın kolayca fark edilebilecek mahiyette olması sebebiyle aldatıcı nitelik taşımadığı ve dolayısıyla suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanması ve tahrifatın davacı tarafından yapıldığı hususunun ortaya konulması karşısında dava konusu işlemde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının ... Aspava ve ... Birahanesine ait tespit formlarında daksille tahrifat yaptığı, ancak ceza mahkemesi kararında yer verildiği üzere söz konusu tahrifatın ilk nazarda ve kolaylıkla dikkat çekeceğinden aldatma kabiliyetine haiz bulunmadığı ve kaybolan tespit tutanağının aslının ... Birahanesi işletmecisince denetçilere verildiği sabit ise de, davacının tespit edilen disipline aykırı bu iki eyleminin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kalmadığının değerlendirildiği, ilgililerden menfaat temin ettiği hususunun ise her türlü şüpheden uzak tartışmasız olarak ortaya konulamadığı; öte yandan, davalı idarece bu kararın gerekçesi dikkate alınarak yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığından, istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının eylemi sabit olduğundan, eyleminin karşılığı olan Devlet memurluğundan çıkarma cezasının hukuka uygun olduğu ve Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Davacının, görevini kötüye kullanarak tespit tutanaklarında tahrifat yaptığı, tespit tutanaklarının fiziki çıktılarını alarak ceza verilen işletmelere gidip tutanağın aslını verme ve cezayı iptal ettirme karşılığında para istediği, işletme çalışanları tarafından davacının teşhis edildiği ve kendisinden şikayetçi olunduğu hususlarının soruşturma raporuyla ortaya konulduğu, öte yandan, davacının aynı eylem nedeniyle yargılandığı Ceza Mahkemesinde "Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme" suçundan, tahrifat yapıldığının sabit olduğu, ancak belgenin aldatıcılık niteliği olmadığı, içerikten anlaşıldığından, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği; "İkna suretiyle irtikap" suçundan ise suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığından beraat kararı verildiği anlaşılmışsa da; anılan kararın davacının idari soruşturmada ortaya konulan eylemlerinin Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına engel olmayacağı hususları göz önüne alındığında, davacının eyleminin sabit olduğu ve eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:<br> <br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/02/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY:<br>Dava, Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Destek Hizmetleri Başkanlığında ... olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde belirtilen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini gerçekleştirdiğinden bahisle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.<br>657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.<br> 657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.<br>Ancak, ceza yargılaması neticesinde delil yetersizliği ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. <br>Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.<br>Davacının, disiplin soruşturmasına konu eylemleri nedeniyle yargılandığı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme ve ikna suretiyle irtikap" suçlarından, delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verildiği, anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf isteminin reddedilmesi üzerine beraat kararlarının kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı hakkında beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş olsa da; yapılan idari soruşturmada, elektronik ortamda herhangi bir tahrifat, silme vs. işlemi yapılmadığı için, evraklarda oynama yapanın EBYS kullanıcısı olmadığının tespit edildiği, ceza sürecinin sekteye uğramadığından haberi olmayan birinin eylemi gerçekleştirdiği sonucuna ulaşıldığı, haberdar olmadığı için de sadece fiziki tespit tutanağı kaybolduğunda ceza tutanağının ortadan kalkacağını düşündüğü için menfaat temin edebileceği, bu sebeple EBYS sistemine erişimi olmayan kişilerin listesinin çıkartıldığı, tutanağı kaybolan ya da tahrif edilen işletmelerin hepsi için görevli ve tutanaklara erişen, ancak EBYS sistemine erişimi olmadığı için elektronik ortamda değişiklik yapamayan tek kişinin davacı olduğunun tespit edildiği, aynı zamanda zimmet defterine tutanağı kaybolan işletmelerin yanına kırmızı kalemle işaretlemeler yapıldığının görüldüğü, davacının kırmızı kalemi kendisinin kullandığını ikrar ettiği, ... Aspava ve ... Birahanesi işletmecilerinin davacının tutanakların aslını getirerek para karşılığı cezayı sildirebileceğini söylediğini beyan ederek davacıyı teşhis ettikleri ve yardımcı olacağını söyleyen kişi olarak onun telefon numarasını verdikleri ve kaybolan tespit tutanağının aslını soruşturma sırasında soruşturmacıya teslim ettikleri hususları da göz önüne alındığında, davacının eylemine uyan Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yönde oluşan Dairemiz kararına katılmıyorum. <br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin