<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4357 E. , 2025/462 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br> D A N I Ş T A Y<br>ONİKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/4357<br>Karar No : 2025/462 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı <br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>Dava konusu istem: Sakarya ili, Kocaali ilçesi, ... Adliyesinde ... olarak görev yapan davacının, haricen karar oluşturarak gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) bendi ve daha önceden aynı fiilden dolayı disiplin cezası verildiğinden, aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür nedeniyle bir derece ağır disiplin cezası olan Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "...Yükümlünün haklı bir mazerete dayanan talebi ve vaka sorumlusunun uygun görüşü doğrultusunda denetimli serbestlik müdürü tarafından yükümlüye beş güne kadar izin verilebilir. Denetim süresi boyunca toplam kullanılan izin süresi, yükümlünün ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü veya ağır hastalığı hariç olmak üzere, on beş günü geçemez. İzinde geçen süreler infazdan sayılır." şeklindeki düzenlemenin, davacının haklı bir mazereti bulunması halinde doğrudan izinli sayılacağı anlamına gelmeyip izin talebinde bulunabileceği yönünde yorumlanması gerektiği, davacı tarafından bu izin talebinde bulunulmamasının, savunması alınmaksızın meslekten çıkarılmasına karar verilmesi için hukuka uygun bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceği, nitekim davacının belirtilen tarihte iki ayrı görüşmesinin bulunmasının savunmada bulunma tarihini erteleme talebi yönünden haklı bir sebep olduğu sonucuna varıldığı gibi, davalı idarece davacının erteleme talebinin kabul edilmemesi halinde sözlü savunma hakkının kullanılabilmesini teminen bu durumun davacıya sözlü savunma için belirlenen tarihten önce bildirilmesi gerektiği, bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, davacının sözlü savunma hakkını kullanabilmesine imkan tanınarak veyahut savunma hakkının kullanımından vazgeçildiğinin açıkça ortaya konulması gerekirken, bu hakkını kısıtlayacak şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, Denetimli Serbestlik Yönetmeliği'nin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca mazeretini bildirerek Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden izin alarak toplantıya katılma imkanının olduğu, ilgili düzenlemede kendisine mazeret izni hakkı tanındığı, aynı zamanda mazeretli olduğu günün de infazdan sayılacağı, bu nedenle herhangi bir hak kaybına uğramayacağı gibi lehine bir düzenleme olduğu, davacının toplantı gün ve saatinin kendisine tebliği tarihi, mazeret dilekçesi sunduğu tarih ve ilgili Yönetmelik birlikte değerlendirildiğinde; davacının savunma hakkının kısıtlanması gibi bir durumun mevzubahis olmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.<br><br>KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br> DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,<br>2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, <br>3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 03/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin