<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2011 E. , 2025/4988 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/2011<br>Karar No : 2025/4988 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA<br> VEKİLİ : Hukuk Müş. Av....<br> 2- ... Valiliği / ...<br> VEKİLİ : Av. ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVACI) :...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olan ve aynı zamanda çocuk gastroenteroloji alanında yandal uzmanlığı bulunan davacı tarafından, ana dalı olan çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında kurumsal sözleşme ile çalışması için Özel Medicana İnternational Ankara Hastanesi tarafından yapılan başvurunun, özel hastanenin boş yan dal kadrosu olması halinde çalışabileceği, ancak anılan özel hastanenin çocuk gastroenteroloji uzmanlık dalında kadrosu bulunmadığı, bu sebeple ana dalda çalışmasının uygun bulunmadığından bahisle Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve...sayılı işlemi uyarınca reddine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkındaki Kanun kapsamında olmayan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen şartlar dahilinde bir yıllık sözleşme yapmak suretiyle özel hastanede çalışmasının mümkün olduğu, dolayısıyla davacının özel sağlık kuruluşuyla yaptığı bir yıllık sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle aynı hastanede çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dal kadrosunda bir yıllık sözleşme yapmak suretiyle çalışabileceği, ayrıca davacının yan dal uzmanlık alanı ile ilgili olarak ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde yan dal uzmanı bulunup bulunmadığı hususunda Bakanlıkça bir araştırma ve belirleme yapılmadığı dikkate alındığında, davacının kendisine Yasayla tanınan ve sahip olduğu anadal uzmanlık alanında çalışma hakkını ortadan kaldıran dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idarelerden Sağlık Bakanlığı tarafından, Bakanlığa verilen yetkiye istinaden kamu yararı ve ülke genelinde tüm vatandaşların hizmet ihtiyacı gözetilerek ana dal ve yan dallarda uzman hekim planlamasının yapıldığı, yan dalda uzman olan bir hekimin öncelikli olarak yan dal uzmanı yetiştiren bir eğitim kurumunda istihdamı, şayet bu mümkün değil ise uzmanı olduğu yan dalda istihdamı, bu da mümkün değil ve planlama da cevaz veriyor ise ana dalda istihdamı yönünde yapılan düzenleme ve uygulamaların Anayasa'nın ve 3359 sayılı Kanun'un planlama yapılmasına, kaynakların etkili<br>ve verimli kullanılmasına ilişkin amir hükümlerine, Anayasa'nın 5. ve 17. maddelerine bütünüyle uygun olduğu, mevcut hekimlerin en verimli şekilde istihdamı için, planlama yapılmasının zorunluluk olduğu, bu şekilde planlama doğrultusunda düzenleme ve işlem yapılmasının hekimlerin çalışma haklarına sınırlama getirmek olarak değerlendirilemeyeceği, öte yandan davacının çalışma istediği özel hastanenin çocuk gastroenteroloji uzmanlık dalında boş kadronun bulunmadığı, işlemde hukuka ve mavzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.<br>Davalı idarelerden Ankara Valiliği tarafından, davaya konu işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönleriyle hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, işlemin çalışma özgürlüğünü ihlal ettiği, benzer konudaki ilgili yargı kararları da incelendiğinde işlemin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun tespit edileceği belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY:<br>Davacı, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları dalında ana dal, çocuk gastroenteroloji dalında yan dal uzmanlığı bulunmaktadır.<br> Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile... Ankara Hastanesi arasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında yapılan kurumsal sözleşme çerçevesinde anılan özel hastanede çalışan davacının sözleşme süresinin dolacak olması sebebiyle, yine kurumsal sözleşme ile ana dalı olan çocuk sağlığı ve hastalıkları dalında çalıştırılması istemiyle anılan Hastane tarafından Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuştur. Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, davacının çalıştırılma talebinin değerlendirilmesi için başvuru dilekçesi Sağlık Bakanlığına iletilmiş, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesinin 2. fıkrası ve ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde tesis edilen... tarih ve ...sayılı işlemi ile, kurumsal sözleşme ile çalışacak yan dal uzmanı hekimlerin özel hastanenin boş yan dal kadrosu olması halinde ana dallarında çalışabileceği, ancak anılan özel hastanenin çocuk gastroenteroloji uzmanlık dalında boş kadrosu bulunmadığı, bu sebeple ana dalda çalışmaya devam etmesinin uygun bulunmadığı İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmiş, buna istinaden başvurunun reddine dair Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce tesis edilen ...tarih ve ... işlemin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. <br><br> İLGİLİ MEVZUAT: <br>1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir. <br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi 7. fıkrasında ise; "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;<br>a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.<br>b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.<br>c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.<br>ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.<br>d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." hükmü yer almaktadır. <br> 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin -yine dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle- 19. maddesinin 2. fıkrasında, “Çalışanların işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve çalışma belgesi iptal edilir. Ayrılanın yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir, ancak yan dal uzmanlığı bulunanlar Bakanlığın uygun görüşü ile anadalda başlatılabilir. Bakanlık yan dal değerlendirmesini her bir yan dal uzmanlık alanında, ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde yan dal uzmanı bulunup bulunmadığı çerçevesinde yapar. Başlatılacak personel için mesul müdür tarafından personel çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe en geç beş iş günü içinde onaylatılır. Ayrılanın yerine başlayış dışındaki her türlü personel başlayışlarında ise, öncelikle mesul müdür tarafından başlayacak personele çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe onaylatılır ve çalışma belgesi onaylandığı tarihten itibaren personel hastanede çalışabilir.” kuralına yer verilmiştir. <br>Anılan Yönetmeliğin Ek 5. maddesi 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, -dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle- "(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi 7. fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine hukuken olanak sağlanmıştır.<br>Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin Ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, özel hastanenin kadro sayısının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentin 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde özel hastanelerde çalıştırılabilmeleri, özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunun bulunması şartına bağlanmıştır.<br>Anılan mevzuatta, kurumsal sözleşme yapılarak özel hastanede çalıştırılacak öğretim üyesi bir tabibin ana dalının yanı sıra yan dal uzmanlığı varsa, ana dalda çalışılabilmesi için çalışılacak özel hastanenin yan dalda da boş kadrosu bulunması gerektiği yönünde herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir.<br> Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan ve ana dalının yanı sıra yan dalda da uzmanlığı bulunan davacının, özel hastanede kurumsal sözleşme ile ana dalında çalışmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlem, çalışacağı özel hastanede ana dalının yanı sıra yan dalında da boş kadro olması gerektiği gerekçesine dayandırılmış ise de; üniversitede profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan uzman tabibe, Kanun ve Yönetmelik ile verilmiş olan kurumsal sözleşme ile çalışma hakkını, ana dalının yanı sıra ayrıca yan dal uzmanlığının da bulunması sebebiyle özel hastanenin o yan dalda da boş kadrosunun bulunması şartına bağlayan, böylece de tabibin çalışma hakkını 2547 sayılı Kanun ve Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin yukarıda yer verilen hükümlerindeki sınırlamaların ötesinde engelleyen dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br> Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.<br>Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olup, kararın yukarıda belirtilen gerekçenin de eklenmesi suretiyle onanması gerekmektedir. <br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe de eklenmek suretiyle ONANMASINA,<br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/11/2025 tarihinde esasta oy birliğiyle, gerekçede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.<br> <br><br>(X)-KARŞI OY :<br> <br>1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin ikinci fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir. <br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin yedinci fıkrasında da; "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;<br>a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.<br>b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.<br>c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.<br>ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.<br>d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." hükmü; sekizinci fıkrasında ise, "Özel hastaneler ve vakıf üniversitesi hastaneleri, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu sayıların yüzde 20’sini geçmemek üzere yedinci fıkra kapsamında üniversite ile sözleşme yapabilir. Vakıf üniversiteleri ile iş birliği yapan özel hastanelerde yüzde 20 oranının hesabında, üniversite kadrolarındaki tabip ve diş tabibi dikkate alınmaz. Bunlardan ilgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davrananların, bu kapsamdaki ilgili sözleşmesi sona erdirilir ve bunlar bir yıl süreyle yeni sözleşme yapamaz. Aykırı davranışın üç yıl içinde tekerrüründe ise beş yıl süreyle yeni sözleşme yapma yasağı uygulanır" hükmü yer almaktadır. <br>Buna göre, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesinde, tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiş, anılan düzenlemede atıf yapılan 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin yedinci fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine olanak sağlanmıştır. <br>27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Özel Hastaneler Yönetmeliğinin -yine dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, "(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir." yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.<br> Buna göre, anılan düzenlemede, 2547 sayılı Kanun çerçevesinde üniversite kadrosunda bulunan öğretim üyelerinin aynı zamanda özel hastanelerde çalışabilmeleri, anılan Kanun'da sayılan kriterler dışında özel hastanenin boş uzman hekim kadrosu bulunması şartına bağlanmıştır. <br>Anılan düzenlemede, öğretim elemanlarına ilişkin genel esasların da belirlendiği özel Kanun niteliğindeki 2547 sayılı Kanun'da olmayan bir koşul getirilerek, Kanun'da sayılan öğretim üyelerinin özel hastanelerde çalışabilmelerinin boş uzman hekim kadrosu bulunması ve Bakanlıkça planlama kriterleri çerçevesinde uygun bulma şartına bağlanmasının, tabiplik mesleğinin tabibe verdiği çalışma hakkını, Kanun'daki sınırlamaları aşar nitelikte engellediği sonucuna varılmıştır. <br>Bu durumda, 2547 sayılı Kanun ile verilmiş olan kurumsal sözleşme ile çalışma hakkını, boş uzman hekim kadrosu bulunması şartına bağlayan, böylece de tabibin çalışma hakkını 2547 sayılı Kanun'daki sınırlamaların ötesinde engelleyen Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin anılan hükmünde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.<br>Bu şekilde hukuka aykırılığı tespit edilen yönetmelik maddesinin iptal edilmemiş olması bu maddeye dayanılarak tesis edilen işlemin iptaline engel olmayacağından anılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen hekimin ...Ankara Hastanesi bünyesinde ana dal uzmanlığı olan çocuk sağlığı ve hastalıkları kadrosunda kurumsal sözleşme ile çalışması için izin verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla Daire kararına gerekçesi yönünden katılmıyorum.<br><br><br></font></p></body></html>
disiplin