<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/257 E. , 2025/5179 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2022/257<br>Karar No : 2025/5179 <br><br>DAVACI : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>DAVALILAR : 1- ... Denetleme Kurumu Başkanlığı / ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br> 2- ... Şirketleri Birliği Başkanlığı / ...<br> VEKİLİ: Av. ...<br><br>DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, itiraz hakemleri listesine doğrudan kaydolmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesine, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesi ile eklenen 7. fıkranın iptali istenilmektedir. <br><br>DAVACININ_İDDİALARI : Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun eski başkanı olan davacı tarafından, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesinin 7. fıkrasında bir kısım kişilere sınava katılmaksızın sigorta itiraz hakemi olma imkanı tanındığı, bu kapsamda sigorta itiraz hakemi listesine kayıt olmak amacıyla davalı idareye yaptığı başvurunun anılan düzenlemede Yargıtay dairelerinin sigortacılık hukukuna ilişkin olarak verdiği kararları inceleyen üst kurul niteliğindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu üyelerine yer verilmemesi nedeniyle reddedildiği, söz konusu düzenlemenin bu yönüyle eksik bir düzenleme olduğu, bu nedenle başvurusunun reddine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonu işleminin de hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.<br><br>DAVALILARIN_SAVUNMALARI :<br>Davalı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığı tarafından, usûle ilişkin olarak, davacının işbu davayı açmakta kişisel, güncel ve meşru menfaatinin bulunmadığı, ayrıca bakılan davanın dava konusu Yönetmelik'in Resmî Gazete'de yayımından çok sonra açılması nedeniyle süresinde de olmadığı, uygulama işlemi yönünden husumetin Sigorta Tahkim Komisyonuna yönlendirilmesi gerektiği; esasa ilişkin olarak, dava konusu Yönetmelik'te 2013 yılında yapılan değişiklikte "hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklilerinin" Sigorta Tahkim Komisyonu hakemliği sınavından muaf olduklarının düzenlendiği, anılan düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yalnızca "hukuk alanında" ve "adli yargı hakim emeklileri" ibarelerinin belirsiz olduğu gerekçesiyle dava konusu düzenlemenin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan kararda başka bir gerekçeye yer verilmediği, dava konusu düzenlemenin daha detaylı şekilde hazırlandığı, dava konusu düzenleme ve işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı savunulmaktadır. <br>Davalı Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği Başkanlığı tarafından, usûle ilişkin olarak, davanın Sigorta Tahkim Komisyonuna ihbar edilmesi gerektiği, idarelerince herhangi bir işlem tesis edilmediği; esasa ilişkin olarak, dava konusu düzenlemenin 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 3. maddesiyle değiştirildiği, dava konusu işlemlerin usûle ve hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Sigorta Tahkim Komisyonu işleminin ise iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.<br><br>DANIŞTAY SAVCISI : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı tarafından sınava tabi olmaksızın doğrudan sigorta itiraz hakem listesine dahil edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliğinin (Sigorta Tahkim Komisyonunun) ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme dayanak alınan 17.8.2007 tarih ve 26616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 14'üncü maddesine, 10.8.2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 9'uncu maddesi ile eklenen 7'nci fıkrasının eksik düzenleme nedeniyle iptali istemiyle açılmıştır.<br> Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.<br> Ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tâbi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilât, yönetim, çalışma esas ve usûlleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemek amacıyla yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 30'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı, sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenlerin, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorunda oldukları, sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabileceği, ilgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluşun sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahiplerinin bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilecekleri; 8'inci fıkrasında, Sigorta hakemlerinin; malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, en az dört yıllık yüksek okul mezunu olması ve sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması gerektiği, Müsteşarlığın bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu; 10'uncu fıkrasında, sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerektiği, başvurusu uygun görülenlerin kabul için Müsteşarlığa bildirileceği, Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin isminin, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunacağı ve bu listede değişiklik olması halinde de değişikliklerin altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirileceği; 13'üncü fıkrasında, Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerektiği, sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesinin de Komisyona başvuru için yeterli olduğu; 19'uncu fıkrasında, Sigorta hakemleri ve raportörlerin tarafsız olmak zorunda oldukları, sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerlerin sigorta hakemliği yapamayacakları, bu sınırlandırmaların söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerli olduğu, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesinin sigorta hakemleri hakkında da uygulanacağı; 20'nci fıkrasında, Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörlerin, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamayacağı, ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulmasının zorunlu olduğu; 21'inci fıkrasında, Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususların yönetmelikle belirleneceği, kurala bağlanmıştır.<br>Görüldüğü üzere; sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla, alternatif sistem olarak kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından görevlendirilecek hakemlerde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütlerinin ve sigorta hakemlerinin çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi konusunda Kanun hükmüyle, Müsteşarlığa yetki tanındığı açıktır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı olarak görev yaptıktan sonra 26.4.2012 tarihinde emekliye ayrılan davacı tarafından; sınav şartına bağlı olan sigorta hakemliği ve itiraz hakemliğine belirli görevlerde bulunanların doğrudan başvurabilmesi imkanının tanınması, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözümleyen dairelerin kararlarını incelemekle görevli Yargıtay Büyük Genel Kurulunda görev yapanların durumu dikkate alındığında doğrudan listeye dahil edilmeleri gerektiği, sadece sigorta sözleşmelerinden kaynaklı uyuşmazlıklara bakan dairelerdeki başkan ve üyelerin sınavdan muaf tutulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de; dosyanın incelenmesinden, sigorta hukuku ve sigortacılık alanında gerek yargısal gerekse yönetim alanında etkin olarak belirli dönem özellikli görev yapmış kişi ve meslek mensuplarının itiraz hakemi olarak sigorta tahkim sistemine doğrudan katılması sonucu, uzmanlık alanındaki deneyim ve birikimlerinin sisteme aktarılması suretiyle tahkim yolunun işlerlik ve etkinliğinin arttırılmasının, böylelikle, etkin ve hızlı yargılamanın sağlanmasının amaçlandığı anlaşılmaktadır.<br>Sonuç itibarıyla; 5684 sayılı Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile verilen takdir yetkisi çerçevesinde, sigortacılık ve sigorta hukuku alanında farklı konum ve durumda görev yapanların farklı değerlendirilmesine yönelik olarak getirilen düzenlemede ve buna uygun olarak sigorta tahkim sisteminde itiraz hakemi olarak doğrudan listeye kaydedilmemesi yolunda davacı adına tesis edilen işlemde, kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br>Öte yandan, 22.4.2022 tarih ve 31817 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile söz konusu fıkra, “(7) İtiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması halinde, Komisyon Başkanlığının teklifi ve Kurumun onayı ile itiraz hakemi olmak için 13 üncü maddede belirtilen şartları taşımak kaydıyla Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararına göre sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli dairelerde en az 2 yıl süreyle görev yapmış olan başkan ve üye hakimler ile Kurulun 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanan başkan ve üyeleri en az 2 yıl süreyle görev yapmış olmaları kaydıyla Komisyon tarafından yapılacak ilana başvuruda bulunmaları halinde itiraz hakemi olarak listeye doğrudan kaydedilir. Bu fıkra kapsamında listeye kaydedilecek itiraz hakemi sayısı, istenen belgeler, başvuru şartları ve süresi gibi hususlar Komisyonun internet sitesinde ilan edilir. İlanda belirtilen süreden sonra yapılan başvurular kabul edilmez. Listeye kaydolmak için yapılan başvuruların ilanda belirtilen sayıdan fazla olması halinde, listeye kaydolacak adaylar sahip oldukları deneyim süresine göre belirlenir. Deneyim süresine göre listeye en son kaydedilen aday ile aynı deneyim süresine sahip başka adaylar olması durumunda bu adaylar da listeye kaydedilir.” kuralı ile yeniden düzenlenmişse de, uygulandığı dönemde bireysel işlemler yönünden hukuki etkisinin sürmesi ve bu sebeble tazminat davalarına konu olabileceği dikkate alındığında, bu aşamada esasının incelenmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle, davanın reddi yönünde karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen ... tarihinde, davacı ...'yı temsilen Av. ...'nın geldiği, davalı idareleri temsilen gelen olmadığı, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Gelen tarafa usûlüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra gelen tarafa son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :<br>Davacı, emekli Yargıtay üyesidir. 03/04/2009 – 26/04/2012 tarihleri arasında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanlığını yürütmekte iken 26/04/2012 tarihinde yaş haddinden emekli olmuştur.<br> Davacı, dava konusu Yönetmelik’in 14. maddesinin 7. fıkrası kapsamında sınavsız bir şekilde doğrudan itiraz hakem listesine kaydolmak amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuş, bu başvuru Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br>Davacı tarafından bu işleme karşı yapılan 16/11/2021 tarihli itiraz ise Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarihli ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.<br>Bunun üzerine davacı tarafından, 11/01/2022 tarihinde kayda giren dilekçe ile itiraz hakem listesine doğrudan kaydolmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesine, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesi ile eklenen 7. fıkranın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE:<br> USÛL YÖNÜNDEN:<br> Davalı Kurum tarafından, ehliyet itirazında bulunulmuş ise de davacının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı iken emekliye ayrıldığı; Yargıtay'ın bazı dairelerinde belirli bir süre çalışan Yargıtay üyelerine doğrudan itiraz hakem listesine kaydolabilme imkanı tanıyan Yönetmelik düzenlemesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanına yer verilmemesi nedeniyle eksik olduğu ileri sürülerek davacının itiraz hakem listesine doğrudan kaydolmak amacıyla yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Yönetmelik düzenlemesinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu hâliyle, davacının, kişisel, güncel ve meşru menfaatini doğrudan ihlal eden uygulama işlemi ile buna dayanak teşkil eden düzenlemenin iptalini istemekte ehliyetli bulunduğu anlaşıldığından davalı Kurumun itirazı yerinde görülmemiştir.<br>Yine, davalı Kurum tarafından, süre itirazında bulunulmuşsa da davacıya yönelik tesis edilen ancak tebliğ edilmeyen bireysel işlemin davacı tarafından öğrenilmesinin ardından yapılan itirazın reddi üzerine 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca kalan dava açma süresi içinde bireysel işleme ve dayanağı düzenleyici işleme karşı bakılan davanın açıldığı dikkate alındığında, davalı Kurumun süre itirazı da yerinde görülmemiştir.<br>Davalı idareler tarafından husûmet itirazında bulunulmuşsa da dava konusu bireysel işlemi tesis eden Sigorta Tahkim Komisyonunun tüzel kişiliği haiz idari bir yapılanmaya sahip olmadığı, Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulmuş bir Komisyon olduğu ve dava konusu Yönetmelik'in de Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanlığınca yürütüldüğü dikkate alındığında, davalı idarelerin itirazları yerinde görülmemiştir.<br><br>ESAS YÖNÜNDEN:<br>İlgili Mevzuat:<br>14/06/2007 tarihli ve 26552 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun;<br>"Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasında,<br>"Bu Kanunun amacı, ülkemiz sigortacılığının geliştirilmesini sağlamak, sigorta sözleşmesinde yer alan kişilerin hak ve menfaatlerini korumak ve sigortacılık sektörünün güvenli ve istikrarlı bir ortamda etkin bir şekilde çalışmasını temin etmek üzere bu Kanuna tabi kişi ve kuruluşların, faaliyete başlama, teşkilat, yönetim, çalışma esas ve usulleri ile faaliyetlerinin sona ermesi ve denetlenmesine ilişkin hususlar ve sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine yönelik olarak sigorta tahkim sistemi ile ilgili usul ve esasları düzenlemektir." hükmüne yer verilmiş;<br>"Sigortacılıkta tahkim" başlıklı 30. maddesinde, sigortacılıkta tahkim müessesesi düzenlenerek, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Güvence Hesabından faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulacağı kurala bağlanmıştır.<br>Anılan maddenin 8. fıkrasında, sigorta hakemlerinin;<br>a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması,<br>b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması,<br>c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerektiği, (mülga) Hazine Müsteşarlığının bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkili olduğu;<br>19. fıkrasında, sigorta hakemleri ve raportörlerin tarafsız olmak zorunda oldukları, sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerlerin sigorta hakemliği yapamayacakları, bu sınırlandırmaların söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerli olduğu, 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun 28. maddesinin (Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesinin) sigorta hakemleri hakkında da uygulanacağı;<br> 21. fıkrasında, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları ile Sigorta Hakemleri Listesi tutulmasına ilişkin esasların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır.<br>5684 sayılı Kanun'un 30. maddesine dayanılarak 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmelik'le, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla tahkim sistemine ilişkin usûl ve esaslar düzenlenmiştir.<br>Öte yandan, 08/02/1983 tarihli ve 17953 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun;<br>"Karar organları" başlıklı 3. maddesinde,<br>"Yargıtayın karar organları şunlardır:<br>1. Daireler,<br>2. Hukuk Genel Kurulu,<br>3. Ceza Genel Kurulu,<br>4. Büyük Genel Kurul,<br>5. Başkanlar Kurulları,<br>6. Birinci Başkanlık Kurulu,<br>7. Yüksek Disiplin Kurulu,<br>8. Yönetim Kurulu." hükmüne;<br>"Hukuk ve Ceza Genel Kurulları" başlıklı 7. maddesinde,<br>"Hukuk Genel Kurulu, hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinden; Ceza Genel Kurulu, ceza dairelerinin başkan ve üyelerinden oluşur. ...<br>Birinci Başkanın başkanlık etmediği veya bulunmadığı zamanlarda Hukuk Genel Kuruluna hukuk dairelerinden, Ceza Genel Kuruluna ise ceza dairelerinden seçilmiş olan başkanvekili başkanlık eder." hükmüne;<br>"Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri" başlıklı 15. maddesinde,<br>"Hukuk ve Ceza Genel Kurullarının görevleri şunlardır:<br>1. Yargıtay dairelerinin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceleyerek karar vermek,<br>2. ...<br>b) Hukuk daireleri arasında veya ceza daireleri arasında içtihat uyuşmazlıkları bulunursa,<br>c) Yargıtay dairelerinden biri; yerleşmiş içtihadından dönmek isterse, benzer olaylarda birbirine uymayan kararlar vermiş bulunursa,<br>Bunları içtihatların birleştirilmesi yoluyla kesin olarak karara bağlamak,<br>3. İlk derece mahkemesi olarak ilgili dairelerce verilen hükümlerin temyiz yoluyla incelemesini yapmak,<br>4. Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek." hükmüne yer verilmiştir.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME:<br>1- Yönetmelik'in Dava Konusu Edilen Düzenlemesinin İncelenmesi:<br>17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesine, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesiyle eklenen dava konusu 7. fıkra,<br>"(7) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen şartları taşımak kaydıyla, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararına göre sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli dairelerdeki başkan ve üye hakimler, Hakimler ve Savcılar Kurulunun iş bölümü kararına göre bölge adliye mahkemelerinin sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli dairelerdeki başkan ve üye hakimler, 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanan Kurul başkan ve üyeleri ile anılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine ekli (I) sayılı cetvelde yer alan 6400 veya üzeri ek göstergeli görevlere atanarak en az iki yıl süreyle bu görevlerle ilgili ek göstergelere tabi şekilde görev yapmış olanlar başvuruda bulunmaları halinde itiraz hakemi olarak listeye doğrudan kaydedilir." şeklinde iken; önce 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik'in 3. maddesi ile "(7) İtiraz hakem heyetinin hiç ya da yeterli sayıda oluşturulamaması halinde, Komisyon Başkanlığının teklifi ve Kurumun onayı ile itiraz hakemi olmak için 13 üncü maddede belirtilen şartları taşımak kaydıyla Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararına göre sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli dairelerde en az 2 yıl süreyle görev yapmış olan başkan ve üye hakimler ile Kurulun 3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile atanan başkan ve üyeleri en az 2 yıl süreyle görev yapmış olmaları kaydıyla Komisyon tarafından yapılacak ilana başvuruda bulunmaları halinde itiraz hakemi olarak listeye doğrudan kaydedilir. Bu fıkra kapsamında listeye kaydedilecek itiraz hakemi sayısı, istenen belgeler, başvuru şartları ve süresi gibi hususlar Komisyonun internet sitesinde ilan edilir. İlanda belirtilen süreden sonra yapılan başvurular kabul edilmez. Listeye kaydolmak için yapılan başvuruların ilanda belirtilen sayıdan fazla olması halinde, listeye kaydolacak adaylar sahip oldukları deneyim süresine göre belirlenir. Deneyim süresine göre listeye en son kaydedilen aday ile aynı deneyim süresine sahip başka adaylar olması durumunda bu adaylar da listeye kaydedilir.” şeklinde; ardından 07/06/2023 tarihli ve 32214 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:<br>"(7) Kanunun 30 uncu maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen nitelikler ile bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde düzenlenen deneyim şartlarını taşımak kaydıyla; en az 6 ay süreyle görev yapmış olan Kurul başkan ve üyeleri ile Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümü kararına göre taraflardan biri sigorta şirketi olan ve sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli daireleri ile iş kazaları ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat ve rücu davalarında sigorta şirketinin de taraf olduğu uyuşmazlıkları çözmekle görevli dairelerinde de en az 6 ay süreyle görev yapmış olan başkan ve üye hakimler Komisyona müracaatlarına istinaden itiraz hakemi olarak listeye doğrudan kaydedilir."<br>Bu durumda, gerek 22/04/2022 tarihli ve 31817 sayılı Resmî Gazete'de gerekse 07/06/2023 tarihli ve 32214 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesinin dava konusu 7. fıkrasının tamamıyla değiştirildiği dikkate alındığında, esasının incelenme olanağı kalmayan davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.<br>2- Bireysel İşlemin İncelenmesi:<br>Davacının, sigorta itiraz hakemi listesine doğrudan (sınavsız) kayıt olmak amacıyla Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuru, 17/08/2007 tarih ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesinin 7. fıkrasında sınava katılmaksızın sigorta itiraz hakemi olma imkanı tanınan kişiler arasında yalnızca sigorta sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıkları çözmekle görevli Yargıtay dairesi başkan ve üye hakimlerinin sayıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu başkan ve üyelerine yer verilmediği, bahse konu doğrudan kayıt hakkının (sınav muafiyetinin) bu şekilde sınırlandırılmasının sebebinin sigorta uyuşmazlıklarının çözümünde belirli bir ihtisaslaşmanın aranması olduğu belirtilerek reddedilmiştir.<br>Davacı tarafından, 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesinin 7. fıkrasında sınava katılmaksızın sigorta itiraz hakemi olma imkanı tanınan kişiler arasında Yargıtay dairelerinin sigortacılık hukukuna ilişkin olarak verdiği kararları inceleyen üst kurul niteliğindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu başkan ve üyelerine yer verilmemesinin hukuka aykırı olması nedeniyle dava konusu uygulama işleminin de iptali gerektiği, nitekim kendisinin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı dönemde sigorta ve ticaret hukukuna yönelik birçok uyuşmazlığı karara bağladığı, dolayısıyla sigorta itiraz hakemi olmak için gereken bilgi birikimine ve tecrübeye sahip olduğu ileri sürülmektedir.<br>Her ne kadar karar tarihi itibarıyla yeniden düzenlenerek değiştirilmiş ise de, dava konusu uygulama işleminin tesis edilmesinde dayanak olarak alınması sebebiyle 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesine, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesi ile eklenen 7. fıkranın hukuka uygunluk incelemesinin yapılması gerekmektedir. <br>24/07/2013 tarihli ve 28717 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 5. maddesi ile ana Yönetmelik'in 13. maddesine eklenen 3. fıkrada yer alan "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." düzenlemesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin 26/02/2015 tarihli ve E:2013/8255 sayılı karara itiraz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/06/2015 tarihli ve YD İtiraz No:2015/342 sayılı kararı ile davacının itirazı kabul edilerek "Hukuk alanında doçent ve üzeri akademik unvana sahip olanlar ile adli yargı hakim emeklileri sınavdan muaftır." ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. <br>Kararda, "...davalı idarenin, sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine yönelik ölçütleri ancak 8. fıkrada sayılan 3 bent çerçevesinde belirlemeye yetkili olduğu; bu kriterlerden (c) bendinde "sigorta hukukunda en az 5 yıl veya sigortacılıkta en az 10 yıl deneyimi olması" kuralı yer aldığından, idarece yapılacak belirlemede (a) ve (b) bentlerinde yer alan şartlar yanında (c) bendinde ifade edilen "sigorta hukukunda" veya "sigortacılıkta" deneyim esas alınarak bir düzenleme yapılması gerektiği, ... uyuşmazlıkta, davalı idarece dava konusu düzenlemede ifade edilen 'hukuk alanında' ibaresinden sigorta hukukunun; 'adli yargı hakim emeklileri' ibaresinden de sigorta hukuku ve sigortacılıkla ilgili davalarda görev yapmış adli yargı hakim emeklilerinin anlaşılması gerektiği ifade edilmiş ise de, dava konusu düzenlemede açıkça bu yönde bir belirleme yapılmamış olup, bu işlemin bir düzenleyici işlem olması nedeniyle her zaman uygulanabilir nitelikte olduğu hususu da dikkate alındığında, bu haliyle anılan düzenleme objektiflikten uzak ve kanuna aykırıdır." gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir. İdari Dava Daireleri Kurulunun bu kararı üzerine 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesi ile anılan düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Sonrasında, Danıştay Onuncu Dairesinin 17/09/2019 tarihli ve E:2013/8255, K:2019/5775 sayılı kararı ile aynı gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/09/2021 tarihli ve E:2020/1097, K:2021/1590 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.<br>Sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla, alternatif sistem olarak kurulan Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından görevlendirilecek hakemlerde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları ile Sigorta Hakemleri Listesine ilişkin esasların davalı Kurumca (mülga Müsteşarlık) belirlenmesinin yasal düzenlemeler gereği olduğu; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararında da ifade edildiği üzere, davalı idarenin, sigorta hakemlerinde aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine yönelik ölçütleri; ancak 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 8. fıkrasında sayılan 3 bent çerçevesinde belirlemeye yetkili olduğu, bu yetkinin bilgiyi tespit araçlarından biri olan sınav koşulu getirme veya getirmeme konusundaki takdir yetkisini de içerdiği açıktır.<br>5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine dayanan yetki kapsamında, dava konusu düzenleme ile "sigorta hukukunda en az beş yıl deneyime sahip olunması" kuralı çerçevesinde Yargıtay mensupları bakımından bir ölçüt getirildiği, bu ölçüt belirlenirken sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ihtisaslaşma ve deneyim kazanılmasının esas alındığı, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 15. maddesinde sayılan hâllerde sigorta uyuşmazlıklarını karara bağlama görev ve yetkisi mevcut ise de, bahse konu hâllerin gerçekleşme sıklığı da dikkate alındığında, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli Yargıtay (ihtisas) dairesinin inceleyip karara bağladığı sigorta uyuşmazlığı (dosya) sayısının ve çeşitliliğinin oldukça farklı olduğu, nitekim dava konusu uygulama işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun iş bölümüne ilişkin ... sayılı kararında da, sigorta uyuşmazlıklarını çözmekle görevli Yargıtay daireleri olan Yargıtay ... Hukuk Dairesinin (hepsi sigorta uyuşmazlıklarından kaynaklanmamakla birlikte) 2019 yılında 8363, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ise 12619 dosyayı karara bağlamış olmasına karşın Yargıtay Büyük Hukuk Genel Kurulunun 1422 uyuşmazlığı nihai karar ile çözümlediği, dolayısıyla aktarılan istatistiki verilerin de yukarıda varılan sonucu doğruladığı görülmektedir.<br>Bu durumda, sigorta hukuku alanında farklı konum ve durumda görev yapanların farklı değerlendirilmesine yönelik olarak getirilen bu düzenlemede Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanına yer verilmemesi bakımından bir eksiklik ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; söz konusu düzenleme uyarınca davacının Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde tutulan listeye itiraz hakemi olarak doğrudan kaydedilmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin dava konusu bireysel işlemde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. <br><br>KARAR SONUCU :<br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. 17/08/2007 tarihli ve 26616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesine, 10/08/2021 tarih ve 31564 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 9. maddesi ile eklenen 7. fıkranın iptali istemi bakımından dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2. Sigorta Tahkim Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemi bakımından DAVANIN REDDİNE,<br>3. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4. Davalı idarelerin duruşmada temsil edilmediği dikkate alınarak, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,<br>5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,<br>6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br></font></p></body></html>
disiplin