<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/6720 E.  ,  2025/4716 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>ONUNCU DAİRE<br>Esas No : 2023/6720<br>Karar No : 2025/4716 <br><br>TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA<br>VEKİLLERİ : Huk. Müş. ...<br> Huk. Müş. ...<br> 2- ... Valiliği <br>VEKİLİ : Av. ...<br> <br>KARŞI TARAF (DAVACI) : ...<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.<br><br>DAVANIN_KONUSU : Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi olan davacının, ... İnternational Ankara Hastanesinde kurumsal sözleşme ile olan çalışmasının 26/08/2022 tarihi itibarıyla sona erdirildiğinin bildirilmesine ilişkin Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ :<br>İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; üniversitelerde görevli öğretim görevlilerinin ... sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 3. maddesine tabi olabilmeleri, başka bir anlatımla üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin hangi şartlar altında kurumsal sözleşmeyle hangi sağlık kurumlarında çalışabileceklerine karar vermeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olabilmesi için, söz konusu maddede 3359 sayılı Kanun'un ek. 9. maddesine atıf yapıldığından, bu madde hükmü kapsamında Kamu Hastaneleri Kurumu ile ilgili öğretim üyesinin görev yaptığı üniversite arasında akdedilmiş birlikte kullanım protokolünün olması gerektiği, davacının öğretim görevlisi olarak görev yaptığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile Kamu Hastaneleri Kurumu arasında birlikte kullanım protokolünün bulunmadığı, bu nedenle davacının Ankara Şehir Hastanesindeki görevinin 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında olmadığı, davacının özel hastanelerde mesai dışı çalışmalarının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesine tabi olmadığının açık olduğu, bu durumda; 209 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 7. fıkrası hükmüne tabi olmadığı anlaşılan davacının, özel hastanede kurumsal sözleşme ile çalışabilmesi için yapılan hizmet sözleşmesinin yenilenmesi talebinin, 209 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan; davacının mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalışması hususu 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrasına tabi olduğundan, davacının başvurusunun anılan maddede belirtilen şartlar yönünden ayrıca incelenmek suretiyle işlem tesis edilmesi gerekeceğinin açık olduğu, diğer taraftan; davalı idarece, Kamu Hastaneleri Kurumu ile davacının çalıştığı Üniversite arasında birlikte kullanım protokolü bulunduğu bu nedenle davacının özel sağlık kurumlarında çalışmasının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesine tabi olduğu iddia edilmekte ise de, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi uyarınca birlikte kullanım protokolünü Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörünün imzalaması gerektiği, davalı idarece sunulan protokolün ise Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü ile Ankara Valisince imzalandığı görüldüğünden davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.<br>Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.<br><br>TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanılan sağlık tesislerinde çalışan öğretim üyelerinin, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 3. maddesi gereği özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalışabilmelerine yönelik bir Bakanlar Kurulu kararı alınmadığı müddetçe özel hastanelerde kurumsal sözleşme ile çalışamayacağı, bunların anılan sağlık tesislerinde çalıştıkları sürece 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrasına tabi olmadıklarını ve birlikte kullanılan sağlık tesisi dışında kurumsal sözleşme ile özel bir hastanede çalışamayacaklarını bilerek ve kabul ederek sözleşme akdettikleri, bu sebeple dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. <br> Davalı Ankara Valiliği tarafından, davacının kadrosunun bulunduğu üniversite ile Bakanlıkları arasında 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında birlikte kullanım protokolü bulunduğu, davacının hali hazırda bu kapsamda çalışmakta olduğu Bilkent Şehir Hastanesinin eğitim ve araştırma hastanesi statüsünde olması nedeniyle özel hastanelerde kurumsal sözleşme ile çalışmasının hukuken mümkün bulunmadığı, davacının özel hastanelerde mesai dışı çalışmasının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesine tabi olduğu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, Ankara Bilkent Şehir Hastanesindeki çalışmasının 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında olmadığı, işlemin kazanılmış hakkını, idareye güven ilkesini ve çalışma özgürlüğünü ihlal ettiği, eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.<br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren, Danıştay Onuncu Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:<br><br>MADDİ OLAY : <br>Davacı, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olup, aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları ana dal uzmanlığı, çocuk endokrinolojisi ve metebolizma hastalıkları yan dal uzmanlığı bulunmaktadır. <br> Davacı, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Özel Medicana International Ankara Hastanesi arasında 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında yapılan kurumsal sözleşme çerçevesinde anılan özel hastanede, ana dalı olan çocuk sağlığı ve hastalıkları dalında mesai sonrasında çalışmakta iken, sözleşme süresinin dolması üzerine 23/08/2022 tarihinde kurumsal sözleşmesi yenilenmiş ve anılan özel hastane mesul müdürlüğünce Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmiştir. Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısıyla, davacının çalışma durumu hakkında yapılacak işlemlere esas olmak üzere Sağlık Bakanlığından görüş istenmiş, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile, 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları İle Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 3. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu kararı olmadığı müddetçe devlet hastanesi ile eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçent ünvanına haiz tabipler ile eğitim görevlilerinin özel hastanelerde kurumsal sözleşme ile çalışmalarının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının kurumsal sözleşme süresinin sona ereceği 26/08/2022 tarihinden itibaren söz konusu hastanedeki görevine devam edemeyeceği hususunun İl Sağlık Müdürülüğüne bildirilmesi üzerine, davacının kurumsal sözleşme ile çalışmasının 26/08/2022 tarihi itibarıyla sona erdirildiğinin bildirilmesine yönelik Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... işlemi tesis edilmiş, anılan işlemlerin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır. <br> <br>İNCELEME VE GEREKÇE :<br> İLGİLİ MEVZUAT:<br> 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesinin 2. fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir. <br> 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi 7. fıkrasında ise; "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;<br>a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.<br>b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.<br>c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.<br>ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.<br>d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." hükmü yer almaktadır. <br>209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 9. fıkrasında, "Eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun ek 9 uncu maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, her bir branş itibarıyla sayılarının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri döner sermaye hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine karar vermeye Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak kişiler, Bakanlıkça belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre tespit edilir. Bu çalışma karşılığı elde edilen gelirler döner sermaye işletmesinin ayrı bir hesabında toplanır ve elde edilen gelirin yüzde 50’si, herhangi bir limite bağlı olmaksızın çalıştırılan kişilere ödenir. Bu şekilde çalıştırılacaklar;<br>a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.<br>b) Mesai dışı ek ödeme alamaz.<br>c) Aylık sözleşme ücretleri, kadroları için belirlenen mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.<br>ç) İdari görevlerde bulunamaz.<br>d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." düzenlemesine yer verilmiştir.<br> 27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 5. maddesi 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, -yine dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle- "(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir." hükmüne yer verilmiştir.<br><br> HUKUKİ DEĞERLENDİRME: <br> 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi 7. fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine hukuken olanak sağlanmıştır.<br>Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendinde, özel hastanenin kadro sayısının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentin 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde özel hastanelerde çalıştırılabilmeleri, özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunun bulunması şartına bağlanmıştır.<br> Bununla birlikte, 209 sayılı Kanun ile, eğitim ve araştırma hastaneleri ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi kapsamında üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlardan profesör ve doçent unvanını haiz bulunanlar ile eğitim görevlilerinin, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine imkan sağlandığı ve bu konuda karar alma yetkisinin Bakanlar Kurulunda olduğu düzenlenmiştir.<br><br> Davacının kurumsal sözleşme ile çalışmasının sona erdirilmesine yönelik dava konusu işlemlerin de, 209 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca eğitim ve araştırma hastaneleri ve üniversitelerle birlikte kullanımdaki hastanelerde çalışan profesör ve doçent unvanını haiz tabipler ile eğitim görevlilerinin hangi şartlar altında kurumsal sözleşme ile hangi sağlık kurumlarında çalışabileceklerine karar vermeye Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu, davacının birlikte kullanım kapsamında Bilkent Şehir Hastanesinde çalıştığı, anılan Kanun hükmü gereği Bakanlar Kurulu kararı olmadığı müddetçe özel hastanelerde kurumsal sözleşme ile çalışmasının mümkün olmadığından bahisle tesis edildiği görülmektedir. <br>Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında -özetle-, "üniversitelerde görevli öğretim görevlilerinin 209 sayılı Kanun'un 3. maddesine tabi olabilmeleri, başka bir anlatımla üniversitelerde görevli öğretim üyelerinin hangi şartlar altında kurumsal sözleşmeyle hangi sağlık kurumlarında çalışabileceklerine karar vermeye Bakanlar Kurulu'nun yetkili olabilmesi için, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek. 9. maddesi kapsamında Kamu Hastaneleri Kurumu ile ilgili öğretim üyesinin görev yaptığı üniversite arasında akdedilmiş bir birlikte kullanım protokolünün olması gerektiği, davacının öğretim görevlisi olarak görev yaptığı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi ile Kamu Hastaneleri Kurumu arasında birlikte kullanım protokolünün bulunmadığı, bu nedenle davacının Ankara Şehir Hastanesindeki görevinin 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesi kapsamında olmadığı ve özel hastanelerde mesai dışı çalışmalarının 209 sayılı Kanun'un 3. maddesine tabi olmadığının açık olduğu; ayrıca davalı idarece dosyaya birlikte kullanım protokolü sunularak davacının 209 sayılı Kanun'a tabi olduğu iddia edilmiş de, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesi uyarınca birlikte kullanım protokolünün Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı ile üniversite rektörü arasında imzalanması gerektiği, davalı idarece sunulan protokolün ise Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü ile Ankara Valisi'nce imzalandığı görüldüğünden davalı idarenin bu iddiasına itibar edilmediği" gerekçelerine yer verilmiştir . <br>Dava dosyasının incelenmesinden, dosyaya sunulan Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Birlikte Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Protokolün 18/02/2015 tarihinde Ankara Valiliği ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalandığı, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 9. maddesinin anılan protokolün imzalandığı tarihte yürürlükte olan halinde "Birlikte kullanılacak sağlık tesisleri için, Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının uygun görüşü alınarak, il valisi ile üniversite rektörü arasında birlikte kullanım protokolü akdedilir." hükmüne yer verildiğinden protokolün yetkili makamlar tarafından imzalandığı, anılan protokolün 4 yıl süreli olduğu, sürenin bitiminden altı ay önce taraflardan biri sona erdirme bildirimi yapmadıkça 2 yıllık sürelerle uzatılmış sayıldığı, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin yapımı tamamlanan Ankara Bilkent Şehir Hastanesine taşınması üzerine, 27/03/2019 tarihli Bakanlık Makamı Oluru ile, taşınmanın protokolün feshi sebebi olmadığından bahisle birlikte kullanım protokolünün yeni bir protokol imzalanıncaya kadar devamına karar verildiği, dolayısıyla davacının görev yaptığı üniversite ile Ankara Bilkent Şehir Hastanesi arasında birlikte kullanım protokolünün bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, Mahkemenin bu hususa ilişkin olarak aksi yöndeki gerekçesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.<br>Tüm dosya kapsamından, davacının görev yaptığı üniversite ile Ankara Bilkent Şehir Hastanesi arasında birlikte kullanım protokolünün bulunduğu anlaşılmakla ve davacının birlikte kullanım kapsamında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimliği ile hizmet sözleşmesi imzalandığı davalı idare tarafından beyan edilmekle birlikte, 209 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan ve dava konusu işlemlerin de dayanağını oluşturan hükümden, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşları kadrolarında görev yapan profesör veya doçent unvanını haiz tabiplerin 209 sayılı Kanun'a tabi olduğu; üniversitelerin profesör veya doçent kadrosunda olan tabiplerin ise 2547 sayılı Kanun'a tabi olduğu ve 209 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesine hukuki olanak bulunmadığı anlaşılmaktadır. <br>Bu bağlamda, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinde profesör unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapan ve 2547 sayılı Kanun'a tabi olan (209 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi hukuken mümkün olmayan) davacının aynı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrasında ve Özel Hastaneler Yönetmeliğinde belirtilen şartlar dahilinde mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabileceği, birlikte kullanımın dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinde de bu hakkı kısıtlayan herhangi bir kurala yer verilmediği açıktır. <br>Diğer taraftan, davalı idarelerden Ankara Valiliği tarafından, davacının birlikte kullanım kapsamında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimliği ile imzalandığı hizmet sözleşmenin 12. maddesinde, "Sözleşmeye taraf olan Öğretim Elemanı (bundan sonra “Öğretim Elemanı” olarak anılacaktır) mesleğini serbest olarak icra edemez. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen kurumsal sözleşmeler de dahil olmak üzere özel sağlık kuruluşlarında ve vakıf üniversitelerinde çalışamaz." düzenlemesine yer verildiğinden davacının kurumsal sözleşme ile özel sağlık kuruluşlarında çalışamayacağı iddia edilmekte ise de, dosyaya sunulan hizmet sözleşmesi dava konusu işlem tarihinden sonra imzalanmış bir sözleşme olmakla birlikte dava konusu işlem tarihinde imzalanmış bu yönde bir sözleşmenin varlığının kabulü halinde dahi, Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğünün 16/12/2020 tarihli "Birlikte Kullanım Kapsamında İmzalanacak Hizmet Sözleşmesi" konulu Genel Yazısı ekinde yer alan bahse konu Hizmet Sözleşmesinin 12. maddesinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Sekizinci Dairesinin 16/04/2025 tarih ve E:2022/4638, K:2025/3761 sayılı kararıyla, "Öğretim elemanlarının çalışma koşullarının belirlendiği özel Kanun niteliğindeki 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrası ile tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilmelerine hukuken olanak sağlandığı; birlikte kullanımın dayanağı olan 3359 sayılı Kanun'un ek 9. maddesinde de bu hakkı kısıtlayan herhangi bir kurala yer verilmediği; dava konusu sözleşme maddesinde ise, anılan Kanun hükümlerini aşar nitelikte sözleşmeye taraf olan öğretim elemanlarının '2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrasında belirtilen kurumsal sözleşmeler de dahil olmak üzere özel sağlık kuruluşlarında ve vakıf üniversitelerinde çalışamayacağı' yönünde düzenlemeye yer verilerek profesör ve doçent kadrosundaki öğretim elemanlarının kurumsal sözleşme ile çalışma hakkının sınırlandırıldığının görüldüğü, bu durumda, 2547 sayılı Kanun ile verilmiş olan kurumsal sözleşme ile çalışma hakkını Kanun'daki sınırlamaların ötesinde engelleyen dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle anılan maddenin iptaline karar verildiğinden, davalı idarenin bu iddiasına da itibar edilmemiştir. <br>Belirtilen sebeplerle, davacının,... İnternational Ankara Hastanesinde kurumsal sözleşme ile olan çalışmasının, 209 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca özel hastanelerde kurumsal sözleşme ile çalışmasının mümkün olmadığından bahisle sonlandırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.<br>Ayrıca, İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği üzere, davacının mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalışması hususu 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinin 7. fıkrası ve Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin ek 5. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (4) numaralı alt bendi hükümlerine tabi olduğundan, iptal kararı gereği davalı idarelerce işlem tesis edilirken davacının başvurusunun anılan düzenlemelerde belirtilen şartlar yönünden ayrıca incelenmek suretiyle işlem tesis edilmesi gerekeceği de açıktır. <br>Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>KARAR SONUCU :<br> Açıklanan nedenlerle;<br>1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,<br>2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, <br>3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.<br><br><br></font></p></body></html>

disiplin