<html><head><meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=UTF-8"></head> <body leftmargin="25" topmargin="20" font face="Verdana" size="2"><b><font face="Verdana" size="2">Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2022/2384 E. , 2025/5593 K.</font></b></ul><br> <b><font face="Verdana" size="2">"İçtihat Metni"</font></b><p align="justify"><font face="Verdana" size="2"> T.C.<br>D A N I Ş T A Y<br>İKİNCİ DAİRE<br>Esas No : 2022/2384<br>Karar No : 2025/5593<br><br><br>TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... adına vasisi ...<br><br>KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı<br>VEKİLİ : Av. ...<br><br>İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. <br><br>YARGILAMA SÜRECİ : <br>Dava Konusu İstem : Dava; davacının, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ç) maddesi gereğince "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de, aynı Kanun'un 29/2. maddesi uyarınca idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı süresi dolduğundan "dosyanın işlemden kaldırılmasına" yönelik İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... günlü,... sayılı kararının, kendisine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; disiplin cezalarının, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olduğu ve memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahip olduğu; disiplin cezası verilebilmesi için öncelikle isnat edilen kusurlu halin veya fiilin tespitinin gerektiği, kusurlu halin veya fiilin tespitinden kastın ise, disiplin cezasına konu edilen fiil veya halin zamanı, yeri, şekli gibi tüm unsurlarının ortaya konulması, böylelikle fiilin kim tarafından, ne zaman, nerede ve ne şekilde işlendiğinin net ve açık bir şekilde belirlenmesi gerektiği; ilgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı sürelerinin, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle uyulması zorunlu süreler olduğundan, disiplin cezasını gerektiren fiil tespit edilip söz konusu fiilin işlenip işlenmediğinin ortaya konulması ve fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğinin tespit edilmesi durumunda zamanaşımı nedeniyle disiplin cezası verilmemesi gerektiği, nitekim, soruşturma dosyasının, isnat edilen fiilin hiç işlenmediği gerekçesiyle işlemden kaldırılması ile zamanaşımı sebebiyle işlemden kaldırılmasının ilgili kamu görevlisi yönünden hukuki etki ve sonuçlarının birbirinden farklı olacağı, zira, hukuk âleminde var olmayan ve hiç gerçekleşmemiş bir fiil hakkında ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği; uyuşmazlık konusu olayda, polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında, dava dosyasında bulunan soruşturma raporu, ceza dosyası ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiğinde, davacının il dışı görevlendirilen personelin suç işlemesine yardım ederek kusurlu olduğu, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiillerin sübuta erdiği, davacının mesleğiyle bağdaşmayacak nitelik ve derecedeki bu fiillerinin de Devlet memuruna ve bilhassa polislik mesleğine duyulan itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu, diğer taraftan, davacıya isnat edilen fiillerin 2011 ve 2012 yıllarında işlendiği görülmekle, davacının üzerine atılı fiillerin esasına girilmek suretiyle yapılan değerlendirme sonucunda tesis edilen dava konusu disiplin kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. <br><br>TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yürütülmediği, savunma hakkının ihlal edildiği, eylem tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri esas alınmak suretiyle hukuka aykırı şekilde işlem tesis edildiği, zamanaşımına uğrayan fiiller yönünden eylemin sübuta erip ermediği değerlendirilmeksizin soruşturma dosyasının doğrudan işlemden kaldırılması gerekirken sübut değerlendirmesi yapıldığı, ileri sürdüğü hususların karşılanmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. <br><br>KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. <br><br>DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...<br>DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmüştür. <br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Dairemizin 26/10/2022 günlü ara kararı cevabının geldiği görülerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:<br><br>İNCELEME VE GEREKÇE : <br>MADDİ OLAY : <br>Dava dosyasının incelenmesinden; 2011 yılı içerisinde maktül H.M. isimli şahsın, Fetullah Gülen aleyhine yapmış olduğu çalışmaların tespit edilmesi amacıyla ikametine personel gönderildiği, gönderilen personelin H.M.'nin haberi olmadan gizlice ikametine girdikleri, eve dinleme cihazı yerleştirdikleri, bilgisayarından veriler aldıkları, yapılan işlemlerin görev kapsamında olmadığı iddiası üzerine davacının da aralarında bulunduğu bazı emniyet personeli hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde; davacının, konusu suç teşkil eden emri uygulayarak ve il dışı görevlendirilen personele yardım ederek, konut dokunulmazlığını ihlal etmek, haksız arama yapmak, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suretiyle "yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiilini işlediği ve 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ç) maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği, ancak aynı Kanun'un 29. maddesi gereğince hakkında isnat olunan fiillere ilişkin idarenin ceza verme yetkine ilişkin zamanaşımı süresi doğduğundan "dosyanın işlemden kaldırılmasına" ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.<br><br>İLGİLİ MEVZUAT :<br>Disiplin cezasına konu eylemlerin işlendiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesinde; "Yetkisini veya nüfusunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. <br><br>Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sonrasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-(ç) maddesinde; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak", meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında düzenlenmiş, "Zamanaşımı" başlıklı 29. maddesinde ise; "(1) Bu Kanunda sayılan fiilleri işleyenler hakkında bu fiillerin işlendiğinin disiplin amiri tarafından öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kısa ve uzun süreli durdurma cezalarında bir ay içinde, b) Meslekten çıkarma cezası ve Devlet memurluğundan çıkarma cezasında altı ay içinde, disiplin soruşturmasına başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (2) Disiplin cezasını gerektiren fiillerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. (3) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesinin 9/3/2023 Tarihli ve E: 2023/5, K: 2023/45 Sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/40 md.) Fiilin hatalı olarak vasıflandırıldığı veya düzeltilebilir bir şekil noksanlığı bulunduğu gerekçeleriyle disiplin cezasının mahkeme tarafından iptal edilmesi durumunda, kararın kesinleştiği tarihteki yetkili disiplin kurulu veya disiplin amiri, kararın tebliğinden itibaren altı ay içinde ceza verme yetki ve sorumluluğu kapsamında yeniden değerlendirme yapar." hükümlerine yer verilmiştir. <br>04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6638 sayılı sayılı Kanun'un 33. maddesiyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na eklenen Geçici 28. maddenin birinci fıkrasında; "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki son beş yıl içinde disiplin kurullarınca meslekten veya Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziye edilmesi gerektiği halde 657 sayılı Kanunun 127 nci maddesine göre ceza verme yetkisi zamanaşımına uğradığı için cezalandırılamayan Emniyet Teşkilatı mensupları, bir ay içinde kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere İçişleri Bakanlığı tarafından Devlet Personel Başkanlığına bildirilir." düzenlemesi yer almaktadır.<br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME :<br> İlgililer bakımından güvence niteliği taşıyan zamanaşımı süreleri, kamu düzenine ilişkin olmaları nedeniyle disiplin soruşturmasını açmaya yetkili amirlerce uyulması zorunlu olan süreler olduğundan, bu süreler geçirildikten sonra yapılan disiplin soruşturması esas alınarak verilen disiplin cezaları hukuka aykırı olacaktır.<br>Kural olarak, zamanaşımına uğrayan bir fiille ilgili yapılan soruşturmada ilk önce fiilin belirlenmesi ve akabinde zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi; zamanaşımı tespit edilmesi halinde ise, fiilin sübuta erip ermediği tartışılmadan zamanaşımına uğradığı saptanarak dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. Ancak zamanaşımına uğrayan fiile disiplin cezası dışında ayrıca bir idari yaptırım (örneğin, 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi gereğince başka kuruma atanma gibi) öngörülmüş ise, bu halde fiilin sübuta erip ermediği değerlendirilmesi yapıldıktan sonra zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırma kararı verilmelidir.<br> Somut uyuşmazlıkta; davacı hakkında tesis edilen işlemin, davacıya isnat edilen fiile yönelik değerlendirmeler yapılarak ve eylemin sübuta erdiği kanaati belirtilerek, 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(ç) maddesi gereğince meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiğine yer verildikten sonra, zamanaşımı nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması şeklinde tesis edilmesi ve davacının durumunun 3201 sayılı Kanun'un Geçici 28. maddesi kapsamında olması karşısında, fiilin sübuta erip ermediğinin incelenmesi gerekmektedir. <br>Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.<br>Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır.<br>Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaydaki eylemlerine ilişkin olarak yargılandığı ceza davasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, "hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek" suçundan neticeten 12 ay hapis cezasıyla; "konut dokunulmazlığını ihlal etme" suçundan neticeten 24 ay hapis cezasıyla ve "haksız arama" suçundan da neticeten 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla, düzeltme yapılmak suretiyle esastan reddedildiği ve söz konusu mahkumiyete ilişkin ilk derece mahkemesi kararının bu kısımlarının 03/12/2019 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.<br>Bu itibarla; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararı birlikte değerlendirildiğinde, davacının disiplin soruşturmasına konu eylemleri işlediği sabit olmakla birlikte, idarenin ceza verme yetkisine ilişkin zamanaşımı suresi dolduğundan dosyanın işlemden kaldırılması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br><br>KARAR SONUCU : <br>Açıklanan nedenlerle;<br>1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,<br>2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen...günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA, <br>3. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden, temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına,<br>4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. <br><br><br>(X) KARŞI OY :<br><br>Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı karar ve gerekçesi usul ve hukuka uygun olup, kararın aynen onanması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum. <br> <br><br><br> <br><br><br><br></font></p></body></html>
disiplin